Erkan Yağcı: Gün birlik zamanı, sektörü hep beraber kaldıracağız

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Erkan Yağcı, “Gün birlik zamanı. Hepimizin bir arada olup birlik içinde bu sektörü hep beraber kaldıracağız" dedi.

10/01/2021 23:06
Erkan Yağcı: Gün birlik zamanı, sektörü hep beraber kaldıracağız

Gazeteci Mevlüt Yeni’nin MY Tv'de moderatörlüğünü yaptığı Yeni Bakış programına katılan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Erkan Yağcı, turizm sektörü açısından 2020 yılında pandemiden çıkarılan dersleri anlattı.

2021 turizm sezonu beklentilerini dile getiren Başkan Yağcı, sektör çalışanlarına birlik çağrısı yaparak, “Gün birlik zamanı. Hepimizin bir arada olup birlik içinde bu sektörü hep beraber kaldıracağız. Acentacısı, operatörü, konaklama sektörü, yan hizmetleri veren tüm tedarikçinin hep beraber el ele verip bu dönemi atlatmamız lazım” dedi.

Gün birlik günü

Gündeme dair önemli konu ve konukların yer aldığı, MYGazete.com Genel Yayın Yönetmeni, Akdeniz Gazeteciler Federasyonu ve Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni’nin moderatörlüğünü yaptığı Yeni Bakış programının dün akşam ki canlı yayın konuğu, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı, Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Yağcı oldu.

AKTOB Başkanı Erkan Yağcı, pandemi döneminde turizm sektöründe çalışan herkese seslenerek, “Bu zor günleri de hep beraber atlatacağız. Burada en önemli unsur; gün birlik zamanı. Hepimizin bir arada olup birlik içinde bu sektörü hep beraber kaldıracağız. Acentacısı, operatörü, konaklama sektörü, yan hizmetleri veren tüm tedarikçinin hep beraber el ele verip bu dönemi atlatmamız lazım.” Şeklinde çağrı yaptı.

Sözlerine ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak başlayan Başkan Yağcı konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu yayını yapmanız bizim için çok önemli. Çünkü çok uğraşıyoruz. Çok çalışıyoruz. Bunların sağlıklı şekilde paylaşılması bizim dinleyicilere aktarmamız da sizin aracılığınız ile oluyor. Bu noktada size teşekkür ediyorum. Aynı zamanda ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü de kutluyorum. Önemli bir gün.

Dolayısıyla emeğiniz için de çalışmanız için de teşekkür ediyoruz. 2021 yılını da sağlık, huzur, barış ve daha az pandemini konuşacağımız bir yıl olmasını temenni ediyorum. 2020’nin tüm sıkıntıları geride bıraktığımız artık umutlar ile yeni bir yıla başladığımızı temenni ediyorum. Herkesin yeni yılını kutluyorum.”

Yüz yılda yaşanacak bir salgını yaşadık ve tarihe tanıklık ediyoruz 

2020 yılı gerçekten zor bir yıl olduğunu belirten Başkan Yağcı, “Sıkıntılı bir yıl oldu. Salgının damgasını vurduğu bir yılı hep beraber yaşadık. Tabi bu salgının en fazla etkilediği sektörlerin başında seyahat ve turizm endüstrisi geliyor. Bizim sektörümüz geliyor. Gerçekten yüz yılda yaşanacak bir salgını yaşadık ve tarihe tanıklık ediyoruz.

En son salgın 1999 yılında İspanyol gribini dünya yaşamış ve bu kadar da etkili olmamış. O zaman teknolojik gelişim, ulaşım araçlarının olmaması belki o salgınların dünya geneline yayılmamasını engelledi. Ama bugün yaşadığımız salgın gerçekten tarihe tanıklık ettiğimiz bir dönem. Bu salgının en fazla etkilediği sektör turizm sektörü. Tabii bugün çok farklı konuları konuşacağız.Detaylı değerlendireceğiz.

Ama ondan önce şunu da ifade etmek istiyorum. Her şeyin başı sağlık. Sağlık çalışanlarımızın bu dönemde emeklerinin farkındayız. Bu kabul ile başlamamız lazım. Bir salgın sürecindeyiz. Salgını yönetiyoruz ve bu noktada da bunun için çalışan sağlıkçı emekçilerimize, dostlarımıza da başarılar diliyoruz. Her zaman bizim onların yanında olmamız lazım.” dedi.

“Antalya dünyada en fazla ziyaretçi kabul eden ilk 10 şehirden biri”

Salgın döneminde hayatımızı devam ettirdiğimize dikkat çeken Başkan Yağcı, “Buradan yola çıkarsak şöyle bir şeyler diyebiliriz. Bizim turizm sektörü açısından genel bir bakış açısıyla dünyada neler olduğunu özetlemek istiyorum. Geçen hafta Sururi Başkanım Türkiye’nin çok iyi bir değerlendirmesini yaptı. Ben biraz dünyayı konuşarak çünkü biz Antalya turizmini konuşunca bir noktada dünyayla entege olmuş bir şehri konuşuyoruz.

İlerleyen dakikalarda ben Antalya’nın geldiği noktayı ifade edeceğim ama şunu söylemem gerekiyor. Değerlendirmemin en başında Antalya, dünyada en fazla ziyaretçi kabul eden ilk 10 şehirden biri. Dolayısıyla dünya turizm hareketinde gerçekten kendini kanıtlamış ve bir turizm markası olmuş bir şehir Antalya. Dolayısıyla Dünya’da olabilecek turizmi etkileyebilecek her türlü kriz veya sıkıntıdan şehrimizde maalesef etkileniyor.

Biz şimdi Dünya turizm hareketine baktığımızda 2020 yılında, üç tane farklı senaryolar yapılmıştı. İşte iyimser senaryo, orta senaryo ve kötü senaryo şeklinde yüzde 50 ile 80 arasında düşüşün yaşanacağı öngörülüyordu. Biz yılı yaklaşık yüzde 70’lik düşüşle dünya turizm seyahat ettiğinde yüzde 70’e yakın bir düşüşle kapatıyoruz. Yani dünyadaki bu salgının en fazla etkilediği sektörlerin başında bizim sektörümüz geldi.” şeklinde yorumladı.

Her şeye gebe bir yıl 

Başkan Yağcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Tüm coğrafyalara baktığımızda da buradaki tüm destinasyonlar ciddi noktada ekside bazı destinasyonlarda yüzde 80 ile bazılarında yüzde 70 ile gösteriyor. Ama bunun ortalaması yüzde 72. Buradan çıkan sonuç şu açıkçası. Tüm destinasyonlar bu dönemde turist kaybetti ve ciddi anlamda turizm hareketliliğini kısıtladı. Yüzde 72’lik düşüş noktasına geldi dünya turizm hareketi.

Bunun yanında mesela biz hep otel doluluklarını konuştuk. Bu noktada aslında bir havalimanı verileri ve uluslararası seyahat yani uçuşlarda da çok ciddi hemen hemen otel doluluklarından daha kötü bir noktaya geldiğini de görüyoruz. Hemen hemen tüm otel aramalarından tutun otel dolulukları seyahat girişleri, hava yolu koltuk kapasiteleri hepsi artık geçen sene nisan ayında dip yaptı ama yavaş yavaş normalleşmesi ile arttığı bir dönemdeyiz.

Sektörün tüm paydaşları çok ciddi düşüşler yaşadı

Ama bunların hepsi şunu gösteriyor yani bize sektörün tüm paydaşları sadece konaklama sektörü değil, havacılık acentalık hemen hemen her yerde çok ciddi düşüş noktasına geldi. İşlerimiz bir gecede durma noktasına geldi. Bu dönemi hep beraber yaşadık. Tabi burada biz Türkiye olarak ne yaptık? Özellikle şubat ayında 18 Şubat’ta AKTOB yemeği yapmıştık. Orada şunun mesajını vermiştik.

Koronanın da kendini yavaş yavaş hissettirdiği dönemde 2019 şubat ayında şöyle bir mesajımız çok net vardı. Her şeye gebe bir yıla girdiğimizi biz orada ifade ettik. Çünkü çok ciddi bir belirsizlik vardı. Koronavirüs başladı. Çin’in bazı ülkelere gidecek mi, gitmeyecek mi?

Ama biz o noktada şu mesajı verdik. Her şeye hazırlıklı olmamız lazım. Çünkü her şeye gebe bir yıla girdiğimizi bugünden uyarılarını yaptık. O günden itibaren de Kültür ve Turizm Bakanlığı, tüm sivil toplum örgütleri ve biz TÜROFED’te çok yakın hemen her gün beraberiz ve çok yakın çalışıyoruz. Sektöre neler yapılması gerektiği destekler noktasında çok yakın işbirliğine girdik.”

“Turizm sertifikasyonuyla antalya dünyaya öncü oldu”

Mart, Nisan, Haziran aylarında gece gündüz demeden haftanın 7 günü 24 saat esasında çalıştıklarının altını çizen Erkan Yağcı, “Bazen gece 24.00’te bazen sabah 07.00’de tüm paydaşlarla gerçekten sektörün olmadığı kadar birlikteliğin olduğu bir dönemi yaşadık. Şu anda yaşıyoruz. Sektörün ayakta kalması için ve o günleri ayakta atlatabilmesi için çok ciddi çaba sarf ettik. Güvenli sertifikasyon sistemini oluşturduk.

Şunu da ifade etmem lazım. Gerçekten biz o dönemde tüm dünyayı çok net araştırdık. Hangi ülke ne yapıyor. Neler yapılması lazım. Gece gündüz demeden tüm dünya örneklerini araştırdık. İşte turizm sertifikası ve başka örnekler çıkardık. Gerçekten birçok ülkenin yapmadığı şeyleri biz o dönemde başlatmış olduk. Nisan Mayıs ayında herkese evde kal çağrısı yapıldığı dönemde biz işi nasıl başlatacağız noktasında çok ciddi çalışmalar yapıp Haziran itibariyle de Antalya’da tüm oteller kapandı. Çok nadir açık kalan otellerimiz vardı.

Türkiye’de bu sene büyük ihtimal 17 milyon turist rakamıyla kapatacağız yılı

Biz Haziran ortası gibi otellerin açılışına başlayıp Temmuz’da iç pazarda başlayan Ağustos’ta da dış pazarları destekleyen bir yapıyla sezonu devam ettirdik. Dünya yüzde yetmiş civarında bir kayıpla yılı kapattı. Biz Türkiye’de bu sene büyük ihtimal 17 milyon turist rakamıyla kapatacağız. 11 milyar dolar turizm gelirimiz olacak. Ama şunu da ben ifade edeyim. İspanya yılı 18-19 milyon ile kapatıyor.

Kendimizi kıyaslamaya çalıştığımızda gerçekten biz bu noktada salgının etkisini en aza indirebilecek noktada çok ciddi çalışmalar yapıp en azından turizm hareketini başlar noktasına geldik. Peki buradan Antalya’ya geldiğimizde yılı kapattık. 2020 rakamlarını da görüyoruz. Şu anda biz Antalya’da 2020 yılında yaklaşık 3,5 milyon turist rakamıyla yılı kapattık. Bunun yaklaşık 1,5 milyonu Rusya’dan geldi. İşte 500 bin civarı Almanya var. Ukrayna, İngiltere şeklinde devam ediyor.

Tabi bu bizim 2019 ile kıyaslayınca rakamlar değil ama burada önemli olan nokta gerçekten bizim bu dönemde bu turizm hareketini başlatmamız çok önemliydi. Turizm sertifikasyonuyla da Antalya bence dünyada öncülük etti. Dünyada güvenilir turizmin başlayacağını ve güvenilir turizm ile de seyahatin başlayacağını dünyaya ilan etti.” ifadelerini kullandı.

“Pandemiden çıkaracağımız bir sürü dersler var”

Başkan Yağcı, diğer ülkelerin yürüttüğü çalışmaları da şu şekilde değerlendirdi:

“İspanya 2-3 tane farklı turizm sertifikasyon sistemi çıktı ve bunlar bir anda karıştı. Bizdeki gibi uyumlu, ve tutarlı sertifikasyon sistemini yapamadılar. İlk denemeyi onlar Haziran ayında yaptılar ve çok başarılı olamadılar. İlk Amerika’ya yaptılar. Ama biz Türkiye’de şunu başardık. Herkesin tek sesli olduğu güvenli sertifikasyon sistemi hem Kültür ve Turizm Bakanlığı liderliğinde Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı tüm ilgili Bakanlıklar ve turizmin tüm ayaklarıyla tüm birliklerle beraber bu sertifikasyon sistemini oluşturduk.

Burada en önemli olan nokta biz bunu otellerde uygularken sanki biz bunu yıllardır uyguluyor muşuz gibi herkesin hem çalışanların uyum gösterdiği hem otel yatırımcıların uyum gösterdiği aynı zamanda gelen misafirlerin de uyum gösterdiği bir sertifikasyon sistemi oldu. İşin eğitim ayağı da çok önemliydi. Bir sürü alt kuralı var bunun. Eğitim ayağı çok çok önemli bunun kendini denetleyen bir yapısı da var. Dolayısıyla bizim belki de başarımız oradan geldi. Ciddi bir başarı gösterdik ve tam uyum oldu.

Bu sene 11 ayda İspanya'ya 19 milyon turist geldi

Bu sene İspanya’nın 11 aylık turizm verisi. Toplam gelen turist sayısı 18 milyon. İspanya’nın 2019 yılında rakamları 90 milyona ulaşmıştı. 18 milyonun üzerine Aralık ayında gelen 1 milyon turisti de eklersek 19 milyon. Türkiye 17 milyonda kapatacak. Özellikle Antalya’yı göstermek istiyorum. Antalya’nın başarısını. Antalya niye başarılı oldu ve dünyaya öncü bir kent oldu. Onu göstermek istiyorum.

Antalya yıllardır kendini acentalar nezdinde, operatörler bazında çeşitli kıyaslamalara giderler. 2020 yılında İspanya’daki 4 adaya giren toplam turist sayısı 1 milyon 680 bin. Buna Aralık ayını da koyalım. Bu dönemde 20 bin kişi sayısı gidiyor. Tüm Balear adaları 1 milyon 800 bin turist ile kapatacak. Sadece Mallorca 1 milyon 280 binle. Normalde giden turist sayısı 11 milyona ulaşıyor. Şu mesaj çok net çıkıyor. Biz Antalya’da bu Balear adalarının sahip olduğu 2 katı turist sahibi olduk.

Antalya’nın güvenilir bir destinasyon olduğunu tüm dünyaya kanıtladık

Sadece Menorca’nın 3 katı turisti sahip ettik. Bu bize şunu gösteriyor. Gerçekten misafir gözünde Antalya’nın güvenilir destinasyon olduğu ve güvenilir turizm hareketinin gerçekleşebildiği bir destinasyon olduğunu tüm dünyaya kanıtladık. Bu rakamları sadece biz görmüyoruz. Tüm dünya takip ediyor ve Antalya’nın başarısını ve özellikle 2020’nin tüm destinasyon rakamları açıklandığında Antalya’nın ne kadar başarılı olduğunu burada göreceğiz. Tabi bu başarıyı şöyle ifade etmek lazım. 2019 ile kıyaslamamak lazım.

Biz 2020’nin rakamlarını 2020’nin gerçekleri ve 2020’nin diğer destinasyonlarıyla kıyaslıyoruz. Dolayısıyla özetlemek gerekirse Antalya, İspanya’daki rakibi Mallorca ile kıyasladığımızda 3 katı turistini aldı bu sezon. Tüm Balear adaların alırsak da 2 katı turistle yılı kapattı dolayısıyla bu noktada Antalya bence dünyada kendini güvenli turizm hareketinin başlattığı bir destinasyon olarak kabul ettirdi ve güvenli turizmin yapılacağını ilan etti.

Antalya’ya 3,5 milyon turisti en son 2007’li yıllarda aldı

2021 yılında da olacağını görüyorum. Hissediyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bu noktada hem kamu kesimini hem turizm bakanlığını hem turizm birliklerini hem çok ciddi emeği ve çabası oldu. Dolayısıyla insanların turizm hareketinin olmadığı başlatamadığı noktalarda biz işi başlatıp bugünlere kadar geldik.

Yılı 3,5 milyon turist rakamı ile kapattık. Bizim için 2020 yılında ilk sorduklarında ticareti faaliyetimize başlayabilmekti. Otellerimizi açabilmekti. Haziran’da bize sorulan sorularda biz Haziran sonu itibariyle otellerimizi açıp en azından açılan otellerde de o turist trafiğini sağlayarak en azından bu çok zor dönemde de Antalya’da turizm hareketini gerçekleştirmiş olduk. Tabi çok zor bir yıl oldu. Antalya’ya 3,5 milyon turisti en son 2007’li yıllarda aldı. 2000 yılında aldı.

20 yıl önceki rakamımız ama bu dönemde işler sıfırlanırken çoğu destinasyon turist hareketini sağlayamazken Menorca 1,5 milyon 1 milyon 200 binde kalırken bizim onların 3 katı iş yapabilmemiz hem burada destinasyonun gücünü hem Antalya’nın gücünü hem buradaki tüm turizm profesyonellerinin, yatırımcısından çalışanına, emekçilerin bu işe olan gönül bağlılığını ve bilgi birikimini gösteriyor. Dolayısıyla bu şekilde de kapatmış olduk. Tabi pandemiden çıkaracağımız bir sürü dersler var.”

2020 yılında pandemi ne gibi dersler verdi?

Koronanın düşündürmesi gereken çoğu konu olduğunun altını çizen Başkan Yağcı, “Yaşadığımız bu covid-19 sürecinde çıkarmamız gereken dersleri almamız lazım. Bunların en baştan birincisi bizim krizlere her zaman b planı şeklinde hazırlıklı olmamız gerektiğini bir daha gördük. Olmaz dediğimiz şey maalesef hayatta oluyor. Bunu çok net görüyoruz. Diğer taraftan şu da var. Geçen yıllarda Barcelona, “daha fazla turist istemiyoruz.”

Venedik, şehre gelen turistten para alacağım noktasına geldi. Amsterdam outcrossing dediği “aşırı kabalık nedeniyle turizme kapatacağım” dedi. Ben turizmin değerini almayacağımız noktaya geldik. O noktadan şimdi Barcelona turistsiz bir dönemi yaşadı. Bundan çıkaracağımız bir ders var. İkincisi turizmin çok büyük özelliği var. Turizmi sadece turizm olarak görmemek lazım. Diğer endüstriler ile ilişkisini unutmamız lazım. Kendi ile ilintili 52 sektörü besleyen bir sektör. Bunu bir daha test ettik bu dönemde.

İnsanlar seyahat etmeyince birbirlerini tanımıyorlar ve anlamıyorlar

Sadece turizmin kendisini besleyen değil aynı zamanda kendi çevresindeki ekosistemi de besleyen bir endüstri olduğunu herkes görmüş oldu. Buradan tedarikçilerinden tutun acenta ayağına kadar bir sürü etkileyen bir sektör olduğunu bir daha gördük. Tabi önemli bir diğer konuda, belki sosyal tarafı çok mani olacak. Ama kültürel anlamda etkisi fazla. Bu sene insanların seyahat ederek birbirini anladığı birbirini tanıdığı ve hoşgörünün dostluğun geliştiği bir sektör olduğunu gördük.

O kültürel yakınlaşmayı sağladığını gördük bu turizmde insanlar seyahat etmeyince birbirlerini tanımıyorlar ve anlamıyorlar. Dolayısıyla turizmin sosyal yönünü de ön plana çıkarılması gerektiğini gördük. Hep güvenlik tarafını konuşuyorduk. Ama hijyen tarafının da ne kadar önemli olduğunu mesela bu senenin başarısına damga vuran güvenli turizm oldu. Hijyen anlamda bizim güvenli turizm oldu. Hijyen ve güvenliğin ne kadar iç içe olduğunu bunu ne kadar. Esasında Türkiye bunu çok iyi otellerinde başarıyordu. Belki bu dönemi daha hızlı geçirmemizin sebebi de bizim bu işteki başarımız. Ama bu hijyen unsurunda ne kadar olduğunu bu dönemde test ettik.” Şeklinde değerlendirdi.

Dijitalleşmenin önemi

Pandeminin yanı sıra Başkan Yağcı, dijitalleşmenin önemini şiddetle açıkladı:

“Dijitalleşme çok önemli. Burada bizim daha da hızlanmamız gerektiğini gördük. İşte bu temassız sistemler, yüz tanıma sistemleri havalimanlarında. Rakip ülkelerimiz ya da çok daha gelişmiş ülkelerde dijitalleşme daha hızlı gidiyordu. Biz özellikle son 3-4 senede endüstri 4 teriminin başlaması ve dijitalleşmenin daha çok konuşulmasıydı. Ama bizim sektörde bunu daha da hızlandırmamız gerektiğini ifade ettim. Şu yanlış anlaşılmasın. Bizim otellerimizde çalışanlar olacak.

Servisi bir robottan onu kastetmiyorum. Ama temas sistemleri olsun. Misafirin hareketini ve rahatlığını hızlandıracak sistemlerin daha da entegre olması gerektiğini öğrendik açıkcası. Bu sadece otel içinde değil misafirin havalimanından tutun, havalimanı rezervasyonundan ülke girişine kadar ve oteldeki girişine kadar bunun dijitalleşmenin daha hızlı olması gerektiğini gördük.

İşte bu temas sistemler kapı okutmalarından tutun yüz tanıma sistemlerine kadar bir ekosistemi ifade ediyor. Dolayısıyla dijitalleşmenin daha da hızlanacağı bir dönemi test ettik. Tabi bunun yanında gerçekten bir seyahatin ne kadar önemli olduğunu tüm dünya görmüş oldu.”

Fuara gitmenin ya da oradaki temasın nasıl işe dönüştüğünü test ettik 

Eleştirileri de hatırlatan Başkan Yağcı, “Fuarların hep yararları tartışılırdı. Bir dönem moda olmuştu. Şimdi fuara gitmeyince de ne olduğunu hep beraber görüyoruz. Bir yıldır fuara gitmiyoruz. Fuara gitmenin ya da oradaki temasın nasıl işe dönüştüğünü test ettik.

Dolayısıyla biz bazen belki en büyük ders şu olacak. Neye sahip olduğumuzun değerini bu dönemde daha iyi görüyoruz. Onun için covid-19’un bize düşündürdüklerini düşündürmesi gerektiğini bence buradan ders çıkarmamız lazım.” Diye konuştu.

Herkesin eşit olduğu bir dönem 

Erkan Yağcı, Mevlüt Yeni tarafından kendisine yöneltilen “Pandemi döneminde teknoloji bize neleri getirdi, Turizm sektörü teknolojik alt yapıya yatırım yaptı mı?” sorusunu şu şekilde yanıtladı:

“İnsanlar seyahat ettiğinde bizim işimiz gerçekleşiyor. İnsanlar Antalya’ya gelecek ki biz bu hizmeti verelim işimiz gerçekleşsin. Tabi teknik anlamdan bakarsak, pazarlama noktasında şu an herkes eşit seviyede. Acentası da dediğiniz şeyi yapamıyor. Otelcisi de yapamıyor. Operatörü de yapamıyor. Dolayısıyla herkesin eşit olduğu bir dönem. Tabi tanıtım devam ediyor. Şunu bir kere ben çok rahat bir şekilde söyleyeyim. Geçen ünlü Sky Scaynner web sitesi var. Orada çok ciddi iki talebin beklediği söyleniyor.

İnsanların seyahat taleplerinde bir sıkıntı yok

İnsanlar 2019’da seyahat edemedi. 2019’un bir kısmında başlayıp 2020’de seyahat edemeyen 2021’de en azından Nisan’a kadar bekleyen bir seyahat talebi var. Bizim normalde 2 yılda bir seyahat talebini bekliyor. Bunun gerçekleşmesi için herkes hazır. Tek kural bu seyahat kısıtlamalarının kalkması insanların özgürce seyahat etmelerini bekliyor. Dolayısıyla talep noktasında bir sıkıntı olduğunu ben düşünmüyorum. Sadece talep nasıl gerçekleşecek. Bunun çözülmesi lazım.

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı katıldığım 2-3 tane online fuarlar oldu. Orada basın toplantıları yaptık. Ülke tanıtımlarını yaptık. Bir günde katıldığım bir fuar vardı. İşte online yapılacak hibrit model. Ama daha çok online olacak pandemide nedeniyle. Tanıtımlar yapılıyor, ülkeler yapılıyor. En iyi tanıtım ve en iyi şey yüz yüze görüşme.

Bizim fuarlarda o sıcaklık o yakın teması sağlamamız lazım. Bu dönemde yapılıyor. Sık sık acentalarla, operatörlerle görüşüyoruz. İster zoom üzerinden olsun teknolojik araçları kullanarak. Sanal fuarlarda, basın toplantıları yaparak bunları gerçekleştiriyoruz. Ama bu dönemde otellerin tanıtımı oluyor. Zaten bekleyen misafir kitlesi de var.

Antalya’ya gelmek isteyen bir sürü insan var

Antalya’ya gelmek isteyen bir sürü insan var. Milyonlarca insan var. Normal zamanda biz Antalya’ya 17 milyon insanı bekliyorduk. Geçen sene 3,5 milyon geldi. Yaklaşık 13,5 milyon insan Antalya’ya gelmedi.

Böyle bir talep orada duruyor. Normal sezon olsa biz her sene minumum yüzde 5, yüzde 10 büyüme yapıyoruz. Gerçekten bekleyen bir talep var. Bu gerçekleşecek. Bu talebin gerçekleşmesindeki sorun; tanıtım ve şeyden daha çok seyahatin nasıl olacağı ve insanlar nasıl rahat hareket edecek. Bunun çözülmesi lazım.

Tanıtım ağırlıklı olarak dijital kanallardan yapılıyor. Ama bizim işimizin doğası gereği bir noktada insanlar seyahat edecek ki birbirlerini görecek. Yüz yüze konuşarak da bizim o sıcak temasın kurup ve o iş hacminin oluşması lazım. Bu zor dönemde bu yapılıyor. Ama önümüzdeki dönemlerde yüz yüze görüşmelerle bu daha da artacağını düşünüyorum.”

"Misafir otele ‘özledik, gelmek istiyoruz’ mesajı atıyor"

Pandemi döneminde Nisan, Mayıs ayında tüm misafirlerimize 4 dil mektubu hazırladıklarını kaydeden Başkan Yağcı, “‘Evde kal döneminde biz sizi düşünüyoruz. Unutmadık. Antalya’dan sıcak bir merhaba’ dediğimiz bir mektup hazırladık ve bunu tüm üyelerimize gönderdik. Tüm oteller bunu yapıyor artık. 2 haftada bir 3 haftada bir misafirlerimize, kendi databaselerindeki misafirlerine oteli anlatan ya da kendi iletişim kanallarından mektuplar gönderiyoruz.

Biz bu mektupları tüm üyelerimize gönderdik. Nisan ayında bunu yaptık. Bir kereye mahsus değil. Bunu tüm oteller, her ay yapıyor. Misafirler ile o bağı koparmamız lazım. Daha güzel şeyler de oluyor. Misafir mail atıyor. Bunu çok yaşadık. ‘Biz sizi özledik, gelmek istiyoruz. Ama uçuş bulamıyoruz.

Gelirsek ne yaptınız?’ diye. Ben çok dostlarımızdan bunu duydum. Bulunduğum otelde de bunu yaşadık. Misafirle o sıcak ilişki her zaman var. Bazen bu telefon yoluyla oluyor. Bazen bu mail olur. Daha çok mail yoluyla oluyor. Zaten Antalya’nın gücü de oradan geliyor.” yaşanan olumlu gelişmelere böyle vurgu yaptı.

2020 yılında kaç müşteriye erişim sağlandı?

Başkan Yağcı, misafirleri ile sağladıkları iletişimin pandemiye özel olmadığı kaydetti:

Kendi otelimiz olarak biz her ay yaklaşık 30 bin kişiye mailing yapıyoruz. Bunu tüm Antalya olarak hesapladığımızda hemen hemen Antalya’ya gelen turistin yaklaşık yüzde 50 - 60’ına çok rahat ulaşılabiliyor. Hem acenta tarafından hem oteller tarafından yapılıyor. Süreklilik arz ediyor. Biz de AKTOB olarak bunu öncülük ettik. Bu sadece pandemi döneminde değil. Yıllardır doğum günü kutlamasından tutun evlilik yıldönümüne kadar buna önem veren üyelerimizin yaptığı çok farklı uygulamalar var. Misafirle iletişim ayrı bir önem kazandığı için son 10 yıldır tüm otellerimiz bunu yapıyor.

Antalya sadık misafir kitlesi fazla olan bir şehir bazı otellerimiz 15 defa gelen misafirlerimiz var. Artık hepimiz sürekli iletişim halinde oluyorsunuz. Misafirle iletişim, misafirin tekrar Antalya’ya gelmesinde sıkıntımız yok. 2021 yılında çözeceğimiz en önemli konu misafirin rahat gelebileceği o seyahat kısıtlama alanının kalkacak noktaya gelmesi lazım. Eminim pandemi sıkıntısından kurtulabilirsek misafir Antalya’ya rahat, normal geldiğinde 2019 rakamlarını çok rahat bir şekilde geçeceğiz.”

Türk turizmi pandemi uzarsa ne kadar dayanabilir?

Türk turizmcisi çok güçlü olduğunu söyleyen Başkan Yağcı, “Çok değerli yatırımcı dostlarımız var. Otel değerlendirme konularını biz de konuşuyoruz. Şunu herkese çok net söylemek istiyorum. Turizm sektörü gerçekten çok sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Bizler de bunu çok rahat hissediyoruz, söylüyoruz. Turizmin sıkıntılı ve pandeminin en fazla etkilediği sektörün turizm ve seyahat endüstrisi olduğunu her seferinde söylüyoruz.

Ama bu sıkıntıdan çıkış yolunda da bizlerin, Türkiye’nin özellikle Antalya’nın öncülük ettiğini söyleyebiliyoruz. Dünya bu beladan kurtulacaksa bunun ilk destinasyonu en başındaki destinasyonu bakın bunu çok iddialı söylüyorum. Antalya olacak ve Türkiye olacak. Gerçekten biz bu sektöre inanıyoruz. Bu sektörde 50 yıl deneyimimiz, birikimimiz var. İnsanlar bu işi Türkiye’de severek yapıyor. Siz bir insanı mutlu etmekten haz alıyorsanız, siz turizmcisiniz. Bunu bizim insanımız yapıyor. Sevgi dolu bir milletiz.

Antalya’da 500 yakın 5 yıldızlı tesisimiz var

Dolayısıyla bu sektörde de başarılıyız. Bakın Antalya’da 500 yakın 5 yıldızlı tesisimiz var. Bu tesisler bu ülkenin varlığı, bu ülkenin değeri. Biz bunların sorumluluğu ile bu işleri yapıyoruz. Kamuyla yaptığımız tüm görüşmelerde ki aynı bilinçte herkes bu ülkenin varlığı, bu ülkenin varlığını korumakta bizim birinci görevimiz. Bu sıkıntıyı yaşadık. Ama bu krizi aşacağımıza da eminim.

2020 yılı gerçekten zor bir yıldı. Ama 2020 yılında da işletmelerimizi açtık. Açan işletmeler açtıklarına da pişman olmadılar. Ben onu söyleyeyim. Herkes ‘iyi ki açtım’ dedi. Turist trafiğini de yakaladık. Bizim hedefimiz Antalya bölgesinde yüzde 50’sine ulaşmaktı. Ona ulaştığımızı söyleyebiliriz. Herkesin kendi finansal ölçeğine göre alınması gereken bir karardı. Ama hedef oydu. O hedefin tuttuğunu da gördük. Ben Temmuz, Ağustos ayında özellikle güvenli turizm sertifikasyon alan tesislere baktım. O zorunluydu.

2021 yılını da atlatırsak önümüzün açık olduğunu söyleyebilirim

Biz Antalya’da o dönemde 700’e yakın tesisin. Hatta bazı dönem 700’ü de geçti. Güvenli turizm sertifikası aldığını gördük. Hemen hemen tüm tesislerin kapandığı dönemde 3 ay içinde bu noktaya geldik. Bizim inancımız buradan geliyor. Elbette sıkıntılı bir dönem, insanların borçları birikiyor. Krediler birikiyor. Bu da bir gerçek. Biz destekler aldık. Bu desteklerin faydası oldu. Ama buradaki en önemli unsur işin sonunda borçların da ödenebilmesi ve borçların birikmemesi için bizim işi başlatmamız lazım.

2020’de başlayan işin 2021 yılında artarak devam etmesi lazım. 2021 yılını da atlatırsak önümüzün açık olduğunu söyleyebilirim. Bu noktada da her türlü çalışmalar yapılıyor. Türk turizmcisi güçlüdür. Bu zor günleri de hep beraber atlatacağız. Burada en önemli unsur; gün birlik zamanı. Hepimizin bir arada olup birlik içinde bu sektörü hep beraber kaldıracağız.

Acentacısı, operatörü, konaklama sektörü, yan hizmetleri veren tüm tedarikçinin hep beraber el ele verip bu dönemi atlatmamız lazım. Sonuçta bu değerler bizim değerlerimiz. Bu değerlerin olması da 2 yılda olmadı bu oteller. Buraya gelmemiz 40 – 50 yıl. Bir jenerasyon oluyor. Bu değerlerin korunması hepimizin görevi. Bu zor dönemi de hep beraber atlatacağız.” şeklinde değerlendirdi.

Hangi yatırımlara talep artacak?

Pandemi ilk çıktığında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, her şey değişiyor şeklinde bir furyanın başladığını hatırlatan Başkan Yağcı, bu görüşlere katılmadığını dile getirdi.

“Elbette salgının bize öğreteceği, öğretmesinden çok düşündürtmesi lazım. İnsanlar elinde sonunda uçağa binecek, tatile de gidecek. Güneşlenecekte, havuza da girecek, denize de girecek. Tatil dediğimiz şey bundan 20 önce Dünya’da belki lükstü.

Ama artık bir ihtiyaç. İnsanlar bir ay içinde 2 kere tatile çıkıyor. Hafta sonu gezilerine çıkıyor. Dünyada seyahat etme sıklığı arttı. Bizim Antalya’da bu dönemdeki artılarımızdan birisi de bizim büyük tesislerimizin olması. Büyük bahçelerin olması.

Antalya tüm Dünya’ya örnek oldu

Sosyal mesafe dediğinizde biz Antalya’da otelleri açtık. En plana çıkmamızın nedeni geniş bahçelerimizin olması. Alanımızın geniş olması. Biz sosyal mesafeyi koruyabildik. Şezlonglar arasına birer metre koyduk. Ana restoranda aralarını birer metre yaptık.

Bazen ana restoranı öğlen açmadık. Tüm servisimizi Snackbar’da verdik. Biz bu avantajımızı Covid’i yönetmede harcadık. Başarılı da olduk. Salgın döneminde bir sürü dedikodular çıktı. Biz Antalya’da çok başarılı geçirdik. Bu noktaya geldik. Turist trafiğini iyi yönetmenin başında da bu geldi.

Antalya tüm Dünya’ya örnek oldu. Hem Dışişleri Bakanımıza elçilerimize biz Antalya’da 50’ye yakın elçi topladık. Bu da çok güzel üç günlük programla hem uluslararası hem de ulusal basına hem de büyükelçilerimize Türkiye’nin güvenli turizm sertifikasyonunu Antalya uygulamasıyla anlattık. Çokta başarılı oldu.

Butik otele elbette talep olacaktır. Ama bunun salgınla bir ilişkisi olduğunu düşünmüyorum. Buradaki en önemli unsur, 2021’de de olacaktır. Biz gereken önlemleri alıyor muyuz, onun gösterilmesi ve güvenli turizm sertifikasyonu zaten onu yapıyor.”

Pandemi döneminde turizm kampanyaları

Başkan Yağcı, koronavirüs sürecinde faaliyete geçen kampanyalara da değindi:

“Haziran’da ‘Güvenli Türkiye’ Kampanyası başladı. Haziran – Ekim arasında ‘Yeniden Türkiye’ kampanyası başlatıldı. Eylül - Ekim arasında ‘Yaz tatilinizi koruyun’ şeklinde kampanyası başlatıldı.

Haziran’dan Ekim’e kadar bu kampanyalar yapıldı. Bunun yanı sıra 2020 yılı Patara yılıydı. Biz 2021 yılının da Patara yılı olmasını ifade ettik. Büyük ihtimal kabul de göreceğini düşünüyoruz. …dijital kanallara ağırlık verildi.”

“Bu sene erken rezervasyon olmayacak”

Kimsenin panik yapmaması gerektiğin altını çizen Başkan Yağcı, “Bizim her sen alışkın olduğumuz Ocak - Şubat aylarında erken rezervasyonda gelen rezervasyonlar bu sene olmayacak. Biz esas rezervasyonu biraz daha ortamın net göründüğü seyahat kısıtlamasının azaldığı aşının yaygınlaşmasıyla Mart ayında artacağını düşünüyorum. Fiyatla talebin ilk defa test ettik. Fiyat dengesinin işe yaramadığı bir dönemi yaşıyoruz.

Ben fiyat indirirsem daha fazla turist gelir dönemi değil bu dönem. Fiyat kırmaya gerek yok. Herkesin elbette ticari gerçeği var. Kendi operatörleri ile ilişkisi var. Yaptığı görüşmelerde arz talep dengesinin fiyatla dengede olmadığı bir dönem yaşıyoruz. Bu dönem salgının kendini hissettirdiği ve herkesi eşit şekilde etkilediği bir dönemi yaşıyoruz. Gelen misafirler otelin aldığını önleme daha çok önem vereceğini ben düşünüyorum.” dedi.

“Günün 24 saati Turizm Bakanımıza ulaşabiliyoruz”

Başkan Yağcı, pandemi döneminde desteklerini esirgemeyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkürlerini iletti:

“İşi çok iyi bilen bir Turizm Bakanı ile çalışıyoruz. İletişim kanallarımız çok açık. Her türlü sorunu günün 24 saati demeden kendisine ulaştırıyoruz. Bu dönemi de hızlı atlatabilmemizin bir unsuru da işin bilen ve sektörden gelen bir bakanımız olması. Bu noktada kendisine, şahsına, bürokratlara ve meslektaşlarımıza teşekkür ediyoruz.”


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.

İlginizi Çekebilir