Macaristan’a kaptırdığımız ‘Hamam’ı geri alalım

Bundan yıllar önce, Times Dergisi’nin arka kapağını kaplayan, tam sayfa bir reklam görmüştüm. Reklam Osmanlı İmparatorluğuna teşekkür mesajı içeriyordu: “Bizi 150 yıl işgal eden Osmanlı İmparatorluğu’na teşekkür ederiz. Onların sayesinde hamam kültürü ile tanıştık.”

17/12/2018 23:52
Adil Gürkan

All Anatolia

Yazarın Tüm Yazıları
Macaristan’a kaptırdığımız ‘Hamam’ı geri alalım

Bundan yıllar önce, Times Dergisi’nin arka kapağını kaplayan, tam sayfa bir reklam görmüştüm. Reklam Osmanlı İmparatorluğuna teşekkür mesajı içeriyordu: “Bizi 150 yıl işgal eden Osmanlı İmparatorluğu’na teşekkür ederiz. Onların sayesinde hamam kültürü ile tanıştık.”

Reklamı veren Macaristan Devleti idi. Önceleri bir anlam veremedim. Ama, daha sonra, hamamların bu ülkeye sağladığı inanılmaz turizm gelirlerini görünce hak verdim.

O gün de, bu gün de Macaristan Türk Hamamı üzerine kurduğu termal terapi ve wellness sektöründen muazzam turizm gelirleri elde ediyor.

Avrupa’da ve hatta Amerika’da, hamam denildiğinde – maalesef – akıllara Macaristan geliyor. Macaristan bu sağlık ve terapi endüstrisinden çok büyük gelirler elde ediyor.

Hamam Anadolu’ya aittir

Roma ve sonrasında Bizans tarafından geliştirilen hamamlar, sadece temizlenmek için kullanılmazdı.

Her iki uygarlığın geliştirdiği hamamlarda, eğlence, sanat ve kültür gösterileri, siyasal amaçlı toplantılar yapılırdı. Anadolu’daki Roma mirası hamamların etrafında, ayrıca spor alanları da vardı. Bu alanlarda spor yarışmaları ve gösterileri yapılırdı.

Görülüyor ki, Anadolu’da hamamlar ilk örneğinden itibaren temizliğin ötesinde, bir yaşam alanı olarak önemli bir misyonu yerine getirmiş.

Roma döneminden kalan bazı hamamlarda, yemek salonları ve tiyatrolar da bulunurdu. Hemen her hamamda, kütüphaneler de vardı ve buralar eğitim için kullanılırdı.

Hamam sağlık ve sosyal ilişkiler kültürünün önemli bir vasıtası olmuş

Roma, Bizans ve ardından Selçuklu’nun dokunuşları ile hamam; küresel bir temizlik, sağlık ve sosyal ilişkiler kültürünün önemli bir vasıtası olmuş.

Osmanlı ve sonrasındaki dönemde ise, farklı bir işlev daha yüklenmiş. Hamamlar gelir getiren ticari işletmeler olarak, vakıfların önemli finans kaynakları olmuş.

Oğullarını evlendirecek anneler, gelin adaylarının fiziğini görmek ve huyunu, karakterini anlamak için hamamlarda bir araya gelmeyi tercih etmişler. Dolayısı ile hamamlar, sağlıklı ve uyumlu ailelerin oluşmasına da yardımcı olmuş.

Özetle hamamlar, hem toplumsal, hem de aile düzeyinde çok önemli yararlar sağlayan birer sosyal platform olmuş.

Türk Hamamı’nı merkeze alan bir turizm hikayesi yazalım

Yeni kuşakların, tatili basit bir dinlenme fırsatının ötesine taşıdığını, daha önce birkaç kez vurgulamıştım.

Y ve Z kuşakları bu konuda çok farklı alışkanlıklara sahip.

Onlar, yılda bir kez çıkılan uzun, pasif bir dinlenme molası yerine, 12 ay boyunca tekrarladıkları birkaç günlük kaçamakları tercih ediyor.

Bu kaçamaklarda farklı deneyimler yaşıyor.

Bu deneyimleri de hem yakın çevrelerine anlatıyor, hem de sosyal medyadan paylaşıyorlar. Deneyim ve farklı şeyler yapmak onlar için çok önemli.

Türkiye turizmi hamamı merkezine alan bir hikaye ile pazarlara çıkabilirse, yeni bir sayfa açmış olur. Birkaç yıl sürecek akıllı reklam ve PR ile farklı bir alan yaratılır. Bu alanda ilk olacağı için de, taklitleri çıksa da pazarın lideri olur.

Ama…

Dediğim gibi.

Farklı bir hikaye olmalı.

Bilinen işlevi ve özellikleri ile hamam kavramı, Macaristan tarafından sahiplenilmiş durumda. Macarlar bu hizmeti termal ile bütünleştirip, kendilerini,  Avrupa’da liderliğe taşıyan bir konsept yarattılar. Pazarlamada bir kavramı birden fazla marka kullanamaz.

Taklit ancak aslını güçlendirir. İşlevi mevcut hali ile kalırsa, Türk Hamamı kavramı da, bizi farklı bir kategoride liderliğe taşıyacak bir etkiye sahip değil.

Gelin, Türkiye’de, genel anlamda tatil, özel anlamda mini kaçamaklar etrafında kurgulayabileceğimiz yeni bir Hamam konsepti oluşturalım.

Hamamlara kitlesellik kazandıralım. İmparatorluk başkenti Roma’da, günde yüz bin kişinin yıkanabildiğini biliyoruz. Bu veriye göre, Roma’da sosyal yaşam hamamlarda canlanıyordu.

Roma ve Bizans’tan kalma kimi Anadolu hamamlarında, birkaç bin kişinin aynı anda yıkandığı, sıcak ve soğuk su havuzlarında yüzdüğü, bahçelerde ve diğer yaşam alanlarında etkinliklere katıldığı bilinmektedir.

Merkezinde hamam olan seyahatler

Böylesine büyük ölçekli projeleri tek başına otellerin üstlenmesi zordur.

Bu nedenle kentler ve belediyeler devreye girmeli. Kent merkezlerinde ve ayrıca turizm bölgelerinde yapılacak büyük hamamlara destek vermeli.

Bu hamamlar, özel sektör tarafından ve kar amaçlı olarak kurulmalı.

Çok işlevli olmalı. Çevresine ise, Osmanlı dönemine benzer alışveriş sokakları, kıraathaneler, kütüphaneler, sanat merkezleri yapılmalı.

Yine hamamların etrafına mini ölçekli spor alanları yerleştirilmeli.

Yurtiçinden ve dışından Türkiye’ye kampa gelecek sporcular hem hamamdan yararlanabilir, hem de bu mini spor alanlarında spor yapabilir, yarışabilirler.

Özellikle Y ve Z kuşaklarına, keselenmenin muhteşem yararları anlatılmalı. Bu amaçla sağlık kuruluşları devreye girip bilgilendirme yapabilir.

Hamamlardaki uygulamaları zenginleştirmek gerekir

Geleneksel çizgiyi bozmadan kese, masaj, köpük gibi uygulamalara farklı yağ ve esanslar katılabilir.

Örneğin, gül diyarı Isparta bütün işlevleri gül yağı ve gül suyuna dayalı büyük hamamlar yapabilir. Antalya ise, bu konuda portakal ve limondan yararlanabilir.

Dev hamamların etrafına, kıraathaneler, sağlıklı beslenme mekanları, alışveriş sokakları, eski Anadolu esnaf ve sanatkarlarının mesleklerini gösterecekleri dükkanlar kondurulabilir.

Bütün mesele, yeni nesil tatilciye farklı deneyimler yaşatmaktır.

Güçlü bir tanıtım için romanlar ve filmler

Hamam etrafında oluşturulacak konseptin tanıtımı için birkaç alandan yararlanmak gerekir.

Kurgusu hamam içinde ve çevresinde yapılan romanlar aklıma geliyor. Hamam ve yakın çevresinde gerçekleşen senaryolar ve filmler. Sosyal medyada yayılacak kısa videolar.

Hamamlarda gerçekleştirilecek güzellik yarışmaları.

Hamamlarda kurulacak podyumlarda düzenlenecek moda defileleri.

Hamamlar ile küresel welness uygulamaları entegre edilmeli

Hamamların nasıl birer sağlık mucizesi olduğunu bir kez daha görelim

Derideki gözeneklerden atılan maddelerin bir faydası; kas ağrıları, vücutta dolaşan yel ağrılarına mani olmasıdır. Hamama gidenlerde bu ağrılar tedavi olunur.

Deride olan bir takım hastalıkların tedavisinde de hamam faydalıdır.

Hamamda yıkanmak ishalin kesilmesinde yardımcı olur. İshale faydalıdır. Hamamın çok önemli faydalarından biri de yorgunluğu giderip uyku getirmesidir.

Hamamda sıcak hava ve buharın etkisi ile vücudunuzda gözenekleri dolduran tüm kirler yumuşar. Yapılan kese ile tüm gözenekler açılır. Böylece hem cildiniz ölü deriden arınır hem de daha fazla oksijen alır.

Hamam, stresi alır ve zihni dinginleştirir.

Hamam lenf sistemine iyi gelir. Lenf sisteminin temizliğini sağlar.

Kas ağrılarını ve kas kramplarına hamam iyi gelir.

Kanser ve enfeksiyon problemi olan hastalara sıcak buhar ile tedavi yapılmaktadır.

Hamam ve wellness mucizesini dünyaya anlatalım

Böylesine güçlü bir şifa uygulamasını, Uzak Doğu başta olmak üzere, dünyada bilinen diğer terapi ve wellness uygulamaları ile bütünleştirebilirsek, gerçek anlamda bir sağlık turizmi ülkesi olabiliriz. Bu yeni konsept, Y ve Z kuşaklarının arayış içinde olduğu deneyim yaşama fırsatı ile bire bir örtüşür.

Daha önce de vurguladım;

Hamam deyip geçmemek gerekir.

Belediyeler, turizm profesyonelleri, Bakanlık, tıbbın da desteğini alarak Türk Hamamı mucizesini yaratabilirler.

Hamamların çevresine kurulacak yaşam alanları için de sanatçılar, mimarlar, peyzajcılar ile çok yaratıcı ekipler oluşturulabilir.

Bütün mesele farklı düşünmekte…

 

 

Yazar Bilgisi

Adil Gürkan

All Anatolia

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar