Türkiye, Hilton’un Avrupa’daki en hızlı büyüyen pazarı
Hilton'un Türkiye Kıdemli Geliştirme Direktörü Funda Eratıcı, turizmaktuel.com'a verdiği özel röportajda, hem Türkiye pazarı, hem de Hilton’un bölgesel ve küresel büyüme planları hakkında bilgiler verdi.
Hilton’un bugün Türkiye’deki büyüme stratejisini nasıl tanımlarsınız? Türkiye pazarı, Hilton’un bölgesel ve küresel büyüme planlarında nasıl bir rol oynuyor?
Türkiye, Hilton’un küresel ölçekte en önemli büyüme pazarlarından biri olmasının yanı sıra Avrupa’daki en hızlı büyüyen pazarı konumunda. Bu nedenle ülkemiz, uzun vadeli büyüme stratejimizin merkezinde yer almayı sürdürüyor. Türkiye’de 70 yılı aşkın köklü geçmişimizden aldığımız güçle rekor düzeyde bir büyüme ivmesi yakaladık. Bugün 91 faaliyette olan otelimiz ve geliştirme aşamasındaki 46 yeni projemiz bulunuyor.
Önümüzdeki beş yıl içinde Türkiye’deki varlığımızı yüzde 50’nin üzerinde büyütmeyi hedefliyoruz. Otel sahiplerinin yoğun ilgisi ile iş, tatil ve karma kullanım projelerinde sunduğumuz farklı fırsatlar da bu büyümeyi destekliyor. Türkiye’nin stratejik konumu, zengin destinasyon çeşitliliği ve gelişen altyapısı, hem yerli hem de uluslararası yatırımlar açısından ülkeyi son derece cazip bir pazar haline getiriyor.
Son dönemde Türkiye’de otel anlaşmaları ve açılışlarında önemli bir hareketlilik yaşanıyor. Hilton, mevcut pazarı ve büyüme fırsatlarını nasıl değerlendiriyor?
Türkiye’de güçlü büyüme ivmemizi hem yeni otel açılışlarımız hem de imzaladığımız yeni anlaşmalarla sürdürmeye devam ediyoruz. Sadece son bir yıl içinde 15 yeni otel anlaşmasına imza attık ve önemli şehir merkezleri, ulaşım merkezleri ile tatil destinasyonlarında büyümemizi sürdürdük. Türkiye, rekor ziyaretçi sayıları ve artan uluslararası talep sayesinde turizm açısından son derece güçlü bir potansiyele sahip.
Bu da Hilton için tam hizmet veren otellerden lifestyle markalara, seçili hizmet sunan otellerden uzun süreli konaklamaya uygun markalara kadar birçok farklı segmentte önemli fırsatlar yaratıyor. Geçtiğimiz yıl lifestyle markalarımız Tapestry Collection by Hilton ve Canopy by Hilton'u Türkiye'de misafirlerle buluşturduk. Bu yaz ise premium ekonomi segmentindeki Spark by Hilton markamızı Spark by Hilton Van City Centre ile Türkiye'ye getirirken, aynı zamanda 485 odalı yeni amiral gemisi otelimiz Hilton Istanbul Airport'u da hizmete açacağız.

Türkiye’de yeni otel yatırımlarına yönelik ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Bugün otel sahipleri ve yatırımcılar karar verirken en çok hangi unsurları dikkate alıyor?
Türkiye'de otel sahipleri ve yatırımcıların ilgisinin yoğun şekilde devam ettiğini görüyoruz. Elbette yatırımcılar dünyanın her yerinde olduğu gibi ekonomik gelişmeleri ve işletme maliyetlerini yakından takip ediyor. Bununla birlikte, Türkiye'nin uzun vadeli turizm potansiyeli, güçlü iç pazarı, gelişen ulaşım altyapısı ve artan uluslararası ziyaretçi sayısı yatırımcıların ilgisini canlı tutuyor.
Günümüzde otel sahipleri, ticari başarı, operasyonel uzmanlık ile güçlü dağıtım ve sadakat programlarının avantajlarını bir arada sunabilen, küresel ölçekte tanınan markalarla çalışmayı her zamankinden daha fazla tercih ediyor.
Hilton, farklı pazar segmentlerine hitap eden geniş bir marka portföyüne sahip. Bugün Türkiye’de en fazla ilgi gören markalarınız ve konaklama modelleriniz hangileri?
Özellikle lifestyle markalarımıza yönelik ilginin oldukça yoğun olduğunu görüyoruz. Canopy by Hilton ve Tapestry Collection by Hilton markalarının Türkiye'de faaliyete geçmesiyle birlikte, lifestyle oteller bugün geliştirme aşamasındaki portföyümüzün yaklaşık beşte birini oluşturuyor. Bu markalar, bulundukları destinasyonun kültürünü ve karakterini yansıtan özgün oteller geliştirmek isteyen otel sahiplerinden yoğun ilgi görüyor.
Bununla birlikte Hilton Garden Inn, DoubleTree by Hilton ve Hampton by Hilton gibi güçlü markalarımıza yönelik talep de özellikle hızlı büyüyen bölgesel şehirlerde devam ediyor. Pazarın çeşitlenmesiyle birlikte Spark by Hilton ve Home2 Suites by Hilton gibi yeni markalarımızın da Türkiye'de önemli fırsatlar sunacağına inanıyoruz.

Hilton’un Türkiye’deki gelecekteki büyüme planlarında öncelikli şehirler veya destinasyonlar hangileri? İstanbul dışındaki fırsatları nasıl değerlendiriyorsunuz?
İstanbul, büyüklüğü, küresel bağlantıları ve dünyanın en önemli geçiş noktalarından biri olması nedeniyle Hilton için her zaman stratejik önemini koruyacak. Bununla birlikte, en heyecan verici büyüme fırsatlarımızın önemli bir kısmını İstanbul dışındaki destinasyonlarda görüyoruz.
İzmir, Antalya, Kapadokya, Mersin ve Edirne gibi şehirlerin yanı sıra gelişmekte olan birçok bölgesel pazarda da güçlü bir potansiyel bulunuyor. Türkiye; kültür, tatil, wellness, sağlık turizmi ve iş seyahatleri gibi çok farklı alanlarda zengin bir turizm çeşitliliği sunuyor. Bu da bize çok farklı destinasyonlarda büyüme fırsatı sağlıyor.
Hilton Istanbul Bosphorus’ta kısa süre önce tamamlanan kapsamlı renovasyon, Hilton’un Türkiye’deki konumlanması açısından ne ifade ediyor?
Hilton Istanbul Bosphorus’un renovasyonu, Hilton açısından son derece önemli bir yatırım. Türkiye’nin ilk uluslararası oteli ve Amerika kıtası dışındaki en uzun süredir faaliyet gösteren Hilton oteli olarak, hem markamızın tarihinde hem de Türkiye’nin konaklama sektöründe çok özel bir yere sahip.
Bu yatırım, Hilton’un Türkiye’ye olan uzun vadeli bağlılığını bir kez daha ortaya koyarken, ülkenin en ikonik otellerinden birinin gelecek nesil misafirler için de değerini korumasını sağlıyor. Aynı zamanda köklü mirasımızı korurken misafir deneyimini sürekli geliştirebildiğimizi gösteriyor ve Hilton Hotels & Resorts markasının gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.

Hilton Istanbul Airport’un önümüzdeki ay kapılarını açması planlanıyor. Bu otel, Hilton’un Türkiye’deki büyüme yolculuğunda nasıl bir rol üstlenecek?
Hilton Istanbul Airport’un açılışı, Hilton’un Türkiye’deki büyüme yolculuğunda önemli kilometre taşlarından biri olacak. Geliştirme aşamasındaki en büyük projelerimizden biri olan 485 oda ve süite sahip otelimiz, dünyanın en önemli havacılık merkezlerinden birinin hemen yanında konumlanarak Türkiye’deki varlığımızı daha da güçlendirecek.
Türkiye’deki ilk havalimanı otelimiz olacak Hilton Istanbul Airport; özenle hazırlanan yeme-içme deneyimleri, tam donanımlı fitness ve wellness merkezi ile çok amaçlı toplantı alanlarını Hilton’un güvenilir hizmet anlayışı ve Hilton Honors programının ayrıcalıklarıyla bir araya getirecek.
Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu'yu birbirine bağlayan İstanbul Havalimanı, Türkiye'nin küresel bir bağlantı noktası olma konumunu daha da güçlendiriyor. Otelimiz; uluslararası misafirlerden havayolu ekiplerine, toplantı ve etkinlik katılımcılarından transit yolculara kadar geniş bir misafir kitlesine hizmet verirken, Hilton’un İstanbul’daki lider konumunu da pekiştirecek.
Türkiye turizminin genel görünümüne baktığınızda, önümüzdeki yıllarda konaklama sektörü açısından hangi fırsatları öngörüyorsunuz?
Türk turizminin uzun vadeli geleceğine büyük bir güven duyuyoruz. Türkiye, geçtiğimiz yıl 64 milyon ziyaretçi ağırlayarak tarihi bir rekora imza attı ve dünyanın en çok ziyaret edilen destinasyonları arasındaki konumunu daha da güçlendirdi. Önümüzdeki dönemde tatil, lüks, lifestyle, sağlık ve wellness turizminin yanı sıra toplantı ve etkinlik turizminde de önemli büyüme fırsatları görüyoruz.
Havalimanları, ulaşım altyapısı ve destinasyonların gelişimine yönelik yatırımlar bu büyümeyi desteklemeye devam edecek. Türkiye'nin zengin kültürel mirası, doğal güzellikleri ve stratejik konumu ise sürdürülebilir başarı için güçlü bir avantaj sunuyor. Küresel seyahat eğilimleri değişmeye devam ederken, Türkiye'nin bu dönüşümden en fazla fayda sağlayabilecek ülkelerden biri olduğuna inanıyoruz.
Önemli haberleri kaçırma!
E-posta bültenine abone ol: