Fas Filminden Kazablanka Sahnesi
Acaba bu yazıyı okuyan kaç kişi daha önce Humphrey Bogart ve Ingrid Bergman’ın oynadığı dünya klasikleri arasına giren “Casablanca” filmini izledi. İzlemeyenleriniz olsa da sorun değil; Türk Hava Yolları size yolculuğunuzda bu filmi izleme şansını tanıyor. “Mohammed V” havaalanına indikten sonra ister taksiyle isterse de trenle şehir merkezine inmek mümkün. Beni karşılayan arkadaşımın arabasıyla şehir merkezine inmek yarım saat sürdü. Taksicilerle binmeden pazarlık etmeyi unutmayın.
Latin harfleriyle Casablanca yazsa da Arap harfleriyle “Adar Albayedaa” yazıyor trafik işaretlerinde. Kazablanka beyaz ev manasına geliyor. Şehrin sokaklarında gezerken bunun ne manaya geldiğini daha iyi anlıyorsunuz. Kazablanka İstanbul’u andıran bir şehir. Bunun üç nedeni var; birincisi aynen başkent olmamasına rağmen sermayenin başkenti olması, ikincisi İstanbul’un nemli havasının özelliklerini göstermesi ve son olarak da ülkenin en kalabalık şehri olması.
Şehrin merkezinde istediğiniz fiyat ve kalitede oteller bulmanız mümkün. Yemek yemek için bol bol pastane, restoran ve kafe hizmetinizde. Ücretleri de çok pahalı değil. Size tavsiyem benim yaptığım gibi bol bol mango, avokado, portakal gibi taze sıkma meyve sularını denemeniz. Daha önceki yazımda da dediğim gibi naneli çayı da ihmal etmeyin. Eğer karnınız doyduysa ve iki saatlik zaman farkı sizi yormadıysa ilk olarak Old Medina (Eski Çarşı) dedikleri yeri gezmeye gidin. Bizim kapalı çarşı misali çok renkli bir yer burası. Farklı baharatların bizim fiyatlarımız üzerinden neredeyse üçte birine olduğu, yirmi ya da otuz liraya bir nargile satın alabileceğiniz güzel bir çarşı. Nargile yerine Şişa, Baharat içinse yine Baharat derseniz dil sorunu aşılacaktır. Aman sakın pazarlık etmeden satın almayın. Bir de anahtar kelime olarak Türk olduğunuzu kullanın.
Ben bu eski çarşıdan çıkarak “Mohammed V” meydanına gittim. Etrafı renkli binalar ve insanlarla çevrili muhteşem bir mekan. Aynı yere bir de gece gitmenizi öneririm. Sanki herkes orada toplanmış ve bir bayram havası var. Bu insan renkliliğine bir de binaların muhteşem ışıklandırmasını ekleyince tam bir şölen oluyor hayat. Meydanın az ötesinde yüksek beyaz bir bina dikkatinizi çekecektir; “Sacre Cor Katedrali”. Gerçekten büyük ve bembeyaz bir katedral. İçten restorasyonu süren bu devasa katedralin camlarında tüm Katolik ülkelerin bayrakları vitraylarla çizilmiş. Tam çıkacaktım ki kapıdaki görevli üst kata çıkıp bir de oradan bakmak isteyip istemediğimi sordu. Ben de o anda ücretsiz mi diye sorunca hemen yirmi dirhem (dört lira) deyiverdi. Bunu sormadan üst kata çıkan herkes dönüşte büyük bir şaşkınlıkla para ödemek zorunda kalıyor. Ücretsiz olup olmadığını tüm Fas şehirlerinde sormayı unutmayın, yoksa istenmeyen durumlarla karşılaşabilirsiniz.
Katedralden çıkarak yürüye yürüye 2. Hasan camisine gitmek istedim. İtiraf etmeliyim ki yol yarım saatten fazla sürdü ve sıcaktan bayılacak noktaya geldim. Yürümeye karar vermemin nedeni ise kime sorsam beş dakikalık mesafe demeleriydi. 2. Hasan Camii okyanus kıyısında ve dünyanın en büyük camileri arasında. Minaresi 200 metreden daha uzun. Ben gittiğimde öğle ezanı vaktine on dakika vardı. Tüm Fas camilerinde olduğu gibi kapalıydı devasa cami. Ezanla beraber açılacaktı. Boynumdaki kamerayla görünce camiye girmeme karşı çıktılar. Ben de Türkiye’den geldiğimi ve Müslüman olduğumu söyleyince buyur geç o zaman dediler. Ben önce kendime gelebileceğim ve abdest alabileceğim yeri sordum. Bana bir yer gösterdiler. Girerken üzerindeki kıyafetten görevli olduğunu düşündüğüm birisi bana istersem kullanımda olmayan asıl büyük abdesthaneyi gösterebileceğini söyledi. Onunla beraber gittim ve muhteşem mermerlerle süslenmiş devasa bir abdesthaneyi gezdim. Gezdim diyorum çünkü çıkarken para istediler. Hayatımda ilk kez bir abdesthaneyi gezmek için para ödemiş oldum. Daha sonra camiye çıktım ve bu devasa camiyi gezmeye başladım. Maliki mezhebine göre kılınan öğle namazının ardından tekrar camiyi kilitlediler. Cami bahçesinde biraz daha vakit geçirerek okyanusu izledim. Hayatımda ilk kez böylesi bir cami ziyareti yapmanın verdiği şaşkınlıkla beraber merkeze doğru yürümeye başladım.
Sıcakta yürümek gerçekten zor ama yollarda göreceğiniz çok şey var. Bebeğini yolda rahatça emziren kadın, kaşını aldıran bir başka kadın, sokakta satılan etlerin kokusu, sürmeli gözler ve daha neler neler sizi yolda bekliyor. Sakın unutmayın, Fas içerisinde her zaman şaşırmaya hazır olun. Ben artık çok yoruldum derseniz bir taksiye binerek mutlaka “Habbous” semtine gidin. Prensin sarayına yakın eski bir mahalle burası. Yüzlerce dükkan ve binlerce farklı yüz görebileceğiniz, kaktüs meyvesi yiyerek yerel halkla kaynaşabileceğiniz bir masal diyarı.
Ben gece mekanlarına meraklıyım derseniz gitmeniz gereken yer “Aindiab” adı verilen bölge. Gece kulüpleri ve kafeler türünde bir çok farklı eğlence mekanı size istediklerinizi sunmaya hazır. Ben arkadaşım Fatima ile beraber naneli çay eşliğinde güzel bir sohbet etmeyi yeğledim. Fas ve sorunları hakkında uzun uzun sohbet ettik. Kendisi aslında bir Berberi olan arkadaşım ülkede Arap ve Berberi toplumlarının uyumundan bahsetti. Benim için zor olsa da ona Batı Sahra sorunundan bahsettim. Batı Sahra Fas haritasında Fas’a bağlı bir toprak ama dünya tarafından böyle tanınmıyor. Fas Krallığı Batı Sahra bölgesini silah zoruyla değil, yürekleriyle kazanmak adına ellerinden geleni yapıyor. Cezayir ise aynı toprağın kendisine ait olduğunu iddia ediyor. Cezayir’in okyanusa doğrudan çıkışı olabilecek yegane yerlerden birisi olan bu toprağın geleceğini referandum belirleyecek. Ama bu referandumun önündeki en büyük sorun halen göçer olarak yaşayan kabilelerin resmi olarak kayıtlı olmamaları. Umarım bu sorun en yakın gelecekte ve en güzel şekilde çözülecektir.
Bu güzel şehirden Fas’ın başkenti Rabat’a gitmek için seçebileceğiniz farklı tren istasyonları var. Tren sadece iki saat sürüyor ve bilet fiyatları ucuz. Ama unutmayın uçağa binmek için bu güzel şehre tekrar gelmeniz gerekiyor. Kazablanka sizlere her zaman bir filmi yaşatıyor, Kazablanka her zaman sizleri kucaklıyor. Daha önce dediğim gibi bu şehri ziyaret için ajandanızda bir yer açmanız gerekiyor.
Önemli haberleri kaçırma!
E-posta bültenine abone ol: