İzmir’in kurtuluş reçetesi Geriatri Turizmi olacak

İzmir Otel, Pansiyon ve Yurt İşletmecileri Odası Başkanı İbrahim Veral, Egeyön TV ekranlarında dünya turizminde çığır açacak “Geriatri (Yaşlı Sağlığı ve Bakımı) Turizmi” vizyonunu açıkladı.

15/07/2026 14:23
İzmir’in kurtuluş reçetesi Geriatri Turizmi olacak

İzmir’i dünya yaşlılarının cazibe merkezi yapacak projeyi detaylandıran Veral, “Narlıdere-Çeşme hattında kuracağımız geriatri merkezleriyle İzmir’e Milyar Eurolar akıtabiliriz. Ancak biz bu vizyonu konuşurken, yerel yönetimler otelleri mühürlemekle meşgul!” dedi.

İzmir’in turizm potansiyeli, yatak kapasitesi ve sektörün karşı karşıya kaldığı bürokratik engeller, Egeyön TV’de yayınlanan özel röportajda tüm çıplaklığıyla masaya yatırıldı. İzmir Otel, Pansiyon ve Yurt İşletmecileri Odası Başkanı İbrahim Veral, İzmir’in sanayi ya da montaj kenti değil, bir ticaret ve turizm kenti olduğunu vurgulayarak yerel yöneticilere sert eleştiriler yöneltti.

Dünyanın Yeni Trendi: “Geriatri ve Aktif Yaşlanma”

Dünya genelinde ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte “Geriatri” (yaşlı sağlığı ve bakımı) kavramının turizmin en dinamik alanı haline geldiğini belirten İbrahim Veral, İzmir için milyar dolarlık gelir getirecek vizyoner bir projeyi açıkladı:”Artık dünya eski dünya değil. İnsanlar 80-90 yaşına kadar son derece zinde ve bakımlı yaşıyor. Özellikle Avrupa ülkelerindeki emekliler, düşük maaşları nedeniyle kendi ülkelerindeki yüksek hayat pahalılığında geçinemez hale geldiler.

Biz bu insanlar için Narlıdere’den Çeşme’ye kadar uzanan hatta, düz zeminli, yokuşu olmayan, deniz ve güneş gören özel villa tipi geriatri merkezleri kurabiliriz.Avrupa’nın SGK sistemleriyle anlaşmalar yaparak bu zinde emeklileri ülkemizde ağırlayabiliriz. Zaten yanı başlarında Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi var, uçağa binmek isteseler Adnan Menderes Havalimanı yarım saatlik mesafede. Avrupa’daki yaşam maliyetlerinin yarısından bile daha azına burada krallar gibi yaşayabilirler. Türkiye, implant için Teksas’tan hastaların geldiği, sağlık turizminde devleşmiş bir ülke. Bu potansiyeli geriatriyle birleştirip İzmir’e devasa bir gelir kapısı açabiliriz.”

“İzmir’i Yönetenler Turizmi Destekleyeceğine Köstekliyor!”

İzmir’in 10 üniversitesi, nitelikli insan kaynağı ve 4,5 milyonu aşan nüfusuyla tam bir turizm cenneti olması gerektiğini ifade eden Veral, kent vizyonuna yönelik sitemlerini şu sözlerle dile getirdi:”İzmir bir sanayi montaj şehri değildir; burası bir ticaret ve turizm şehridir. Turizm, İzmir halkının en çok özenmesi ve sahiplenmesi gereken iştir. Ancak maalesef İzmir’i yönetenler, turizmi desteklemek bir yana dursun, kösteklemek için adeta elinden geleni yapıyor. İzmir Otelciler Odası olarak, kentimizin turizmden hak ettiği payı alabilmesi için bu  sonuna kadar mücadele edeceğiz.”

Sektörde “Bolu Yangını” Miladı ve İhmaller Zinciri

Geçmiş dönemde Bolu Abant’ta meydana gelen feci otel yangınının konaklama sektörü için çok acı bir milat olduğunu belirten Oda Başkanı İbrahim Veral, yangın yönetmelikleri ve denetimlerdeki karmaşaya değindi:”Bolu’daki yangında 78 canımızı, ihmaller üstü ihmaller zinciri yüzünden, hiç gereksiz yere kaybettik. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. O yangın hepimiz için uyarıcı oldu.

Türkiye genelindeki konaklama tesislerinin yüzde 95’i apartmandan, evden ya da iş hanından otele dönüştürülmüş eski binalardır. Doğuştan otel projesiyle yapılan dev markalar yüzde 5 bile etmez. Biz oda olarak, devletten ve belediyelerden önce refleks gösterdik; kendi iç denetim ekiplerimizi kurarak üyelerimizi yangın yönetmeliğine uygun hale getirmek için teker teker denetledik.”

Otelleri Kapatma Noktasına Getiren “Yangın Kapısı” Krizi

Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle getirilen “oda iç kapılarının yangına 60 dakika dayanıklı olması” şartının ve verilen sürenin suistimal edildiğini açıklayan Veral, bazı belediyelerin uygulamalarına sert tepki gösterdi:”Yangın yönetmeliğine ek olarak iç kapıların 60 dakika yangına dayanıklı olması şartı getirildi ve son olarak süre 31 Mayıs’a kadar uzatıldı. Antalya ve İstanbul gibi şehirler buna hızla adapte olurken İzmir maaleselt çok geri kaldı; birçok üyemizin haberi bile yoktu.

Biz esnafımız mağdur olmasın diye Çeşme, Aliağa ve merkez birliğimizde itfaiye müdürlerimiz ve daire başkanlarımızın katılımıyla 3 büyük bilgilendirme toplantısı yaptık. Ancak bazı belediyelerimiz bu süreci o kadar yanlış anladı ki; durumu sadece ‘Kapı değişti mi?’ diye denetlemek yerine fırsat bilip imar yönetmeliğinden girmeye çalıştılar. 50 yıllık, 30 yıllık ruhsatlı otellerin tüm fiziksel özelliklerini sorgulayıp, sırf bir kapısı eksik diye direkt mühürleme ve kapatma yoluna gittiler. Biz buna şiddetle karşı çıktık.”

“70 Milyar Dolar Bekleyen Sektör ‘Ben Geldim, Kapatıyorum’ Denilerek Baltalanamaz”

Konaklama sektörünün Türkiye ekonomisi için hayati bir kale olduğunu hatırlatan İzmir Otel, Pansiyon ve Yurt İşletmecileri Odası Başkanı İbrahim Veral, sözlerini esnafa verdikleri destek sözüyle noktaladı:”Bizim sektörümüz öyle hafife alınacak bir sektör değil. Türkiye’nin bütçe açığının 4’te 3’ünü tek başına kapatan turizmden, 2026 yılı sonunda tam 70 milyar dolar gelir bekliyoruz. Elbette insan hayatı ve can güvenliği her şeyden önce gelir.

Ancak çoluğuyla çocuğuyla gece gündüz bu küçük işletmeleri ayakta tutmaya çalışan esnafa ‘Bugün geldim, yarın dükkanını kapatıyorum’ diyemezsiniz. Koskoca ülkedeki milyonlarca kapının bir günde değişmesi fiziken imkansızdır.Oda olarak esnafımızın bu ağır maliyet altında ezilmemesi için uygun sertifikalı kapı üreten firmalarla özel anlaşmalar yaptık, uygun vadeli kredilendirme imkanları araştırıyoruz. İzmir esnafının hakkını korumaya ve her koşulda yanlarında olmaya devam edeceğiz.”

Paylaş:

Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.