TURİZMDE MİNUMUM MALİYETLE MAKSİMUM KAZANÇ KAYNAĞI (1)
*TEBESSÜM*
Hayatta maliyeti olmayan ama getirisi oldukça fazla olan çok sayıda değer, tutum, davranış… vardır ve biz onlardan faydalanmasak da onlar hep var olacaklardır.
Sektörümüz turizm olunca, turizme dair bazı maliyetsiz davranışlardan bahsetmek istiyorum.
Tebessüm; söz konusu davranışlardan ilki ve belki de en önemlisi!
Tebessüm kelimesinin anlamı için mini bir araştırma yaptım.
Tebessüm kelimesi Türkçe sözlükte “gülümseme işi” olarak tanımlanıyor.
Biraz daha araştırınca gülümseme işine dair karşıma bakın neler çıktı:
* Hiçbir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile. Gülümsemene kimin, ne zaman aşık olacağını bilemezsin. (Gabriel García Márquez)
* İnsanlar için en güzel hediye, hiçbir masrafa ihtiyaç göstermeyen tatlı bir gülümseyiştir.
(Hz. Süleyman)
* Gülme iki insan arasındaki en kısa mesafedir.
(Victor Borges)
Örnekler uzayabilir ancak söz konusu örnekleri ne kadar uygulayabiliyoruz ve ne kadar özümseyebiliyoruz? Sektörümüz turizm olunca ilk akla gelen insan öğesidir ve turizm de insanlarla temas kurma şekli en az verilen hizmet kadar önemlidir ve hizmetin bütünleyenidir.
Borges’in örneği bunu çok iyi ifade ediyor…
Gülmek, gülümsemek en sevimsiz misafiri bile gülümsetebilir.
Gerek lise ve gerekse üniversite yıllarımdaki staj dönemlerimde hep gülümseyen, hep misafir odaklı çalışmaya ve hareket etmeye emek harcadım ve büyük ölçüde başardım diyebilirim.
Birkaç örnek vereyim ve örneklerim umarım yolun başındaki arkadaşlarıma iyi birer örnek olur…
*Özellikle lise dönemlerimde en çok bahşiş alanlardan birisiydim.
*Yıllarca mektup arkadaşlığı yaptığım insanlarla tanıştım. Yıllarca bu insanlardan tebrik kartları aldım. Doğum günümü hatırlayan insanların olması beni hep mutlu etti.
*En berbat anlarda bile içten bir gülümseyişin aslında nasıl bir kurtarıcı olduğunu öğrendim.
*Yöneticilerimden aldığım tebriklerle motivasyonumu hep yüksek tuttum. Dolayısıyla işe giderken stres yerine huzur duydum.
Yaşadıklarım ya da bu platformda bulunmayıp bu satırları okurken iç geçiren sevgili meslektaşlarımın yaşadıkları, gülümseme havuzunun içindeki damlalardır diye düşünüyorum.
Niye mi yazdım bunları?
*Açıkçası turizm sektöründeki arkadaşlarımızın gülümsemekten hoşlanmadıklarını düşünüyorum.
*Gülümsemenin en öncül hizmet olduğunu bilmediğimizi düşünüyorum.
*Değil misafirlere kendi mesai arkadaşlarımıza dahi gülümsemekten çekinen bir toplum olma yolunda ilerlediğimizi, hatta o yolun sonunda olduğumuzu düşünüyorum.
*Misafirler için bir fincan kahvenin değil bir tatlı gülümsemenin önemli olduğunu bilmediğimizi düşünüyorum.
*Turizmin aslında bir hayat tarzı olduğunu anlamadığımızı ve buna paralel olarak misafirleri turist olarak değil müşteri olarak algıladığımızı düşünüyorum.
*Turizmde sahnenin ışıklarının hiç sönmeyeceğini, en acılı günümüzde dahi gülmemiz gerektiğini çünkü acımızın misafirleri bağlamadığını ve bağlamasının da gerekmediğini bilmediğimizi düşünüyorum.
Düşündüklerimi daha da çoğaltmak mümkün çünkü düşündüklerim aslında yapmadıklarımız ve yapmadıklarımızı düşünürsek aslında yaptıklarımızın ne kadar az olduğunu göreceğiz. Gerçeği görmek umarım bizleri doğru yola iter.
Unutmayalım bir gülümseme eksiklerle dolu hizmetlerimizi, örten bir örtüdür.
Bir gülümsemeyle “repeat guest” kazanamayız ama ilk andan itibaren gülümsemeyle karşılanan bir misafire tatil sonuna kadar gülümsemeyle hizmet verirsek o misafiri kazanmış oluruz.
Sevgiyle kalın.
Önemli haberleri kaçırma!
E-posta bültenine abone ol: