Turizm tanıtımında kartpostallar yeniden….
Belçika’nın Charleroi şehrinde Avrupa’nın en ünlü fotoğraf müzesi gezdikten, karşıdaki kitapçıya yöneliyorum. Kitapçının girişinde, bir stantta karşıma dizi dizi kartpostallar çıkınca, lise yıllarımda gönderdiğimiz kartpostallar aklıma gelmişti.
Evde kitaplığın rafları arasında, geçmişte aldığım sararmaya yüz tutmuş. Kartpostallardan birkaç tanesini görmek, yazıları okumak geçmişe götürmüştü beni. İstanbul’da tanıştığım bir Alman turistin Uzak Doğuya otobüsle Erzurum’a, Van’a gidişini, trenle İran ve gezdiği yerlerden gönderdiği kartpostallarda seyahatini anlatan satırları okuyarak bilgi sahibi olmuştum.
Lisede okuduğum 1970’li yıllarda arkadaşım Hacı Koçoğlu ve okul arkadaşlarımızla birlikte yaşadığımız Kadirli’nin ve Adana, Mersin gibi gittiğimiz şehrin kartpostallarını yurtiçi ve yurtdışındaki mektup arkadaşlarımıza gönderirdik. Her yerde, PTT şubelerinde ve yakınlarında tezgahlarda ve kitapçılarda şehirlere ait kartpostallar satılırdı. PTT ‘de zarfsız ya da açık zarf içerisinde göndermek daha ucuza geliyordu.

Yıllar sonra,1988 yılından sonra çalıştığım Turizm Bakanlığı'nın ülkemizi tanıtmak için bastırdığı bölgesel broşürler yanında yurtiçi ve yurtdışı tanıtma bürolarında ücretsiz dağıtıldığına şahit oluyordum. Lise yıllarında bizler Kadirli ve gördüğümüz şehirlerin kartpostallarını yurtiçi ve yurt dışına göndererek farkında olmadan turizm tanıtma görevini yapmış olduğumuzu yıllar sonra anlayacaktım.
Kartpostallar yeniden yaşamımıza girmiş gibi
Günümüz dijital çağda, Cep telefonlarıyla çekilen fotoğrafları anında birbirimize gönderebildiğimiz yıllarda, kartpostallar yeniden yaşamımıza girmiş gibi. Fotoğraf stüdyolarının önünde, turistlerin yoğunlaştığı cadde ve sokaklardaki kitapçılarda kartpostal satılması yaygınlaşmaya başlamış.

Hatta Fotoğraf stüdyolarının, cep telefonuyla çekilmiş fotoğraflardan albüm hazırlıyorlar ve isteyene kartpostal olarak baskısını da yapıyorlar. Geçtiğimiz günlerde de Datça Belediyesi’nin limandaki Sosyal Tesislerinde vitrinin üzerinde Datça manzaralarını yansıtan kartpostallar satıldığını gördüm.
Yıllar sonra yeniden karşımıza çıkan kartpostallar, bir fotoğrafı ekranda görmekten sıkılmaya başladık mı sorusunu sorduruyor bana. Postadan gelen zarfı açıp elimizle tutup kartpostaldaki resme bakıp, arkasına özenle yazılmış satırları okuma heyecanının yeniden gelişinin işareti olsa gerek, diye düşünmeden edemedim.
Önemli haberleri kaçırma!
E-posta bültenine abone ol: