Sektör maliyeti üstleniyor, kârlılıktan fedakarlık yapıyor

Ekonominin en kritik döviz sağlayıcı kalemlerinden turizm sektörü, yaz sezonunun kapılarını maliyet baskısının gölgesinde açtı. TÜİK’in Mayıs 2026 enflasyon verileri, manşet enflasyondaki baz etkisi kaynaklı gerilemeye rağmen hizmet sektöründeki, özellikle de turizm endeksli kalemlerdeki katılığı tescilledi.

10/06/2026 14:16
Sektör maliyeti üstleniyor, kârlılıktan fedakarlık yapıyor

Uluslararası ortak tüketim sınıflaması (COICOP) baz alınarak yapılan analize göre; Türkiye’de "Lokanta ve Oteller" grubu mayısta yıllık yüzde 31,59 artışla yüksek seyrine devam ederken, Akdeniz çanağındaki en büyük rakiplerimizde bu kalemde yıllık artış hızı İspanya’da yüzde 4,20; Yunanistan’da yüzde 3,90 ve İtalya’da yüzde 3,40 seviyesinde kaldı.

Eresin: Maliyeti sektör üstleniyor

Konuya ilişkin Ekonomi’ye değerlendirmelerde bulunan Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, enflasyon sepet metodolojisine yönelik uzun süredir dile getirdikleri yapısal itirazı yinelerken, otelcilik ile yeme-içme sektörlerinin aynı kefeye konulmasının sağlıklı olmadığını; konaklama sektörü özelinde bakıldığında, fiyat artışlarının yeme-içme sektörüne kıyasla daha sınırlı kaldığı tespitinde bulundu.

Bununla beraber reel sektörün en büyük çıkmazı olan ‘yüksek enflasyon - yatay kur’ denklemine dikkat çeken Eresin, otelcilerin uluslararası pazarda pazar payı kaybetmemek adına artan TL maliyetlerini döviz fiyatlarına tam olarak yansıtamadığını, kârlılıktan fedakarlık yapıldığını vurguladı. Eresin, "Yüksek enflasyon, hızla yükselen işletme maliyetleri ve döviz kurlarının enflasyon oranında artmaması, konaklama sektörü üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.

Enflasyon ile döviz kurları arasındaki denge bozuldu

Özellikle döviz gelirlerindeki artışın maliyetlerdeki yükselişi karşılayamaması, işletmelerin karlılığını önemli ölçüde azaltıyor. Turizm işletmeleri, uluslararası pazarlardaki rekabet koşulları nedeniyle döviz bazındaki fiyatlarını maliyet artışları oranında yükseltemiyor. Aksi durumda rekabet gücünün zayıflaması, pazar kayıpları yaşanması ve sözleşme süreçlerinde dezavantaj oluşması riski ortaya çıkıyor. Bu nedenle maliyet kaynaklı yükün önemli bir bölümü sektör tarafından üstlenilmekte" ifadelerini kullandı.

Sektörün rekabet gücünü etkileyen temel sorunlardan birinin, enflasyon ile döviz kurları arasındaki dengenin bozulmuş olması olduğunu vurgulayan Eresin, “Maliyetler yüksek enflasyon nedeniyle hızla yükselirken, döviz gelirlerinin aynı ölçüde artmaması turizm işletmelerinin maliyet-gelir dengesini zorlamakta ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir" diye konuştu.


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.