TRAFİK

01/01/2020 02:40

Yılın sonları yaklaştıkça geçen yılla hesaplaşmalar başlar. Bu konuyu seçmem için birkaç neden bir araya geldi. Öncelikle bu yıl turizm konusunda en çok ne konuşuldu derseniz beni aklımda “trafik kazaları” kaldı. Başarılı, birinci ligde oynayan bir ülkede olmaması gereken bir izlenim nedeni Türkiye için. Birinci neden bu; sonra bir Ankara Gazetesinde belki de çok kişinin dikkatini çekmeyen bir haberden(*) başlayarak “Trafik, Turizm ve Kentsel Yaşam” konusuna değinmek isterken Gazetemiz yazarlarından Adil Bey, Datça’da Bisikletli Günler yazısını yazarken bu hususu da gündeme taşımış oldu. Aşağıda özetini yazdığım haberin satır aralarında o kadar çok olay var ki yazanın notu gibi “ne diyelim..” le geçiştirmek mi lazım; yoksa sağlık turizminde de kendine hedefler koyan bir ülke için yeniden bir şeyler mi yapalım.

Beni destekleyen, trafik konusuna bir başka bakış açısı getiren bir haberi de “Trafik Bir Halk Sağlığı Sorunudur” başlığı ile MEGAPLUS Dergisinde okudum. MEGAPLUS yayın hayatına yeni başlayan bir turizm ve sağlık dergisi. İmtiyaz sahibi Gonca TAŞAR’ın ifadesi ile farklı içerikli, herkesin kendine yakın bir şeyler bulabileceği bir dergi. Yayın hayatına hoş geldin derken, 175 sayfalık ilk sayının gerçekten bu nitelikte olduğunu da ifade etmeliyim.

Bayramlara ve tatil günlerine de yansıyan olumsuzluklarından kurtulmanın yolunun ilk yaşlarda verilecek eğitimden geçtiği; saygının ön planda olduğu bir toplum yapısına sahip olmanın ilk şartlardan olduğu tespitini yinelemek isterim. Almanya’da trafik eğitim ile ilgili tüm kitapların “trafik insanların birbirlerine saygı ile davrandığı bir toplumsal ortamdır” anlamındaki cümleleri Türkiye’deki kitaplarda ve sürücü kurslarındaki eğitmenlerin ifadelerinde de sıkça görmek gerekiyor.

Birbirlerinin hareketlerini kolaylaştıran, fırsatçılık yapmayan ve en önemlisi yayalara saygı gösteren bir trafik anlayışı değerli dostum Adil Bey’in yazısında da belirttiği gibi okullardaki bisiklet derslerinde başlıyor. 7-8 yaşlarındaki çocuklar ters yollara girmemeyi, birbirlerine yol vermeyi, trafikte selamlamayı oralarda öğreniyorlar; ortama çıktıklarında da aynı davranışlarla karşılaşıyorlar. Yakın zamanlara kadar Almanya televizyonlarında nesillerin bilgilerinin tazelenmesine yarayan “7’ci His” adıyla bir program vardı; bu program haberlerden hemen önce yayınlanırdı, yani en pahalı reklam kuşağının sonunda. Bunun gibi pek çok önlemle desteklendiği için trafik bir halk sağlığı sorunu haline gelmiyordu gelişmiş ülkelerde; söz gelimi bir yılda belli sayıda öğrencisi kaybeden eğitimcinin ve kurumun belgesinin iptal edilmesi gibi.

Trafikte ne olmamız gerektiğini panolarda okuyoruz ama, ne yapmamız kısaca saygılı olmamız gerektiğini kimse söylemiyor. Mavi ışıklarla kendine ayrıcalık tanıyanlar, emniyet şeritlerini, işaretleri ihlal edenler, yaya geçitlerinde yol vermeyenler içinde hepimizin bir parça yer aldığı liste o kadar uzunki.

Anadolu tümüyle bir turizm hamlesi içinde bütün güzellikler sergileniyor; destekler artarak devam ediyor ama konuk odaklı, kente gelenleri huzur ortamında karşılayacak dingin ve esen kentler için ön şart saygılı bir trafik düzeni bunu için neler yapıldığını da görmek istiyoruz.

Turizmcilerin bu ülkede pek çok konuda öncü olduğunu biliyorum; trafikte de bize vereceği zararları büyümeden, yüzeysel olmayan önlemlerin yerine davranış kalıpları oluşturabilecek eğitimlerin başlamasında da öncülük etmelerini bekliyorum.

Esenliklerle dolu bir bayram diliyorum.

(*) Haberin özeti: Ankara Numune Hastanesi yoğun bakım servisinin önündeki ara yol. 06 T… plakalı taksi sürücüsü ardına kadar açtığı kasetinden Ankara Türkülerini dinliyor. Sadece kendi değil çevredekilere de dinletiyor. Bu yetmezmiş gibi önünde duran özel arabadan inen yaşlı kişilerin yavaş hareketine de sinirlenip uzun uzun korna çalıyor. Ne diyelim….

 

Paylaş:

Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.