YER VE MEKAN TANITIMI VE MARKALAŞMASI

01/01/2020 02:40

Erzurum’da yapılan üniversite kış oyunlarının ardından yörenin beklentileri ve ileriye yönelik olarak gelen talepler karşısında yapılan çalışmalar bana 10 yıl evvel yazdığım bir makalemi hatırlattı. Özetle söylemek istediğim bir düşünürün “hayatta kalmasını bilenler değişime ayak uydurmayı becerenlerdir” sözündeki düşüncede saklıydı.

Pek çok etkinliği ve yöreyi ülkeyi hiç görmediğimiz halde oradan gelen ürünler, haberler ve dostlarımızın anlatımları nedeniyle tanımıştık; ilgi duyuyor görmek istiyorduk. “Türkiye'nin ve yörelerimizin ziyaretçilerine kendi ürünlerini, kültürünü, yaşam değerlerini tanıtarak turizm yoluyla yeni bir pencere açacağını; ziyaretçilerle paylaşılacak günlük yaşama ait değerlerin yöredeki ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimi destekleyeceğini yeni talepler getireceğini” ifade etmek istiyordum. Günümüzde turizm sadece turist sayısı ile değil ekonometrik yöntemlerle (katma değer, çoğaltan etki gibi) ile ölçülüyor.

Ülkemizde şimdiye kadar İzmir’de yapılan Akdeniz Yaz Oyunları gibi pek çok uluslararası etkinliğin ev sahibi olmuştuk; bu konudaki imajımız olumluydu ve her türlü organizasyona olan talebimiz de devam etmekteydi. O halde Erzurum’dan sonra kamuoyunu bu kadar ilgilendiren gelişmenin arkasında yatan etkileme gücü neydi. Trabzon, Mersin 2011 ve 2013 için hazırlanırken EXPO adaylıklarını açıklayan kentlerimizin hedeflerine ulaşmaya çalışırken dikkate almaları gereken yapılanma ne olmalıydı. Bütün bunların Tesadüfi bir gelişme olmaması için geleceği düşünürken anı değerlendirmek de gerekiyordu. 

Şehirlerimizin, yörelerimizin ve sanatçılarımızın geleceğe dönük etkiler oluşturması gerekli bir modele, kısaca destinasyon kavramının ötesinde ilkeleri olan " yer ve mekan tanıtımı ve markalaşması" konusunda bazı genel hususlara değinmek istiyorum.

Yerlerin ve mekanların tanınma ve markalaşma ihtiyacı yeni pazarlarda dikkatleri üzerlerine çekerek yatırım ve iş imkanlarını artırmak ve kalıcı kılmak için konukları cezbetme açısından global bir rekabet içerisinde olmalarından kaynaklanır. Günümüzde düz dünya olarak tanımlanan bu ortamın bir gereğidir bu aynı zamanda.

Yer ve mekan tanıtımında hedef, yerlerin ve yörelerin tüm cazip ve güçlü yönlerinin ön plana çıkarılması ile mevcut yapısının ve ileride kazanacağı kimliğin bir dizi uzmanlık çalışmaları sonucu belirlenmesidir. Amaç ise rekabet şanslarını artırmak için mekanların yeniden tanımlanması sırasında kendini tekrarlamaları yerine dinamik bir yöntemle diğer yerlerden farklı ve ilgi çekici yönleri ile dünya çapında tanınmalarına imkan sağlamaktadır.

Yer ve mekan tanıtımı ve markalaşması şehirlerin, yörelerin ve ülkenin kamu sektörü yanında sonuçlarından yararlanacak tüm kesimleri de kapsayan yardımlaşma ve işbirliğine dayalı koordine bir çalışmadır. Aynı marka etrafında ortak çalışmalar, işbirliği ortamı ve bu bağlamda Kamu ve Özel İşletmelerin toplumsal ve kültürel sektörlerin hep birlikte kendini yenileyen bir tanıtım ve marka davranışı sergilemeleri önemlidir.

Farklı ürünlerin farklı alıcıları için yapılacak faaliyetlerden oluşan yer ve mekan tanıtımı etrafında toplanılacak ilkeleri (yazılarımda değinmiştim) olan; dünyamızda her yer ve mekanın dünyanın varlık, refah ve ilgisinden kendi payına düşeni alabilmek için tüm diğer yer ve mekanlarla rekabet etme durumunu ortaya koyan çalışma yöntemidir.

Bir yer ya da mekanın ismi ve itibarı olumlu, cazip, eşsiz, sürdürülebilir ve dünya genelinde çok sayıda farklı insan için önemli olabilecek nitelikleri üzerine, genel tanıtımlar yerine somut öneriler üzerine inşa edilmelidir. Bir yer veya mekanın markası ancak insanlara aktif katılım olanağı sağlayarak o markayı bizzat görmesi ve yaşaması durumunda hayat bulacaktır.

Türkiye'de iller, yöreler bazında büyük kaynaklar ayrılarak çok güzel yayınlar, tanıtım kitleri, Anadolu Turizm Günleri gibi ülkeyi dolaşan etkinlikler yapılmaktadır. Bunlar talep sahiplerine ülke içinde gerçekten başarılı olan turizm fuarlarında ulaşmaktadır.

Bu tanıtım faaliyetlerinin yeni ilkeler kapsamında birbirlerini destekleyip tamamlamayan, yörelerde ve ülkede marka oluşturma amacına ulaşacak şekilde düzenlenmesi için yeni global stratejilerle uyumlu olması için öncelikle tanıtım broşürlerinde çoğu kez Türkiye genelinin altında kalan yöre ve konuların belirginliğinin sağlanması ön planda düşünülmelidir.

Oysa yöremiz neresi ise sıralamanın dikkati yöreye ve değerlerine çekecek şekilde ve markayı önplana çıkaracak şekilde  " yer, yöre, ülke" (xxxx, ANTALYA, TÜRKİYE gibi) ya da" konu, yöreler ve ülke" tarzında olması gerekir.

Fuarlarda da TÜRKİYE genel standında yörelerin fark edilir tarzda görülmesi, etkinliklerin de yöresel değerler üzerine kendini tekrar etmeyen farklı ürünlerin alıcıları için dikkati üzerinde toplayacak şekilde kurulması gerekir. 

Tanıtım faaliyetlerinde, reklamlarda da Türkiye'nin genel tarihi, coğrafyası yerine ilgi çekilmek istenen ne ise ona yoğunlaşmak gerekir. Türkiye’nin keşfedilmesi, Türkiye'nin herkesi davet etmesi yerine hangi yörede ne keşfe hazır ise onun ve hedef kitlenin davet edilmesi önemlidir.

Önemli olan tanıtılması gereken yer; ulaşıldığında da bulunulan yerdir. Bu nedenle Antalya'daki (ya da herhangi bir ildeki) otellerdeki dünya zamanlarını gösteren saatin İstanbul'u değil Erzurum ya da xxx şehrindeki zamanı göstermesi önemlidir.

Türkiye'ye dünya çapında bir atılımla değerli Türk turizmciler tarafından taşınan ve hızlı bir ilerleme gösteren  "e-tanıtım, e-travel ve pazarlama" çağının yaşandığı günümüzde tümden gelim değil tüme varım tarzında bir arama yöntemi etkili olacağından tanıtım ve markalaşmanın da buna paralel şekillenmesi uyum kolaylığı sağlayacaktır.

Günümüzün tanıtım ve marka yöntemi olan yer ve mekan tanıtım uygulamalarının kaynakların verimli kullanımı açısından ülkemizde de ilkeleri ile bilinmesi, uygulanması ve bu kapsamda sürdürülmesi için bu konuda başarı kazanmış kişilerin katılacağı geniş kapsamlı konferanslar düzenlenmesinin yörelerin doğal yapısını, kültürünü, orada yapılan üretimleri ve sağlanan faydaları ve yöreye olan katkılarını ortaya koyacak tanıtım strateji ve planlarının yöresel ve ülkesel bazda koordine edilmiş faaliyetler olarak yapılmasına katkısı olacağını düşünüyorum. 

Etkinliklerden sonra yörenin beklentilerinin karşılanabileceği kısa ve ileri erimli çalışmaları yöresel katılımcıların benimsemesi ve devamı da böyle sağlanabilir.

Paylaş:

Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.