Aydın Karacabay: Konaklama sektörünün geleceği itibarını geri kazanmasına bağlı

Şişli’nin “Turizm” açısından değerlerinin ele alındığı “Şişli Turizmi Konuşuyor” panelinde “Pandemi Sonrası Konaklama Sektörünün Geleceği” başlıklı bir konuşma yapan İTO Turizm 16. Oteller Komitesi Başkanı Aydın Karacabay, konaklama sektörünün en büyük ihtiyacının personel sıkıntısı olduğunu söyledi.

11/10/2022 16:04
Aydın Karacabay: Konaklama sektörünün geleceği itibarını geri kazanmasına bağlı

İTO’da görev aldıkları süre içinde turizme nitelikli personel yetiştirmek için çalışmalar yapılacağını belirten Karacabay, “Pandemide eğitimli personeli kaybettik. Konaklama sektörüne yeniden itibar kazamdırarak giden personeli geri kazanmalıyız. Ayrıca ilerleyen teknolojiye uyum sağlayan turizm anlayışı geliştirmeliyiz.

Turizm sektörünün en büyük ortağı haline gelen ve yüzde 30’lara varan komisyonlarla çalışan uluslararası online satış sitelerine elternaitif yaratmak zorundayız. Bütün gelirlerimizi OTA’lara bırakmamalıyız” dedi.

Aydın Karacabay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Eğitimde mottomuz 'Mutlu personel, Mutlu misafir.' Şimdi ben size sorsam, 'Otelcilikte en önemli sorununuz nedir?' diye, 'Eğitimli, kalifiyeli işgücü' diyenleri duyabiliyorum.  Covid 19 pandemisi, maalesef bir numaralı sorunlarımız haline geldi. Ben aileden otelci bir arkadaşınız olarak, birinci Körfez Savaşı başladığında, 20 yaşında bir resepsiyon görevlisi olarak, aile otelimiz olan Sirkeci Metropol Hotel'de çalışıyordum.

Yıl 1990. Türkiye’nin güney sınırından 37 ülkenin Irak’a karşı başlattığı, benim şahsen karşılaştığım ilk ciddi turizm krizi idi. Otellerimiz bir anda sessizleşti adeta. Turizm faaliyeti durma noktasına geldi. Fakat oteller kapanmadı, zor da olsa açıktık.

'Onlarca büyüklü, küçüklü krizler yaşadık'

Bu savaştan sonra onlarca büyüklü, küçüklü krizler yaşadık. Örneğin; yakın tarihten 2016 yılbaşında Reina saldırısı, darbe, çeşitli bombalama vs. terör olayları, Sultanahmet bombalı saldırısı ve 10 tane alman turistin katledilmesi, Atatürk havalimanı Dış hatlar saldırısı, turizmin kalbine hançer sapladı. Adeta sokaklar bomboş kaldı ama otellerimiz açıktı.

Tam bu terör olayları ve güvenlik kaygıları bitti, 2020 yılı, rekor yılı olacak derken pandemi patladı ve oteller kapandı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez havalimanları, oteller, turizm acenteleri vs. vs. kapılarına kilit vurdu ve yetişmiş insan gücümüz adeta haraç, mezat diğer sektörlere geçme yarışına girdi.

Maalesef yılların emeği heba oldu

Maalesef yılların emeği heba oldu. Tecrübeli iyi yetişmiş insanlarımızı kaybettik. Bunların bir kısmı evde bakım hizmetlerine, finans şirketlerine, bazı yeme içme şirketlerine vs. geçmek zorunda kaldı. Şimdi Covid 19 bitiyor, birçoğu geri dönmüyor. Çünkü artık konaklama sektörü hem çalışanlar, hem finans sektörü tarafından çok riskli görülüyor, itibar kaybolmuş durumdadır.

İşte, Covid 19 sonrası konaklama sektörünün geldiği bu itibari geri kazandırmamıza bağlı. Bu sektöre emek vermiş tecrübeli personeli kazanmanın yanında yeni yetişmiş insan gücünü de sektöre kazandırmazsak mesleğimizin geleceği çok da parlak gözükmüyor. Bu eğitimi dünya standartlarında vermeliyiz.

Turizmin tarihin merkezi İstanbul’da 16 Milyon turisti ağırlaması beklenen fakat yakın günlerde 25-30 Milyon kişi hedeflenen bu şehirde bulunan 13’ü devlet, 44 Vakıf Üniversitesi toplam 57 üniversitede sadece bir tanesinde turizm fakültesi, medeniyet üniversitesi çok şaşırtıcı değil mi?. Bazı üniversiteler bu konuda çok başarılı işler yapıyor.

Bize düşen en önemli görev, sektörün yetişmiş insan gücü açığını kapatmak

Bende onları örnek gösteriyorum. Özyeğin Üniversitesi Prof. Teoman Alemdar başkanlığında, müthiş bir turizm gastronomi bölümü yapılandırıldı. 4 adet uygulamalı otel odası, misafir kabul ve rezervasyon alanları ve Cordon Blue şef eğitmenlerinin, Cordon blue eğitim materyalleri ve teknikleri ile mutfak sanatları derslerini verdikleri Gastrodiyoryum, demo mutfağı, pastane, çok amaçlı mutfak olmak üzere farklı uygulama alanları ile turizm öğrencilerine uygulamalı eğitiminin tüm olanaklarının sunuyorlar.

İşte bizlerin en önemli görev, Ticaret Odaları, yerel yönetimler, STK başkanları ve otelci ve turizmci olarak sektörümüzün yetişmiş insan gücü açığını kapatmak olmalı. Bu konuda bir özel teşekkürü Kıymetli Başkanım Müberra ERESİN hanımefendiye, Kıymetli Şişli Belediye Başkanımız Muammer KESKİN ve İl Milli eğitim müdürümüz Şişli Kervansaray Teknik Anadolu Lisesini TÜROB  50. Yıl Otelcilik ve Turizm Eğitimi veren okulların ilkini başlattı.

İTO 16. Komitesinin yeni dönemde en büyük hedefi, İstanbul Teknik Üniversitesinde kapatılan turizm işletmecilik bölümünü tekrar açarak, az önce Özyeğin Üniversitesinde verdiğimiz noktaya ulaştırarak çalışmaları başlatmış olacaktır. İTO da inceleme seyahatleri vaadi altında tüketilen bütçelerin kesinlikle eğitim için harcanmasını sağlamak için elimizden gelen ne varsa yapacağız.

Mottomuz, 'Kendi sitenden sat, daha çok kazan'

Mottomuz; “Kendi sitenden sat, daha çok kazan”. Dijitalleşme her sektörde olduğu gibi, konaklama sektöründe çok büyük hızla devam ediyor. Özellikle misafirlerin hızla değişen seyahat planlama alışkanlıkları ve seyahat beklentileri biz turizm yatırımcılarını hızla aksiyon almaya ve yeni trendlere adapte olmaya itiyor.

Covid 19 ve varyantlar sebebiyle uzun bir süre seyahatler sekteye uğradığından, gelin referans yıl olarak 2018 verileri üzerinden ilerleyelim. 2018 yılında gerçekleşen 148 milyon rezervasyonun % 82 mobil ya da masaüstü bir cihazdan hiçbir insanla temasta olmadan online şekilde gerçekleşmiştir.

Turizm, dijital trendleri yakalamada gecikirse, masada büyük paralar bırakır 

Google istatistiklerine göre, son 5 yılda bugün ve bu gece anahtar kelimeleriyle yapılan otel aramalarında, %519 artış görülmüştür. Bu veriler açıkça ortaya koyuyor ki internette bulunmak, var olmak, artık popüler online seyahat acentelerinde bir işletme hesabına sahip olmaktan çok daha fazlasını gerektiriyor.

Türkiye turizm ve hizmet sektöründe kendini şüphesiz çok ileri taşıdı ama dijital trendleri yakalamada gecikirse, masada büyük paralar bırakır. Online seyahat acenteleri şüphesiz bağımsız otellerin yeni müşterilere ulaşmasının kolaylaştırıyor.

Ancak bunlara bağımlı bir gelir modeli, gelecekte otellerin karlılığına zarar verecektir. Bugün bu komisyon oranları %15 ile %30 civarında değişmektedir. Rezervasyon alabilmek için artama motorlarına, sosyal ağlara harcamanız gereken reklam bedellerini düştükten sonra bile, Amerikan dijital otelcilik danışmanı “Kalibrilabs” hotel danışmanlı verilerine göre, direk rezervasyonlar hala OTA’lardan gelenlerden %12,5 da fazla kazanç bırakıyor.

Komisyon oranlarındaki adaletsizliğe değinmek lazım 

Komisyon oranlarındaki adaletsizliğe değinmemiz gerekiyor. Avrupa örneklerine ve Türkiye’deki zincir otellerin ve bağımsız otellerin aralarındaki komisyon farklarının rekabeti nasıl negatif etkilediğini anlatmamıza gerek yoktur. Burada Ticaret Bakanlığına online alışverişin acilen bir yasa altında düzenlenerek bu komisyon oranlarında bir düzenleme getirmesini bekliyoruz.

Keza ödediğimiz bu yüksek komisyonlar yurtdışına akmaktadır. Birçok zincir otel web sitelerine yatırımlar yaparak ve sadakat programları oluşturarak, toplam rezervasyonlar içindeki direk rezervasyon oranını artırmaya çalışıyorlar.

Ancak bizim halen web sitesi olmayan, web sitesi olan ama site üzerinden rezervasyon yapmanın mümkün olmadığı birçok otelimiz mevcut dijital dönüşümün en temel basamağı olarak bir web sitesine, rezervasyon motoruna, online ödeme altyapısına sahip olmanın bir zaruriyet olduğunu vurgulamak istiyorum. Özellikle misafirlerimize online güvenli ödeme imkanı sunmak, sektör standardımız olmalı.

Ülkemizde talep doğru tahmin edilemediğinde, doğru fiyatlama yapılamıyor

Kart bilgilerinin paylaşılması gerektiren mail order yöntemi, kayıp çalıntı kart, chargeback işlemlerinden ötürü oteller için güvenli olmayan bir yöntemdir. Potansiyel misafirlere güvenli bir ödeme sistem sunmak, kart bilgilerini talep etmek, ayağınıza kadar gelen rezervasyonları, OTA'lara kaptırmanıza ya da tamamen kaybetmenize sebep olur. Özetle doğal güzelliklerimiz ve yüksek hizmet kalitemizle yakaladığımız rekabet üstünlüğümüzü, dijitaldeki varlığımızla daha da pekiştirmeliyiz.

Ülkemizde talep doğru tahmin edilemediğinde, doğru fiyatlama yapılamıyor. Bunu en büyük nedeni bu konuda yetersiz bilgi sahibi olunması ve teknolojinin çok etkin kullanılmamışıdır. Bugünden çok güncel bir örnek verecek olursak, hepimizin otelleri şuan da neredeyse %100 e yakın doluluklarla seyretmekte. Fakat fiyatlarımız bu talebe göre çok da yukarda olmadığını görmekten üzüntü duyuyorum.

Turizm için acil yapılması gerekenler 

Şimdi birazdan acil yapılması gerekeler konusunda fikirlerimi kısa kısa belirtmek isterim. Türkiye turizmini doğrudan etkileyen terör faaliyetleri, demokrasi insan hakları konularına ilişkin olarak dış basında yer alana olumsuz yayınlar ve Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle yalın bölgesin de yaşanan savaşlar ve yoğun mülteci akınında kaynaklanan istikrarsızlıkların neden olduğu imaj sorunlarının olumsuz etkilerini azaltmaya dönük tanıtım çalışmalarının yapılarak iyi imaj yaratılmasını sağlayıcı proje ve programlar acilen hazırlanmalı.

İstanbul'un zengin kültürel ve doğal değerlere sahip şehir olarak markalaştırarak gezginler için bir çekim noktası haline getirmeliyiz. Şehir turizmi metropol ölçeğindeki büyük şehirlerde gerçekleştirilen bir turizm türüdür. Paris, Londra, Montreal, prag şehir turizmin yapıldığı markalaş örnekledir. Şehir turizmde şehrin turizm potansiyeli kültür sanat etkinlikleri yani çizdiği imaj çok önemlidir.

Kongre turizminin 2015 yılı rakamlarına döndürmek zorundayız

Bu nedenle şehrin tüm çekim noktalarının maksimum düzeyde kullanılması gerekmektedir. Şehir turizmi markalaştırılması İstanbul için biçilmiş bir kaftandır. Uluslararası standartlarından şehir müzeleri acilen kurulmalı ve İstanbul’a acilen Kravizier turizminin geliştirmeliyiz. İkinci liman şart. Yeni kongre turizminin 2015 yılı rakamlarına döndürmek zorundayız. Yeni kongre merkezleri kapanan Atatürk havalimanı içerisi ve çevresine mutlaka yapılmalı. Kongre ve Cruis turizmini canlandırmadan İstanbul’da gecelik konaklama fiyatlarını yükseltmemiz bir hayaldir.

Ayrıca şehir turizmini de çeşitlendirmeliyiz. Sağlık turizmi tedavi amaçlı. Kış ve kayak turizmini istanbulda bir iki saat mesafede bulunan kayak merkezleri… golf turizmi İstanbul’da Kemerburgaz ve Silivri bölgelerinin dışında da 18 delikli birkaç golf sahası daha yapılmalıdır.

Fuar organizasyonu yapan uluslararası şirketlerimize teşvikler verilerek şehrimize kazandırılması, TOBB sektör temsilcileri ile birlikte İstanbul fuarlarının markalaşması, önündeki engeller belirlenerek bunların ortadan kaldırılması sağlanmalıdır.

 

 

 


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.