İNGİLİZ CENTİLMENLİĞİ VE BİZ

Dünya ülkeleri içinde İngiliz erkekleri kadar karşıt cinse değer veren, önemseyen, ince ruhlu ve zarif, ikinci bir ülke erkeği yoktur.

K.Ünsal Barış 31/12/2019 23:40
K. Ünsal BARIŞ /  [email protected]
 
Bazılarınız böbürlenerek; “Türk erkekleri!” var diyebilir fakat, böyle bir yaklaşım onlar için züğürt tesellisi olur. Bazılarınızın aklına da Fransız erkekleri gelebilir fakat, bu yaklaşım da yanıltıcı olur.
Çünkü, ülkemiz erkeklerinin, hanımları tarlalarda ve erkek gücü isteyen alanlarda çalıştırdıklarını, kimilerine evlerde baskı ve şiddet uygularken, kimilerini de sokaklarda dahi tekme-tokat dövdüklerini, kimilerini çağ dışı görünümler içine hapsederlerken, kimilerini de çağdaş görünümleri nedeniyle taciz ettiklerini,  kimilerine tecavüz ederlerken,  kimilerini de tecavüz sonunda katlettiklerini bilmeyenimiz var mıdır? 
09 - 17 yaş arası, henüz eğitimlerini bitirmemiş pırıl pırıl kızlarımızın, aile onaylı nişanlanmanın, evliliğin önünü açıp, henüz çocukluğunu yaşamaya fırsat bulamadan,  annelik yolunu açan bizim erkeklerimiz değil midir?
Çocuk yaşlarda annelerin dünyaya getirdikleri yavruların, yetersiz yetiştirilme ve yanlış eğitim sorunları, halkımızın geri kalmışlığının ana sorunlarından birisini oluşturmamakta mıdır? 
Fransız erkeklerinin hanımlara gösterdiği ilgi ve centilmenlik de, genelde aşık ve sevgili oldukları vakit doruk noktasına çıkıyor. Böyle bir durumda Fransız erkeklerinin sevgililiğine, şairliğine, romantizmine, edebiyat kültürüne, duygusallığına, sofra ve içki sohbetine, dans ve müzik zevklerine diyecek yoktur.
Taa ki, partneri, Fransız erkeğine biraz ters gitmeye başlayıncaya, veya araya bir kıskançlık girinceye kadar… İşte, o duruma düşen Fransız erkeği, farklı bir erkek olur ve; sert, katı, acımasız, partnerini tokatlayabilen tipik bir Akdeniz erkeğine dönüşür.
İstisnai örnekler hariç olmak üzere, İngiliz erkekleri sanki doğuştan, genetik olarak hanımlara karşı centilmen doğuyor gibiler. Öyle sanırım ki, İngiliz erkekleri rüyalarında dahi, hanımlara karşı zarafet ve incelik yarışına giriyor, karşıt cinslerinin etraflarında pervane gibi dönüyorlardır.
 
Kanaatimce, bu sonucun ana kaynağı, İngilizlerin örf ve adetlerine aşırı düşkünlüğü ile İmparatorluktan gelen protokol ve görgü alışkanlıklardır.
Sakın sanmayınız ki, bir İngiliz hayranıyım. Böyle bir izleniminiz olursa, yanılırsınız. İngiliz politikacılarının yakın tarihimizde, Osmanlı İmparatorluğunun çöküşü lehine ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu aleyhine ne kadar sistematik ve sinsice çalıştıklarını, ülkemize büyük zararlar verdiklerini bilmeyenimiz ve onlara kızmayanımız yoktur.  
 
Bu yazımda amacım, ırkçılık veya milliyetçilik duyguları ile hareket etmek değil, İngiliz erkeklerinin uluslar arasında yaygın olarak bilinen, örnek alınacak bir yönleri üzerinde durup, onlardan Türkiye erkeklerinin, bilhassa da turizm ile uğraşan erkeklerimizin biraz ders alabilmelerini sağlamaya aracı olabilmektir.
 
İngilizler millet olarak, dünyada protokol ve görgü kurallarını en iyi bilen ve uygulayan millettir. Tabii, istisnaları yok mudur? Her durum için, her zaman istisnalar vardır.
 
İngiliz centilmenlerinin karşı cinslerine karşı ne kadar ince düşünceli ve zarif davrandıklarına dair birkaç örneği aşağıda sıralamak istiyorum.   
Bir koltuk veya sandalyeye oturma veya kalkma girişiminde bulunan yanlarındaki hanımlara yardımcı olurlar. 
Yanlarında bulunan hanımın; manto, pardösü veya ceket giymesine ve çıkarmasına yardımcı olurlar.
 
Çevrelerindeki hanımların sigaralarını zarif bir hamle ile kibrit kullanarak yakarlar.
 
Herhangi bir davette, partneri tuvalet gereksinimi duyarsa, partnerine tuvalet kapısına kadar refakat eder, kapı önünde bekler, sonra birlikte yerlerine dönerler.
Dansa kaldırdıkları partnerini dans bitiminde pist üzerinde bırakıp gitmeyip,   partnerinin oturduğu yere kadar refakat edip, teşekkür ederek yanından ayrılırlar. 
Yolda bir hanım ile yürürlerken, partnerini trafikten tarafa değil, binalardan tarafa alırlar. Trafikte karşıdan karşıya geçerken, partnerini araçlardan tarafa değil, aksi tarafa alırlar.
Bir taşıta binerlerken, önce erkek biner ve partnerine elini uzatarak, içeri kolay girmesine yardımcı olur.
Bir taşıttan inerlerken, önce erkek taşıttan iner, partnerine elini uzatarak, dışarıya  kolay ve güvenli çıkmasına yardımcı olur.
Tiyatro, sinema gibi loş ortamlarda, salondan erken dışarı çıkmaları gerekirse, erkek önden giderken bir eli ile partnerinin elini tutarak, güvenli yol almasını sağlarlar.
 
Merdivenlerden inerken, erkek partnerinin bir basamak önünden iner. Bu esnada eli ile partnerinin elini tutup, partnerinin topuklu ayakkabısı ile daha rahat ve güvenli inmesine yardımcı olur. Merdivenlerden çıkarken ise, tam tersine hanım önden çıkar, erkek arkadan gelir ki, gerektiğinde yardımcı olabilmek için.
Birlikte geçirilen bir akşam buluşması veya bir gösteri sonunda, partnerini bırakıp, “by by…” demezler. Partnerlerinin evlerinin kapısına kadar refakat edip, partnerinin evinin kapısından içeri girdiğini gördükten sonra ayrılırlar.
Herhangi bir kapıdan içeri girerken veya çıkarken hanımlara öncelik verilir.
 
Bir yemek masasında, bazı istisnalar (Protokol gibi) hariç olmak üzere, içecek ve yemek servisi önceliği hanımlara aittir.
 
Yağmurlu bir günde yol almaları gerekirse, partnerinin şemsiyesini erkek tutar.
Hanımın elinde taşıdığı bir yükü var ise, erkek taşıma izni ister.
Hanım yere bir şey düşürürse, partnerinin eğilmesine fırsat vermeyip, yere eğilip, düşeni alırlar.
Hanımlar, Yüce Allah’ımız tarafından dahi ayrıcalıklı ve özenli olarak yaratılırken, biz erkeklerin de hanımlarla olan medeni ilişkilerimizde, onlara özen ve ayrıcalık göstermemizden daha doğal ne olabilir?
İnceleyiniz veya birazcık düşününüz, hanımların Erkeklerden daha güzel, daha estetik, daha zarif, daha narin, daha kırılgan, daha ince ruhlu, daha sevecen, daha şefkatli yaratıldıklarını sizler de göreceksiniz.
Ayrıca, erkeklere kıyasla; daha duyarlı, daha vefalı, daha sadık, daha öz verili, daha çalışkan, daha sıcak, daha temiz, daha bakımlı, daha affedici insandırlar.  
Ayrıcalıklarla donatılıp, özenle yaratılmış olan hanımların bazıları annemiz, bazıları eşimiz, bazıları sevgilimiz, bazıları kızımız, bazıları ise iş arkadaşımızdırlar. Onlar olmadan biz erkeklerin hayatı ne kadar anlamsız olurdu, öyle değil mi?
Hanımların erkekleri şaşırtan bazı yönleri ve güçleri de vardır. En zor sıkıntılarla başa çıkabilirler, inandıkları değer uğruna mücadeleden yılmazlar, yeni çözüm önerilerine çok açıktırlar.
 
Mutluluğu, sevgiyi ve zekayı ellerinde tutarlar. Ağlanacak durumlarda gülümsemeye çalışır, mutlu oldukları durumlarda ise ağlarlar. Hanımlar, kendilerinin ağlayacak yerlerde gülümsemeye çalışmalarına Polyana’cılık olarak açıklarlar.
 
Yukarıda çizmeye çalıştığım hanım tarifine uygun olmayan hanımlar yok mu? Tabii ki, var!
Biraz karakter yapısı, biraz hayat şartları, biraz eğitim, biraz görgü, biraz şansızlıklar nedeniyle erkeklere yaka silktirecek hanımlar da var, bu tip erkekler de olduğu gibi.
Burada bizi ilgilendiren örnekler, istisnai örnekler değil, yaygın ve genel realitelerdir.
 
Bizi doğuran, emziren, büyüten, yemeğimizi pişiren, bulaşığımızı, çamaşırımızı yıkayan, ütümüzü yapan, evimizi temizleyen, alış-verişimizi yapan, hastalandığımızda başımızdan ayrılmayan, sevdiği erkek uğruna hayatını tehlikeye atmaktan çekinmeyen hanımlar, ülkemizde de sıkça rastlandığı gibi, bazı ülkelerde ikinci sınıf insan işlemi, bazı ülkelerde ise köle işlemi görürlerken, en başta İngilizlerde olduğu gibi, eğitim, görgü, kültür ve refah seviyesi bizden üstün olan bazı ülke erkekleri tarafından da el üstünde tutulurlar.
 
Centilmenlik, yalnızca İngiliz erkeklerine ait değil, tüm dünya erkeklerine ait olmalıdır.
Yalnız, centilmeni çapkından, centilmenliği ise Kazanova’lıktan ayırt etmek gerekir. 
Genelde birçok hanım ve erkeğin bu kavramları birbirine karıştırdığı görülür.
 
Centilmenlik konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli husus, centilmenliğin ayarını, dozunu, nüansını çok iyi ayırt edebilecek olgunluğa sahip olabilmektir.
 
Özellikle işyerlerinde birlikte çalıştığınız hanım iş arkadaşlarınıza karşı centilmenlik yapayım derken, art niyet taşımayan, kasıtlı olmayan, amacını aşan bir davranışınızın taciz ile algılanması veya yakıştırılması veya karıştırılması olasılığı her zaman için yüksektir.   
 
Yukarıda bazılarını sıraladığım uluslar arası centilmenlik kuralları, gelişmiş ülkelerde çok doğal karşılanıp, takdir görürken, Türkiye gibi eğitim ve görgü seviyesinin çok düşük, muhafazakar insan sayısının çok yüksek olduğu ülkelerde, kuralların bazılarının taciz olarak algılanabileceği hususu hatırdan hiç çıkarılmamalıdır.   
 
Günümüz Türkiye’sinde, turizm ile meşgul olan insanlar arasında dahi, centilmenlik kurallarını yeterince bilen erkeğe rastlamak zor olduğu kadar, kendisine gösterilecek centilmenlik kurallarını değerlendirebilecek hanıma rastlamak da, maalesef çok zordur. Bu durumun eğitim ile, aile görgüsü ile, sosyal çevre ile direkt ilgisi vardır.
 
Centilmenlik değerlendirmesini doğru olarak yapabilmek için, insanların önce uluslar arası görgü kurallarının eğitimini almış olmaları gerekir. Görgü eğitimini kimden,   nereden ve nasıl alacağınızı kendiniz bulmalısınız. Bu konuya merakınız varsa,  mutlaka bir çözüm de bulabilirsiniz. Zararın neresinden dönseniz  yararınıza olur.
 
Görgü kurallarının yeterince bilinmesi ve uygulanması, özellikle turizmciler için olmazsa olmazlardan birisidir. Aynı zamanda insanlara çok büyük öz güven sağlar.
 
Bazı otellerde dil eğitimi, mesleki eğitim, yangın eğitimi, pazarlama eğitimi verilirken, görgü eğitimi verilmesi nedense hiç düşünülmez. Oysa ki, turizmcilere lisandan, diplomadan, fiziki görünümden, mesleki yeterlilikten, deneyimden önce görgü eğitimi şarttır.
 
Turizm personelinin hangi ortamlardan kopup geldikleri, hangi lüks ortamlarda görev yaptıkları ve kimlere hizmet verdikleri hususu, hiçbir zaman atlanmamalı ve unutulmamalıdır.
 
Turizmde görgü eğitimi işletmelere değer kazandırır, görgüsüzlük ise çok şey kaybettirir.
 
Son söz olarak; Unutmayınız ki, gerçek centilmen, yalnızca güzel ve genç hanımlara karşı değil, cinsiyet ve yaş ayırımı yapmaksızın tüm insanlara karşı centilmen olabilen erkeklerdir.   
 
 

 

 


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.