Otel yönetiminde çıkar kollamaları

K.Ünsal Barış 31/12/2019 23:40

 İçi dolu dolu geçen meslek yaşantım içinde, gerek personel, gerek orta kademe yöneticisi ve gerekse üst kademe yöneticisi olarak görev yaptığım işletmeler içinde muhtelif çıkar kollamalarının yapıldığını gözlemledim.

Ben bu çıkar kollamalarını üç gruba ayırıyorum.

A.           Patron çıkarlarının kollandığı işletmeler,

B.            Genel müdür çıkarlarının kollandığı işletmeler,

C.            Kurumsal çıkarların kollandığı işletmeler.

Bunları irdelersek:

A.           Patron çıkarlarının kollandığı işletmeler

Bu tür işletmelerde yönetimde etkin söz sahibi olan patronlar, ne sahip oldukları işletmenin prestij ve imajını, ne kamunun çıkarlarını, ne de çalışanların çıkarlarını, korumak gereğini duymazlar. Onlar için korunması gereken çıkarlar kısa vadeli, bireysel olan, maddi ve manevi çıkarlardır. 

Bireysel menfaatlerini üstün tutan patronlar, gereksinim duydukça yasaları ihlal etmekten kaçınmazlar. Yasaları ihlal etme konusunu da, yasa açıklarına veya esnekliklerine uygun olarak yaparlar veya yaptırırlar. Bu uygunluğun adına Türkçemizde; “Minareyi kılıfına uydurma” operasyonu diyoruz. 

Minareyi kılıfına uydurma operasyonunu, yeri geldikçe mali müşavirlerini, yeri geldikçe hukuk müşavirlerini, yeri geldikçe muhasebe müdürlerini ve yeri geldikçe de genel müdürlerini kullanarak yürütürler. Bu tanımlamaya giren patronların özellikle mali müşavirlerini seçerken özel titizlik gösterdikleri ve onları has elemanları olarak gördükleri bilinir.   

Bu tanımlamaya giren patronlar için en önemli konu, öncelikli olarak ellerine geçecek olan net gelirdir. Sonra da kendisinin ve ailesinin, işletmenin tüm olanaklarından yararlanmaları ve konforları gelmektedir.   

Ellerine geçecek net gelir uğruna, gerekirse işletmenin onarım ve bakım işlerini, gerekirse işletme malzemelerinin yenilenmesini, gerekirse işletme prestij ve imajını göz ardı etmekten hiç kaçınmazlar. 

Bu tarz işletilen işletmelerde bir süre sonra işletme yorgunluğuna rastlanır. İşletmenin eskimesi pazar kaybettirdiği için, eski güzel işlerin kaybolduğu gözlemlenir. İşletmeyi yenileyemeyince de işletmenin el değiştirdiğine şahit oluruz. Bazı işletmeler ise düşüp, kalkarak çalışmaya devam ederler, ama sıradan işletmeler sınıfından bir türlü kurtulamazlar.

Bazı patronlar, işletmelerini kaçamak yapabilecekleri bir mekân olarak görürler. Tabii bu işletmeler patron sultası altında olduklarından, kaçamaklarını kamufle etmek çok kolaylaşıyor. Bu konuda tüm personeli de kullanırlar.

Çalıştığım bazı patron işletmelerinde patronuma; “Uygulamanın kendi düşündüğü gibi yürütülmesi durumunda, işletmenin başarısız kalma oranın yüksek olacağını veya prestij ve imajının bozulacağını ifade etmekten kaçınmadım.

Patronumun fikirlerini değiştiremeyeceğimi anladığım işletmelerde ise, ya istifamı sunmuşumdur veya onlar beni istifa etmeye davet etmişlerdir. Ayrılmak zorunda kaldığım patron işletmelerin sonunun iyi bitmediğini belirtmeliyim.   

B.            Genel müdür çıkarlarının kollandığı işletmeler

Genel müdür çıkarlarının korunduğu ve kollandığı işletme sayısı azdır. Çünkü patronlar veya işletmeciler bu olasılığa karşı kolay fırsat tanımazlar.

Kurumsallaşmamış, otelciliğin tekniğini ve inceliğini anlamayan patronların bulunduğu işletmelerde genel müdür ortamı uygun bulursa, işletmeyi kendi özel işletmesi gibi değerlendirip, keyfi yönetim kurabilir.  

İşbirliği yaptıkları kuruluşlardan muhtelif hediyeler alabilir veya bazı genel müdürlerin kadrolarını tespit ederlerken, profesyonel deneyimli kişilerden değil, kullanabilecekleri, zayıf deneyimli kişilerden seçim yaptıkları bilinmektedir. Bundan amaç; işletme içinde güçlü adam olma isteği yatmaktadır.

Bazı genel müdürlerin acenteler ile ikili görüşmeler yaparak, işletme çıkarlarından ödün veren bir tutum izleyip, işletmeyi ucuza pazarlayıp, sağlayacakları doluluk oranı ile göz boyamaya çalışabilirler. Kalite peşinde koşmayan patronlar bu oyunu çoğu zaman yutmaktadırlar. Ayrıca bazı acentelerin düzenlediği amaçlı gezi programlarından full complimentary olarak yararlanabilirler.  

İşletme çıkarlarının söz konusu olduğu tüm toplantılarda veya sözleşme imzalanması gereken tüm durumlarda ilke olarak, otel ekibinden GM’den başka, yerine göre; Mali İşler Md. veya Satın alma Md. veya Satış ve Pazarlama Md. veya Teknik Md. veya F&B Md. veya FOM, veya H/K Md. mutlaka bulunmalı ve yapılacak sözleşmelerde imzaları bulunmalıdır.

C.            Kurumsal çıkarların kollandığı işletmeler

Açıkça belirtmeliyim ki, mesleğimde edindiğim sistem bilgisi, uluslar arası otelcilik kuralları, otelcilik prosedürleri, mesleki ilkeler, kriterler, marka, prestij, imaj, bütçe çalışmaları, planlama, program yapma, standardizasyonun önemi, eğitim, moral, istikrar kurma, ekip çalışması, disiplin kurma, pazarlama vs. kavramları hep kurumsallaşmış işletmelerde öğrendim.

Meslek hayatımın en büyük ve en önemli dilimi bu tür işletmelerde geçti. Bu işletmelerdeki çalışma ömrüm uzun sürerken, kurumsallaşmamış işletmelerdeki çalışma ömrüm maalesef kısa aralıklar içinde olagelmiştir. 

Kurumsallaşmış işletmelerde Genel Müdürden en sade görevliye kadar olan tüm çalışanlar bir sistem içerisinde hareket ederler, etmek de zorundadırlar. Sade çalışanların dışında kalan tüm çalışanların görev tanımları, yetki ve sorumlulukları kendilerine yazılı olarak verilir.

Kurumsallaşmış işletmelerde var olan sistem, bireylerin maddi ve manevi çıkarlarını kollamalarına, keyfi yönetime izin vermez. Kurumsallaşmış işletmelerde öncelik; işletmeci çıkarlarını kollamak ve korumak değil, kurum çıkarlarını, kurum prestijini, kurum imajını, kurum bekasını kollamak ve korumaktır. 

“İşletmeci ile kurum çıkarları aynı şey değil midir?” diyenler olabilir. Hayır, aynı şeyler değildir. İkisi arasındaki nüans farkını yeterince anlayabilmeniz için, mutlaka büyük ve kurumsallaşmış bir işletmede uzun süre, idari bir görev yapmanız gerekir.

Şunu hep beraber kabul edelim ki, kurum çıkarlarının kollandığı işletmelerde, işletmeci çıkarları da otomatikman korunmuş olur. Ama yalnızca işletmeci çıkarlarının korunduğu işletmelerde, işletme çıkarları otomatikman korunmuş olmaz.

 Bir hususu daha hatırlatmalıyım ki, kurum çıkarlarının korunduğu işletmelerde yalnız patron veya işletmeci çıkarları değil, tüm yönetim kadrosu ve tüm personelin de çıkarları otomatik olarak korunmuş olur.

Kurum veya işletme çıkarlarını kollamak ve korumak, herkesin çıkarlarına hizmet ettiği içindir ki, tüm çalışanların bu konuya dört elle sarılmaları ve sahip çıkmaları gerekir. Bu husus tüm yönetim kadrosu ve personele iyi anlatılır, ikna edilirse, o işletme tek kelime ile başarıya uçar. 

Kurumsallaşmış işletmelerde kurum çıkarlarını; profesyonel işletim sistemi, mesleki prosedürler, kurumsal ilkeler, yetki ve sorumluluk dağılımı, departman çalışma manuelleri, standardizasyon esasları, dahili ve merkezi raporlama sistemi, iletişim sistemi, periyodik ve spontan denetlemeler işletmeyi bir “oto-kontrol sistemi” olarak kollar, gözetir, yönetirler.

Profesyonel genel müdür, bu çarkın düzenli ve uyumlu işlemesinden sorumlu görevlidir. Profesyonel genel müdür, işletmecinin gözlemleyicisi, yönlendiricisi, karar vericisi ve denetleyicisidir. Genel müdürü de profesyonel sistemlerin denetlediğini unutmayalım.

İşte işin bütün sırrı da, profesyonel sistemi doğru ve tam olarak kurabilmekte yatıyor. Bu amaca ulaşmanın tek yolu var, o da, profesyonel genel müdürü doğru seçip, tam destek verip, görevde rahat bırakılması ile mümkün olabilir.

 


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.