Koltuk sevdası değil görev sevdası taşıyoruz

TÜRSAB seçimlerine az bir zaman kaldı. Sektör de bu seçime kilitlendi. TÜRSAB Başkan adayı Bağlıkaya, TÜRSAB’ı geleceğe taşıyacak hedeflerini, Turizm Aktüel aracılığıyla, turizm sektörüyle paylaştı.

01/02/2018 13:04
Koltuk sevdası değil görev sevdası taşıyoruz

TÜRSAB’ta hiçbir dönem taşlar böyle yerinden oynamadı. Alem böyle çetrefilli bir seçim yarışı görmedi, heyecan hiç bu kadar doruğa çıkmadı. Adaylar arasındaki atışmalar yerini  tartışmaya, hatta neredeyse  kavgaya bırakmaya başlamış, seçime de neredeyse 5 kalmıştı. Ama final beklendiği gibi olmadı. TÜRSAB’ın  o dönemki başkanı Başaran Ulusoy, güvenlik gerekçesiyle  seçimin ertelendiğini duyurdu. Kıyamet de ondan sonra koptu. Malumunuz; mahkemeler, kararlar havada uçuştu. En son seçimin 24-25 Şubat’ta yapılmasına karar verildi.

TÜRSAB’ın başkanlık yarışındaki en güçlü adayı, kuşkusuz Değişim Hareketi lideri Firuz Bağlıkaya. Yarışı hep kurallarına göre oynamayı tercih eden, sektörün efendiliği ve kibarlığıyla tanıdığı Bağlıkaya, tansiyonun yükseldiği dönemlerde bile soğukkanlılığını korumayı bildi. Başkanlık hedefine kenetlenen ve bu konuda tam konsantrasyon yoluna devam eden Firuz Bağlıkaya, seçim sürecini ekibiyle birlikte profesyonelce yönetmeyi sürdürüyor. TÜRSAB seçimlerine az bir zaman kaldı. Sektör de bu seçime kilitlendi. TÜRSAB Başkan adayı Bağlıkaya, TÜRSAB’ı geleceğe taşıyacak hedeflerini, Turizm Aktüel aracılığıyla, turizm sektörüyle paylaştı.

Sektörle bağlarını koparan TÜRSAB’ın yeniden sektörle bağını nasıl sağlayacaksınız?

TÜRSAB yönetimi maalesef uzun yıllardır sektörümüzün gerçeklerinden ve dinamizmden uzak, yapay gündem ve sektöre faydası olmayan projelerle yönetiliyor. Bu,  bilinen bir gerçek. Bu soruya cevabım çok basit olacak. Yeni dönemde, TÜRSAB asli görevlerine dönecek.  Ticari faaliyetlerden uzak duracak ve sektörümüzün sorunlarına çözüm odaklı yaklaşarak, her üyemize güvenli bir gelecek ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı yaratacak. TÜRSAB gücünü üyelerinden alıyor. Biz bu gücü proje ve çalışmalarımızla tekrar canlandıracağız.

TÜRSAB'ı nasıl bir yönetim şekli ile yönetmeyi hedefliyor sunuz? İtiraz ettiğiniz temel konular nelerdir?

TÜRSAB’ı her yönüyle şeffaf, her an hesap verebilen, katılımcı ve aktif bir şekilde yöneteceğiz. Komiteleri başkanlık haline getirerek canlandıracağız. Herkesin eşit şekilde temsil edileceği, yönetim kurulu üyeleri de dahil 60 kişilik bir ekiple hızla kararlarımızı alıp, uygulayacağız.  İtiraz ettiğimiz konular, sadece bizim değil, sektörün itiraz ettiği konulardır.

TÜRSAB’ın asli görevlerine dönerek,  acentaların çözümünü beklediği sorunların bir an çözülmesi , en önemli husustur. Mevcut TÜRSAB yönetimi maalesef sektörümüzün hiçbir sorununa çözüm bulmamış, sektörün en sıkıntılı zamanlarında sektörden tamamen kopuk düşünceler ortaya atmıştır. Koltuk sevdası ile değil, görev sevdası, sektör aşkı ile göreve geleceğiz ve tüm paydaşlarla turizm sektörünün gelecek haritasını çıkaracağız. Artık, umutsuzluk değil, umut zamanı, değişim zamanıdır.

TÜRSAB'ı sektörde nasıl konumlandırmayı planlıyor sunuz?

TÜRSAB;  turizm sektöründe tüm paydaşlarıyla birlikte, istişare ederek hareket eden, sorumluluk sahibi bir yapısı olacak.  Ortak vizyon ile güçlerimizi birleştirerek, turizm sektörünü rekabetçi dünyada öne çıkaran, proje geliştiren, kamu sektörüyle uyumlu bir şekilde sorunlarımızı çözen bir yapıda, hep ileriye bakan,  aynı zamanda tüm paydaşlarıyla hep birlikte yürüyen konumda olacağız. 

Kazanmanız halinde TÜRSAB'da ne tür tasarruflarda bulunacak sınız? Personel ve ticari kuruluşlara ilişkin ne tür adımlar atacak sınız? 

TÜRSAB’da göreve geldiğimizde, kar eden kuruluşlar satılacak, zarar edenler de kapatılacak. Üyelerimizin aidatları ve paralarıyla ticaret yapmayacağız. Bize sorunları çözmemiz, vizyon çizmemiz, yol göstermemiz için oy verilecek. Tüm enerjimizi,  sektörümüzün çıkarları için harcayacağız. Bizim eleştirdiğimiz konu, her türlü hukuksuzluğu gerçekleştirerek hala yönetimde olan mevcut TÜRSAB yönetimin yönetim anlayışı ve icraatlarıdır.

Çalışan personelle ilgili bir problemimiz yoktur.  Sektör için çalışan ve hakkıyla maaşını alan herkes, görevine devam edecek. Bununla birlikte, herkes bilmelidir ki, bundan sonra TÜRSAB’ın boş yere harcayacağı bir kuruşu olmayacak.

Muhalefetin bölünmüş bir görüntü vermesini tehlike olarak görüyor musunuz? Tek liste girme konusundaki düşünceniz ve kararınız nedir?

Biz Değişim Hareketi olarak, en baştan beri projelerimizle, vaatlerimizle ve bu yola gönül verenlerle yola çıktık. Sayın Hasan Erdem gibi düşüncelerimizi destekleyen arkadaşlar oldu.  Ben,  hiçbir şeyi tehlike olarak görmüyorum. Amacımız;  değişimi gerçekleştirerek, sektörümüzün özlem duyduğu bir yönetim şekliyle sorunlarımızı çözmek. Benim için listeden çok, yapacaklarımız önemlidir.

Göreve geldiğimizde de tüm üyelerimizi aynı şekilde kucaklayacağız. Biz büyük bir aileyiz. Bundan böyle, sen-ben olmayacak. Biz yönetim şeklini beğenmediğimiz kişilerle aynı yerde olmayacağımızı açıkça belirttik. Bizi destekleyen acentaların da isteği bu yönde. Herkes listesini çıkarabilir. Biz Değişimin Gücüne inanıyoruz ve yolumuza devam ediyoruz.

Yeni acente açılmasını zorlaştıracağınız yönündeki söyleminizi sektörde çok yankı buldu. Hatta bunun yasalara uygun olmadığı iddia edildi. Bu vaadinizi nasıl yerine getirecek siniz?

Yeni acenta açılmasının zorlaştırılması, yasalara aykırı değil. Bu kararları, hukuk danışmanlarımızla konuşarak aldık.  Bu süreçte, belge devrinin önünü açacağız. Eş zamanlı olarak, acenta açma şartları yeniden düzenlenecek. Bölgesel gelişmeler, acenta sayıları, yaptıkları iş türü, uzmanlık, acentacılık eğitimi gibi konular dikkate alınarak, bölgesel kalkınma ve dünya turizmindeki değişimlere ve eğilimlere uygun bir şekle getirilecek. 

Seçimlerin ertelenmesi, gerek sizin, gerekse üye acentelerin motivasyonunda bir azalma yarattı mı? 

Hukuksuz bir şekilde kimsenin inanmadığı bahaneler ve oyunlarla maalesef seçim ertelendi. Güvenlik gibi bir gerekçeyi öne sürerek, kendi genel kurulunu yapamayan bir birlik görüntüsü verdik tüm dünyaya. Turizme verilen zarar çok büyüktür, çok.

TÜRSAB’ı bu hale düşürenleri,  üyeleri asla affetmeyecek. Bu süreçte, daha da fazla kenetlendik, daha da güçlendik ve bu yönetimin hemen gitmesi gerektiğine olan inanç, daha da arttı. Herkes bu oyunu gördü. Değişim Hareketi olarak çok daha güçlü, azim ve şevk içinde yolumuza devam ediyoruz. Bu Değişimi gerçekleştireceğiz. Kimsenin şüphesi olmasın.

Biz göreve gelir gelmez,  verdiğimiz sözleri gerçekleştirmeye başlayacağız. Yasal düzenleme gerektirenlerle birlikte 1 yıl içinde vaatlerimizin çoğunu yerine getirmiş olacağız. İlk dönemimizde, tüm vaatlerimizi gerçekleştireceğimize inanıyorum. İkinci dönemde sektörümüz ile ilgili uzun vadeli planlar yapıp, bizi geleceğe hazırlayacak olan uzun yol haritamızı çizeceğiz. Bundan sonra da, genç arkadaşlara bayrağı devredeceğiz. 

Yönetim kurulunuzda kimler olacak ve yönetimin Başaran Ulusoy yönetiminden farklı olarak nasıl bir dinamiği olacak?

Yönetim kurulumuzda, değişime inanan, kendini sektörün sorunlarının çözümüne ve sektörün gelişimine adayacak ve tüm üyelerimizi kucaklayacak arkadaşlar olacak. Değişim hareketine inanan ve sektörümüzün çıkarlarını düşünen herkes, benim için eş değerdedir.

Başaran beyin yönetiminin dinamiği zaten yoktu. Bir dinamik yarattılarsa da, onu da sektöre hiçbir faydası olmayan faaliyetler için kullandılar. Biz şeffaf, vizyoner, katılımcı ve ortak aklı savunan, dünya turizm sektöründeki değişimlere uyumlu bir dinamikle, sektörün lokomotifi olarak hareket edeceğiz. Arkamızdaki güç;  üyelerimizin desteği, birliği, inancı ve mutluluğu olacaktır.

Seçim gününden bir gün sonraki sabahınız nasıl başlayacak? 

Güzel başlayacak. Çünkü değişime inanan arkadaşlarla birlikte gönül verdiğimiz sektörümüze hizmet etmenin onurunu yaşayacağız. İlk günden itibaren çalışmalarımıza başlayarak ve zaten boş yere kaybettiğimiz 2 ayı da telafi ederek,  sektörümüzün önünü açacak çalışmalara odaklanacağız.  26 Şubat, TÜRSAB ailesinin geleceğe güvenle, gülümsemeyle, kıvançla bakacağı bir başlangıç olacak. 

Yorumlar