Turizm fuarlarında zihniyet değişikliği şart

Türk turizminin bugün bulunduğu konumda artık çok özel, marka olmuş, özel başlıklı-temalı ihtisas fuarları önemlidir ve gereklidir.

09/10/2018 14:04
Turizm fuarlarında zihniyet değişikliği şart

Fuarlara katılım konusunda Mehmet Nuri Ersoy haklıdır. Klasik, standart kendini yenileyemeyen, sadece stand satışı üzerine yapılandırılmış durağan, yaratıcılıktan uzak, müşteriden çok kalabalık üreten fuarcılık zihniyeti bizi  farkında olmadan frenliyor.

Bizi, faydalı bir çalışma yaptığımıza inandırıyor. Sonra da oturup önemli ticari başarılar ve neticeler bekliyoruz. Bazen netice alsak da, farkında olmadan hem zaman, hem para, hem emek kaybediyoruz.

Konuyu biraz açalım:

Sektörümüzde  bugünlerde başlatma aşamasında olduğumuz kâr odaklı yeni açılımımıza, hatta kabul görmesini çok arzuladığım paradigma değişikliğine, bu saatten sonra standart fuarlara yaptığımız katılımların önemli katkı vereceğine inanmıyorum.

41 kere ITB’ye katıldım. 41 kere “Körler sağırlar birbirini ağırlar” diye şikayetle dolu serzenişler işittim.

“ITB’ye katılmayalım” demiyorum

ITB’de geleneksel olarak her yıl en çok parayı ülke olarak biz harcadık. Ancak yan etkinlikler yapmadığımız, özel, yeni, inovatif başlıklar ile yeni yaklaşım ve çağrılar gerçekleştiremediğimiz, potansiyel müşteriye sosyo- kültürel dokunamadığımız için sektörün beklentilerinin çok altında neticeler aldık.

Bol broşür, çok fotoğraf olunca bu iş oldu dedik. Çoğu zaman kendimiz yedik içtik, basın toplantılarımızda bile Türkler'in sayısı yabancıların dört katıydı. Katılanlar mutlaka hatırlayacaktırlar.

Lafı uzatmayalım!

Siz değerli turizmci arkadaşlarım ile tartışmak istemem:

Dünyada halen bazı kilit fuarlar var. Katıldığımız ve katılmak mecburiyetinde olduğumuz 50 küsür fuar var küresel önem arz eden. Bu fuarlara zaten ülke olarak katılacağımızı biliyorum ve bekliyorum.

Biz, bence bu saatten sonra çok daha farklı, temalı etkinliklerde yer almalıyız. Yüksek gelir grubundan tutun da, ailelere, kadınlara, bestager’lere, sporculara, sanatçılara, iş adamlarına, gençlere, antikacılara  sendikalara, fabrika işçilerine, öğretmenlere, doktorlara, koleksiyonerlere vs. yönelik hazırlanmış çok özel ve itibarı yüksek etkinliklere katılmalıyız.

Benim önerim:

Dünya pazarlarına güçlü bir şekilde el ele vererek:

“The 1001 Colours of Turkey” başlığı atalım...

Bu sloganın altında hepimize yer var.

Bu anlayış ile başlatacağımız küresel bir tanıtım, yatırım ve pazarlama seferberliği ile kültür, sanat, spor, wellnes, termal, sağlık, gastronomi ve tabii şehir ve resort otelciliğinde ne kadar iddialı olduğumuzu, ne kadar farklı, zengin ve renkli olduğumuzu, ürünümüzün içinin ne kadar dolu olduğunu, kültürümüzün ne kadar derin ve kadim olduğunu, potansiyel müşterilere, doğru adreslerde, doğru dilde, doğru kültürde, seviyeli bir şekilde, uzman olduğu kadar sevdalı ve çoşkulu ekip ile uygun sahnelerde sunmalıyız.

Ofsayt’a düşecek, topu taça atacak durumda değiliz

Arkadaşlar; pazar yapıları ve müşteri eğilimleri, beklentileri ve sekmentleri temelden değişikliğe uğruyor. Talepler artarken, kâr oranları düşüyor. Bir yanda kıyasıya rekabet artarken, diğer tarafta giderler ürkütücü şekilde yükseliyor.

Ofsayt’a düşecek, topu taça atacak durumda değiliz. Ne turizmcinin, ne de turistin işi artık eskisi kadar kolay değil. Ne tek tip ürün var, ne de tek tip turist. Farklılık ve çeşitlilik zamanın hızla gelişen yegane mega trend’i.

Her ürünün sunum dili, yeri ve mevsimi değişti

Müşterinin alım güçüde son yıllarda kayıyor. Konjüktüre göre bazı ülkelerde profil zigzak yapabiliyor. Doğru noktada durup, çok yönlü, kopmadan, koparmadan, sağlıklı ve en önemlisi güvenilir ve esnek olmak daha çok önem arz ediyor .

Bir de herkes dijital karnesini, itibarını gözden geçirsin. En büyük tanıtım, en büyük fuar, müşteri memnuniyetidir.

Müşteri memnuniyeti turizmin oksijenidir.  Müşteri memnuniyetini artırmadan, kârımızı artırmayız. Müşteri memnuniyetini yüksek seviyeye kalıcı bir şekilde çıkarmadan, çoşkulu tanıtım yapamayız. Yetersiz ve eksik hizmetin katıldığımız fuarları nasıl aniden şikayet dinleme alanına dönüştürebildiğini de yaşadık biz sektör olarak.

Alt segmentte işler iyice zorlaştı

Daha çok doldur boşalt, fiyat ve last minute ağırlıklı turizm yapısı olan destinasyonlar bile, aradıkları turisti ne aynı sosyal alanda, ne de aynı fuarda bulabiliyorlar artık.

Turizmci kendi ürünü için doğru potansiyel turisti ararken, turistte kendi beklentilerine, özlemlerine, hayallerine ve mutluluğuna cevap verecek potansiyel kalite, hizmet, donanım ve fiyatta doğru ürünü arıyor. Müşteri giderek artan bir şekilde seyahatini ve tatilini internette ararken, seyahat acentasına da danışmadan edemiyor.

Müşteri nelerden etkileniyor? 

Artık yerel seyahat acenteleri de müşterinin eskiye nazaran daha çok sosyal etkinliklerdeki sunumlardan etkilendiğinin  farkına vardı. Onlar da müşterinin sosyal yaşam alanındaki yerlerini değişik aktivitelerle bir şekilde almaya başladılar.

Zira günümüzde şarap festivalleri, maraton koşu alanları, tiyatro fuayeleri, kitapçıların sunum bölümleri, tren istasyonları, kozmetik stüdyoları, yerel futbol stadyumları vs. yeni ve çok daha verimli fuar alanlarına dönüşüyor. Bu gelişmeler ve değişiklikler bizi de, turisti de seleksiyona zorluyor.

Doğru alıcıya göre pozisyon almak zorundayız

Kısacası ben, doğru yerde, doğru noktada, doğru iletişim araçları, teknikleri ve bilgisi ile doğru sunumlama becerileri geliştirmeden fazla ilerleyemeyeceğimize inananlardanım.

Ürünlerimiz ile çıktığımız oldukça pahalı tanıtım ve pazarlama seferberliğinde, doğru alıcıya göre pozisyon almak mecburiyetindeyiz.

Arkadaşlar, işimiz daha da zorlaştı

Müşteri tok ve tecrübeli. Binlerce destinasyonun peşinde olduğunun da zaten farkında. Ayrıca, ürünün somut içeriğinin yanında, özel ortam ve sunumlar ile satın alma ve rezervasyon kararı aşamasında ambiyans ve animasyon desteği ihtiyacı duyuyor.

Heyecan artırıcı, talep yaratıcı ortamlar ve etkinlikler bizim işimizin olmazsa olmazları durumuna geldi. Sadece yüksek gelir grubu değil, harcama eğilimi orta ve orta üstü olan tatilcilerin de, özel etkinliklere daha çok ilgi gösterdiklerini uluslararası araştırmalar kanıtlıyor.

Biz de bu doğru ve seçkin platformlarda yerimizi alalım

Dünyamızda müşteri eğilimlerine ve profillerine göre dizayn edilmiş, müşterinin sosyo kültürel yapısına, alım gücüne, duygu, özlem, hobi ve meraklarına göre kurgulanmış yeni interaktif etkinlikler ve buluşma noktaları; yeni sunum, tanıtım ve pazarlama platformları ortaya çıkıyor.

Bizde bu doğru ve seçkin platformlarda yerimizi alalım. Türk turizm ve Türk lifestyle endüstrisi dünya beşinciliği iddiasına ancak, select ürünlerini selected müşteriye sunarak ulaşabilecektir.

Değerli meslektaşlarım,

Takım  tutar gibi “Fuarlara katılalım mı, katılmayalım mı?” diye birbirimize soracağımıza, ülkemizin turizmdeki yeni iddalarının ve yüksek beklentilerinin küresel pazarlarda önünü açacak irili ufaklı etkinliklerin, sosyal faaliyetlerin ve önemli buluşmaların envanterini çıkaralım.

Bu yazıyı okuyan herkes önemsediği, sektörümüze ve ülkemize faydalı olacağına inandığı 3 etkinliği yazsın.

Ben formatlayıp ilgili yerlere ileteceğime dair sizlere söz veriyorum.

Yazar Bilgisi

Yorumlar