Almanya’ya Sağlıklı Yaşlanma Turizmi ile gidelim

Eğer farklı bir gözle bakılırsa, Almanya için farklı ürünler tasarlamak gerektiği görülür.

08/02/2020 15:37
Adil Gürkan

All Anatolia

Yazarın Tüm Yazıları
Almanya’ya Sağlıklı Yaşlanma Turizmi ile gidelim

Sağlık turizmi, demiyorum..

Sağlıklı yaşlanma turizmi..

Almanya’ya farklı bir gözle bakma zamanı geldi.

Eğer farklı bir gözle bakılırsa, Almanya için farklı ürünler tasarlamak gerektiği görülür.

Eğer Almanya’ya, pazarlamanın en temel kriterlerinden birisi olan, kuşaklar açısından bakarsak, ne tür ürünler tasarlamamız gerektiğini görebiliriz.

İlk adım Almanya’daki nüfus yelpazesine bakmak olmalıdır. Buradan bakarsak, artık Almanya’da hızla küme düşmeye başlayan eskimiş ürünlerin akıbetini de görürüz.

Bilmeniz gereken bir gerçeklik var: Türkiye turizminin doğuşuna ebelik ve büyümesine rehberlik yapmış olan Almanya, artık 40 yıllık ürünlere doydu.

Almanya, 40 yıllık destinasyonlardan da, ürünlerden de sıkıldı

Alanya ve Side’ye senelerdir tatile gelen ve bunu sürdürmekte kararlı olan dar bir tatilci kesimi, kimseyi aldatmasın. Onlar da artık hayatlarının son tatillerini yapıyorlar.

Y ve Z kuşakları 40 yıllık ürünlere ve destinasyonlara sıcak bakmıyorlar. Tatil anlayışları ve tatile çıkma amaçları da farklı. Bu konuyu farklı bir yazıda ele alacağız.

Bu iki kuşağın öncesi, yani 50 yaş üzerinin hayatını domine eden temel kaygı sağlık. Ya da daha açık bir ifade ile, 50 yaş üzeri insanlar sağlıklı yaşamak ve yaşlanmak peşindeler.

Bu ifadeyi şöyle açabiliriz

İnsanlar sağlıklı beslenmek istiyorlar.

İnsanlar sağlıklı bir çevrede yaşamak istiyorlar.

İnsanlar aciz birer yaşlı gibi yaşlanmak istemiyorlar.

İnsanlar yaşlarına uygun egzersizler yapmak istiyorlar.

İnsanlar Dünyanın her tarafından derlenmiş terapiler ile zindeleşmek istiyorlar.

İnsanlar ruhlarını arındırma peşinde

Gerginlik out.

Sertlik out.

Olumsuz etkileşim out.

Gözlerinizi 50-80 yaş arasındaki kuşaklara çevirin

Hedef kitleyi daha net tanımlayalım. Gözlerinizi Almanya’ya çevirin.

Bu ülkede 50-80 yaş arası nüfus 35 milyon.  Bu kuşaklar artık kendilerini orta yaş ve ileri orta yaş olarak tanımlamak istiyorlar.  Hiç kimse yaşlı kavramını kendisine yakıştıramıyor.

Yaşlanma konusundaki duygusal itirazlarını, sağlıklı yaşam ile desteklemek istiyorlar.

Bunun için hem tatil dışı zamanlarda, hem de tatillerde sağlığın peşinde koşuyorlar.

Almanya başta olmak üzere, Batı’da genel eğilim bu yönde.

Wellness Turizmi hızla büyüyor

Hayatlarında, sağlıklı kalmak ile ilgili yeni hassasiyetler geliştiren tatilciler artık hareket halinde bile sağlıklı olmak için çeşitli arayışlara yöneliyorlar.

Şimdi bütün büyük Lifestyle markaları pastadan pay almanın peşindeler.

Huzurlu bir sabah, lüks bir otelde, harika bir kahvaltıya uyandığınızı düşünün. Deneyimli bir fitness eğitmeninin eşliğinde dağları tırmanıyorsunuz.

Kosta Rika’da, sakin bir sahilde, düzenli meditasyonlar eşliğinde sörf yapıyorsunuz. Bir de tertemiz bir okyanus havası eşliğinde bisiklet sürüyorsunuz. Masaj ustaları, sürüş sonrasında kaslarınıza yapacakları dinlendirici masaj için hazır bekliyorlar.

Wellness Turizmi Dünyasına hoş geldiniz

Evet! Wellness Turizmi Dünyasına hoş geldiniz. Sağlık ve keyif dolu bir yaşam arayışında en son rehberiniz.

Wellness Dünyası, yani bakım, egzersiz, beslenme destekleri, alternatif ilaçlar ve daha bir çok bileşeni ile bu küresel ekonomi 2018’de yaklaşık olarak 4.5 Trilyon Dolara ulaştı. Birçok sektöre nazaran baskın bir yükseliş ivmesi yakaladı.

Bu noktada önemli bir not düşelim:

Burada zikredilen 4.5 Trilyon Dolar tek başına wellness seyahatlerinin parasal karşılığı olarak anlaşılmasın. Wellness seyahatlerinin toplam cirosu ilerleyen bölümlerde belirtiliyor.

Diyet, fitness ve sağlıklı olma pratikleri ile ilgili popüler algılar artık farklılaştı. Turizm içinde yeni iş modelleri oluşturdu.

Wellness geliştikçe ve evrildikçe gıda, içecek ve konaklama gibi yardımcı sektörler de bu günün sağlığa duyarlı tüketicileri için ürünler tedarik etmeye başladılar.

GWI – Küresel Wellness Enstitüsü, Wellness’i şöyle tanımlıyor: ‘Sağlıklı kalmak ve bunu kalıcı hale getirmek amacı ile çıkılan seyahat’. Sportif aktivite tatilleri uzun zamandır vardı. Ama Fas’ta Equinox ile dağ tırmanışından, GOOP ile İtalyan Rivierası’nda yelken açmaya kadar bütün bu yeni tip seyahatler bir farkındalık ve aydınlanma yükselişidir.

Sağlık turizminde genişleyen sınırlar

GWI verilerine göre 2015 ile 2017 arasında küresel wellness turizminin cirosu 536 Milyar Dolar'dan, 639 milyar Dolara yükseldi.

Bu artışın yüzde olarak ifadesi 6.5%. Yani, bir başka ifade ile wellness turizmi turizm hareketinden iki misli daha fazla artış göstermiş.

GWI 2022 için tahmini wellness turizmi harcamasını 919 Milyar Dolar olarak açıklıyor. Bu miktar, genel turizm harcamalarının yüzde 18’ini oluşturuyor. GWI aynı dönemde Dünya’da yaklaşık olarak bir milyarın üzerinde wellness turizmi turu olacağını tahmin ediyor.

Sağlıklı olmak amacı ile seyahat etmek çok yeni bir hareket değil

WTA- Wellness Turizm Organizasyonu Başkanı Anne Dimon, wellness turisti için genel bir yaş ve cinsiyet tanımının olmadığını belirtiyor. Ancak yüksek eğitimli ve 30-60 yaş arası kadınların bu akımın temel kitlesi olduğunu vurguluyor.

Sanki yeni bir trend gibi görünse de, sağlıklı olmak amacı ile seyahat etmek çok yeni bir hareket değil.  Tarih bu hareketin sayısız örneği ile doludur. İsrail’deki Ölü Deniz’e seyahat edenler, Roma İmparatorluğu'nun hamamları, Asya’daki doğal termal sular, Tayland’ın lavman temizliği bu tür seyahatlerin örnekleridir.

GWI wellness turizmi ile ilgili olarak daha anlamlı ve kapsayıcı bir tanım getiriyor. Konu artık destinasyonlar ya da aktiviteler ile sınırlı değildir. Mesele tamamen seyahat edenin değerleri ve yaşam tarzı ile ilgilidir. Bir not daha; wellness seyahatçileri normal tatilcilere göre yerelde yüzde 178 daha fazla harcama yapıyorlar.

 “Şimdi bütün Dünyada, her an daha çok sayıda insan günlük yaşamlarına sağlık, kendini gerçekleştirme, deneyim, duyarlılık unsurlarını ekliyor. Bu gün insanların evlerinden uzakta olsalar da sağlıklı yaşam tarzlarını ve welness rutinlerini sürdürmek istemeleri kimseleri şaşırtmıyor.”

Sağlıklı kalma turizmi ile sağlık turizmi farklı şeyler

Türkiye, sağlık turizmi olarak konumlandırılan tıp operasyonlarının dışında bir konsept geliştirmeli. Bu alan çok farklı ve çok komplike bir sektör.

Aslında saç ektirmek, diş implantı gibi oeprasyonların turizm hareketi içinde yeri ve anlamı çok da net değil, ama böyle kabul ediliyor.

Biz, sağlıklı kalmayı ön planda tutan ve buna yönelik etkinlikler geliştiren bir modelden bahsediyoruz.

Türkiye doğası, kültürü ve mutfağı bu model için her türlü kaynağı sunuyor.

Bir tek örnek verelim ve devamını başka bir yazıya bırakalım.

Isparta Şarkikaraağaç’ı bilen var mı?

Ya Şarkikaraağaç’ın yanı başındaki Kızıldağ’ı?

Eğirdir ve Beyşehir Gölleri'nin yüzeyine aşk ile temas ederek yükselen rüzgarların sevgi, şifa ve huzur bıraktığı Kızıldağ’ı bilen var mı?

Bu Milli Park’ı bilmiyorsanız, Isparta Tıp Fakültesi’nin Kızıldağ’ın havası ile ilgili son bilimsel raporunu da duymamışsınızdır.

Ben şuraya sadece birkaç paragraf bırakayım.

KOAH ve Astım’ın Doğal Yollarda tedavisi

Kızıldağ Milli Parkı’nın Astım ve Kronik Obstuktif Akciğer Hastalığı (KOAH) Üzerine Etkileri Süleyman Demirel Üniversitesi (SDU) Göğüs Hastalıkları Kliniği’nden Prof. Dr. Önder Öztürk ve Hastanemiz Göğüs Hastalıkları Uzmanlarından Canan Doğan tarafından yapılan 1 yıllık bir çalışmanın sonunda raporlandı.

Isparta’nın ilçesi Şarkikaraağaç yerleşkesi Kızıldağ üzerinde yapılan çalışmaya 39 hasta alındı. Hastaların 19’u astım hastası

( %48,7), 20’si KOAH hastası ( %51,3)   olarak belirlendi. Yaşları 62-69 arası olan 25 erkek ve 14 kadın hastada yapılan araştırma sonucunda;

KOAH hastaları üzerinde olumlu etki oranı %   42

Astım hastaları üzerinde olumlu etki oranı % 78,9

Kızıldağ Milli Parkı'nda 15 gün kalarak 1 yıl atak geçirmediklerini ifade eden hastaların beyanı dikkate alınarak yapılan çalışmada 23 hastanın 12 ay boyunca atak geçirmedikleri görüldüğü raporlandı.

Bu hazine Türkiye’deki binlerce değerden sadece bir tanesi…

Bir sonraki yazıda Türkiye’nin heybesinde Almanya için neler var, buna bakalım.

En önemlisi de, Almanlar ile Türkiye arasında yükselen duygusal bariyerleri nasıl aşabileceğimizi de irdeleyelim.

Bu duygusal bariyerler aşıldığında, Türkiye, termali, kültürü, mutfağı, doğası, iklimi ile tekrar Almanlar'ın radarına girebilir.

 

Yazar Bilgisi

Adil Gürkan

All Anatolia

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar