Çukurova’da bir Sahil Kasabası: Yumurtalık’ta 2 saatlik gezi…

Kumsalda kurduğumuz çadırda birkaç gün kalıp, 1970 ‘li yılların liseli genci olarak denizin tuzlu suyunda yüzmeyi öğrendiğim Yumurtalık kasabasına, geçtiğimiz yılın ilk baharında, seyahat yazarı ve fotoğrafçısı olarak gezgin Kemal Yaşar Gündeşlioğlu ile bir gezi yaptım.

Adil Çulhaoğlu Adil Çulhaoğlu 04/06/2024 14:44
Çukurova’da bir Sahil Kasabası: Yumurtalık’ta 2 saatlik gezi…

Kadirli’ye en yakın sahil kasabalarından biri olan Yumurtalık’a gitmek için Kadirli’den Ceyhan’a   doğru yola çıktığımızda, bir zamanlar, komşularımızın traktör römorklarına binip, Toprak kale üzerinden kestirme yollardan gidip geldiklerinin hikayelerini hayranlşık ve gıpta ile dinlediğimizi hatırladım. Yaz aylarını Yumurtalık’ta geçiren Yaşar’a, Kadirli’de Savrun Çayının tatlı suyunda yüzen biri olarak, gerçek yüzmeyi 50 yıl önce Yumurtalığın denizinde öğrendiğimi, yediğimiz ekmek arası balığın lezzetini anlatıyordum.

Ceyhan şehrini boydan boya geçip, Yumurtalık Levhasıyla karşılaşıyoruz ama deniz kıyısına varmamız epey zaman alıyor. Sahilin kıyısındaki kasaba, çok katlı binalarla büyümüş. Sahil kasabalarında olduğu gibi, yazlık konutların sıralandığı siteler arasından geçiyoruz. Arada durup fotoğraf çekiyorum. Yumurtalık kasabası gitmiş bir kent karşıma çıkıyor. Kalesi, limanı, çadır kurduğumuz yerleri soruyorum. ’Gideceğiz sonra’ diyen Yaşar, beni önce yazlık evinin bulunduğu sahile götürüyor.

Sahilde çevresi düzenlenmiş bir kule karşıma çıkıyor. Bir gözetleme kulesi olarak Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1536 yılında birkaç katlı yaptırılmış.’ Silahlı Ayaş Kulesi’ olarak da adlandırılan kule bir ara eğlence amacıyla kullanılmış. Girişi demir kapıyla kapatılmış,  kuleye çıkmak mümkün olmuyor. Sahilde bir yürüyüş yaptıktan sonra, Yumurtalık Kalesi ve limanına gidiyoruz.

Kale ve çevresini fotoğrafını çekiyorum. Kalenin karşısında adayı görünce, çadır kurduğumuz plajı hatırlıyorum. Balıkçı barınağında bir balık lokantasına gidiyoruz. Barınaktan ada ve şehri ve plajı fotoğraflayıp, kendimize balık ekmek söylüyoruz. Ben Yumurtalık, diğer adıyla Ayas’ın tarihini inceliyorum.

Yumurtalık, İskenderun körfezinin kuzeyinde MÖ. 4. yüzyılda İskender’in Pers İmparatoru Darius’ı bugünkü Payas ovasında yenmesinden sonra, Makedon kralı İskender’in komutanları tarafından bir liman olarak kurulmuş, Akdeniz’de önemli bir liman kenti haline gelir. M.Ö. 1. Yüzyılda bölgenin önemli bir ticaret, din ve sağlık merkezi olmuş ve en görkemli dönemini yaşamış. Araplarla Bizanslılar arasındaki savaşlarda, yıkıma uğrasa da, 11. yüzyıldan itibaren Ayas adıyla piskoposluk merkezi olan şehre biri karada bir de limandaki iki kale inşa edilir. Kız kalesi adıyla bilenen adadaki kale, Ayas limana yanaşan gemilere ek hizmet binası olarak İtalyan mimarisi ile inşa edilmiş. 1201’de Cenovalılar 1261’de Venedikliler Ayas’ta ticari koloni kurma ayrıcalığını elde etmişler, kente, Lajazzo adını vermişler.

  Marko Polo, 1269 yılında Ayas’a geldiğinde, limanın Venedikli ve Cenovalı tüccarlarla dolu olduğundan ve bunların ipek, yün, hububat ve baharat ticaretinden söz eder. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim’in Mısır fethinde Osmanlı İmparatorluğu egemenliği altına girdi. Daha sonra Ayas, Cebeli Bereket adıyla Osmaniye sancağına bağlı Payas ilçesinin bir bucağı, Osmanlı Vilayet örgütünde Ayas, 19 Temmuz 1926'ya kadar kaza iken, Ceyhan'a bağlı nahiye, 1 Nisan 1959'da ilçe yapılarak Adana'ya bağlanmış.

Ekmek arası balığı getiren lokantacıdan balığın Ceyhan nehrinin döküldüğü alanda tutulan balık olduğunu öğreniyorum. Ceyhan Nehri’nin denize döküldüğü nokta ile Yumurtalık Körfezi arasına yayılan Yumurtalık Lagünleri, tatlı ve tuzlu su bataklıkları, geniş çorak düzlükler, çamur düzlükleri, sazlıklar, ıslak çayırlar, kumullar ve Halep çamı orman varlığına sahip zengin bir doğal alan olarak günümüzde Milli Park olarak koruma altına alınmış.

 Balıkçı barınağında lokantada, karşımızda kız Kalesinin bulunduğu Ada, arkasında dumanı tüten santral bacası ve bacalarla yarışan çok katlı binaların çirkin manzarasını bize, önümüzde denizde sallanan balıkçı tekneleri ve Ayas’ın tarihi kalesiyle, eski şehrin görüntüsü ve balığın lezzeti unutturuyor.

Yumurtalık’ta sahilde giderken akşamın sessizliğine bürünen kumsalda bir süre durup, kumsalın fotoğrafını çektikten sonra Kadirli’ye doğru dönüşe geçiyoruz...


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.