Şerif Yenen: Turist rehberliği yasası, 12 yıllık mücadelenin sonucuydu
Turizm Gazetesi Turizm Sohbetleri’nin konuğu, 38 yıllık turist rehberi, yazar ve eski İstanbul Rehberler Odası Başkanı Şerif Yenen oldu. Yenen, programda turist rehberliği mesleğinin gelişim sürecini, 2012 yılında çıkarılan Turist Rehberliği Meslek Yasası’nı ve sektörün bugün karşı karşıya olduğu sorunları değerlendirdi.
Turist rehberliğine 1989 yılında başlayan Şerif Yenen, mesleğe giriş dönemlerinde rehberlik eğitiminin bugünkünden çok farklı olduğunu belirterek, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açılan kurslarla mesleğe adım attıklarını anlattı.
Yenen, o dönemde rehberliğin son derece rağbet gören bir meslek olduğunu vurgulayarak, “1989’da Ankara’da açılan İngilizce rehberlik kursuna yaklaşık 1.500 kişi başvurdu, sadece 15 kişi kabul edildi. Başvuranların önemli bölümü yüksek eğitimli ve yabancı dil düzeyi çok yüksek kişilerdi. Çok ciddi bir eleme süreci vardı” dedi.
Meslek yaşamı boyunca rehberliğin yanı sıra yayıncılık ve dijital iletişim alanlarında da çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Yenen, rehberler arasında uzun yıllar başvuru kaynağı olarak kullanılan Turkish Odyssey adlı kitabının sektörde geniş kabul gördüğünü söyledi.
Rehberlik hukuken tanınan bir meslek değildi
2002 yılında İstanbul Rehberler Odası Başkanlığı görevine seçilen Yenen, o dönemde sektörün en büyük sorununun rehberliğin yasal statüsünün bulunmaması olduğunu belirtti. “Rehberler birçok hukuki ve mali sorun yaşıyordu. Ücretlerini alamıyor, haklarını savunamıyorlardı. Çünkü rehberlik tanımlanmış bir meslek değildi. Hukukçularımız bize, herhangi bir yasada sadece ‘rehberlik bir meslektir’ ifadesinin bile yer almasının önemli bir başlangıç olacağını söylüyordu” diye konuştu. Bu nedenle göreve geldiklerinde temel hedeflerinin bir meslek yasası çıkarmak olduğunu ifade eden Yenen, bu süreç için yaklaşık 12 yıl boyunca çalıştıklarını anlattı.
Meslek yasası için yıllarca mücadele ettik
Yenen, farklı dönemlerde görev yapan çok sayıda Kültür ve Turizm Bakanı ile çalıştıklarını, ancak sürecin en önemli aşamasında dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın desteğini gördüklerini söyledi.
Turist rehberliğinin Türkiye turizmi açısından stratejik öneme sahip olduğunu her fırsatta anlattıklarını belirten Yenen, “Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile de birkaç kez görüşme fırsatım oldu. Rehber kalitesinin Türkiye’nin turizm gelirleri ve imajı üzerindeki etkisini anlattım. Sonuçta 2012 yılında Turist Rehberliği Meslek Yasası Meclis’ten geçti. O gün bunun gerçekleştiğine inanmakta zorlandım. Çünkü yaklaşık 12 yıllık bir emeğin sonucuydu” dedi.
Yasa ile birlikte turist rehberliğinin resmen tanımlanmış bir meslek haline geldiğini vurgulayan Yenen, rehber odalarının yetkilerinin netleştiğini ve kaçak rehberlikle mücadelede önemli araçlar kazanıldığını ifade etti.
Bazı yetkiler daha sonra geri alındı
Meslek yasasının ardından sektör içinde yaşanan tartışmalar ve yönetimsel sorunların zamanla bazı yetkilerin geri alınmasına neden olduğunu savunan Yenen, sonraki yıllarda yapılan düzenlemelerle meslek örgütlerinin bazı alanlardaki etkisinin azaldığını söyledi.
Özellikle eğitim, sınav ve mesleğe giriş süreçlerinde yaşanan uygulamaların tartışma yarattığını belirten Yenen, “Mesleğin saygınlığını korumak için standartların yüksek tutulması gerektiğini savunduk. Ancak zamanla farklı uygulamalar ortaya çıktı ve bunların bazıları meslek açısından olumsuz sonuçlar doğurdu” değerlendirmesinde bulundu.
Yabancı dil rehberliğin vazgeçilmez unsurudur
Yenen, turist rehberliği mesleğinin temel unsurlarından birinin yabancı dil yeterliliği olduğunu belirterek, bu konuda taviz verilmemesi gerektiğini savundu. “Bizim anlayışımıza göre yabancı dil bilmeyen kişi turist rehberi olamaz. Rehberlik uluslararası bir meslektir. Bu nedenle yabancı dil bilgisi temel şartlardan biridir. Yıllarca bu yaklaşımı korumaya çalıştık” dedi. Dil yeterliliğinin bağımsız ve güvenilir sınavlarla ölçülmesi gerektiğini ifade eden Yenen, mesleğin niteliğinin korunmasının sektörün geleceği açısından kritik önem taşıdığını söyledi.
Yeni nesil rehberler uzmanlaşmalı
Bugün turist rehberliği eğitimi veren çok sayıda yükseköğretim programı bulunduğunu belirten Yenen, yeni kuşağın eğitim açısından geçmiş nesillere göre önemli avantajlara sahip olduğunu ifade etti.
Üniversitelerde yaptığı söyleşilerde öğrencilerden sık sık kariyer tavsiyesi istendiğini anlatan Yenen, genç rehber adaylarına uzmanlaşma önerisinde bulundu.
“Eskiden her konuda bilgi sahibi olmak yeterli görülürdü. Günümüzde ise uzmanlaşma dönemi yaşanıyor. Kuş gözlemciliği, gastronomi, inanç turizmi, Bizans tarihi, bisiklet turizmi ya da yeni gelişen farklı temalar olabilir. Rehberlerin belirli bir alanda uzmanlaşması, uluslararası bağlantılar kurması ve o alanda Türkiye’ye turist getirmesi gerekiyor” diye konuştu.
Türkiye turizminin çeşitlenmesinin önemine dikkat çeken Yenen, tematik turizmin geliştirilmesinin hem rehberler hem de destinasyon yönetimi açısından yeni fırsatlar yaratacağını sözlerine ekledi.
Turist rehberliği mesleğinin bugün akademik bir disiplin haline geldiğini belirten Şerif Yenen, sektörde yaşanan tüm tartışmalara rağmen geleceğe umutla baktığını ve yeni nesil rehberlerin Türkiye turizmine önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi.
Önemli haberleri kaçırma!
E-posta bültenine abone ol: