Turizm devinden Türkiye'ye 21 yeni otel

ABD’li turizm devi Hilton, 5 yıl içinde Türkiye’de 21 otel daha açmayı planlıyor. Hilton Worldwide Türkiye Ülke Müdürü Armin Zerunyan “Türkiye ABD’den sonra dünyaya açıldığımız ilk pazar, dolayısıyla manevi değeri çok. Ülkeye ve ekonomiye güvenimiz tam. En az 21 otel daha açacağız” dedi.  

18/11/2019 01:06
Turizm devinden Türkiye'ye 21 yeni otel

Türkiye pazarına 65 yıl önce giren Hilton Grubu, bugün 66 oteli ile ülkemizde faaliyet gösteriyor. Ayrıca grubun içinde en hızlı büyüyen pazarlardan biri de Türkiye. Ancak Türkiye’nin Hilton Grubu’nda, tüm bunların dışında ayrı bir önemi var.

Turizm devi, ABD dışında ilk otelini 65 yıl önce Taksim’e açıyor ve dünyada büyümesini böyle sağlıyor. Hilton Worldwide Türkiye Ülke Müdürü Armin Zerunyan, Star'dan Kaan Zenginli'ye verdiği röportajda, hem grubun Türkiye’deki faaliyetlerini ve yatırımları, hem de turizm sektörünün geleceğihakkında bilgi verdi.

‘HARCAMA ARTMALI’

Turizm sektörü iyi bir dönem geçiriyor. Nerdeyse her ay rekor haberleri okuyoruz. Siz nasıl değerlendiriyor sunuz?

Turizmde işler iyi gidiyor. Turist sayısı açısından bakıldığında rekor kırıldığını görüyoruz, ancak turist başına harcama rakamları halen istenilen seviyelerde değil. Ziyaretçi başına 620 dolar civarında bir harcama rakamı görülüyor, bu rakam geçtiğimiz yıllarda, en iyi dönemde 830 Dolar civarındaydı.

Bu rakamı artırmak adına çaba sarf ediliyor. Keza Turizm Geliştirme Ajansı kuruldu. Bu kurum Türkiye turizminin tanıtımı adına çalışmalar yürütüyor. 2020 yılından itibaren kademeli bu ajansın olumlu etkilerini göreceğiz.

Hilton için Türkiye’nin önemi nedir? ABD’den sonra ilk otelini Türkiye’ye açtığını biliyoruz.

Türkiye’de 66 otel çalıştırıyoruz.  ABD, İngiltere ve Çin’den sonra en fazla otelimiz Türkiye’de. Avrupa’da en fazla yatırımımız Türkiye’de bulunuyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde asgari 21 otel açılışı yapacağız. Bu rakam artabilir tabii. Ancak biz toplamda 100 oteli hedefledik.

Türkiye’de ne yaşanılırsa yaşansın, biz Hilton Grubu olarak güveniyoruz. 65 yıldır Türkiye’deyiz. Dünyaya ilk açıldığımız pazar Türkiye, ABD’den sonra ilk otelimiz Taksim’de açıldı. Bugün dünya çapında 6 bin otelimiz var. Bu başarının kapısını Türkiye’de açtık. Dolayısıyla Türkiye’nin Hilton Grubu’nda manevi bir değeri var.  

Türkiye yabancı yatırım gözünde nerede duruyor?

Türkiye turizm tarafından yabancı sermaye çekebilecek potansiyele sahip. Turizm yatırımlarının çoğu yerli yatırımcılardan oluşuyor. Dolayısıyla burada ciddi bir potansiyel bulunuyor. Yabancı yatırımcının Türkiye’de doğrudan yatırım yapması için, kişi başı turist harcama sayısının artması gerekiyor.

Örneğin ne zaman bu rakamlar 1.000 Dolar gibi rakamları görür, işte o zaman Türkiye yatırımda cazip ülke haline gelecektir. Bu rakamlara da ulaşmak çok zor değil. Turizm olarak gelişen bir Türkiye var, dolayısıyla yakın zamanda gerçekleşecektir.  

‘KIYIDA DA VARIZ'

Markanızı ağırlıklı olarak şehir otelciliğinde görüyoruz. Türkiye’de alternatif alanlara yönelmeyi düşünüyor musunuz, kıyı otelciliği ye da kültür gibi.

Kıyı otelciliği sistemine baktığınızda ağırlıklı olarak ‘her şey dahil’i görürsünüz. Dolayısıyla yabancı markalar bu taraf pek rağbet göstermiyor. Zaten bu sistem ile Türkiye marka olmuş durumda, dolayısıyla ekstra bir güce ihtiyacı kalmadı.

Evet şehir otelciliği ana kolumuz, kıyı otelciliğinde de varız aslında… Dalaman, Bodrum, Antalya Kemer, yine Antalya merkez de yer su sistem ile alıyoruz. Ancak bizim anladığımız iş şehir otelciliği tabii.

2023'ÜN ANAHTARI KONGRE TURİZMİ

Kongre turizmi kritik öneme sahip, yaptığı harcama en fazla olan turist profili… Bu alanda Türkiye’nin potansiyeli hakkında neler söylersiniz?  

Kongre turizmi bizim en kıymet verdiğimiz alanların başında geliyor. Özellikle Hilton Bomoti gibi, Conrad gibi otellerimiz bu alanda hizmet veriyor. Çünkü müşteri bütün servislerinizden yararlanır. Kısaca para bırakır. Türkiye’nin tanıtımına da büyük katkı sağlar. Bizim kişi başı turist gelirimizin düşmesinde ana etken, kongre turizminin kan kaybetmesi.

Bu yıl kongre turizmi alanında kötü bir yıl yaşandı. Mutlaka yapılan işler var ancak yeterli değil. İleriye dönük bir takım olumlu işaretler var ancak onlarda siyasi gelişmelere göre değişiklik gösterebiliyor. 2013-2014 yılından Türkiye kongre turizminde en parlak dönemlerini yaşadı. Birçok organizasyonu alamıyorduk. Eski hareketlilik yok, ancak bu durum değişecektir.

HİNDİSTAN PAZARINDA DÜŞÜŞ YAŞANIYOR

Ülkeler arasındaki siyasi gerginliklerden ilk etkilenen sektörlerin başında turizm geliyor, şu an nasıl bir dönem yaşıyoruz?

Turizm gelirlerini bir ülke veya bölgeye bağlamak ciddi anlamda risk aldığınız anlamına geliyor. Örneğin; Akdeniz bölgesinin en iyi müşteri olan Rusya pazarı, yaşanılan uçak krizi sonrası bir anda kesildi. Son haftalarda Hindistan pazarı ile ilgili sorunlar da yaşanıyor. Türkiye ile Hindistan arasında ‘Cammu Keşmir’ ile ilgili bir siyasi gerginlik var.

Bu turizme de yansıyor. Hindistan büyük bir Pazar ve Türkiye’ye turizm anlamında katkısı var. Bu yaşanan gerginlik nedeniyle bazı işlerde iptaller yaşanıyor. Dolayısıyla alternatiflerinizi geliştirmeniz gerekiyor. Mesela bu yıl Suudi Arabistan pazarından yüzde 25 kayıp yaşanırken, onu fazlasıyla Hindistan telafi etti. Kısacası siyasi ilişkiler ne kadar iyi olursa turizme o kadar olumlu yansıyor.

 

Yorumlar