Türkiye'yi 100 milyon hedefine taşıyacak 4 kare as

Yaşadığı ülke Almanya’da 40 yıldır turizm konusunda aktif görevler üstlenen Hüseyin Baraner, Hamburg Türk Medya’ya verdiği röportajda; dünya sıralamasında 7'nci durumda olan Türkiye’nin, şu andaki canlılığıyla ilk 5’e girmesinin şaşırtıcı olmayacağını belirtti.

08/10/2018 17:58
Türkiye'yi 100 milyon hedefine taşıyacak 4 kare as

Röportaj: Mehmet ATAK /ELBE EXPRESS

48 yıl önce ailesiyle Almanya’ya gelen Çanakkaleli Hüseyin Baraner, turizm eğitimini İspanya, Almanya ve İngiltere’deki özel okullarda tamamladıktan sonra, turizm alanında çeşitli ülkelerde yöneticilik yaptı, üst düzey görevlerde bulundu. Zaman içinde bazı şirketlerin Türkiye temsilciliğini de üstlenen Baraner (61), hâlen çeşitli şirketlerin Yönetim Kurulu Üyeliğini yapıyor. Usta turizmci aynı zamanda, Dünya Kardeş Şehirler Turizm Birliği Genel Sekreteri olarak görev yapıyor.

İşte, bir 'Turizm Elçisi' gibi tam 40 yıldır dünyanın dört bir yanını dolaşarak uluslararası kongrelere katılan duayen turizmci Hüseyin Baraner’le söyleşimiz:

– Sayın Baraner, son yıllarda Türk turizmi oldukça zor sınavlar verdi. Önce Rusya ile uçak düşürme krizi yaşandı. Birkaç önemli ve güçlü Türkiye spesiyalisti tur Operatörü iflas etti. Ardından bazı Avrupa ülkeleri ile çeşitli sebeplerle siyasi sürtüşmeler yaşandı. Tüm bunların turizm sektörüne yansımaları çok olumsuz oldu. Ama Türk Turizmi son iki yılda durumu oldukça iyi  toparladı. Bir turizm duayeni olarak bu konuda sizin düşünceleriniz nelerdir?

TURİZMDEKİ DÖNÜŞÜM MUHTEŞEM OLDU

* H. B: Türkiye uluslararası piyasaların da beklenmediği bir hızla geri döndü. Türkiye'nin dönüşü muhteşem oldu. Ben piyasalara dönüşümüzün muhteşem olacağını, en zor günlerde (Biraz alaya alınsam da) söylemiştim. Bu yıl doluluklar çok yüksek. Otelcilerimiz ve turizmcilerimiz 2016 ve 2017 yıllarına nazaran yeni kazançlar ve yeni cesaretler edindiler. Önemli olan, bundan sonraki yapılanmada çok doğru kararların alınmasıdır.

Artık yeni tanıtım ve pazarlama yaklaşımları ve teknikleri uygulamamız gerekiyor. Klasik pazarlamadan ziyade, daha çok Avrupa halklarına hitap edecek yeni bir açılım, yeni bir yaklaşım gerekli. Zira sokaktaki müşteriyi Türkiye için yakaladık, ancak Avrupa’daki kanaat önderlerini, sanatçıları, işadamlarını, kültür ve sanata meraklı önemli şahsiyetleri ve kazanç düzeyi yüksek olan müşterileri henüz Türkiye’ye getiremiyoruz.

 – Üç kıtanın merkezindeki Türkiye; tarihi potansiyeli, bölgesel iklim şartları, konaklama tesisleri ve gastronomi çeşitleriyle turistlerin beğenisini kazandı. Dünya turizmindeki ölçüler dahilinde ülke olarak sıralamadaki yerimiz nedir ?

* H.B : Dünya sıralamasında ilk 10’un içindeyiz. Bazen 6'ncı, bazen 8'inci oluyoruz. Şu an yanılmıyorsam 7'nci sıradayız. Ancak Türkiye’nin gerçek yeri ilk beştir diye düşünüyorum.

 4 ADET KARE AS İLE HEDEF 100 MİLYON

 – Sayın Baraner, “İlk 5″i hangi gerekçelere göre düşünüyor sunuz ?

 * H.B : Turizm konusunda Türkiye’nin elinde 4 adet kare as var. Birincisi: Dünyada eşi benzeri olmayan ve eskiden beri süregelen bir misafirperverlik. Yabancıya, yaşlıya aileye ve çocuklara saygı. İkincisi: Dünyanın açık hava müzesi olan bir ülkeye sahibiz. En değerli sanat ve kültür eserlerinin önemli bölümü bizim topraklarımızda. Üçüncüsü: Dillere destan bir mutfağımız var. Anadolumuz’da neredeyse her türlü sebze meyve yetişiyor. Biz bu ürünlerle, çok uzun yıllardır yabancılar için olağanüstü lezzetter ve spesiyalite zenginliği yarattık. Dördüncüsü ise : Dünyada çok önemli bir yeni yaşam ve turizm trendi olan “Sağlık, spor, güzellik, zindelik ve 3. yaş turizmi altyapısı” için Türkiye, çok ciddi yatırımlar yaptı.

Türkiye bu dört 'Kare As’ını akıllı projelerle, doğayı, insanı, geleceği koruyan yeni konsept ve yeni yatırım modelleriyle birleştirip, yeni açılacak İstanbul Havalimanı ile 5 kıtadan müşteri ve ziyaretçi çekmek suretiyle tüm Anadolu’nun 81 vilayetine turistleri yönlendirerek 100 milyon turiste ulaşabilir. Bu hedef, Türkiye için kesinlikle hayâlperestlik değildir.

– Sayın Baraner, sizin yukarıdaki açıklamalarınız gerçekten çok önemli. Turizm sektöründe bu yıl yakalanan olumlu gelişmenin ve elde edilen rakamların gelecek yıllarda daha da üst seviyelere çıkarılabilmesi için neler yapılmalıdır? Uluslararası ilişkilerde nasıl bir yol izlenmelidir ?

* H. B : Turizm sektörünün kendi pazarlama ve satış teknolojileri ile belirli sayıda müşteriye ulaşabileceğini, zaten uzun yıllardır biliyorduk ama özellikle bu içinde bulunduğumuz yılda bunu iyice kanıtladık. Ancak bu, Türkiye için artık yetmiyor. Zira aldığımız yeni kararlar doğrultusunda sektör olarak artık, turist sayısından çok, müşterinin bıraktığı kârlılığa odaklanacağız. Bence bundan sonra Türkiye’ye bugüne kadar gelmeyen veya çok az gelen müşterilerin analizini yapıp, niye Türkiye’ye ilgi duymadıklarını veya gelmediklerini tespit edip, yeni bir anlayış içinde daha çok kamu diplomasisi yapmamız gerekiyor.

-Nasıl bir diplomasi geliştirilmelidir?

* H.B : Dünya halklarına açılmamız gerekiyor. İki Bakan veya 2 Başbakan’ın el sıkışması yetmez. Uluslararası platformlarda sanatçılar, sporcular, iş adamları, yerel siyasiler ve yerel medya gibi turizm için çok önemli olan kanaat önderleri ile bir yeni yaklaşım sergilememiz gerekiyor Zira biz tanıtımı ve pazarlamayı daha çok video filmlerinde, fuarlarda ve gazete ilanlarında aradık.

Bu da önemli ama yeterli değil. Bizim daha çok, insanlar ile yüzyüze gelip, onların kendi ülkelerindeki etkinliklerinde Türkiye’nin yer almasını sağlamamız gerekiyor. Onlar ile Türkiye konularını yüzyüze konuşup, onlara yeni bir Türkiye tadı, yeni bir Türkiye ön bilgisi, yeni bir Türkiye ön sevdası sunmamız gerekiyor diye düşünüyorum.

-Bazı siyasetçi, yazar ve yorumcuların sık sık, o sezonda ülkemize gelen turist sayısını, ortalama 1000 Dolar veya Euro ile çarparak, elde edilen rakamı döviz cinsinden, mesela 25-30 Milyar olarak ifade etiklerini görüyoruz. Bir Alman turistini örnek verecek olursak: Almanya’daki bir seyahat acentasından 3 haftalık bir Türkiye tatili için uçak, transfer, otel, kahvaltı ve yemek vs. yani “Her şey dahil” bir rezervasyona 1000 veya 1250 € ödeyen bir kişinin bu seyahatinden Türkiye’ye kalan miktar kaç Euro’dur ? Kalan net miktarın yükseltilebilmesi için nasıl bir yol izlenmelidir?

* H.B : Müşterinin 1250 Euro’luk bir Türkiye seyahati satın aldığını düşünürsek; bunun 300-350 Euro'su uçak için genelde Almanya’da kalıyor. 1250 Euro’nun yüzde 10’u olan 125 Euro, Seyahat Acentası Komisyonu olarak Almanya’da kalıyor. Bunun yanında yerel pazarlama giderleri, sigorta gibi kalemler için takriben 50 Euro daha Almanya’da kalıyor.

1250 Euro'nun içinde genelde bir 400-500 Euro’luk otel payı var. Bu tamamen Türkiye’ye’nin hakkı olan bir para olarak ülkemize gönderiliyor. Buna ek olarak, transfer ve rehber ücretleri için kişibaşı 10-50 Euro Türkiye’ye gönderiliyor. Tabii ki, turistin isteğine bağlı bir de özel tur ücretleri ve alışveriş giderleri var.

PROFESYONELCE LOBİ ŞART

– Türkiye, “Bacasız Sanayi” olarak nitelendirilen turizm sektöründe her türlü imkanlara sahip olunmasına rağmen, dünyada “Bir numara” olamıyor. Belki bir numaraya talip oluyor ama bu bazı nedenlerden dolayı bir türlü gerçekleşmiyor. Böylesi büyük bir hedefe sahip olan Türkiye’nin, yurt dışında diğer ülkelere nazaran çok daha az sayıda “Turizm Ataşesi” bulundurmasını nasıl karşılıyor sunuz? Bu konudaki önerileriniz neler?

* H.B. : Bugünkü dünyada ve ticaret sistemlerinde artık Ataşeliklerin sayısı önemli değil. Önemli olan piyasalarda Türkiye adına dolaşıp, Türkiye’ye turist kazandıran ve turistleri Türkiye’ye yönlendiren güce, bilgiye ve bağlantılara sahip olan insanların sayısıdır. Burada çok büyük eksiğimiz var. Bir defa Türkiye’nin hâlen Avrupa’da ve dünyada profesyonelce lobisi yapılmıyor ve ilişkilerimiz, networkumuz oldukça zayıf. Bunu artık kabul etmek mecburiyetindeyiz ve bu yapıyı da mutlaka acilen değiştirmeliyiz.

'Türkiye muhatap alınmıyor' diye bir yanlış algı var. Bu doğru değil. Esasında, Türkiye ile muhatap olmak isteyen dinamikler, Türk adresli muhatap bulamıyorlar. Yani görüşecek insan bulamıyorlar. İşte burada çok büyük eksiğimiz var.

– Son sorumuz da, 71 ülkeden 2500 Turizmcinin katıldığı PATA Pasifik Asya Turizm Zirvesi üzerine olacak. Bu önemli zirve görüşmelerinde ne gibi kararlar alındı? Bu zirvenin Türkiye için nasıl bir getirisi olacak?

* H.B. : Malezya’nın Langkawi Adası'ndaki 2018 PATA zirvesinde, bu yıl Dünya Kardeş Şehirler Turizm Birliği kuruldu ve bu birliğin başına İsviçre Belediyeler Birliği Başkanı Thomas -Peter Binder getirildi. Ben de 3000 delege tarafından Genel Sekreter olarak seçildim. Bundan sonra Zürih’teki merkezimizden, dünyada 7000 kardeş şehir ilişkisi olan belediyelerin turizmdeki karşılıklı ticaretini ve birbirlerine turist gönderme, tur düzenleme hareketliliğini takibini yapacağız. Oluşturulacak yeni modellerle, iki şehir arasındaki turizm trafiğini canlandıracağız.

Hüseyin Baraner Kimdir?

1957 yılında Çanakkale’de doğan Hüseyin Baraner, ailesi ile 1970 yılında Almanya’ya yerleşti. İspanya, Almanya ve İngiltere’de çeşitli özel okullarda turizm okudu. Tayland, Dominik Cumhuriyeti, Küba, Umman Sultanlığı gibi ülkelerde yöneticilik ve uzun yıllar Öger Holding'te İcra Kurulu Üyeliği yaptı. Sonra, TUI AG’nin 9 yıl Türkiye temsilciliğini üstlendi.

Ayrıca Alman Halk Bankalarına ait olan ve 7 bin seyahat acentasından oluşan RTK Grubu'nun da 14 yıldır Türkiye temsilciliğini icra ediyor. 1978 yılından bu yana Türkiye’ye turist getiren şirketlerin ve çalışmalarının aktif olarak içinde olan Hüseyin Baraner, Tur Operatörleri Derneği Genel Sekreteri olarak görev yaptı. Tayland, Küba, Almanya , Umman Sultanlığı ve Fas’ta yatırım şirketleri, tur operatörleri ve Belediyeler için projeler geliştirdi ve gelişmeye de devam ediyor.

Halen Travelsellers.Club ve AllAnatolia ve Germanyfans GmbH Yönetim Kurulu üyeliğini yürütüyor. Turizm çalışmalarında her zaman sürdürülebilirliği, toplumlararası dostluğu ve özellikle destinasyonlarda turizm kalkınma planlarında kaliteyi ve sahiciliği ön planda tutan Hüseyin Baraner, çok değişik uluslararası kurumlarda çalışmalar yaptı. 2018 yılı Eylül ayında Merkezi Zürich’te bulunan Dünya Kardeş Şehirler Turizm Birliği'nin Genel Sekreterliği'ne seçildi.

Yorumlar