Bir yanda anılar diğer yanda çöpler birikti

Tatil günlerinin sonuna geldik. Bu güzel mevsimden geriye; doyasıya yüzdüğümüz deniz, mehtaplı geceler, kahkaha dolu neşeli günler geçirdiğimiz sahiller ve tekne turuna çıktığımız koylarda biriktirdiğimiz neşeli tatil anıları kaldı.

10/09/2018 17:21
Bir yanda anılar diğer yanda çöpler birikti

Ama bizler geriye, şehrimize, evimize gönerken; ardımızda plastik şişeler, poşetler, teneke kutular, her türlü kabuklu-kabuksuz yiyecek artıkları bıraktık. Bırakmadık mı, ya da biz değilse bile, birileri bırakmadı mı? Çiçek gibi bir Türkiye özlemini çöplerden uzak bir hedefte dile getiren kampanyaların başlatılmasını, toplumsal bilinç oluşturma açısından yararlı buluyor ve destekliyoruz. Hatta, karayollarında emniyet kemeri, cep telefonu gibi denetimlere, araçlardan atılan çöplerin de dahil edilmesi talebimizi de ekliyoruz.

Türkiye’deki turizm tesislerinde donanım ve fiyat-hizmet kalitesinin her zaman çok iyi olduğu, ancak konaklama tesislerinin çevresinin kirli olduğu hususu katıldığımız turizm fuarlarındaki turizmcilerimize iletilen hususların başında yer alıyor.

Turizmde ana sezonun sonuna geldiğimiz şu günlerde, sahil kentlerimizde başta geride bırakılan çöp yığınlarıyla dolu plajların görüntüsü, alt yapı, personel, teknik donanım gibi yetersizlikleri, sahillere ve denize atılan plastik torbalar, şişeler başta olmak üzere çöplerin temizlenme çalışmalarıyla ilgili haberleri medya organlarında izlemeye başladık.

Özellikle Kurban bayramı ile birleşen tatil günlerinde bazı sahil belde belediye başkanlarımızın yoğunluğun getirdiği problemler karşısında ‘Eylül ayından sonra gelin’ mesajlarını da okuyunca, yaşanan yoğunluk nedeniyle, Akdeniz çanağındaki İspanyol, Yunan, İtalyan tatil beldelerinde ‘Tourist Go Home’ sloganlarının yazılmasına kadar uzanan tepkileri hatırlamadan edemedim. 

Geçtiğimiz yıllarda, Akdeniz çanağında bulunan İtalya, İspanya, Yunanistan gibi tatil ülkelerinde ve şehirlerinde yaşanan yoğunluk ve alt yapı yetersizlikleri nedeniyle ortaya çıkan su sıkıntısı, oluşan çöplerin kaldırılması gibi problemlerin çözümü için, turist sayılarına kota getirilmesi, ek vergiler konulması gibi konuların yoğun bir şekilde tartışıldığı basın yayın organlarında yer almıştı.

Tatile çıkanların tatil beldelerinde yaşadıkları şehir ortamından farklı olarak daha rahat hareket ettikleri, kurallara daha az uydukları genel olarak kabul edilmektedir. Tatil atmosferinin getirdiği her şeyden fazla tüketme alışkanlığı da eklenince çevre kirliliği artmakta, sahillerde, doğa yürüyüş parkurlarında, piknik alanlarında adeta çöp dağları oluşmaktadır.Yıllar önce Türkiye de dahil tatil yapılan ülkelere çevre temizliği için sezon sonunda özel turlar düzenlediğini ve büyük ilgi gördüğünü hatırlıyorum.

Avrupa ülkelerinde yapılan bir araştırmaya göre, üretilen her türlü ambalaj malzemesinin Geri Dönüşüm etiketli olarak üretilmeye başlanmasından sonra, insanların daha az dikkatli davrandıkları ve bu ambalaj malzemesinin tüketiminin daha fazla arttığını ortaya koymuş.

Doğada yok olması yıllar alan petrol türevlerinden üretilen her türden poşet, pet şişe, ambalaj malzemesi gibi ürünlerin ortaya çıkardığı çöp dağlarının ve çevre kirliğinin ortadan kaldırılması için temizlik kampanyaları düzenlenmekte ama asıl yük yetersiz donanıma sahip tatil beldelerinin belediyelerine düşmektedir.

Yaşları 45’in üzerinde olanlarımızdan benim gibi çocukluğunda gazete kağıdından kese kâğıdı yapıp bakkala satıp okul harçlığını çıkaran, çevrelerindeki su ve gazoz şişelerini toplayıp satıp akide şekeri alanlarımız az değildir. Anne ve babamızın yaptığı alışverişlerdeki meyve sebzelerle dolu fileleri zevkle taşıdığımızı hatırlıyorum. O zamanlar yemek artıkları ve evsel çöpleri bir çukura döküp, üzerlerine toprak atılırdı. Kasapların kullandığı yağlı kâğıt dedikleri sarı ambalaj kağıtlarının günümüzde de kullanıldığını görüyorum.

Çevre Temizlik kampanyaları yerine, çevreyi kirletmeme temalı kampanyaların yapılması, file, cam şişe, bez torba, kâğıt ambalaj malzemesi kullanımı özendirilmesi ve petrol türevi ambalajlı ürünlere başta olmak üzere şişe ve teneke kutulara depozito uygulamasının başlatılması gerekli olmaktadır. Depozitolu ürünleri satan mağazalar ya da belediyelerce oluşturulacak merkezlere tüketiciler markasına bakılmaksızın boş şişe, teneke kutu, karton kutu gibi her türden ambalaj malzemesini teslim edip, ödediği depozitoyu geri alabilme imkanına sahip olmalıdır.

Böylelikle, toplanması gerekli çöp çeşidi ve miktarı azalacak, çöp üretilmesini azaltacağı ve çevreyi kirletmeme kampanyalarının daha etkili olacağı ve yaşanılabilir daha temiz çevreye kavuşulacağını düşünüyorum.

Kamusal alanların birer çöp toplama yeri olmadığı bilinci ile yetişecek nesillerin büyüklerini uyarması kadar, arıtma ve çöp toplama gibi hizmetlerin birer toplum sağlığı konusu olduğu unutulmadan ilgili kurum ve kuruluşlara destekler sağlanması da Çevre il ilgili kurum ve kuruluşların gündemlerinde yer almalıdır.  Gelecek yıl daha az çöp fotoğrafı çekebilmek dileği ile.

 

Yazar Bilgisi

Yorumlar