Turizm değil 'Durizm'

Turizm durursa, sadece turistik tesisleri vurmaz, Türkiye'yi vurur. Biz bunları söylerken küfür eden ilerizekalı arkadaşlar mı ödeyecek şimdi turizm sektörümüzün zararını?

26/06/2020 15:17
Turizm değil 'Durizm'

Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, turizm sektörünün ekonomi için önemini vurgulayan bir yazı kaleme aldı.

Özdil'in yazısı şöyle:

Beş yıldızlı bir otel, her sezon ortalama, 60 ton kırmızı et tüketiyor.

40 ton beyaz et tüketiyor.

35 ton deniz ürünü tüketiyor.

13 ton şarküteri tüketiyor.

600 ton sebze meyve alıyor.

Her otel, 600 ton.

50 ton karpuz yeniyor mesela.

22 ton kavun.

130 ton portakal.

35 ton patates alıyor.

18 ton limon sıkıyor.

350 bin adet yumurta alıyor.

Her otel, 350 bin adet.

50 ton sıvı yağ tüketiyor.

 

20 ton süt tüketiyor.

60 ton süt ürünleri tüketiyor.

35 ton kuru gıda kullanıyor.

13 ton konserve kullanıyor.

110 ton pasta, kek, kurabiye, tatlı türevi tüketiyor.

120 ton un tüketiyor.

14 ton makarna tüketiyor.

4 ton tuz tüketiyor.

100 bin litre meşrubat içiliyor.

35 bin litre meyve suyu.

450 bin litre şişe suyu.

285 bin litre bira.

75 bin litre rakı.

75 bin litre votka.

100 bin litre şarap.

60 bin litre viski içiliyor.

15 ton çerez.

 

10 ton dondurma yeniyor.

250 ton çay…

55 ton kahve içiliyor.

Beş yıldızlı bir otel, her sezon, 100 bin adet kürdan kullanıyor.

300 bin adet kağıt peçete kullanıyor.

100 bin adet tuvalet kağıdı kullanıyor.

25 bin adet şampuan kullanıyor.

Beş yıldızlı bir otel, her sezon, en az beş bin adet ampul yeniliyor.

4 ton deterjan tüketiyor.

Türkiye'deki beş yıldızlı oteller bu tür ihtiyaçları için 60 farklı sektöre toplam

iki milyar dolar ödüyor.

Türkiye'de turizm sektöründe iki milyon kişi çalışıyor.

Turizm durursa, sadece turistik tesisleri vurmaz, Türkiye'yi vurur.

“Etmeyin eylemeyin, kesintisiz sokağa çıkma yasağı uygulayın, bir ay

kesintisiz kapatın, hayatı durdurun, küresel salgın sırasında ekonomiyi

 

kurtarmanın tek yolu ekonomiyi erkenden açmak değil, olabildiğince uzun

kapalı tutmaktır, çünkü bugün zaten kaybedildi, bari yarını kurtaralım, ne

kadar uzun süre kapalı tutarsak, ekonomiyi o kadar az hasarla kurtarırız,

erkenden açmaya kalkarsak, tam tersine çoook uzun süre geç açılmasına

sebep oluruz, bakın önümüz yaz mevsimi, kesintisiz sokağa çıkma yasağı

uygulayan Yunanistan kendini kurtarır, bizim turistimizi bile kapar, salgını

sıfırlayamazsak, bize ambargo uygularlar, lütfen şeffaf olun, gerçek vaka

sayısını gizlemeyin, hangi şehirlerde olduğunu açıklayın, Türkiye'nin güvenilir

olmasını sağlayın, inanılır olmasını sağlayın, kimsenin aklında soru işareti

bırakmayın, kendi vatandaşınızın gözünü boyamaktan vazgeçin, gerçek

bilgilerle yurtdışını, Avrupa'yı ikna etmeye çalışın, yoksa herkesin sınırları

açılır, biz kapalı kalırız” diye yalvarırken… Bunu kastediyorduk.

Biz bunları söylerken küfür eden ilerizekalı arkadaşlar mı ödeyecek şimdi

turizm sektörümüzün zararını?

Yazının devamı: https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/yilmaz-ozdil/durizm-2-5895654/

 

Yorumlar