Vlora: Bir Akdeniz Şehri..

01/01/2020 02:40

Vlora, Arnavutluğun Adriyatik denizi kıyılarında, beş yüz yıl kadar Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde kalmış güzel bir şehir. Türkler bu şehri Avlonya diye isimlendirmişler. Biz şehre tamamen tepeden bakan “Alba-Eko” adlı otelde kaldık. Uyanır uyanmaz masmavi denizi, iri ufaklı adaları ve şehrin yarı modern yarı eski siluetini görmek insana son derece enerji veriyor. Bizim kaldığımız tepenin adı Kuzum Baba. Eski bir Bektaşi babasının adına bu isimle anılıyor. Herkese kapısı açık olan büyük bir Bektaşi tekkesi de bu tepede yer alıyor. Tekkenin hemen karşısında ise Kuzum Babanın türbesi yer almakta. Tekke ve Türbe kelimelerini aynen telaffuz ederek bu yerleri görebilirsiniz.

 

 

 
İlk olarak Kuzum Baba tepesinden bakıldığında görülen Osmanlılar tarafından inşa edilmiş çok eski bir camiyi ziyaret ettim. Halen bu camiden verilen ezan sesi Vlora sokaklarında duyuluyor. Cami hakkında herhangi bir bilgi edinemedim. Kitabesi bile kaybolmuş ama az cemaatiyle beraber hizmet vermeye devam ediyor. Kuzum Baba’dan bu camiye inerken kullanacağınız yaya yolu konusunda sizi uyarmam gerekiyor. Her ne kadar çok insan geçse de bu yoldan, yolun durumu çok kötü. Bazı yerlerde yol bile yok diyebilirim.
Camiden az ileride 1912 yılında ilan edilen Arnavutluk’un bağımsızlığını sembolize eden anıtı ziyaret edebilirsiniz. Bu anıtın tam karşısındaki tepede “Partizan Anıtını” ziyaret etmenizi öneririm. Her ne kadar iki yüz merdivenle çıkılsa da, oradan şehrin manzarasını görmek için çıkmaya değer. İkinci Dünya savaşı sırasında canlarını vermiş olan Arnavut Partizanlar adına dikilmiş anıt etrafında bir çok mezar var. Doğum ve ölüm tarihlerine bakıldığında insanların gencecik yaşlarda ölümün kucağına atıldığını görüyorsunuz.
 
Partizan Anıtından baktığımızda “Vlora Arnavut Müslümanlar Topluluğu” ve Camisini görebilmeniz mümkün. Sürekli camilerden bahsetmem sizi kandırmasın, bir çok kilise de şehir manzarasında yerini almış durumda. Hatta tarihi çok eskilere giden bir Yahudi mahallesi de var. Buraları gezdikten sonra şehrin ana caddesi üzerinde yürümeniz gerekiyor. Yol üstünde hediyelik eşya satan bir çok yer var. Size önerim yolun sonuna kadar gidin. Yolun sonunda bir “Bağımsızlık Müzesi” var. Müze demem sizi kandırmasın. Küçük  ve iki katlı bir ev.
 
Yolun sonuna geldiğinizde hala enerjiniz varsa sola dönerek deniz kıyısına yürüyün. Size önerim oradan gün batımını izlemeniz. Çok güzel kafelerden birinde içeceğinizi yudumlarken güneşin adalara veda edişini mutlaka görün.  Sonra yavaş yavaş ana caddeden Kuzum Baba’ya doğru yürümek gerek. Yol çok uzun değil ama yukarı tırmanış çok zor. Bu nedenle yol üstünde mola vermenizi öneririm. Bu konuda en güzel mekan ise Arnavutça adıyla “Pastiçeri Kafe Izraelite” ya da İsrail Pastanesi. İçerinin tasarımı ve sundukları lezzetler bambaşka.
 
Sözün özü, Vlora gidilip görülmesi gereken bir Arnavutluk şehri. Doğasıyla, tarihiyle ve insanlarıyla Arnavutluğu anlamak adına önemli bir şehir.
Paylaş:

Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.