Türk turizmi Emansipasyon’a kavuştu

Son çeyrek asırda Türk turizmi, sayısız krizlerden ve iniş çıkışlardan sonra olgun ve deneyimli bir dinamik ruh kazandı.

04/02/2019 01:31
Türk turizmi Emansipasyon’a kavuştu

Herşey sektörümüzün kendi dinamikleri içinde gelişiyor, olgunlaşıyor, güçleniyor. 23 sene önce Emitt hayata geçtiğinde destek olmak için sokaktan geçenlerden fuar kalabalık görünsün diye içeri girmelerini rica ederdik. Şimdi ise, o kadar çok doluluk var ki, bazı noktalarda yürümek bile zorlaşıyor.

Son çeyrek asırda Türk turizmi, sayısız krizlerden ve iniş çıkışlardan sonra olgun ve deneyimli bir dinamik ruh kazandı. Bu güçlü ve çalışkan ruhu, EMITT’i gezerken hissediyorsunuz.Standları tek tek durup şöyle bir izlediğinizde, sektörümüzün deneyim, iş bilgisi, becerisi ve dinamizminin saçtığı enerji, sektörün kendi bileğinin gücü ile yeniden yakalayıp arkasına aldığı uluslararası piyasalardaki rüzgar, fuar alanına hissedilir bir elektrik yaratıyor.

Son kriz bizi çok değiştirdi

Özgüven, moral, umut, iyi veriler ve olumlu sayılar birleşince, vizyoner projeler yeniden yeşeriyor. Bakanlık ve diğer tüm kurumların sadece turizm konuşmaları, turizm dilini kamuya yaymaları, turizmin içine siyaset sokmamaları, bilakis turizme siyaset gücü kazandırmaları, önemini siyasilere hissettirmeleri; bunların hepsi 2019 yılının başında artık ister istemez herkesi büyük düşünmeye, en azından  mevcut işini daha iyi yapmaya zorluyor.

Fuarı gezerken “Krizi fırsata dönüştürdük!” diye klasik bir yaklaşım sergilemek istemiyorum. Son 30 yıllık süreçte yaşanan krizler bu zamana kadar sektörümüzün sadece kabuğunu sertleştirmişti. Ama son üç yılda yaşanan çok sert, yıkıcı krizin sektör paydaşlarını nasıl ilk defa hissedilir bir şekilde olgunlaştırdığını, nasıl bilinçaltında birikmiş olumsuz opsiyonları, alışkanlıkları ve kısmen kendi koyduğumuz sınırları yıktığını gördüm.

Dünyanın bize gelmediği günlerde, biz dünyaya gittik

Bundan sonra, yatırımlarımızı, ürünümüzü, emeğimizi, markamızı daha geniş coğrafyada ve farklı kitlelere, farklı tüketicilere ulaştırmamız gerekiyor. Dünyanın bize gelmediği günlerde, biz dünyaya gittik. Onlara yegane silahımız olan kaliteli hizmet kılıcımızı çektik ve dünyayı Türkiye’ye geri getirdik. Herkes kendi alanında savaştı. Cephe turizmcileri koşturdu. Bazılarımız ise kaçtı, saklandı ikili oynadı.

Bazılarımız ise, sektörün düştüğü durumu fırsat bilerek saçma projeler ile siyasi bağlantılarını kullanarak devlet, kurum ve kuruluşlardan çılgın paralar topladı, bazılarımız cebinden harcayarak koşturdu, hatta benim gibiler yurtdışında ülkemizin itibarını dibe vurmasın diye TÜRSAB gibi kurumlar için cebinden ciddi paralar ödedi.

Felaket tellallığı yapanlar da vardı 

Kimileri bu iş bitmiştir, on yıl bu ülkeye artık kimse gelmez diye çok bilmişlik yaptı, koşturanları da sadece aşağılamak ile kalmadı, hatta niye koşuyorsunuz diye onlara kızdı.

Türk turizmine ruhsuz, isimsiz, duygusuz, dokusuz, tatsız, tuzsuz sadece sıkıntıya düşmüş otelleri toplayarak piyasalara yüksek sayıda yatak kapasitesi sunanlar ise, hareket alanı darlığı ve orantısız aşırı kredi yükünden dolayı sadece olan biteni seyrettiler, konjüktüre ve siyasi duruma göre tavır belirlediler.

Sınır Tanımaz Türk Turizm Gücü ilk sinyallerini verdi

Ancak sektörümüzde öyle değerli insanlar var ki, onlar en dara düştüğümüz günlerde bile verdikleri bütüncül hizmetin kalitelisini inadına daha da artırarak, yıkılmamızı bekleyen en art niyetli bakışları bile büyülemeyi başardılar.

İşte ülkemizde verdikleri sıcak ve kaliteli hizmet ile dünyayı büyüleyen otelcilerimiz ve ülkemizi dünyada parlatan binlerce vizyoner, çalışkan turizmcimiz  olgun/ itibarlı bir donanım sergilerken, “Sınır Tanımaz Türk Turizm Gücü”nün ilk sinyallerini Emitt’e verdiler.

Sektörümüzün ürün çeşitliliği, yüksek hizmet gücü, çok kültürlü, çok boyutlu multi kanal pazarlama vizyonu, dijital devrime yatkınlığı/kendi uluslararası güçte yazılım yetisi ile kısmen liderliği, hava ulaşım şirketlerinin kıtalararası deneyimi/yüksek güvenirliliği ve marka itibarı bizleri gelecek on yıl içersinde tahmin edemeyeceğiniz ufuklara taşıyacak.

Bu yazıyı saklayın ve 2030’ yeniden okuyun

Peki gelecek on yılda neler olacak?

1. Destinasyonlarımız ikinci baharını yaşayacak, sadeleşecek, güzelleşecek, bina yüksekliği değil ruh derinliği rant sağlayacak. Dikey yerine yatay bakış, net kâr ve sürdürülebilirliğe yeni ivme kazandıracak. Verimliliğimizi perçinleyecek.

Havaya değil yeniden toprağa bakacağız. Gelecek Toprak’ta diyeceğiz.

2. Anadolu tedavi, rehabilitasyon ve zindelik rotaları dünyayı büyüyeleyecek. Kür ve Kültür birleşecek. En yüksek sayıda yürüyüş ve bisiklet turları sunan ülkeler arasına gireceğiz.

Kaz Dağları'nda Zeus’u anlatırken, Güre’de zeytinyağı ile arınma kürü sunacağız, AllAnatolia kapsamında “Ayvalık Zeytin Akademisi”nde turistlerimize “Uzun yaşa, uzun koru” belgesi vereceğiz.

Didim'de dünyanın en önemli vegan dostları her yıl buluşacak. Köylülerimizin hazırladığı geleneksel Ege ot yemeklerinin ağız tadı ile gerçekleşecek vegan yürüyüşünde (Vegwalk) tüm olumsuz enerjilerden arınarak, yaşam sevincini tazeleyecekler.

Kuzey Antalya Afyon arası “Vitalroute 66" yürüyüş yolunda yüz binlerle turist her yıl güneşi arkasına alarak, Afyon’a termale yürütecek, koşacak, ulaşacak.

3. Uzun yaşam ve zindelik rotaları yeni mutluluk otobanlarına dönüşecek. Bazı noktalarda yıkarak, küçülerek büyüyeceğiz. Glamping imkanları ile tüm Anadolu’nun en güzel noktalarının misafir odaları, dünyanın en saygın kişilerini ve en üst segment müşterilerini Türkiye’ye çekecek. Oda fiyatının üstünde bir tabak peyniri, bir damla zeytin yağını, bir kadeh şarabı, tek lokumlu Türk kahvesini satacağız.

4. Eğlence/ Dinlence/ Eğitim/ Rehabilitasyon tatilde ve incentif gruplarda daha da birbirine kaynayacak: Edutainment’en sonra Hedutainment’e kurumsal talep artacak, yatırımlar artacak.

5. Yeni tarz dizayn ile Anadolu Tanrılar ve Krallar Rotası şaşırtıcı/ sahici noktasal sanat sunumları ile dünya sosyetesinin vazgeçilmesi olacak.

Truva - Göbeklitepe- Sümela -Gordion - Afrodisias, Ararat, Hasankeyf olimpiyatları ve muhteşem Termesos ile pazarlarda tepelere tırmanacağız.

Anadolu yeniden gerçek kültür ve sanat, seyahat acentalarının yeni tarz sunumlu, rehberli otantik, derin programları ile Amerika’dan Çin’e kadar gerçek sanat ve kültür müşterilerini, dünya standartlarındaki fiyatlar ile shoppingsiz, sponsorsuz ağırlayacak.

Türkiye’de gerçek Türk ürünlerini doğru sunan noktalara @Turkish Hospitality Point” markası ve belgesi verilecek.

Gelecek hafta “Bu yazıyı saklayın!” başlıklı yazımda,  projeleri toplu olarak açıklayacağım.

 

Yazar Bilgisi

Yorumlar