Ahmet Aras: Bodrum'un artık verecek başka bir şeyi kalmadı

Ancak Bodrum gerek nüfus artışı gerekse de orman içlerine yayılan yerleşim yerleri ile doğal güzelliğini ve dokusunu kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya. Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras da bunlara karşı Bodrum’un acil bir koruma eylem planına ihtiyaç duyduğunu belirtti.

21/08/2022 23:16
Ahmet Aras: Bodrum'un artık verecek başka bir şeyi kalmadı

Ancak Bodrum gerek nüfus artışı gerekse de orman içlerine yayılan yerleşim yerleri ile doğal güzelliğini ve dokusunu kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya. Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras da bunlara karşı Bodrum’un acil bir koruma eylem planına ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Duvar'a verdiği röportajda, Bodrum kıyılarında işgallerin artması, kamu arazilerinin özelleştirilerek imara açılması, doğadaki tahribatın etkileri ve Cennet Koyu’nda belediyenin tavrı gibi pek çok konuhakkında açıklamalarda bulundu.

Bodrum’un bu sene turizmdeki hedefini 1 milyon olarak açıklamıştınız. Hedefinize ulaştınız?

Hedef olarak 1 milyon turist beklentimiz vardı. Sezon devam ediyor ve şu an itibariyle 650 bin rakamlarındayız. Bu rakamlar, hedefimizin altında bir rakam ama sezon sonunda 1 milyon hedefini yakalayacağız. Tabi durumun ekonomiyle bağlantısı var.

Yerli turist açısından beklediğimiz gibi bir süreç olmadı. 2022 yılında ciddi ekonomik sıkıntı yaşandı. Fiyatlar birden arttı, enflasyon arttı, döviz kurları keza aynı şekilde... Bu durum ister istemez yerli tatilcileri etkiledi. Artan maliyetler karşısında insanımız tatile çıkamadı. Yerli turist açısından sorun var.

Bu sene yabancı turistlerin ilgisi ne durumda?

Yabancı turistler açısında şu an bir sorun yok. Geçtiğimiz senelere göre, bu sene talebin ve ilginin olduğunu söyleyebiliriz. Toplam 1 milyon turistin geldiğini düşünürseniz, bunların ekonomiye katkısının yüksek olması lazım. Türkiye’de şu anda kişi başı bazında bir turistin harcaması 650 Dolar civarında.

Yabancı turistler Bodrum’a geldiklerinde buna yakın bir harcama yapıyorlar. Bizim hedeflerimiz arasında kişi başı harcamaları 850 Dolara çıkarmak var. Böylelikle kişi sayısı az da olsa 1 milyon turist için belirlediğimiz ekonomik kazancı yakalamış oluruz.

Tabii atılması gereken adımlar da var

Yanı başımızdaki yerler, bizden daha fazla turist ağırlıyor. Hırvatistan veya İtalya, 2,5 milyon turist ağırlıyor. Çünkü bu yerlerde bütün yıla yayılmış bir turizm var. Biz ise sadece 4 veya 5 sezon açığız.

Sezonu yıla yaydığınızda kaynaklar sürdürebilir oluyor, nitelikli personel çalışıyor. Ama '6 ay çalıştır sonra kapat' durumu, turizmin sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor. Kongreler yapıyoruz, fuarlar gerçekleştiriyoruz, kültür sanat etkinliklerine imza atıyoruz... İnsanlar sadece eğlendiğimizi sanıyor. Oysa bütün bu çalışmaları, turizmin geliştirilmesi için yapılan çalışmalar olarak ele alıyoruz.

 

Bodrum’un ülke turizmi açısında konumu ne? Bodrum turizm gelirlerinin yüzde kaçını oluşturuyor?

Bu soruya Muğla bazlı cevap vermek gerektiği düşüncesindeyim. Türkiye’de turizm gelirleri açısından Antalya birinci, İstanbul ikinci, İzmir de üçüncü sırada. Muğla bu sıralamada dördüncü konumda. Bu bağlamda baktığımız zaman Muğla, ülke turizminin yüzde 15’ni oluşturuyor. Bodrum, bu payda önemli bir yere sahip ama bu rakamların yukarıya çekilmesi lazım.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Bodrum'da kamuya ait araziler, özelleştirme yoluyla satılıp imara açılıyor. Bu alanlara imar yetkisini kim veriyor?

Bodrum’da, kamu mallarının elde tutulması, özelleştirilmemesi lazım. Bunların vasıflarının korunması lazım. Şimdi size örnek veriyorum; Gökçebel’de, Cennet Koyu’nda, Ortakent’te özelleştirilen büyük parseller var. Bu alanlarda süreç şöyle ilerliyor: Özelleştirme İdaresi Başkanlığı plan yapıyor, Turizm ve Kültür Bakanlığı veya Çevre Şehir Bakanlığı imara açabiliyor. Bu yolla büyük arazilerimiz imara açılmış oluyor.

Özelleştirme sürecine itiraz ettiğiniz nokta nedir?

Arazilerin satışları yapıldıktan sonra biz alan insanlarla karşı karşıya geliyoruz. İtirazımız buna. Oysa satan veya alanın hiçbir suçu yok. Tabi satıldıktan sonra zaten imara da açılmış oluyor, bizim hukuken yapacağımız bir şey kalmıyor artık. Biz burada kişisel davranmıyoruz, yatırımcıyla bir sorunumuz yok. Burada yöntem hatası var ve biz buna itiraz ediyoruz.

Bir diğer itirazım da kamu arazilerimizin korunmamasına yönelik. Özellikle kıyı bölgelerindeki kamu arazilerini korumak zorundayız. Çünkü insanların kıyılardan yararlanması zorlaşıyor. Zaten Bodrum Yarımadası'nda her bastığınız yerde ya tarihi eser ya da endemik bir bitki türü ya da biyoçeşitlilik var. Burası çok özel bir yarımada, buraları 'ranta kurban etmeyelim' istiyoruz. Zaten özel mülkler yapılaşıyor. “Bari son kamusal araziler korunsun” diyoruz.

‘BODRUM’UN ARTIK VERECEK BİR ŞEYİ KALMADI’

Özelleştirmeler, Bodrum’un geleceği açısından nasıl bir sonuç yaratacak?

Burada büyük bir sermaye tahakkümü var. Bodrum’da özelleştirmeler yapılıyor ve geniş halk kitleleri mülksüz kalıyor. Maden alanları açılıyor, zeytinlikler yok oluyor. Köylülerin köyleri yok oluyor, onlar kente taşınmak zorunda kalıyor ve kentlerde varoşlar oluşuyor.

Orman, köylülere yasak ama turizm amaçlı tahsis için binlerce ağaç kesilebiliyor. Yani bir tarafta rant ve para var, öbür tarafta halkın yaşam alanları var. Sermaye sonuçta parasını değerlendirmek istiyor, yatırım yapmak istiyor ama Bodrum’un artık verecek bir şeyi kalmadı, 'acil koruma eylem planına' ihtiyacı var.

Bodrum’un gidişatı iyi değil. Var olan sorunlarla mücadele ederken, her zaman diğer taraftan yeni sorunlar ortaya çıkar. Doğanın tahribatı söz konusu. Bodrum’un o doğal görüntüleri, yeşili yavaş yavaş tahrip oluyor. Hatta son dönemde daha da hızlandı. Bu konuda oturup hep beraber, bütün Bodrumlular olarak gelecek açısından bazı planlar yapmamız gerektiğini düşünüyorum.

Sizin imara açtığınız alanlar var mı?

Biz göreve geldiğimizden bu yana tek bir yere imar izni vermedik. 1970 yılından bu yana 287 tane mevzi imar planı yapılmış ve dağlar, taşlar site olmuş. 1999’dan sonra da 11 ayrı belediye durumuna geçilmiş ve imarlar verilmiş.

Biz şu an onların vermiş olduğu yerlerin sadece ruhsatlarını kesiyoruz. Merkezi siyasi irade de sermayeyi destekliyor ve bu sonuç kaçınılmaz oluyor. Arazilerin değeri yüksek olunca, kamu bütçesi de ihtiyaç duyuyor. Bu durumda araziler satılıyor.

Yazının devamı: https://www.gazeteduvar.com.tr/ahmet-aras-bodrumda-buyuk-bir-sermaye-tahakkumu-var-haber-1578164

 

 


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.