Yerebatan Sarnıcı Vakıflar'a devredildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), bünyesinde bulunan Yerebatan Sarnıcı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildiğini duyurdu. İstanbul’un en önemli tarihi yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı’nın mülkiyetine ilişkin tartışma yeniden gündeme geldi. Sarnıcın tapusunun Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği bildirildi.

07/04/2026 17:56
Yerebatan Sarnıcı Vakıflar'a devredildi

İstanbul’un simge yapılarından Yerebatan Sarnıcı’nın tapusunun Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği açıklandı. Ekrem İmamoğlu "Ortada açık bir tablo var: Bir 'çökme' kararı verildiyse; ne hukuku dinliyorlar, ne adaleti gözetiyorlar ne de kamu vicdanına kulak veriyorlar" dedi İstanbul’un en önemli tarihi yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı’nın mülkiyetine ilişkin tartışma yeniden gündeme geldi. Sarnıcın tapusunun Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği bildirildi.

Gelişme, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamayla duyuruldu. Oksijen'de yer alan habere göre açıklamada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) envanterinde yer alan yapının “hukuki ve vicdani dayanak olmadan” devredildiği ifade edildi.

İmamoğlu karara sert tepki gösterdi

Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nden yapılan paylaşımda tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, karara sert tepki gösterdi. İmamoğlu, Yerebatan Sarnıcı’nın İBB Miras tarafından restore edilerek milyonların ziyaretine açıldığını hatırlatarak, tapu devrinin hukuka aykırı olduğunu savundu.

“Ortada açık bir tablo var: Bir ‘çökme’ kararı verildiyse; ne hukuku dinliyorlar, ne adaleti gözetiyorlar ne de kamu vicdanına kulak veriyorlar” ifadelerini kullanan İmamoğlu, benzer süreçlerin daha önce Galata Kulesi ve Gezi Parkı gibi alanlarda da yaşandığını dile getirdi.

'Hukuki dayanak yok'

Açıklamada Yerebatan Sarnıcı’nın tapusunun Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği belirtilerek karar eleştirildi. “İBB Miras tarafından titizlikle restore edilen ve milyonların ziyaretine açılan bu kentin en kıymetli hazinelerinden biri olan Yerebatan Sarnıcı’nın tapusu, hiçbir hukuki ve vicdani dayanağı olmadan tescil ettirildi” denildi.

İBB'den de açıklama geldi

İBB'den yapılan açıklamada, Yerebatan Sarnıcı'nın devredilmesiyle ilgili bazı şartların esnetildiği ifade edilerek, "Herhangi bir dava süreci işletilmeden, idari bir yargı kararı ortaya konulmadan ve önceden bir hukuki süreç işletilmeden doğrudan tapu tescili yoluyla mülkiyet değişikliği yapılmış olması dikkat çekicidir" denildi.

İBB'nin açıklaması şöyle:

"İstanbul’un en önemli kültür miraslarından biri olan Yerebatan Sarnıcı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıkları Dairesi Başkanlığı (İBB Miras) tarafından gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon ve deprem güçlendirme çalışmalarının ardından Temmuz 2022’de yeniden ziyarete açılmıştır.

Bilimsel koruma ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilen restorasyon kapsamında yapının strüktürel güçlendirmesi yapılmış, deprem riskine karşı kapsamlı mühendislik önlemleri alınmış ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi bütçesinden hatırı sayılır bir yatırım gerçekleştirilmiştir.

Restorasyon kapsamında yapısal güçlendirme çalışmalarının yanı sıra, yapının müze işlevine uygun şekilde ziyaretçi sirkülasyonunu düzenleyen yeni gezi platformları (yürüyüş yolları) oluşturulmuş, özgün mimariyi vurgulayan ve mekansal algıyı güçlendiren mimari aydınlatma tasarımı gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda uygulanan aydınlatma sistemi ile yapının mekansal derinliği, kolon dizileri ve tarihi atmosferi ziyaretçi deneyimini artıracak şekilde yeniden kurgulanmıştır.

Bu nitelikli restorasyon sonrasında Yerebatan Sarnıcı’na olan ilgi önemli ölçüde artmış; restorasyon öncesinde günlük yaklaşık 1000 ziyaretçi olan sayı, yeniden açılış sonrası yaklaşık 10 bin ziyaretçi seviyesine ulaşmıştır.

Yapı, açılışından bu yana geçen yaklaşık 1000 gün içinde 10 milyondan fazla ziyaretçi ağırlayarak İstanbul’un en önemli kültür destinasyonlarından biri haline gelmiştir.

Yerebatan Sarnıcı, açılışından kısa süre sonra restorasyon maliyetini karşılamış; sonrasında elde edilen gelirler yalnızca yapının işletme giderlerini karşılamakla kalmamış, aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kültürel miras alanında yürüttüğü diğer restorasyon projelerine de bütçesel katkı sağlayan bir kaynak haline gelmiştir.

Bu yönüyle yapı, kültürel miras yatırımlarının kendi kendini finanse edebilen sürdürülebilir bir model oluşturabileceğini de göstermiştir.

Mülkiyet devri süreci

Tüm bu gelişmelerin ardından Yerebatan Sarnıcı’nın mülkiyetinin, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun ilgili hükümleri gerekçe gösterilerek, 01 Nisan 2026 tarihi itibarıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki vakıflar adına tescil edildiği tapu kayıtlarında görülmüştür.

Tapu kayıtlarına göre devir işlemi; Ayasofya-i Kebir, Kalıçeci Hasan Ağa, Hacı Beşir Ağa, Teşrifati Mehmet Akif Bey, Dülbentçizade Mustafa Efendi, Haremeyn, Fatih Sultan Mehmet Han (Ayasofya) ve Kanuni Sultan Süleyman Han (Kırkçeşme) vakıfları adına gerçekleştirilmiştir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bu süreçle ilgili önceden herhangi bir resmi tebligat yapılmamış, herhangi bir idari bildirimde bulunulmamış ve bilinen herhangi bir mahkeme kararı ya da devam eden bir yargı süreci olmaksızın mülkiyet değişikliği gerçekleştirilmiştir.

Bu durum, 1 Nisan 2026 tarihinde tapu kayıtlarının incelenmesi sırasında öğrenilmiştir.

Hukuki süreç

5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi ve Vakıflar Yönetmeliği’nin 178. maddesi uyarınca, bir taşınmazın vakıf kültür varlığı olarak tescil edilebilmesi için taşınmazın vakıf yoluyla meydana geldiğinin vakfiye kayıtları, tapu kayıtları, kadastro belgeleri, tarihi belgeler ve benzeri nitelikli arşiv kayıtları ile açık ve kesin şekilde ortaya konulması gerekmekteydi.

Başka bir ifadeyle önceki düzenlemede bir taşınmazın vakıf adına tescil edilebilmesi için, doğrudan bir vakıf eseri olması, Vakıf tarafından yaptırıldığının belgelenmesi, Vakıf yoluyla meydana geldiğinin kesin kanıtlarla ortaya konulması zorunlu şarttı.

Ancak 20 Kasım 2025 tarihinde TBMM’de kabul edilen ve 05 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yasal düzenlemeler sonrasında, vakıf kültür varlıklarının değerlendirilmesine ilişkin uygulamada kapsamın genişletildiği görülmektedir.

Bu değişikliklerle birlikte uygulamada:

Taşınmazın doğrudan vakıf yoluyla meydana gelmiş olması şartının fiilen esnetildiği,

Geçmişte vakıflar tarafından onarım görmüş olması,

Vakıflar tarafından desteklenmiş olması,

Herhangi bir dönemde vakıflarla ilişkilendirilebilmesi gibi gerekçelerin de tescil süreçlerinde dikkate alınabildiği bir uygulama alanı oluşmuştur.

Bu durum, doğrudan vakıf eseri olmayan bazı taşınmazların da geçmişteki sınırlı müdahaleler veya ilişkiler gerekçe gösterilerek vakıf taşınmazı olarak değerlendirilmesinin önünü açabilecek bir hukuki zemin oluşturmuştur.

Söz konusu değişikliklerin, vakıf tescil kapsamını genişleterek kamu kurumlarının mülkiyetinde bulunan bazı kültür varlıklarının mülkiyet devrine konu edilmesini kolaylaştıracak şekilde yapıldığı yönünde ciddi hukuki değerlendirmeler bulunmaktadır.

Yerebatan Sarnıcı’nda yaşanan süreç de bu durumun somut bir örneğini oluşturmakta olup, herhangi bir dava süreci işletilmeden, idari bir yargı kararı ortaya konulmadan ve önceden bir hukuki süreç işletilmeden doğrudan tapu tescili yoluyla mülkiyet değişikliği yapılmış olması dikkat çekicidir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, söz konusu mülkiyet devrine ilişkin tüm hukuki haklarını kullanacağını ve süreci yargı nezdinde takip edeceğini kamuoyuna saygıyla bildirir."

İBB’nin restorasyon çalışmasıyla yeniden açılmıştı

Yerebatan Sarnıcı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “İBB Miras” projesi kapsamında kapsamlı bir restorasyondan geçirilmiş ve Temmuz 2022’de yeniden ziyarete açılmıştı. Yapı, modern sergileme teknikleri, aydınlatma düzenlemeleri ve yürüyüş platformlarıyla hem korunmuş hem de turizme kazandırılmıştı.

6’ncı yüzyılda Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından inşa edilen Yerebatan Sarnıcı, kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmıştı. Ayasofya ve Topkapı Sarayı’nın bulunduğu tarihi yarımadada yer alan yapı, İstanbul’un en çok ziyaret edilen kültürel miras alanları arasında bulunuyor.

336 mermer sütun üzerine kurulu sarnıç, yaklaşık 100 bin ton su depolama kapasitesiyle dikkat çekerken, Medusa başlı sütun kaideleriyle de dünya çapında tanınıyor.

Tartışma büyüyebilir

Yerebatan Sarnıcı’nın mülkiyetine ilişkin bu gelişme, son yıllarda bazı tarihi yapıların farklı kurumlar arasında devriyle ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Bu tartışmaların en çarpıcı örneklerinden biri ise Galata Kulesi olmuştu. Oksijen muhabiri Baran Can Sayın’ın haberine göre, 2019 yılında Galata Kulesi’nin tapusu “Kule-i Zemin Vakfı” adına Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ise bu işlemin iptali için yargıya başvurmuştu.

Yaklaşık yedi yıl süren dava sürecinin ardından mahkeme, İBB’nin mülkiyet itirazını reddetti. Kararın dayanaklarından biri ise Vakıflar Kanunu’nda yapılan değişiklik oldu. Buna göre, bir yapının vakıf malı sayılması için artık vakfiye şartı aranmayabiliyor; geçmişte vakıf tarafından onarım yapılmış olması bile mülkiyet devri için yeterli kabul edilebiliyor.

Bu düzenleme, yalnızca Galata Kulesi’ni değil, benzer statüdeki pek çok tarihi yapıyı da kapsayabilecek bir emsal tartışmasını beraberinde getirdi.

Oksijen yazarı, Stanford Üniversitesi tarih profesörü Ali Yaycıoğlu da bu noktaya dikkat çekerek, söz konusu yaklaşımın hukuki açıdan tartışmalı olduğunu ve benzer yöntemle çok sayıda tarihi eserin devrinin önünün açılabileceğini belirtti.

Yaycıoğlu’nun “Sırada hangi yapı var? Yerebatan mı?” sorusu ise bugün yaşanan gelişmeyle birlikte yeniden gündeme geldi.

Bu çerçevede Yerebatan Sarnıcı kararı, yalnızca tek bir mülkiyet tartışması değil; Türkiye’de kültürel mirasın yönetimi ve hukuki statüsü üzerine daha geniş bir tartışmanın parçası olarak görülüyor.


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.