Kılıçdaroğlu: Turizm günah sektörü değildir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Siyaset kurumunun turizmin Türkiye için de, geleceğimiz için de çok önemli bir kurum olduğuna inanması lazım. Ekonomiye yaptığı katkıları görmesi lazım. Turizmi bir günah sektörü gibi görür ve o şekliyle yaklaşırsanız, turizmi büyütemezsiniz" dedi.

11/06/2018 02:36
Kılıçdaroğlu: Turizm günah sektörü değildir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Alanya ve Manavgat ilçelerindeki toplantılarının ardından kent merkezindeki Akra Hotel'de turizm sektörü, iş dünyası ve sivil toplum örgütlerinin yöneticileriyle bir araya geldi. Turizmde uzun bir süre geçmesine rağmen sorunların çözülemediği ve sektörün sorun yumağı içerisinde çabaladığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bu sektörün büyümesi için elimizde her türlü imkan var.

Uygarlıklar beşiği olan bir Türkiye'yi düşünün. O kadar zengin bir tarihi var ki, yeteri kadar dünyaya tanıtamıyoruz. Yurt dışında bizim tarihimizle ilgili hatta kitaplar yazıyorlar. Ve bilgiyle turizmi çoğu zaman yan yana getiremedik. Önce kendi ülkemizi tanıtma konusunda ciddi, kararlı ve tutarlı bir politika izlememiz gerekir. Ama bunu tek başına siyasilerin yapması mümkün değil, turizmcilerle işbirliğinde içinde yapacağız" dedi.

'BAKANLIK KALACAK MI KALMAYAYACAK MI BELLİ DEĞİL'

Siyaset kurumunun turizmin ne kadar önemli olduğuna inanması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Turizmin Türkiye için de geleceğimiz için de çok önemli bir kurum olduğuna inanması lazım. Ekonomiye yaptığı katkıları görmesi lazım. Turizmi bir günah sektörü gibi görür ve o şekliyle yaklaşırsanız turizmi büyütemezsiniz.

Karşılaştığımız acı tablolardan biri bu. Bir dönem bağımsız bir Turizm Bakanlığı vardı, hiç değilse turizmcinin dertlerini anlatabileceği bir yapıdaydı. Sonra bu Kültür Bakanlığı ile birleşti. Önümüzdeki günlerde bu bakanlık kalacak mı kalmayacak mı o da tartışmalı. Zengin uygarlıklara kaynaklık yapan bu coğrafyanın bütün dünyaya anlatılması gerekiyor" diye konuştu.

'TURİZMDE İMAJ SORUNU'

Turizmin tek başına Türkiye'nin pek çok sorununa, cari açık sorununa çözüm üretebileceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, turizmin kan kaybettiği süreçte bu açığın daha da büyüdüğünü söyledi. Siyaset kurumunun yapması gereken en önemli şeyin Türkiye'nin imajını düzeltmek olduğuna dikkati çeken Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Şu anda önümüzdeki en ciddi sorun Türkiye'nin imajı. Gelişmiş herhangi bir ülkeye gidin Türkiye'nin imajı güven vermiyor. Kavganın, dövüşün olduğu, demokrasinin olmadığı, bir dikta yönetiminin olduğu şeklindeki algı bütün çağdaş demokrasilerde kurumlaşmıştır. Bu algının kalkması lazım. Algıyı kaldıracak olan da sizler değilsiniz, sizin şimdilik böyle bir gücünüz de yok, sandıktaki gücünüzü saymıyorum.

Demokratik standartları yükselttiğinizde turist gelir

Ama asıl Türkiye'nin imajıyla ilgili sorunu çözecek olan siyaset kurumunun kendisidir. Demokratik standartları yükselttiğiniz, kişileri can ve mal güvenliğini sağladığınızda turist elbette gelir. Zaten o zaman bizim özel propaganda yapmamıza gerek yok, anlatacak olan o turist. Ama imaj çok kötüyse ne yaparsanız yapın zaten o turist gelmeyecektir.

Türkiye'nin imajını değiştirmek, hepimizin ortak görevidir. İmajı değiştirme konusunda bana göre 24 Haziran'da önünüzde bir fırsat var. Eğer bir cumhurbaşkanı adayı "Ben 48 saat içinde OHAL'i kaldıracağım" diyorsa bu demokrasi adına atılmış çok önemli bir adımdır."

İçkiye intikam alır gibi zam yapıyorlar

İçki fiyatlarında yapılan artışları da eleştiren Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle tamamladı: "Elbette ki, turist buraya geldiğinde beslenecektir, içkisini alacaktır, ama siz içki fiyatlarına olağanüstü zam yaparsanız, adeta intikam alır gibi yaparsanız, otellerde kokteyl nasıl yapılacak diye, bunu otelde çalışacak görevliye öğretemezseniz, eğitimini vermezseniz, yasaklarsanız, hangi turizmden söz ediyorsunuz siz.

Turist geliyor doğru, içki içecek. Sen içmeyebilirsin, otel sahibi de içmeyebilir, çalışan da içmeyebilir ama turist geliyor, içki içecek. Sanki saraya giden birisi içki içmiyor mu, içiyor. Devlet başkanları bir araya gelirler, otururlar kadeh kaldırırlar. Sen içmezsin ama öbür kişi içiyor, kendi kültüründe var. Eğer turist gelecekse, onun geleneklerine, göreneklerine, örfüne, adetine, beslenmesine saygı duyacaksın.

Ben de 'Benim istediğim yemeği ye' diye mi dayatayım?

Aksi halde ben dayatacağım, gel benim istediğim yemeği ye, istediğim içkiyi içeceksin diye. Niye gelsin kardeşim. Kolundan zorla tutup getirebilir miyiz turisti? O açıdan siyaset kurumunun bu konuda anlayışlı olması lazım. Turizm sektörünün ne kadar önemli olduğunu anlaması lazım." (DHA)

  

 

Yorumlar