Ankara'dan Kaman Japon Bahçesi'ni Bir Turla Gezmek

Müzeler Haftası'nın kutlandığı Mayıs ayının bir Pazar gününü Ankara'nın 100 km güneydoğusunda, Bakanımız Ertuğrul GÜNAY’ın önerileri arasında da yer alan “Kaman Kalehöyük Müzesi ve Japon Bahçesi”nde geçirmek üzere bir tur otobüsü ile yola çıkıyoruz.

Adil Çulhaoğlu 31/12/2019 23:40
Ankara'dan Kaman Japon Bahçesi'ni Bir Turla Gezmek

Adil Çulhaloğlu

Hava meteorologların deyimiyle parçalı bulutlu, serin ve arada sırada yağmur atıştırıyor, oysa çoğunluğun daha önce beraber böyle bir tura katılanlardan oluştuğu otobüste sıcak bir atmosfer var. Tura katılanların şarkıları, türküleri, fıkraları yani alışılmış tur otobüsü ortamında Ankara'nın Bala'sını geçtiğimizi fark ediyorum. Rehberimiz turumuz hakkında ve Anadolu’nun zengin tarihi mirası hakkında bilgilendiriyor bizleri. Bala, Karakeçili, Kaman’ı geçiyoruz, hedefimiz Çağırkan beldesindeki Müze.

Sayın Ertuğrul Günay’ın da Önerisi

Karakeçili levhasını geçip, Köprüköy’de Kapulukaya Baraj gölünde büyük bir kısmı sular altında olan Çeşnigir Köprüsü'nün su üzerindeki siluetini fark ediyorum, fotoğraf makineme davranıyorum ama dönüşte mola verileceğini bildiriyor rehberimiz.

Pembe Evin Yanından Sola

Yolları iyi bilen rehberimizin biraz da yağmur gelmeden Müzeye ulaşılması için ara yolları tercih etmesi bundan sonra gelmek isteyenler için “Pembe Evin Yanından Sola, Çiçekleri Geçince Sağa” gibi nüktelere neden olduysa da; Müzenin anayoldan güzel işaretlenmiş bir girişi olduğunu görünce rahatladık.

ERTE ailesinin yol boyunca devam eden güzel nüktelerini, teşekkürlerimle ve tur dostluğunun gerekleri arasında yorumluyorum.

Otobüsümüz Kalehöyük Müzesi ve Japon Bahçesi önüne geldiğinde sağanak yağmur başlıyor. Şemsiyelerle kendimizi Yılda 50 bin civarında ziyaretçisi Müzeye atıyoruz koşarak. Müze binası kazısı yapılan Kalehöyük biçiminde bir yapıya sahip Höyüğe girdiğinizi hissediyorsunuz. Girişte müzenin broşüründen ediniyorum hemen.

Ancak, Japon Bahçesinde tabelaların elden geçirilmesi ve yenilenmesi gerektiğini ifade etmeliyim.

Eğitim Ortamı

'Çağıran, Karşılayan Ağırlayan Müze' olarak nitelenen Müzenin sergi salonlarında bir grup öğrencinin katıldığı eğitim programını seyrediyoruz. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün bir süre önce başlattığı akımın yerinde bir uygulaması bu. Çünkü müze Japonların bu anlamda kurdukları teknoloji ile de ünlü.

Kalehöyük’te yapılan kazılarda çıkarılan eserlerin yeniden eskiye doğru kronolojik olarak sergilendiğini görüyoruz. 830 metrekare açık, 470 metrekare kapalı alan sahip müzede, Osmanlı, Demir Çağı, Tunç Çağı, Eski Tunç Çağı kültür tabakalarına ait buluntular vitrinlerde yer alıyor.

Maketlerle Anlatım

Dikkatimizi önce Osmanlı Köyü Maketi daha sonra da Kalehöyük Maketi çekiyor. Kalehöyüğün kazılarının tarihini yansıtan fotoğraflarını inceliyoruz. Kalehöyük’te Japonya Ortadoğu Kültür Merkezi adına Prof. Dr. Masao Mori başkanlığında bir ekip tarafından 1986 yılından bu yana kazılar sürdürülüyor.

Çıkarılan buluntular kalkolitik ve neolitik dönemlere de ulaşılacağının gösteriyormuş.

Dünya İçin Bahçecilik Örnekleri ve Antalya EXPO

Yağmur durmuş, bize Japon Bahçesini gezme fırsatı veriyor. Japon Prensi “Mikosanomiya Anı Bahçesi” adı verilmiş Japon Bahçesi suni tepeleri, Seyir terası, kulesi, şelalesi, çeşitli renklerdeki gölü, ağaçları ve çiçekleriyle Japonya'dan bir kesit sunuyor adeta. Japonya dışındaki en büyük Japon Bahçelerinden biri olduğu kabul ediliyor.  Yağmur yeniden çiselenmeye başlayınca bahçedeki yürüyüş beni, Münih’teki İngiliz Parkında, Japon Bahçesinde ve Batı Parkında yağmur altında şemsiyelerle yaptığım yürüyüşlere götürdü.  

Japon Bahçelerinin ayrılmaz parçası olarak kabul edilen Münih Japon Bahçesi’ndeki çay seremonisi burada yoktu, ama Kaman'da' ceviz molası' verdiğimiz şehir merkezinde,'Ceviz Heykeli' ne hakim bir çay ocağında içtiğim çay bu eksikliği giderdi.

Antalya’da yapılmakta olan EXPO 2016’nın sonrasında da Türk Bahçe ve Park Geleneği’ni yansıtan izlerin, Münih’teki WESTPARK örneği gibi dünya çapında uygulanabilir bir model olarak kalması dileğini burada dostlarla paylaştık.

Dönüş Yolundayız

Köprüköy’e geldiğimizde, Çeşnigir köprüsünün siluetinin gölde yeniden yağmaya başlayan yağmur nedeniyle kaybolduğunu görmek ve kaçırdığım fotoğraf karelerine hayıflanarak otobüsten iniyorum. Selçuklular dönemi 13’ncü yüzyıldan kalma, 110 metre uzunluğa ve 6 metre genişliğe sahip köprünün 12 kemeri varmış. Osmanlının Mısır Seferi öncesi Yavuz Sultan Selim tarafından Mimar Sinan'a onartılan köprü, 1989 yılına kadar araç trafiğine açık olmuş, bugün sadece yaya olarak gezilere açık. Çiseleyen yağmurun şiddetlenmesi ancak uzaktan bir kaç kare fotoğraf çekmeme izin veriyor.

Rehberimizin, yağmur nedeniyle, gezinin Hitit İmparatorluk dönemi(M.Ö.2000 yılı) önemli şehir merkezi olduğu yapılan kazılarda ortaya çıkarılan Büklükale bölümünün gerçekleşemeyeceğini, yemek molasını Kırıkkale'de vereceklerini anons edince acıktığımızı farkediyoruz. Kırıkkale’nin Bahşili'sinde bizi bekleyen kızarmış balık, köfte, salata ve tatlıdan oluşan menüye kavuşunca turun en güzel kısmına geldiğimizi kabul ediyoruz.

Yemek sonrası duran Kızılırmak'ın kıyısındaki Bahşili, Celal Bayar Parkında yürüyüş yapıyoruz. Parkta suyunu bir taraftan Kızılırmak’tan alıp diğer taraftan Kızılırmak’a tekrar akıtan bir de göl var. Yeşillikler arasında, gezinti yapanlar ile piknik yapanlarla dolu parkı bırakıp otobüse biniyoruz yeniden.

 Kırıkkale çıkışında Turizm Meslek Lisesi öğrencelerinin staj yaptıkları bir kafeteryada çayları içtikten sonra, otobüsün önünde anı fotoğrafı çektirip Ankara'ya dönüşe geçiyoruz.

INFOCAFE Modeli Sergisi Hazırlıkları  

Tatil Yörem DATÇA Sergisi’nin hazırlıklarının başladığı günlerde yaptığımız bu gezinin bitiminde Birlikte olduğumuz yeni tanıdığımız dostlara güzel bir yaz tatili dilerken, Rehber ve uzun yıllar bu tür gezileri düzenleyen bir kişi olarak Sonbahar’da Ankara çevresi turlarının güzel olacağının bir işareti olarak değerlendirdiğimi ifade etmek istiyorum.

Eşim Kenzi Hanım, Turizm Yazarı Hüsnü Gümüş, eşi Nevin Hanım, DATÇA Sergimizdeki resimler için alt yazılar hazırlayan Sanatçı Şükrü Gümüş'ten oluşan 5 kişilik küçük grup olarak bizler böyle turlara katılabileceğimiz ve dostlarımıza da önerebileceğiz.

 

 


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.