İş sağlığı ve güvenliğinde dijital dönüşüm reformu

Her iş kazasının ardından benzer soruları soruyoruz; nerede hata yapıldı? Kim sorumluydu? Neden önlenemedi? Oysa asıl sormamız gereken soru belki de şudur: Mevcut sistem gerçekten insan hayatını korumaya mı odaklanıyor, yoksa büyük ölçüde belge üretmeye mi?

İzzettin Yurtsever İzzettin Yurtsever 26/07/2026 21:53
İş sağlığı ve güvenliğinde dijital dönüşüm reformu

Türkiye'nin iş sağlığı ve güvenliği alanında çağdaş ve etkin yepyeni bir vizyona ihtiyacı vardır.   Her iş kazasının ardından benzer soruları soruyoruz; Nerede hata yapıldı? Kim sorumluydu? Neden önlenemedi?

Oysa asıl sormamız gereken soru belki de şudur; Mevcut sistem gerçekten insan hayatını korumaya mı odaklanıyor, yoksa büyük ölçüde belge üretmeye mi? İş güvenliği; sadece mevzuat, yönetmelik ve denetimlerden ibaret değildir. Güvenlik; yönetim anlayışı, kurumsal kültür, eğitim, teknoloji, bağımsız denetim ve insan hayatına verilen değerle doğrudan ilişkilidir.

Yazının en önemli hedefi, yalnızca sorunları ortaya koymak değil; insan hayatını merkeze alan, bağımsız, dijital ve önleyici bir iş sağlığı ve güvenliği sistemi için tartışmaya açık, uygulanabilir reform önerileri sunmaktır.

Bu yazı; iş güvenliği uzmanlarına, otel yöneticilerine, yatırımcılara, kamu yöneticilerine, akademisyenlere, belediyelere, itfaiye teşkilatına, üniversitelere ve karar vericilere hitap etmek, sektör temsilcilerinin, akademisyenlerin, iş güvenliği uzmanlarının, kamu kurumlarının ve ilgili tüm paydaşların görüş ve katkıları ile ortak aklı büyütmek için kaleme alınmıştır.

Çünkü inanıyorum ki; daha güvenli iş yerleri, daha güvenli oteller ve daha güvenli bir Türkiye ancak hep birlikte üreteceğimiz ortak çözümlerle mümkün olacaktır.

Mesele yalnızca mevzuat değildir. Mesele, insan hayatıdır. İnsan hayatı evraklardan daha değerlidir.

TESPİT VE ÖNERİLERİM;

1- Denetlenen İşyerinin İSG Denetçisini Seçmesi ve Ücret Ödemesi Yanlış Modeldir.

Kamu yönetiminde genel kabul gören ilkelerden biri şudur; Denetimin güvenilirliği, denetçinin bağımsızlığı ile doğru orantılıdır. Bu model birçok durumda sorunsuz işlese de, sistem tasarımı açısından çıkar çatışması riski oluşturabilecek yönleri tartışılmalıdır.

Aynı durum; çevre danışmanlığı, sürdürülebilir turizm denetimleri,  bazı periyodik uygunluk değerlendirme süreçleri, teknik kontrol hizmetleri için de tartışmalı bir şekilde uygulanmaktadır.

Sorunu çözmek için Bağımsız Denetim Havuzu Modeli oluşturulabilir. Bu önerilen sistemde; Dijital Atama Sistemi ile İşletme hizmet bedelini ödemeye devam eder. Ancak uzman veya denetçi; merkezi dijital sistem tarafından, yetkinlik, sektörel deneyim,coğrafi planlama,rotasyon esas alınarak atanabilir. Böylece hem hizmet devam eder hem de bağımsızlık güçlenebilir. Bu modelin hukuki, mali ve idari boyutlarının ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir.

Sistem; rastgele atama, uzmanlık alanı, iş yükü dengesi, rotasyon, performans kriterleri  gibi unsurları dikkate alabilir.

"Aynı Denetçi, Aynı İşletme, On Yıl..."belirli aralıklarla rotasyon uygulanması, denetimin güvenilirliğini güçlendiren bir yöntem olarak değerlendirilmektedir.

"Denetim, yalnızca doğru kişileri seçmekle değil; doğru sistemi kurmakla güçlenir."

2- İSG Danışmanının eğitimine ve ihtisas alanına uygun olmayan işyerinde görevlendirilmesi de yanlış uygulamadır.

Bir kimyagerin, fizikçinin veya biyoloğun Çelik veya Maden İşletmesinde İSG Danışmanı olarak görev alması kabul edilemez bir durumdur.

Uzmanlık sistemi, sektör bazlı uzmanlaşmayı destekleyecek şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.

Uzmanların sürekli mesleki gelişimi uygulamalı eğitimlerle desteklenmelidir.

3- İSG-KATİP 2.0 Önerisi

İSG-Katip 2.0 yalnızca online bir kayıt sistemi değil; ulusal ölçekte çalışan bir risk yönetim platformu olarak tasarlanmalıdır. İSG Uzmanı otelde aylık denetlemelerde gördüğü hayati önemde ve ciddi eksiklikleri sözleşmeli işyerine yaptırmakta etkili olamamakta ve daha ziyade tavsiye niteliğinde rapor tutmaktadır. Bu nedenle sonradan çok ciddi sorunlarla karşılaşılmakta, bu durumda hem işveren, hem otel yönetimi hem de İSG Uzmanı zor durumda kalmaktadır. "21. yüzyılda riskler dijital hızla oluşurken, denetim hâlâ kâğıt üzerinde yürüyemez."

Bu platform;

             iş güvenliği uzmanlarını,

             işverenleri,

             işyeri hekimlerini,

             Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,

             gerektiğinde diğer yetkili kamu kurumlarını aynı dijital ekosistemde buluşturabilir.

Mevcut dijital altyapı geliştirilerek yeni nesil bir sisteme dönüştürülebilir. Önerilen bu çözüm odaklı ve etkin modelde üç ayrı elektronik bildirim alanı bulunabilir;

1) Ortak Görülebilen Alan

Bu bölüm; İşveren, İş Güvenliği Uzmanı ve Bakanlık tarafından görülebilir.

Günlük eksiklikler ve düzeltici faaliyetler burada yer alır.

2) Gizli Bakanlık Bildirimi

Uzmanın, ciddi risk gördüğü ancak işverenle çözülemeyen hususları yalnızca Bakanlığa elektronik imzayla iletebildiği bölüm. Bu alanın amacı, uzmanın bağımsız bildirim yapabilmesine imkân tanımaktır.

3) Müfettiş Alanı

Sadece iş müfettişlerinin erişebileceği bu bölümde; gizli bildirimler, ikaz uyarı sistemli hayati tehlike arz eden acil durumlar, önceki denetim bulguları, düzeltme süreçleri, tekrar eden ihlaller bir arada değerlendirilebilir.

Bu sistemde gizli bildirimler, uzmanı koruyacak hukuki güvencelerle desteklenmelidir.

4- Yeni oluşturulması düşünülen ‘’Yangın Güvenliği Uzmanı’’ Modeli yerine İtfaiye sorumlu olmalıdır.

Son dönemde yangın güvenliği konusunda yeni uzmanlık alanlarının oluşturulması gündeme gelmektedir. Adeta günah keçisine dönüşecek bu model yerine yangına fiilen müdahale edecek itfaiyenin alt yapısı geliştirilerek yangın güvenliği denetimini yapması daha rasyoneldir. 

5- İtfaiyenin Daha Etkin Rol Alması için ‘’Dijital Yangın Pasaportu’’ oluşturulmalıdır.

Yangın çıktığında ilk müdahaleyi yapan kurum itfaiyedir.

Dolayısıyla belirli risk grubundaki tesislerde, itfaiye tarafından periyodik ön keşif ve teknik değerlendirme yapılmasının sağlayabileceği katkılar değerlendirilebilir.

Bu önerinin hayata geçirilebilmesi için ise belediyelerin personel, eğitim ve teknik kapasite açısından güçlendirilmesi gerekir.

Dijital yangın pasaportu; bir binanın yangına ilişkin bütün kritik bilgilerinin dijital ortamda güncel ve doğrulanabilir şekilde saklandığı yetkili kurumların ihtiyaç anında güvenli erişim sağlayabildiği elektronik güvenlik dosyasıdır. Bu dosyada otelle ilgili genel bilgiler, (binanın girişinde ve güvenlik noktasında özel bir qr kod)mimari planlar, kat planları, yangın merdivenleri, hidrant noktaları, yangın dolapları, sprinkler sistemi, gaz kesme vanaları, elektrik ana panoları, toplanma alanları, engelli tahliye planları, riskli alanlar, itfaiye ön keşif sistemi, dijital müdahale senaryoları, dijital güncelleme zorunluluğu, yani itfaiye dijital hafızası sisteme kaydeder.

Bu bilgiler, yetkili kurumların erişebileceği güvenli bir dijital platformda tutulabilir.

Yangın anında müdahale ekipleri, binaya ulaşmadan önce bu bilgilere erişebilirse zaman kaybı azaltılabilir. Hatta yakın bir gelecekte dijitalleşmenin ilerlemesi ile Otel içi Yangın Navigasyon sistemleri geliştirilecek, Tam otomasyona sahip akıllı bina uygulamaları yangına ön müdahaleyi yapay zeka destekli yapabilecek duruma gelecektir.

Dijital Yangın Pasaportu Entegrasyonu

İSG-KATİP 2.0 ile her otelin Dijital Yangın Pasaportu entegre çalışabilir. Böylece yetkili ekipler gerektiğinde bu bilgilere hızlıca ulaşabilir.

Dijital denetim takvimi periyodik işlemler süre dolmadan işverene, İSG uzmanına otomatik hatırlatma yapar.

"Dijitalleşmenin amacı daha fazla veri toplamak değil; doğru veriyi doğru zamanda kullanarak insan hayatını daha etkin korumaktır."

6- Ortak Tatbikat Kültürü geliştirilmelidir.

Tatbikatlar yalnızca yasal zorunluluk olarak görülmemelidir. Belirli büyüklükteki otellerde;

             otel personeli,

             itfaiye,

             sağlık ekipleri,

             AFAD,

             emniyet birimleri ile ortak tatbikatlar yapılması teşvik edilmelidir.

Gerçekçi senaryolar, kriz anındaki koordinasyonu güçlendirebilir.

Yangın tatbikatları yalnızca işletme içinde değil, ilgili kamu kurumlarının katılımıyla yapılmalıdır.

Acil durum planları yılda en az bir kez gerçekçi senaryolarla test edilmelidir.

Yüksek riskli turizm tesislerinde itfaiye ile düzenli ön keşif ve koordinasyon çalışmaları teşvik edilmelidir.

İlkokuldan üniversiteye kadar güvenlik kültürünü destekleyen eğitim içerikleri geliştirilmelidir.

Sanayi ve Ticaret Odaları ile Esnaf ve Sanatkâr Odaları üyelerine belirli aralıklarla uygulamalı iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri düzenlemelidir.

Meslek liselerinde uygulamalı güvenlik laboratuvarları kurulmalıdır.

Üniversiteler ile sektör arasında ortak araştırma projeleri desteklenmelidir.

7- Genel Müdürün Yangın Liderliği

Bir otelin yangın güvenliği yalnızca teknik müdürün sorumluluğu değildir.

Genel Müdür;

             tatbikatları takip etmeli,

             eksiklikleri düzenli olarak gözden geçirmeli,

             yatırım kararlarında güvenliği önceliklendirmeli,

             güvenlik kültürünün kurumsal liderliğini üstlenmelidir.

"Genel Müdür Güvenlik Puanı" oluşturulmalıdır. Güvenlik yalnızca İSG uzmanının işi değildir. Genel Müdürün liderliği de ölçülmelidir.

"Güvenli otel, en çok evraka sahip otel değil; çalışanının ve misafirinin kendini en güvende hissettiği oteldir."

Konaklama sektörü için ulusal iş kazası veri tabanı oluşturulmalıdır.

Her otel yılda en az bir kez İş Sağlığı ve Güvenliği Performans Raporu yayımlamalıdır.

Her otelde Güvenlik Koordinasyon Kurulu kurulmalıdır.

Her otelin yıllık Güvenlik Karnesi hazırlanmalıdır.

Tekrar eden ihlaller için önleyici iyileştirme programları uygulanmalıdır.

İşletmeler, ramak kala olaylarını gönüllü olarak bildirmeye teşvik edilmelidir.

Evrak odaklı ve sürdürülebilir turizme kağıt israfı yönünden aykırı denetim anlayışından performans ve sonuç odaklı denetime geçilmelidir.

Yeni teknolojilerin güvenli kullanımı için standartlar oluşturulmalıdır.

İklim değişikliğinin çalışma hayatına etkileri risk değerlendirmelerine dâhil edilmelidir.

Psikososyal riskler ve çalışanların ruh sağlığı da İSG yaklaşımının bir parçası olarak ele alınmalıdır.

Otellerde yılda en az bir kez yönetim kadrosunun da katıldığı kriz yönetimi masa başı tatbikatı yapılmalıdır.

Genel Müdürlerin performans değerlendirmesine güvenlik göstergeleri de eklenmelidir.

Güvenlik yatırımlarını teşvik eden finansman modelleri geliştirilmelidir.

Güvenlik önerisi sunan çalışanlar ödüllendirilmelidir.

Güvenlik performansı yüksek otellere teşvik verilmelidir.

Turizm sektöründe "Güvenli Otel Liderliği" eğitim programı oluşturulmalıdır.

8- Bağımsız Kalite Denetimi

Denetçiler de denetlenmelidir. Bu nedenle; uzmanın hazırladığı raporlar, belirli oranlarda, bağımsız kalite denetimine tabi tutulabilir. Amaç ceza vermek değil; kaliteyi artırmak, standartları yükseltmek, sürekli gelişimi sağlamaktır.

9- Yapay Zekâ Destekli Denetim

Gelecekte dijital sistemler;

             tekrar eden eksiklikleri,

             geciken düzeltmeleri,

             yüksek riskli işletmeleri,

             istatistiksel sapmaları otomatik olarak analiz edebilir.

Yapay zekâ, insan denetiminin yerine geçmek için değil; karar vericilere destek sağlamak için kullanılmalıdır.

Yapay Zekâ Risk Analizi

Yeni nesil sistem; şunları otomatik analiz edebilir:

             Aynı eksiklik kaç kez tekrar etti?

             Hangi sektörlerde benzer kazalar artıyor?

             Hangi işletmeler sürekli gecikiyor?

             Hangi riskler ölümcül kazalarla ilişkilendiriliyor?

Böylece müfettişlerin önceliği, en yüksek riskli iş yerlerine yönlendirilebilir.

Dijital Fotoğraf ve Video Doğrulaması

Düzeltildiği bildirilen kritik eksiklikler; tarih damgalı fotoğraflarla, gerektiğinde kısa videolarla belgelenebilir.

Bu yöntem hem denetimi güçlendirir hem de gereksiz tekrar ziyaretlerini azaltabilir.

Yapay zekâ destekli erken uyarı sistemi ve algortimaları geliştirilmelidir.

Yapay zeka destekli acil durum rehberi oluşturulmalıdır.

Kritik eksiklikler fotoğraf ve video doğrulamasıyla izlenmelidir.

Akıllı tahliye sistemi ve Akıllı misafir bilgilendirme uygulanmalıdır.

10- "Ulusal Denetim Reform Kurulu"

İş sağlığı ve güvenliği, yangın güvenliği, çevre, sürdürülebilir turizm, teknik periyodik kontroller ve akreditasyon alanlarında ortaya çıkan ortak sorunları izleyen, veri analizleri yapan ve mevzuat önerileri hazırlayan sürekli bir danışma kurulu önerilebilir.

Risk odaklı denetim anlayışı yaygınlaştırılmalıdır.

6331 sayılı Kanun, uygulamadan elde edilen tecrübeler doğrultusunda belirli aralıklarla gözden geçirilmelidir.

Mevzuat hazırlanırken üniversiteler, meslek kuruluşları, işveren ve çalışan temsilcilerinin katılımı artırılmalıdır.

Turizm Bakanlığı tarafından "Güvenli Otel Endeksi" oluşturulmalıdır.

Denetim raporları kalite güvencesi kapsamında belirli oranlarda ikinci incelemeye tabi tutulmalıdır.

Denetimlerde dijital kontrol listeleri kullanılmalıdır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, belediyeler ve ilgili kurumlar arasında veri paylaşımı güçlendirilmelidir.

Ulusal düzeyde ortak acil durum tatbikatları planlanmalıdır.

Yüksek riskli turizm bölgeleri için ortak kriz yönetim planları hazırlanmalıdır.

İş kazaları ve büyük yangınlardan çıkarılan dersler düzenli raporlarla kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

11- Otellerde güvenlik kültürü oluşturulmalıdır.

Sürekli tekrar edilen ve günlük davranışlara yansıyan bir süreç olarak Güvenlik Kültürü herkesin şu düşünceyi benimsemesiyle başlar; "Benim aldığım küçük bir tedbir, bir çalışma arkadaşımın ya da bir misafirin hayatını kurtarabilir."

Bunun için;

             Üst yönetim örnek olmalıdır.

             Orta kademe yöneticiler güvenliği sahiplenmelidir.

             Çalışanlar fikirlerini rahatça paylaşabilmelidir.

             Hatalar cezalandırılmadan önce nedenleri araştırılmalıdır.

             Ramak kala olayları öğrenme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.

             İş sağlığı ve güvenliği bir yasal zorunluluktan öte, bir insanlık görevidir.

"Her iş kazasının arkasında yarım kalan bir hayat, dağılan bir aile ve sönmüş bir umut vardır."

İş kazalarının önemli bir bölümü, insanların riskleri küçümsemesinden kaynaklanır.

Sık duyulan bazı cümleler şunlardır:

             "Bir dakikadan bir şey olmaz."

             "Bugüne kadar bir şey olmadı."

             "Hemen bitireceğim."

             "Bunu yıllardır böyle yapıyoruz."

Oysa birçok büyük kaza, tam da bu düşüncelerle başlamıştır.

Güvenlik Bir Maliyet Değildir. Bazı işletmeler güvenlik yatırımlarını gider kalemi olarak görebilir.

Oysa güvenlik;

             iş sürekliliğini sağlar,

             çalışan bağlılığını artırır,

             müşteri güvenini güçlendirir,

             hukuki riskleri azaltır,

             kurumsal itibarı korur.

Bu nedenle güvenlik, işletmenin geleceğine yapılan bir yatırımdır.

Turizmde Güven, Markanın Temelidir.

"Güvenli Otel" algısı, gelecekte en önemli rekabet avantajlarından biri olacaktır.

"İnsan hayatını korumak, yalnızca devletin, işverenin ya da iş güvenliği uzmanının görevi değildir. Bu; yöneticinin, çalışanın, denetçinin, akademisyenin, misafirin ve toplumun ortak sorumluluğudur. Güvenlik, paylaşıldıkça güçlenen bir değerdir."

Güvenlik kültürü ilkokuldan başlayarak eğitim sistemine kademeli biçimde entegre edilmelidir.

Her işletme yıllık Güvenlik Kültürü Anketi yapmalıdır.

Turizm Fakültelerinde "Otel Güvenliği ve Risk Yönetimi" dersi yaygınlaştırılmalıdır.

"Ulusal Güvenlik Karnesi"

Her işletmenin sadece mali performansı değil, güvenlik performansı da yıllık olarak değerlendirilebilir.

Bu karne örneğin şu başlıklardan oluşabilir:

             İş kazası performansı

             Eğitim saatleri

             Tatbikat başarısı

             Düzeltici faaliyetlerin tamamlama oranı

             Yangın güvenliği puanı

             Çevresel güvenlik puanı

             Çalışan memnuniyeti

Bu sistem, cezalandırıcı değil; sürekli iyileştirmeyi teşvik eden gönüllü bir model olarak önerilebilir.

"21. yüzyılda riskler dijital hızla oluşurken, denetim hâlâ kâğıt üzerinde yürüyemez."

İş sağlığı ve güvenliği performansı, yalnızca evrak üzerinden değil, sonuç göstergeleri üzerinden değerlendirilmelidir.

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Strateji Belgesi beş yılda bir güncellenmelidir.

Ulusal Risk Yönetim Platformu kurulmalıdır.

İSG alanında ulusal farkındalık kampanyaları düzenlenmelidir.

Her yıl "Türkiye İş Sağlığı ve Güvenliği Raporu" yayımlanmalıdır.

"En güvenli işletmeler, en fazla kameraya sahip olanlar değil; çalışanlarının yanlış gördüğünde çekinmeden konuşabildiği işletmelerdir."

Otelin iSG verimliliğine göre düzenlenen ‘’Dijital Güven Endeksi’’ oluşturulmalıdır.

İş kazaları ve ramak kala olayları için ulusal veri merkezi oluşturulmalıdır.

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü kurulması değerlendirilmelidir.

Paylaş:

Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.