Hırvatistan'da İlk Günüm

01/01/2020 02:40

Önce Prag’a uçacak, sonra da Zagrep’e devam edecektim. Daha önceki “Doğu Avrupa” uçuşlarımda deneyimlediğim gibi iki uçak da küçük ve pervaneli tipdeydiler. Doğrusu şaşırmıştım bu duruma, çünkü Hırvatistan’ın son yıllarda oldukça büyük önem kazanan bir turizm ülkesi olduğunu düşünüyordum ve oraya daha büyük uçakların—özellikle de Almanya’dan uçulduğunu düşünecek olursak—hizmette olmasını beklemiştim. Beklendiği gibi sesten çok rahatsız oldum ama Zagrep’e ulaştığımda kulaklarım hala benimle beraberdiler.

 
Havaalanında beni Vedrana karşıladı. Yolculuğumun bittiğini sanıyor ve biraz dinlenmeyi umuyordum. Hatta biraz şansım olur da şehri bir parça keşfetme imkanı bulurum belki diye umutlanıyordum. Ancak şaşkınlıkla, programın yapımcısı ve sunucusu Knjaz ile 5 saatlik bir araba yolculuğuna çıkacağımı öğrendim. Ama hala deniz kenarına gideriz belki diye düşünüyordum ki, gideceğimiz yerin denizle alakası olmadığını, içerlek bir bölge olduğunu söyledi Vedrana, sanki düşüncelerimi okumuş ve boş yere umutlanmamı engellemek istermiş gibi. Almanya’da bulunduğum yaklaşık dört sene içinde gerçek bir denize girmemiş olduğumdan—ki Kuzey Denizi’ni, çok soğuk olduğundan ve havuz suyu gibi tatlı olduğundan gerçek bir deniz olarak nitelemem tamamen subjektif nedenlerle pek mümkün değildi—bu haberi üzüntü ile karşıladım. Halbuki ben bu programı, klasik bir tatil eğlencesi, hatta bir nevi tatil köyü yarışması olarak düşlemiştim. Ancak bu durumda dahi macera sevgim imdadıma yetişti ve bu yolculuk sonunda beni neleri bekleyebileceğini hayal etmeye giriştim de üzüntüm çabuk geçti.
 

Knjaz beni bir otoparkta bekliyordu. Arabası çocuk koltuğundan tut bir aile arabasında bulunabilecek diğer malzemelerle tıka basa doluydu. Neyse ki bana yanında, ön koltukta biraz yer açtı da oturabildim. Yolculuğu ikimiz yapacaktık. Yoldan kameramanı alacaktık. Aceleyle gitmemiz gerekiyordu, çünkü gece kalacağımız yerle ilgili bir sorun vardı—önceden kalağımızı düşündükleri otele bayan basketbol takımı emrivaki ile yerleşmişti ve bu nedenle başka bir yer aramak gerekiyordu. Buna ek olarak, zamanında Imotski denen bölgeye ulaşıp dinlenmemiz ve ertesi günkü maratona zihnen ve bedenen hazır olmamız gerekiyordu. Bu sözler merakımı bir kat daha arttırmıştı. Gece çok geç yatmış ve sabahki uçuş nedeniyle erken kalkmış olduğumdan gözlerim kapanıyordu. Knjaz seyahatimiz başlar başlamaz cep telefonuna ardı ardına gelen aramaları cevaplamaya başladı. Hırvatça, hakkında hiçbir fikrimin olmadığı bir dildi ve görünüşe bakılırsa çok da hızlı konuşuluyordu. Sonuç olarak hiçbir şey anlamam mümkün değildi. Araba teybinde çalan müzik de can sıkıntımı geçirmeyince başladım ufak ufak şekerleme yapmaya. O sırada aklıma yıllar önce kuzenimle yaşadığımız bir macera geldi, tebessüm ettim. Kumburgaz askeri dinlenme tesislerinden gece çok geç bir vakitte Anadolu yakasındaki evlerimize dönmeye çalışıyorduk, ama o saatte vasıta bulmak ne mümkün!? Ancak sonunda, otoyolun kenarında yaptığımuz el kol hareketleri ile bir taksiyi durdurmayı başarmış ve bu garip görünüşlü, iri yarı, gözlerinden belki günlerdir uyumadığından veya sarhoş olduğundan uyku akan, arabayı formula bir yarışlarına hazırlanır gibi aşırı süratle kullanan şoför ile ön yolcu koltuğunda, görünüşe bakılırsa bozuk olan emniyet kemerini polis çevirmelerinden kurtulurum umuduyla kafasına dolamış, şoförün tam aksi sıskacık ve küçüçük bir adamın yer aldıkları taksinin arka koltuğuna oturmuştuk. Ben her zamanki rahatlığımla kafayı arkaya yaslamış bir şekilde şekerlemeye geçmiştim. Ama bizim kuzen, durumun gerçekten çok farkında, endişe ile şoförün hareketlerini takibe almış ve stresle eve ulaşabilmek için duaya başlamıştı. Arabadan indikten sonra benim rahatlığımı herkese anlata anlata bitirememiş ve “Ah kuzen, senin kadar rahat adam görmedim hayatımda!” diyerek sitem, şaşkınlık, inanamamazlık ve belki de biraz hayranlık ile yorumunu yapmıştı. Hırvatistan’da başlamış olduğum bu karayolculuğu sırasında da senelerdir değişmemiş olduğumu görmem beni keyiflendirmişti: nitekim yine bilinmeyene doğru bir başka yolculuğa çıkmış durumdaydim.

Devam edecek...

 

Paylaş:

Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.