Türkiye'nin ilk turizm kenti Kuşadası

Ülkemizin ilk turizm beldesi olarak ünlenen Kuşadası, Türkiye’ye yönelik Kurvaziyer gemi turlarının ilk kez yanaştığı Limanıyla, Kale içinin tarihi dokusuyla, yakınındaki Selçuk ve Efes Antik Kenti ve Meryem Ana Manastırıyla, Kadınlar Denizi gibi sahilleriyle, Marinasıyla her tatilcinin 4 mevsim tatil yapabileceği bir kent olmuş.

02/03/2019 16:39
Türkiye'nin ilk turizm kenti Kuşadası

Akşam saatlerinde ulaştığım Kuşadası'nda sahil boyunca bir tur yapıp tekrar şehir merkezine dönüyoruz. Yıllar öncesinin anılarımdaki Kuşadası'ndan 'ada' nın kalmış olduğunu fark ediyorum. Batan güneşin son ışıklarında Güvercin Ada’sına doğru sahilinin fotoğrafını çekiyorum. Sezon sonu olmasının verdiği rahatlıkla, deniz manzaralı oda bulabiliyorum, sahildeki Özer Otel’de.

Otel odasının balkonundan dalgaların sesini duyamasam da müthiş güzel deniz manzarasını bir süre seyre dalıyorum. Karşıda bir zamanların kalesiyle Adası, Limanı, Marinası, sahilde yürüyüş yapanlar, olta sallayanlar.

Kahvaltıdan sonra Kuşadası’nda bir tur yapıyorum arabayla. Dolmuşların birinin üzerinde gördüğüm ’Kadınlar Denizi’ levhasını merak edip oraya şehrin doğusunda bir plajda buluyorum kendimi. Kadınlar Denizi, Kuşadası’nın yamaçlarındaki tütün tarlalarında tütün kırma işinde çalışan kadınların denize girdiği koydaki sahile verilen ad olarak günümüze ulaşmış, ama bugün tütün tarlaları yerinde yazlık evler ve otel pansiyonlar, koyun sahili ise her milletten insanın denize girdiği ünlü bir plaj haline gelmiş.

Kadınlar denizinden sonra şehir merkezine dönüyorum. Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı ve tarihi çarşıdayım. Osmanlı sadrazamlarından Öküz Mehmet Paşa tarafından korsanlar ve düşman gemileri tarafından yolcuların ve hacıların rahatsız edilmemeleri için bir kale, bir han ve bir iskele 17.yüzyılda yaptırılmış. Paşa’nın adını taşıyan ve Kurşunlu Han olarak da anılan kervansaray 2 katlı kare planlı bir yapı. Boş olan Kervansaray ’da Kuşadası Belediyesi tarafından restorasyon çalışmaları sürdürülüyor.

Kale içinde tarihi evler arasında çevrede fotoğraf çekiyorum. Müziğe 12 yaşında Kuşadası Belediye bandosunda başlayan ve Kuşadası’nın ismini ünlü caz ustalarıyla çıktığı Avrupa, Amerika, Ortadoğu turnelerinde tanıtan Maffy lakaplı Muvaffak Falay’ın heykeli ile Öküz Mehmet Paşa’nın heykeli dikkat çekiyor. Tek minareli kale içi caminin girişindeki levha 1618 yapım tarihini taşıyor. Bir kafede oturup çektiğim fotoğrafları kontrol ederken Kuşadası’nın tarihini Belediye’nin sitesinden inceliyorum.

Tarihi M.Ö.3000 ‘de, Lelegler ve M.Ö Aiollere kadar uzanan Kuşadası, Antik dönemde Büyük Menderes ve Gediz nehirleri arasında M.Ö.9. yüz yılda 12 kentinin kurulduğu iyon hakimiyetine girmiş, Anadolu’nun Akdeniz’e açılan limanlarından biri olmuş. M.Ö 7 yüzyılda Lidyalıların hakimiyetinden sonra, M.Ö. 546’da Persler, M.Ö. 334 Makedonyalı Büyük İskender’in bölgeyi almasıyla Helenistik çağı yaşayan şehir, M.Ö. 2.yüzyılda Romalıların hakimiyetine girmiş. Ortaçağda korsanlar tarafından kullanılan bir liman olmuş, 15.yy’ da Venedikliler ve Cenevizliler şehre "Scala Nova" adını vermiş.

1086 yılında, I. Süleyman Şah'ın döneminde Selçukluların egemenliğine giren şehir, bu dönemde kervan yollarının Ege'ye açılan önemli bir ihraç kapısı olmuş, Menteşeoğulları ve Aydınoğullarından sonra, 1425′de Osmanlılar bölgeyi almasıyla, Kuşadası da 1413 yılında 1.Mehmet tarafından Osmanlı egemenliğine katılmış.

Surlarla çevrili üç kapıdan girilebilen kale kapılarından sadece bir tanesi, Barbaros Hayrettin Paşa Caddesi ile Kahramanlar Caddesi'nin köşesinde ayakta kalmış. Kuşadası’nın adını aldığı, Bizanslılar döneminde askeri amaçla yapılan Güvercin ada, 1834 yılında onarım görmüş, şehrin simgesi haline gelmiş.

Çarşının tarihi atmosferinden günümüzün modern mimari örneğini yansıtan Marinasında, yatçıların yaydığı farklı bir atmosferi yaşıyorum. Yatları kışlamak için marinaya çekenlerin yazdan kalan anılarını birbirine anlatışlarını ister istemez duyuyordum.

Belçika’daki turizm fuarlarında rastladığım Kuşadası stantlarında gördüğüm posterlerindeki manzarayı yaşayıp, kurvaziyer gemilerle gelen turistlerin uğrak yeri Selçuk’taki Efes Antik Kenti ve Meryem Ana Evi’ne giderken kentleşen Kuşadası’nın tatil beldesinin atmosferini hala yaşatıyor olduğunu düşündüm

Yazar Bilgisi

Yorumlar