Birinci yılımızı başarıyla bitirdik

İstanbul’un önde gelen otel yatırımlarından Radisson Blu Hotel İstanbul Şişli, 1'inci yılını geride bıraktı. Yıl içinde birçok organizasyona ev sahipliği yapan otel, % 73 ortalama dolulukla İstanbul ortalamasının üzerinde bir performans sergiledi.

23/05/2015 05:30
Birinci yılımızı başarıyla bitirdik

Profesyonel bir ekip ile yönetilen otel, yanı başındaki iki büyük rakibine rağmen hedeflerine emin adımlarla ilerliyor. Otelin Genel Müdürü Ersin Durgun, geçtiğimiz yılı bu seneki hedeflerini okurlarımızla paylaştı.

İlk yılınızı, koyduğunuz hedefler ve gerçekleştirebildikleriniz çerçevesinde değerlendirebilir misiniz?

Otelimizde ilk yılda, %70 doluluk oranı hedefiyle yola çıktık ve %73 ortalama ile kapattık. İstanbul genelinde ve bulunduğumuz bölgedeki dolulukların yüzde 60-65 bandında seyrettiğini göz önüne alırsak, başarılı bir oran yakaladığımızı söyleyebiliriz.

Sizinle aynı dönemlerde İstanbul’un en yüksek kapasiteli iki oteli de yanı başınızda açıldı. Lokasyon avantajınız olsa da bölgenizde rekabet yüksek. 2015’e ilişkin öngörüleriniz nelerdir?

Hilton Bomonti Ocak’ta, biz Şubat’ta, Marriot Şişli de Mart’ta açıldı. Bölgedeki arz üç ay içinde yüzde 72 arttı. Buna rağmen güzel bir başarı yakaladığımızı düşünüyorum. Rakiplerimizden daha iyi bir doluluk yakaladık. 2015 yılında da doluluğumuzu ve karlılığımızı artırmaya devam edeceğimizi düşünüyorum. 

Nasıl bir pazarlama ve satış stratejisi uyguladınız?

Başarımızın önemli unsurlarından biri de doğru planlamaydı... Açıldığımızda, ağırlıklı olarak yurt dışından alınmış çok sayıda işimiz hazırdı.  İnşaat sürecinde, yanımızdaki apartmanda tutuğumuz bir ofiste satış ekibimiz çalışmaya başlamıştı. Açılıştan önce kurulan satış, insan kaynakları ve yönetim ekibi, yatırımcıların ve mimari ekibin desteğiyle, planlı bir şekilde çalışarak bu başarının temellerini atmış oldu. Ekibin yarattığı sinerji ve ortaya çıkardığı olumlu izlenim, otel hizmetiyle de desteklenince başarı sürdürülebilir hale geldi. .

Banket, toplantı, SPA ve restoranlarınızdaki durum nasıl?

Bu konuda sürekli yenilikler yapmaya çalışıyoruz. Şu anda restoran, Spa, toplantı salonlarımız ve odalarımızla tam kapasiteyle hizmet veriyoruz. 16 adet toplantı salonumuz, balo salonumuz ve yürüyen merdivenlerimizle iyi bir kongre oteli sistematiğine sahibiz. Gün ışığı alan salon konusunda bir eksikliğimiz vardı. Gelen taleplere cevap verebilmek için “business lunch”ımızı  toplantı salonuna çevirdik ve çok olumlu geri dönüşler almaya başladık.

Müşteri profiliniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Lokasyonumuzun avantajı ve markamızın bağlı olduğu The Rezidor Hotel Group’un yurtdışındaki ofislerinin rezervasyon desteği sayesinde çok farklı ülkelerden misafirlerimiz geliyor. Satış direktörümüz, zamanının büyük bir kısmını Amerika’daki kurumsal şirketleri ziyaretle geçiyor. Misafirlerimizin %30-35’i toplantı grubu olarak geliyor. Tatil amaçlı gelen misafirlerimiz de var. Özellikle Ortadoğulu misafirlerimiz, başta Cevahir olmak üzere AVM’lere olan yakınlığımız nedeniyle bizi tercih ediyor. Odalarımızın büyüklüğü de ayrıca bu pazarda bize avantaj sağlıyor.

On-line kanallardan aldığınız rezervasyonun toplam doluluğunuzdaki payı nedir?

Geçtiğimiz aylarda yayınlanan bir listeye göre, online rezervasyonda 100 otel arasından 12. sırada yer alıyoruz. On-line kanallarda dinamik bir çalışma içerisindeyiz; günlük ve anlık fiyatlandırma yapıyoruz. Doluluğumuzun %30’a yakın bir kısmını on-line kanallardan sağlıyoruz.  Aslında bunu daha fazla yükseltebileceğimizin farkındayız ama %30-35 arasında tutmaya çalışıyoruz. On-lineden kazanırken diğer kanallarımızı ihmal etmek istemiyoruz. Tek bir kanaldan ilerlemenin yaratacağı riski göz önünde bulundurarak dengeli bir şekilde süreci yönetmeyi tercih ediyoruz.

Şehir otellerinde bir otel müdürü yol haritasını belirlerken ve şehrin nabzını ölçerken, sizce hangi araçları kullanmalı?

Öncelikle rakamları görebilmek ve analiz edebilmek gerekiyor. Son yıllarda hiçbir otel rakamlarını birbiriyle paylaşmıyor. Bu ihtiyacı STR dediğimiz sistem karşılıyor. STR’ye üye olarak, rakip olarak gördüğünüz otellerin rakamlarını görebiliyor ve buna göre stratejinizi belirliyorsunuz. Bulunduğunuz bölgedeki doluluk oranlarını, ADR ve RevPAR’ı görebiliyoruz. Bu veriler sayesinde  pazardaki mevcut konumunuzu değerlendirebiliyor ve ona göre hareketlerinizi planlayabiliyorsunuz.  Kongre ve organizasyonlar için de İstanbul için yayınlanan event takvimlerinden yararlanmak gerekiyor.  Hepsinden önemlisi de doğru zamanda doğru hamleyi yapabilecek tecrübeye sahip olmak gerekiyor...

Yönetim anlayışınızdan bahsedebilir misiniz?

Misafirinize iyi hizmet vermek için önce “iç müşteri” olarak nitelendirdiğimiz çalışanlarınızı mutlu etmeniz gerekir. Çalışanlarımızın mutluluğunu önemsiyoruz; onları dikkatle dinliyor ve taleplerine cevap vermeye çalışıyoruz. Sıkıntılarını ve mutluluklarını paylaşıyoruz. Üç ayda bir çalışanlarımızı dinleme toplantısı yapıyoruz. Operasyon içindeki sıkıntılarını, istek ve taleplerini dinliyoruz. Notlar alıyoruz ve mutlaka konuyla ilgili geri dönüş yapıyoruz.

“Misafirimize Değer Verdiğimizi Hissettiriyoruz”

Değer veriyoruz ve bunu onlara hissettirmekten çekinmiyoruz. Odamın kapısı çalışma arkadaşlarıma her zaman açık. Yönetim silsilesine riayet ederek tüm sorunları bana aksettirebiliyorlar. Ayrıca kişi olarak devamlı otel içinde hareket halindeyim. Doğal olarak her gün bir çoğuyla karşılaşıyor, selamlaşıyor ve sohbet etme imkanı buluyorum. Personelimize özellikle ismiyle hitap etmeye de özen gösteriyorum.

Ben öncelikle gelen ayrılma taleplerinin gerçek sebeplerini bulmaya çalışırım. Örneğin yönetimsel gerekçelerle gelen ayrılma talepleri beni çok rahatsız ediyor. Fakat ne mutlu ki bu tür ayrılma yok denecek kadar az. Genelde pozisyon ve ücret teklifinden kaynaklı ayrılmalarla karşılaşıyoruz. Açıkçası personelimizin kariyeri için olumlu bir teklif ise veya taşınma nedeniyle yaşanan bir ayrılık ise elimizden gelen kolaylığı göstermeye çalışıyoruz. Yönetimsel gerekçelerde ise hemen karar vermeyip, sorunu anlamaya ve çözüm üretmeye çalışıyorum.

2015 yılında bölgeniz ve İstanbul’da artan rekabeti nasıl değerlendiriyor sunuz?

Bulunduğumuz Şişli bölgesi otel yatırımları açısından doyuma ulaşmış durumda. Bence bölge açısından en büyük sorun, kayıtsız olarak çalışan apart tarzı yerler.  Geçtiğimiz yıl İstanbul’a gelen turist sayısında artış vardı. Fakat konaklayan turist sayısında düşüş var. Demek ki ciddi bir miktarda ziyaretçi günübirlik kiralık evlerde konaklamaya başladı. Özellikle Ortadoğulu misafirlerin apart ve günübirlik kiralık konutları tercih etmeye başladığını görüyoruz. Yasal ve güvenli zeminde yapıldığı sürece bu tür seçeneklere diyebileceğimiz bir şey yok, fakat ülke turizminin imajı açısından bir denetim ve kontrolün sağlanması gerektiğini düşünüyorum.

2015 yılında bölgemizin stabil gideceğini düşünüyorum. Görüştüğümüz acentalar ve şirketlerin de görüşleri bu yönde. Bu durum pazarı daha rekabetçi bir hale getirecek. Pastadan daha fazla pay almak isteyen herkesin daha fazla çalışması gereken bir yıl olacak.

İstanbul’da otel arzı ve talebi arasındaki makas her geçen yıl artıyor. Doğru ve başarılı bir yatırımın başındaki genel müdür olarak neler tavsiye edersiniz?

Yatırımcıların doğru ve detaylı fizibilite çalışmaları yaparak adım attıklarına inanmak istiyorum... Otel yatırımının en temel belirleyicisi lokasyondur. İstanbul’da yatak arzında ciddi bir artış olsa da doğru lokasyonda yapılacak yatırımların hala iyi kazandıracağını düşünüyorum. 

Yorumlar