Turizmci Anıl Çetinbaş ikinci kitabını çıkardı

Turizmci Anıl Çetinbaş, Yol Hikayelerim-Kopuk Uçurtma- isimli ikinci kitabını piyasaya çıkardı.

21/03/2022 21:32
Turizmci Anıl Çetinbaş ikinci kitabını çıkardı

Uzun yıllar birçok ulusal ve uluslararası acentede, tur operatörlerinde ve otellerde üst düzey yöneticilik yapan Anıl Çetinbaş, “Yol Hikâyelerim –Kopuk Uçurtma-“ isimli ikinci kitabını yayımladı.

Anıl Çetinbaş, kitabını şu sözlerle tanıttı:

"18 yılı aralıksız Antalya’da geçen 26 yıllık profesyonel iş hayatım boyunca, yaratıcı, yetenekli, dinamik ve girişimci yönetim stratejileri ile multi-milyon dolarlık sözleşmeleri ve yatırımları başarılı bir şekilde yönlendirip, büyümeyi destekleyerek, son derece rekabetçi pazarlarda başarılı çalışmalarımı sürdürdüm.

Bu yoğun iş temposu içerisinde yaşadıklarımdan esinlenerek, duygularımı döktüğüm toplam 101 şiirimin bulunduğu “Onlar İçin Kendime Yazdığım Şiirler” isimli şiir kitabım, 2021 yılında Platanus Publishing’den çıktı. 2022 yılının Şubat ayında da başımdan geçen olayları anlatan, 119 sayfalık “Yol Hikâyelerim –Kopuk Uçurtma-” isimli 3 kitaplık roman serisinden ilk romanım yayınlandı. Umarım okuyanların yüzlerinde küçük bir tebessüm bırakabilirim.”

Marmara Üniversitesi'nde çevre mühendisliği okuyan bir kız çocuğu babası olan Anıl Çetinbaş, halen Henna Hotel İstanbul’da Otel Müdürü olarak çalışmaya devam ediyor. 

Kitabın Önsözü:

“Onlar İçin Kendime Yazdığım Şiirler” kitabımdan sonra kaleme aldığım ikinci kitabım. Bu sefer roman olsun dedim, içimden biriktirdiğim yol hikâyeleri çıktı.

Çokça gezdim çokça dolaştım. Başımdan yazdıklarımdan daha ilginçleri de geçti, ya da hiçbir şey olmadan sakin sakin gidip geldiğim de.

Çay çok, yol uzun, anlatacak daha çok hikâyelerim var. Ben yola gönüllü çıktım, onlar beni yoldan çıkardı. 

Artık bahtıma ne çıkarsa!  

Düğünümüz Var

(Kitaptan bir bölüm) 

Şeytan üçlüsü, Hatice’yi diri diri gömerken arada bir gülme krizine girip kahkaha atıyorlardı. Birinin ağzındaki altın dişler ortaya çıkarken, diğerinin eksik dişleri sebebi ile gülerkenki hali çok komik oluyordu. İster istemez zaman zaman “kancık Hatice'nin" yaptıklarını ağzımız açık hayretler içerisinde dinliyorduk, zaman zaman biz de bu şeytan üçlüsüne katılıp gülmeye başlıyorduk.

Hele Hatice’nin komşunun beyi ile tarla yolunda basılması konuya misafir olan tüm diğer masalardakileri de kopartmaya yetmişti. Ara ara dedikoduyu sevmem, hiç dedikodu yapmam, pis günahını istemem, dedikodu şeytan icadı deseler de, kendi bokunun içinde mutlulukla debelenen domuz yavruları gibi bayağı pür neşe ile konuşuyorlardı. Dünyanın en seri ağır makineli tüfeği bile bu şeytan üçlüsünün çenelerinin hızına yetişemezdi.

İster istemez ara ara göz göze geldiğimiz teyzeler ile aramızda farklı bir vücut dile ile iletişim kurmaya başlamıştık. Bazı şeyleri konuşurlarken baş hareketi ile bize onaylatıyor veya omuz silkerken bize doğru geriniyorlardı. Dilsiz var hakemleri gibi hikâyenin seyri esnasında yağlı saçlı Hatice’nin tüm yaptıklarına şahitlik ediyor onay veriyorduk. Elleri güdük, bir gözü şaşı, topukları çatlak, bıyıklı Hatice hepimizin nefretini kazanmıştı. Eğer şenliklere katılırsa en yakın ağaçta asılması artık farz olmuştu.

 


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.