Gelişmişliği ve zenginliği belirleyen temel etkenler…

K.Ünsal Barış K.Ünsal Barış
01/01/2020 02:40

Gelişmiş ve zengin ülkeler ile gelişememiş ve fakir ülkeler arasındaki ilkesel farklılıkların neler olduğu konusunu hepinizin de bildiğinizi kabul ediyorum. Her ne hikmet ise, soyumuzu, tarihimizi, kültürümüzü, mertliğimizi, kahramanlığımızı, örf ve adetlerimizi öve öve bitiremezken, nasıl oluyor da, gelişmiş ve zengin ülkeler arasında yer alamadığımızı herkesin sorgulaması gerektiği düşüncesindeyim.  

Bazı ülkelerin gelişmiş ve zengin olmalarını hangi etkenler etkilemiş olabilir?  Önce, bu etkenlere bir göz gezdirelim.

Normal olarak, binlerce yıllık bir tarihe ve kültüre sahip olan ülkelerin, en gelişmiş ve en zengin ülkeler arasında olmaları beklenirdi değil mi? Örneğin; Türkler, Helenler, Mısırlılar, Hintliler, Çinliler gibi?

Hayır! Öyle olsaydı, bu saydığım ülkeler ve benzerleri, dünyanın en gelişmiş ve zengin ülkeleri olurlardı. Oysaki bu ülkeler hala fakirlik ve yoksulluk içinde mücadele ederlerken, ABD, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, Güney Kore, İsviçre gibi bazı devletler, birkaç yüzyıllık geçmişleri olmasına rağmen, dünyanın en gelişmiş ve zengin ülkeleri arasında yer alıyorlar.

Peki, sahip olunan doğal kaynaklar, ülkelerin gelişmişlik ve zenginliğini belirler mi?    

Hayır! Öyle olsaydı, Türkiye, Kazakistan ve Hindistan gibi ülkeler de dünyanın en gelişmiş ve zengin ülkeleri arasında yer alırlardı.

Peki, hayvancılık ve tarım, ülkelerin gelişmişlik ve zenginliğini belirler mi?  

Hayır! Öyle olsaydı, Türkiye, Hindistan, Brezilya gibi ülkeler dünyanın en gelişmiş ve zengin ülkeleri arasında yer alırlardı.

Peki, Irk, din, dil gibi etkenler ülkelerin gelişmişlik ve zenginliğini belirler mi?  

Hayır! Öyle olsaydı, Müslüman ülkeler, Hintliler, Çinliler, Türkler vs. gibi bazı milletler dünyanın en gelişmiş ve zengin milletleri arasında yer alırlardı.

Peki, Nüfus çoğunluğu, ülkelerin gelişmişliğini ve zenginliğini belirler mi?

Hayır! Öyle olsaydı, Çinliler, Hintliler, Türkler, Araplar, Zenciler dünyanın en gelişmiş ve zengin ülkeleri arasında yer alırlardı.

Peki, ülkelerin yüz ölçümlerinin büyüklüğü, gelişmişliği ve zenginliğini belirler mi?

Hayır! Öyle olsaydı, Çin, Hindistan, Moğolistan, Kazakistan, İran, Afganistan, Brezilya, Ukrayna gibi ülkeler dünyanın en gelişmiş ve zengin ülkeleri arasında yer alırlardı.

Peki, Ülke insanları arasındaki zekâ farklılıkları gelişmişliği ve zenginliği belirlemiş olabilir mi?  

Hayır! Yüce Allah, insanlar arasında zekâ farklılığı ve ayırımcılığı yaratmamış.

Demek ki gelişmişlikte ve zenginlikte; din, dil, ırk, nüfus üstünlüğü, yüz ölçüm üstünlüğü, ülke köklerinin antik çağlara uzanması, hayvancılık, tarım gibi kriterler yeterli olmuyor.  

Peki, bazı ülkelerin gelişmiş ve zengin olmalarını hangi etkenler etkilemiş olabilir?

Gelişmişliği ve zenginliği etkilediği bilinen temel etkenler şunlardır:

1)    Güçlü ve nitelikli ulusal eğitim ağı kurmak,
2)    Din ve devlet işlerini birbirinden sözde değil özde ayırmak,
3)    Hukukun üstünlüğü ilkesine inanmak,
4)    Gerçek demokratik yönetim kurmak,
5)    Güvenilir ve yaygın bir adalet tesis etmek,
6)    Her sektörde sürekli reformculuğu ilke edinmek,
7)    Ülke yasa ve kurallarına uyum ve saygı göstermek,
8)    Yurttaş haklarına karşı duyarlılık ve saygı göstermek,
9)    Almanlar gibi disiplinli çalışmak, Japonlar gibi çalışmayı ibadet kabul etmek,
10)    Araştırma, geliştirme ve ilme açık olmak,
11)    Zamanı iyi kullanmak ve dakiklik alışkanlığını kazanmak,
12)    Sorumluluk duygusunu geliştirip, yaygınlaştırmak,
13)    İyi ahlaklılık ve dürüstlükte devlet adamlarının örnek olmaları,
14)    Yobazlık, hurafeler ve inaktan kaçınmak.

Bakınız, Japonya’nın yüz ölçümü; 378.000 metre karedir. Yani Türkiye’nin yarısı kadardır. Japonya, yüzlerce adanın üzerine dağılmış olup, deprem ile iç içe yaşayan bir ülkedir. Ülke tarımcılığa ve hayvancılığa da uygun değildir. Ayrıcana doğal kaynaklardan da yoksundur.

Oysaki Japonya, dünyanın ABD’den sonra, en gelişmiş ve zengin ikinci ülkesidir.

Avrupa’dan İsviçre’yi örnek olarak ele alalım:

İsviçre; yüz ölçümü 41.290 kilometre kareden oluşan bir konfederasyondur. Yani Alman, Fransız ve İtalyanlardan oluşan küçücük bir devlettir. Bizim Trakya Türkiye’sinin yüz ölçümü ise; 23.764 kilometre karedir.

İsviçre de Japonya gibi dağlık bir ülkedir. Doğal kaynaklardan yana zayıftır. Ülkenin deniz ile bir bağlantısı yoktur. Ülke, gelişmişlik ve zenginliğini; uluslar arası bankacılık, saat sanayi, ilaç sanayi, çikolata sanayi ve turizm ile sağlamaktadır. Dağlık bir ülke olmasına rağmen,  hayvancılık ve süt ürünleri sanayini de geliştirmeyi ve ihraç etmeyi başarmıştır.

Gerek Japonya ve gerekse İsviçre’nin gelişmiş ve zengin ülke olmalarının ortak yönleri, yukarıda sıraladığım 14 temel etkeni doğru ve iyi uygulamalarıdır. Temel etkenlerin göz ardı edildiği ülkeler geri kalmışlıktan kurtulamadıkları gibi, gelişmiş ülkeler tarafından yönetilmeye mahkûm olurlar.     

Unutmayalım ki, ülkeler ve insanlar hak ettikleri seviyede yaşarlar!











Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.