Coronavirüs turizmin kabusu olur mu?

Avrupa başta olmak üzere, Dünyanın önde gelen turizm ülkelerinin sektör yöneticileri, Çin’i radarlarına almış durumdalar.

01/02/2020 14:11
Adil Gürkan

All Anatolia

Yazarın Tüm Yazıları
Coronavirüs turizmin kabusu olur mu?

Asya ülkeleri, Latin Amerika, Orta Doğu, Avustralya turizm endüstrileri, Çin medyasını, küresel haber kaynaklarını ve özellikle de sosyal medyayı an be an takip ediyor.

Elde edilen haberlerden, hemen istatistik çıkarımlar yapılıyor. Çin’deki krizin doğrudan ya da dolaylı etkileri hesaplanıyor.

Çinli turist sayıları ile ilgili tahminler masaya yatırılıyor. Muhtemel düşüşler hesaplanıyor. Gelir kayıpları ile ilgili olası oranlar kaydediliyor.

Bir yandan da B, C planları için hazırlıklar yapılıyor

Endişeli bekleyiş ile pasif bir duruş yerine, dinamik bir kriz yönetimi tercih ediliyor.

Türkiye’de durum nedir? Benim bir bilgim yok.

Gelişmeler an be an takip ediliyor mu?

Bu takibi yapan profesyoneller yaptıkları analizlerin verilerini yatırımcılar ile paylaşıyor mu?

Umarım öyledir.

Ve Dünya bir coronavirüs canavarı ile tanıştı

Canavar denildiğinde akıllara hemen devasa varlıklar gelir. Ama insana yaptıkları açısından bakarsak, bu virüs de bir canavardan farksız Seyahat endüstrisi, son zamanların en acil gündem maddesi olan küresel sağlık krizinin etkisini hissetmeye başladı.

Coronavirüs'ün yayılmasına karşı ne gibi önlemler geliştirebileceği yeni bir emsal oluşturacak. Bir yandan da işlerin hızla bozulmakta oluşu, gelecek için soru işaretleri oluşturuyor.

İlk kez 2019 yılının sonlarında Çin’in Wuhan kentinde tespit edilen virüs, bugün itibarıyla hızla yayılan bir küresel tehdit haline geldi. Seyahat endüstrisi de bu etkileri çok derinden hissetmekte gecikmedi.

Dünya Sağlık Örgütü, Corona virüsü için uluslararası acil durum ilan etti

Gelinen aşamada, ABD, Tayland, Japonya, Güney Kore, Tayvan, İngiltere, Almanya, İtalya, son olarak da Rusya'da coronavirüs vakasına rastlandı. Çin’den gelen resmi bilgilere göre, karantina uygulanan şehir sayısı 12 oldu. Bunların en başında Wuhan kenti geliyor. Karantina altındaki nüfus ile 35 milyon.

Seyahat dünyası, virüsün yayılması çabaları sürerken, bu süreçten beklemediği bir etki ve bozulma ile karşılaşabilir. Bu süreçten etkilenecek olan anahtar sektörler; Turizm, havacılık, oteller ve genel anlamda iş seyahatleri.

Turizm

Turizm sektörü açısından bakıldığında, coronavirüsün verdiği zarar en azından virüsün yaratmış olduğu küresel tehlike kadar büyük. Çin’in yeni yıl tatili başladı. Normal koşullarda bu tatil Çin’in ve Dünyanın en büyük tatil hareketliliğini sağlardı.

Her yıl bu zamanlar yaklaşık olarak 400 milyon Çinli ülke içinde ve yurtdışına seyahat ederdi. Aynı dönemde, gurbette çalışan Çinli işçiler de kentlerine giderdi. Bu devasa hareket hem ülke içinde, hem de Asya Pasifik ülkelerinde muazzam bir gelir üretirdi.

Şimdi bu hareket gerçekleşmeyecek

Çin ülke içinde ve ülke dışına seyahat trafiğine önemli ölçüde sınırlamalar getirdi. 400 milyon Çinli seyahat etmeyecek. Bu durum, milyonlarca Çinli turiste hazırlanmış olan destinasyonlar için tam bir facia anlamına geliyor. Artık bütün Dünya alarmda ve birçok havaalanında, Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiyesine bağlı olarak Çin’den gelen bütün yolcular termal kameralar ile taranıyor.

İngiltere, üniversitelerde eğitim görmekte olan Çinli öğrencilere, Çine seyahat etmeleri halinde, dönüşte karantinaya alınabileceklerini bildirdi. Akla ilk gelmesi gereken sıkıntı kaynağı, yüz milyonlarca Çinlinin seyahatlerini iptal etmesine bağlı olarak, bu gelirden mahrum kalacak olan turizm destinasyonlarıdır.

2003 SARS virüsünün neden olduğu krizin çok daha büyüğü ile karşı karşıyayız

Muhtemelen 2003 SARS virüsünün neden olduğu krizin çok daha büyüğü ile karşı karşıyayız. Neredeyse bütün Çin nüfusu seyahatlerini iptal etti. Dünya turizm endüstrisine enjekte edilecek olan milyarlarca dolar ise, hayal oldu.

2003’teki SARS krizi de Çin ekonomisine şiddetli bir darbe vurmuştu. Çin’in büyük bir çalkantı yaşadığı Sars krizi aynı zamanda Singapur, Malezya ve Vietnam gibi Güney Doğu Asya ülkelerini de etkilemişti. 2003’teki sarsıntıyı aşan bir etki yapması beklenen coronavirüsün etkisinin sadece Güneydoğu Asya ile sınırlı kalmayacağı belli oluyor. Günümüzde bütün Dünya turizmini besleyen Çin’deki bir sarsıntı, bütün olarak bir endüstriyi etkileyecektir.

Sarsıntı sadece turizm ile sınırlı kalmayacak

Sarsıntının sadece turizm ile sınırlı kalacağını düşünmek aşırı iyimserlik olur. Toptancılık, restoranlar, konferans ve MICE dünyası, spor endüstrisi ve havacılık da kötü etkilenecektir.

Bu arada güzel bir haber var. Gözlemciler, Çin’in bu virüse müdahalesinin, Sars krizine göre daha başarılı olduğunu belirtiyor. Sürecin henüz netleşmediği bir aşamada, Avrupa Turizm Birliği CEO’su Tom Jenkins yaptığı bir açıklamada, “Sars virüsünün yayıldığında yapılan yanlışlar şimdi tekrarlanmıyor.

Çinli otoriteler bu kez krizin teşhisinde ve önlem almakta çok hızlı davrandılar. Önceki krizin aksine bu gün her gelişmeyi Dünya kamuoyu ile paylaşıyorlar" dedi.

Avrupa her türlü önlemi alıyor

Avrupa her türlü önlemi alıyor. Virüs bütün Dünya tarafından çok ciddiye alınıyor. Bu gün itibarıyla paniğe neden olacak bir aciliyet yok. Eğer bir tehdit varsa da, bu şimdilik çok uzak. Hatta Avrupa için bir tehdit bile değil.

ABD ve İngiltere başta olmak üzere, birçok ülkenin dış işleri bakanlıkları vatandaşlarına Wuhan’a seyahat etmemeyi tavsiye etti.

ABD Dış İşleri vatandaşlarını en yüksek derecedeki alarm ile uyardı. Dördüncü derecedeki alarm açık olarak “Sakın seyahat etme” anlamına geliyor.

Havacılık

Otoriteler ilk başta Çin’in Wuhan kentine gidiş geliş uçuşlar ile ilgili olarak çok endişeli idiler. Zira virüsün buradan yayılmaya başladığı biliniyordu. Virüs tanısı konduktan sonra, birkaç gün daha uçuşlar devam etse de, bu gün itibarıyla havaalanı kapalı.

Ülkede diğer uçuşlar bir aksama olmaksızın devam ediyor. Otoriteler uçaklarda virüse karşı alınacak önlemler konusunda tavizsiz bir duruş sergiliyorlar. Air China ve diğer havayolları, yolculara Wuhan uçuşları ile ilgili olarak bedelsiz iptal ya da değişiklik hakkı veriyor. Buna rağmen binlerce yolcu hala ürkek.

Dünya, virüsün görüldüğü yerde bloke edilmesine odaklanmalı

Wuhan’ın kapatılması ile havayollarının artık rahatlamış olduğu düşünülebilir. Virüsün kaynağından bir yayılmanın önü kesilmiş oldu. An itibarıyla virüs yayıldı. Şimdi artık bütün Dünya virüsün görüldüğü yerde bloke edilmesine odaklanmalı.

Bu hafta yayınlanan bir memorandumda, Los Angeles Uluslararası Hayayolunu işleten Los Angeles World Havalimanları virüs taramasının nasıl gerçekleştiği ile ilgili bilgiler verdi.

Buna göre, önce Salgın Kontrol Merkezi kuşkulu yolcu için tarama isteyen havayolunu tanımlıyor. Sonra, yolcu eğer Çinli ise, bir Mandarin dilini konuşan rehber eşliğinde yolcuyu 5 dakika süre ile inceliyor. Ardından, yolcu bir ekran taramasına yönlendiriliyor.

Havayolları, müşterilerine bu konuda ne kadar hazır olduklarını da göstermeye çalışıyorlar

Alınan sonuçların ciddiyetine göre bir üçüncü taramaya da karar verilebiliyor. Kuşkulu bir durum olması halinde, merkez yolcuyu, her türlü tedbiri almış ekipler eşliğinde bir hastaneye gönderiyor. Merkez işi asla şansa bırakmıyor.

Havayollarının tamamı uçuş ekiplerini olası vakalara karşı her anlamda hazırlıyorlar ve müşterilerine bu konuda ne kadar hazır olduklarını da göstermeye çalışıyorlar.

Virüs yaygınlaştıkça havayollarının daha büyük bir baskı altında olacakları ortada.. Kısa vadede paniğin büyük bir bölümü Çin ile uçuş trafiğinde olan kabin görevlilerinden ve yolculardan kaynaklanıyor.

Başta Çin olmak üzere, bir çok Asya havayolu finansal krize girebilir

Farklı coğrafyalardan örnekler duyuldukça paniğin arttığına tanık olacağız. Örneğin birkaç gün önce Şikago’da rastlanan bir virüs vakası gerçekleşti. Bütün kent korkuya kapıldı.

Uzun vadede ise, havayollarının nakit akışındaki daralmanın bir soruna yol açması beklenebilir. Başta Çin havayolu şirketleri olmak üzere, bir çok Asya havayolu finansal krize girebilir. Sars vakasının zirve yaptığı 2002 Nisan- 2003 Nisan arasında Asya havayolu şirketleri toplam trafiğin yüzde 44’ünü kaybetmişti.

Oteller

Çin otelcilik endüstrisi krizde dinamik bir pozisyon aldı. Özellikle coronavirüsten etkilenen bölgelerdeki oteller bedelsiz iptal hakkı tanıyarak müşteri odaklı bir politika izliyorlar.

Örneğin Hilton, iptal hakkını bütün Çin coğrafyasına yaydı. Hilton markalarından herhangi birisine rezervasyon iptali ya da değişikliği yapacak olan müşteriler bunun için hiçbir ceza ya da fark ödemeyecekler.

Aynı şekilde Çin’den Dünyanın herhangi bir ülkesindeki Hilton markalarına rezervasyon iptali yapacak olan müşteriler de bu haktan yararlanabilecekler. Hilton bu uygulamayı 8 Şubat tarihine kadar sürdürecek.

Çin otelcilik endüstrisi krizde dinamik bir pozisyon aldı

Hilton, bütün iptal ve değişiklik istekleri için konuklarının Hilton Misafir Asistanı takımına yönlendiriyor. Şirket basın sözcüsü Nigel Glennie şu ana kadar müşterilerden ve çalışanlardan büyük ölçekli sorunlar gelmediğini belirtti.

 “Konuklarımızın ve ekiplerimizin rahatı bizim temel odağımızdır. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütünden gelen bütün güncellemeleri dikkatle takip ediyoruz.”

Hyatt zinciri de 10 Şubat’a kadar bütün iptal ve değişiklik isteklerini serbest bıraktı

Çin’deki herhangi bir Hyatt Otelde rezervasyonu olan müşteriler 10 Şubat tarihine kadar cezasız iptal ya da değişiklik hakkına sahip olacaklar.  Hyat.com, the Worldof Hyatt app, Wechat Mini program üzerinden yapılacak bütün iptal ve değişiklikler bu uygulamaya dahil.

Buna benzer şekilde, Avustralya, Kamboçya, Çin, Guam, Endonezya, Japonya, Malezya, Maldivler, Filipinler, Saipan, Singapur, Güney Kore, Tayland ve Vietnam’daki bir Hyatt Otelde rezervasyonu olan Çinliler de hiçbir ceza ödemeden iptal ya da değişiklik yapabilecekler. Rezervasyonlarını bir acente üzerinden ya da bir online siteden yapanlar ise iptal ve değişiklik için acentelerine başvuracaklar.

İntercontinental ve Marriott zincirleri de rakipleri ile aynı çizgiyi izliyorlar. Her iki zincir de konuklarına cezasız iptal ya da değişiklik hakkını tanıyor.

Dünyaya ne etki yapar?

Kriz ve önlemler Dünyanın bir Çinli turist patlaması yaşadığı bir döneme denk geldi. Çinli turistlerin toplam sayısı 2003 yılına göre neredeyse 10 kat arttı.

Buna mukabil, bu gün yüksek sezonunu yaşayan destinasyonlarda, kaderi Çinli turiste bağlı olan işletmeler krizin ateşini hissetmeye başladılar. Bir çok bölgede tenha plajları, mağazaları görmek ve işletmecilerin şikayetlerini duymak mümkün.

Şu aşamada Avrupa’nın hemen etkilenmeyeceği tahmin ediliyor. Avrupa turizmi bu gün itibarıyla düşük sezonu yaşıyor.

Şu gün yaşanmakta olan kriz ve sarsıntıları, akıllara 2003 Sars krizini getiriyor

Ama şu gün yaşanmakta olan kriz ve sarsıntıları akıllara 2003 Sars krizini getiriyor. O tarihteki sarsıntı, Çinli turist hareketini Avrupa ölçeğinde yüzde 33 gibi bir kayıp yaşamıştı.

Capital Economics, coronavirüs krizinin de toplamda yüzde 33 gibi bir eksilmeye neden olması halinde, bir çok hassas ülkenin Gayrı Safi Milli Hasılalarında yüzde 1.5- 2 arasında bir düşüş olacağı bilgisini veriyor.

Dünya ekonomisinin lokomotiflerinden Japonya, Çinli ziyaretçi sayısındaki, azalmanın etkilerini hissetmeye başladı. Ünlü Sensoji Tapınağının yakınındaki Asakusa bu düşüşün sorunları ile boğuşmakta.

Japonya- Plajlar bomboş

Kentteki bir işletmeci yaşanan düşüşten etkilenmiş olarak, “ Geçen yılın turist sayısının yarısına bile ulaşamadık” diyor.

2003 yılında 450 bin olan Çinli turist sayısı 2018’de 8.4 milyona ulaşmıştı. Bu sayı ülkenin toplam turist sayısının yaklaşık yüzde 27’sini teşkil ediyordu. Şimdi ise, Japonya’nın 2020 için hedeflediği uçuk sayı olan 40 milyona ulaşması hedefi ise hayal ötesi gibi duruyor.

Japonya’da yaşanan daralmanın sadece oteller, lokantalar ve turistik noktalarla sınırlı kalmayacağı da çok açık. Zira Çinli turist Japonya’ya alış veriş için geliyor. Mağazaları da çok parlak olmayan bir gelecek bekliyor.

Dünya, krizin Japonya’daki etkisini Nikkei borsa endeksinde görmeye başladı

Dünya, krizin Japonya’daki etkisini Nikkei borsa endeksinde görmeye başladı. Ünlü Shisedo kozmetik markası bir günde yüzde 5 kadar bir değer kaybetti. Shisedo özellikle Çinli turistlerin çok yoğun olarak tercih ettiği bir marka.

 “ Ama Japonya bu krizi bazı komşularına göre daha kolayca atlatabilir. Çinlilerin popüler destinasyonlarının başında gelen Tayland bu kadar kolayca kurtulamayabilir. “

Turizm, Tayland’ın Gayrı Safi Milli Hasılası’nın yüzde 18’ini üretiyor. Çinli turistler ise bu ülkenin toplam turist trafiğinin yüzde 25’ini oluşturuyor.

Turizm Bakanı yaptığı uyarıda, krizin Sars ölçeğinde bir zarar vermesi halinde, ülke turizminin kaybının 1.6 milyar doları bulacağını açıkladı. Phuket krizin etkilerini derinden hissetmeye başladı.

Çok ciddi bir durum

Phuket’te 40 odalı bir oteli ve restoranı olan Claude de Crissey ise “ İki gün içinde bütün sokaklar, mağazalar ve plajlar çöle döndü. Kimseler kalmadı” diye konuştu.

“ Phuket turizmi neredeyse tamamen Çinli turiste odaklanmıştı. Eğer bu durum devam ederse Ada bütün ekonomisi ile birlikte batar”.

Avustralya da olumsuz gelişmelerden payını alıyor. Devasa yangınların şokunu atlatamayan ülke, bir de Çinli turist trafiğinin durmasının yaratacağı felaketi hissetmeye başladı.

Krizin süresi hakkında bir tahminde bulunmak zor

Avustralya 2019 itibarıyla önceki altı yıla oranlar Çinli turist sayısını iki katına çıkarmıştı. Geçen yılın sonundaki kayıtlara göre Çinli turistler ülkeye gelen ziyaretçi trafiğinin yüzde 15’ini teşkil ediyordu.

PATA ( Pasifik Asya Seyahat Organizasyonu) CEO’su Mario Hardy ise krizin süresi hakkında bir tahminde bulunmanın zor olduğunu söylüyor.

“ Krizin etkilerinin 3 ile 6 ay arasında devam edeceği iddialarını şüphe ile karşılarım. Ama bu konuda daha net bir resmi gelecek birkaç hafta içinde görebiliriz.”

Avrupa için bir tahmin şu aşamada zor

Avrupa kış mevsiminde ve bu aylar Çinli turist için çok cazip değil. Dolayısı ile Avrupa turizmi henüz düşük sezonda. Bu gerçeğe göre, Avrupa’nın bu krizin etkilerini çok kısa zamanda hissetmesi riski yok.

Bir Fransız seyahat şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Jean-Pierre Mas, “ Şimdilik düşük sezondayız. Bu nedenle bir yorum yapmak yanlış olur. Ama bu durum devam ederse, Çinli turistin yokluğu çok önemli bir ekonomik etki yaratır.

2019’da Fransa’yı iki milyon Çinli turist ziyaret etmişti. Bu ülke Çinliler için Avrupa’nın en çekici destinasyonu olarak kabul ediliyor. Çinlilerin bu ülkede ortalama konaklama süresi 5 gün ve toplam harcamaları ise yaklaşık olarak 4 milyar Euro.

Ama üretimini Çin’de yaptıran sektörler ne olacak?

İsviçre’yi ziyaret eden turistlerin yüzde 4.5’ini Çinliler oluşturuyor. Bu ülkenin turizm otoriteleri de krize bağlı olarak tahmini geceleme kaybını yüzde 4.5 olarak tahmin ediyorlar.

Konu sadece turist sayısı ile sınırlı değil. Bunu da kayda geçirelim.

Virüsün bütün Dünya’da bir salgın yaratması riskini bir tarafa bırakalım.

Ama üretimini Çin’de yaptıran sektörler ne olacak?

Bu ülkeden mal ve başka ürünlerin girişi kesilirse, bu ürünler ile üretim yapan diğer sektörler ne yapacak? Çarklar duracak mı?

Dünyadaki lüks tüketimin ana kaynağı Çinliler

Dünyadaki lüks tüketimin ana kaynağı Çinliler. Onlar bu alandan çekilirse, ortaya çıkan boşluğu kim dolduracak?

Bu ve buna benzer yüzlerce soru var. Neredeyse hepsi cevapsız kalıyor.

“Aman, bana değmeyen bir kriz” cümlesi çok amatör ve çok iyimser bir cümle olur.

Önemli not: Bu yazı değişik küresel yayınlardan tercüme edilmiş bir derlemedir.

 

 

 

Yazar Bilgisi

Adil Gürkan

All Anatolia

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar