Uluslararası Gastronomi Film Festivali Çeşme’de gerçekleşti

Uluslararası Gastronomi Film Festivali (UGFF), bu yıl Çeşme Altınyunus Hotel’de, gerçekleştirildi. Festival, üç gün boyunca sinema ile gastronomiyi aynı yaratıcı çatı altında buluşturarak kültür, sanat ve gastronomi ekseninde uluslararası bir buluşma platformuna dönüştü.

14/06/2026 21:18
Uluslararası Gastronomi Film Festivali Çeşme’de gerçekleşti

Uluslararası Gastronomi Film Festivali (UGFF), bu yıl Çeşme Altınyunus Hotel’de, gerçekleştirildi. Çeşme Belediyesi’nin desteği ve Gülper Ergün’ün direktörlüğünde hayata geçirilen festival, üç gün boyunca sinema ile gastronomiyi aynı yaratıcı çatı altında buluşturarak kültür, sanat ve gastronomi ekseninde uluslararası bir buluşma platformuna dönüştü. Festival, yalnızca film gösterimlerinden ibaret olmayıp; söyleşiler, paneller, atölyeler, gastronomi temalı sinema gösterimleri ve deneyim odaklı etkinliklerle çok katmanlı bir program sundu.

Festivalin temel yaklaşımı, gastronomiyi yalnızca bir mutfak pratiği değil; kültürel hafıza, anlatı biçimi ve toplumsal kimlik inşasının önemli bir unsuru olarak ele almak oldu. Bu bağlamda sinema, yemek kültürünü görünür kılan ve onu estetik bir anlatıya dönüştüren güçlü bir araç olarak öne çıktı. Altınyunus Hotel’in ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikler boyunca katılımcılar, hem beyaz perdenin hem de mutfağın ortak dilini deneyimleme fırsatı buldu.

Festival kapsamında düzenlenen film seçkileri, Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması, Sine Sınıf, Gastro Sınıf, Tasty Cinema gösterimleri ve gastronomi temalı film programları yoğun ilgi gördü. Özellikle “Tasty Cinema” formatı, izleyicilere film sahneleriyle eş zamanlı tat deneyimleri sunarak sinema algısını duyusal bir seviyeye taşıdı. Bu yaklaşım, gastronomi ve sinema arasındaki ilişkiyi yalnızca teorik değil, doğrudan deneyimlenen bir sanat formuna dönüştürdü.

*Festivalin danışmanlar ve katılımcılar listesi, etkinliğin çok disiplinli yapısını ortaya koydu. Ahmet Uhri ve A. Nedim Atilla gibi gastronomi ve kültür tarihi alanında önemli isimlerin yanı sıra, Çeşme Belediyesi’nin desteğiyle gerçekleşen organizasyonda; Pelin Batu, Türk sinemasının önemli isimlerinden Ercan Kesal, Van’daki kültür, sanat ve gastronomi merkezi Tariria’nın kurucusu Bekir Kaya, Teruar Urla Şefi Osman Serdaroğlu ve gastronomi diplomasisi üzerine değerlendirmelerde bulunan Gastronomi tutkunu Celal Uysal gibi farklı alanlardan birçok isim yer aldı. Uluslararası finans ve ekonomi alanındaki çalışmalarıyla bilinen İsmail Ertürk de festivalin düşünsel çerçevesine katkı sunan isimler arasında dikkat çekti.*

*Urla’nın yerel gastronomi sahnesini uluslararası ölçekte temsil eden Teruar Urla ise festivalin dikkat çeken duraklarından biri oldu. Yerel ürün odaklı mutfak yaklaşımı, mevsimsellik prensibi ve Ege’nin terroir kültürünü merkeze alan felsefesiyle Teruar Urla, katılımcılara sadece bir yemek deneyimi değil, aynı zamanda sürdürülebilir gastronomi anlayışının somut bir örneğini sundu. Şef Osman Serdaroğlu’nun imzasını taşıyan mutfak dili, yerel üreticilerle kurulan güçlü bağ ve doğaya saygılı yaklaşım festivalin gastronomi perspektifine önemli bir katkı sağladı.*

Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden biri, “Sevgilim Sinema, Sevgilim Yemek” başlıklı söyleşi oldu. Bu oturumda Prof. Dr. Oğuz Makal ve Zeynep Altıok bir araya gelerek sinema ile gastronomi arasındaki kültürel ve estetik bağı tartıştı. Makal, yeni kitabında yaklaşık 80 gastronomi filmini incelediğini ve Türk sinemasından örneklere de yer verdiğini aktararak, yemek ve sinemanın ortak anlatı gücüne vurgu yaptı. Söyleşi, iki disiplinin de hafıza, duygu ve hikâye üretimi üzerinden insan deneyimini şekillendirdiğini ortaya koydu.

Festival programında ayrıca gastronomi ve sinemanın kesişim noktalarını ele alan paneller, yaratıcı endüstrilere odaklanan söyleşiler ve akademik tartışmalar da yer aldı. Katılımcılar, yemek kültürünün yalnızca damak tadına değil; tarih, sosyoloji, ekoloji ve kültürel kimlik gibi geniş bir çerçeveye temas ettiğini vurguladı. Özellikle yerel üretim, sürdürülebilir gastronomi ve gastronomi turizmi gibi konular, festivalin ana gündem başlıkları arasında yer aldı.

Ercan Kesal’ın katıldığı “Fermante Filmler” başlıklı etkinlik ise festivalin hafızasında özel bir yer edindi. Kesal, sinema üretim süreci ile fermantasyon arasındaki benzerliği vurgulayarak, yaratımın zaman, sabır ve dönüşüm gerektiren bir süreç olduğunu ifade etti. Bu yaklaşım, festivalin gastronomi ile sinemayı yalnızca yan yana değil, aynı üretim felsefesi içinde değerlendiren bakış açısını güçlendirdi.

Üç gün boyunca devam eden etkinlikler boyunca film gösterimleri, söyleşiler, imza günleri, gastronomi deneyimleri ve kültürel buluşmalar Altınyunus Hotel’in farklı alanlarına yayılarak katılımcılara çok yönlü bir deneyim sundu. Festival, Çeşme’nin kültürel ve turistik kimliğini güçlendirirken aynı zamanda gastronomi ile sinemanın kesişiminden doğan yeni bir anlatı alanı oluşturdu.

Uluslararası Gastronomi Film Festivali, bu yılki edisyonuyla gastronomiyi yalnızca bir lezzet alanı olmaktan çıkararak, sinema aracılığıyla anlatılan, paylaşılan ve deneyimlenen bir kültürel dile dönüştürdü. Çeşme’de atılan bu adım, gelecekte gastronomi ve sinemanın birlikte üretim yaptığı daha geniş ölçekli kültürel projeler için önemli bir referans noktası oluşturdu.


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.