Devleşen turizm abidesinin altında kalmayalım da...

Turizm ürününü oluşturan, arz edilen değerlerin kıt ve nadir oldukları, bunların kadrini bilen talep sahipleri ile paylaşılması yönündeki akımların oluşturduğu farkındalık ortamındaki gelişmeleri, bu yakınlarda daha hızlı ve çözümsel önerilerle izlemekteyiz.

27/06/2019 12:24
Devleşen turizm abidesinin altında kalmayalım da...

İşin bereketi sayıda mı, yoksa korumasını bilen, talepleri karşılayan bir tatil planlamasında mı, sorularına yanıt arayan ve talebi böyle yönlendiren akımlarda yer alma başarısını yakalamak için yapılması gerekenler de mi?

Sırt çantalı, oto stopla ülkeler gezilip kartpostalların gönderildiği yıllardan, birkaç saatlik uçuşla, her şey dahil konaklanılan bir sahil veya şehir oteli, bir apart otel, bir kurvaziyer gemi veya guletten fotoğraflar ve videoların bir tuşla gönderildiği yıllara gelen turizm sektörü ile yerel yönetimler tatil trendlerindeki değişimlere ayak uydurmaya, aynı zamanda ortaya çıkan problemlere çözüm bulmaya çalışıyor.

Tatilden beklentiler de değişiyor

Tatil yapmanın tekrar eden bir moda gibi, 1970-80'li yılların tatil yapma şekli yeniden karşımıza genç kuşağın talebi olarak çıkıyor. Ama aynı zamanda, tatilci gönderen ülkelerdeki demografik ve sosyo-ekonomik değişimlere paralel olarak bir tatilden beklentilerin de değişmekte olduğu gözlenmektedir.

Daha fazla kişiye özel tatil, âmâ seyahat ederek keşfedilmemiş yerleri ilk keşfedenler olmak, farklı küçük yerlerde konaklanan otellerde yarım pansiyon konaklama, akşam yemeklerinin otellerin anlaşmalı olduğu farklı lokantalarda yenilebilme imkanı, apart otel ya da kiralık evlerde kalarak bir şehri tanımanın ötesinde, şehirde yaşama duygusunu tatma isteği gibi farklı seyahat türlerinin yanında ekolojik sorunlara karşı sosyal sorumluluk taşımak isteyen farklı bir tatilci kuşağı turizm sektörünü değişime zorluyor.

Çevre konusunda duyarlılık arttı

Bu duruma en son örnek olarak, turist gönderen Avrupa ülkelerinde iklim değişikliği için karşı gösterilerin ortaokul öğrencilerin gösteri yapmalarına kadar inen çevre duyarlılığı, toplumun bütün kesimlerinde dokunulmamış doğa, temiz çevreyle ilgili duyarlılığın çok fazla olduğu ve olacağını, gidilecek tatil yerlerine de bu duyarlılıkların taşındığı, tatil için seçilen beldelerde aranan özellikler arasında ilk sırada yer almaya başladığı görülmektedir. Öyle ki birçok Avrupa şehrinde çevre kirliliğinden kaçış için uçakların gece bir saatten sonra yapılmasına yasak getirilmiş. Hatta uçak yakıtına vergi getirilmesi de sık sık gündeme yer almaktadır..

İnsanların tatil yapma alışkanlıklarındaki değişimler tatilci kabul eden ülkeler, şehirler ve beldelerinde olumlu olumsuz değişimlere neden olmaktadır. Avrupa’nın İtalya, İspanya, Yunanistan gibi ülkelerin Akdeniz kıyılarındaki Santorini, Mallorca, Barcelona başta olmak üzere, tatil beldelerinde “Tourist Go Home” sloganlarının duvarlara yazılmasına kadar uzanan olumsuz tavırlar ve davranışlarla ilgili geçmiş yıllarda görülen medyadaki haberlerin

https://www.turizmaktuel.com/public/haber/turk-turizminin-gucu bu yıl da artarak devam ettiği gözleniyor.

Turist yoğunluğu yerel halkı zorluyor

Turizmde ana sezonun başladığı bu günlerde, Akdeniz’deki bazı tatil beldelerinde yaşanan yoğunluk nedeniyle ortaya çıkan su sıkıntısı, oluşan çöplerin kaldırılmaması, çevre kirliği gibi alt yapı problemlerinin yanında farklı problemlerden de bahsedilmektedir. Tatil beldelerinde tatilcilerin, restoran ve barlar gibi eğlence yeme içme ve eğlence yerlerinden sokaklara taşmalarıyla ortaya çıkan gürültü kirliliği gibi çeşitli etmenler ve yerel yönetimlerce alınan tedbirler, bunun yerel halkın günlük yaşamlarına olumsuz yansımalarının protestolara neden olduğu ifade olunmaktadır.

Kurvaziyer gemilerin yanaştığı limanlarda neden oldukları gaz salınımı gibi olumsuz çevresel etkiler sonucu,bu gemilerin demirlemesine sınırlama getiren Mallorca 'nın ardından, neden olduğu bir kaza sonucu Venedik'te gösteriler yapılması bu duruma başka bir örnek olarak verilebilir.

Şehirliler yaşamak için kenar semtleri tercih etmeye başladı

Daha da önemlisi, birçok ülke tarafından belirli meblağın üzerinde gayrimenkul satın alanlara vatandaşlık verilmesi, bunun da yeni yapılaşmaya yol açması nedeniyle özellikle tarihi yerlerin bulunduğu semtler ile kent merkezlerinde otantik havanın bozulduğu, gayrimenkul fiyatlarını yükselttiği, şehirlilerin konut satın almalarını güçleştirdiği ve kenar semtlere taşınmak zorunda kaldıkları olduğu yolunda bilgilere medyada rastlanıyor.

Diğer yandan şehir merkezlerinde turistlere evlerin kısa süreli kiralanmasının tercih edilmesindeki yoğun artışın, kira artışlarına yol açması, normal şehirlinin kiralık ev bulma sorunu yaşaması, onları ekonomik olarak olumsuz bir etmen.   Bütçelerine uygun kiralık konut bulamakta güçlük yaşayan şehirliler de kenar mahallelere gitmek zorunda kalmaktadır. Şehirlilerin kenar semtlere gittiği şehirlerde, turistlerin olmadığı zamanlarda boş meydanlar ve caddeleriyle ıssızlaşan kent merkezleri ile karşı karşıya kalınıyor.

Türkiye'den çok çarpıcı bir hikaye

Şehir merkezlerinin sadece turistlere kaldığı haberlerini görünce, yıllar önce dinlediğim bir hikâyeyi hatırladım. Ankara’da bir fotoğraf gezisi için gittiğimiz Nallıhan’ın bir köyünde bir hanın sadece temel kalıntılarını görmüş, kahvede sohbet ettiğim köyün yaşlılarından hanın tarihçesini öğrenmek için bilgi almak istemiştim.

‘Beyim o zamanlar kervanlar buraya gelip burada konaklıyorlardı. Bizden saman ve yiyecek istiyorlardı. Oysa bizim samanımız ve yiyeceğimiz ancak bize yetiyordu. Bir gece hanı yıkıp yaylalara göçtük ve 5 yıl gelmedik' diye cevap vermişti.

Turizm hayatımızı nasıl değiştirdi?

Ülkemizde, başta İstanbul, İzmir, Antalya, Mersin Trabzon gibi büyük kentlerimizde yabancılara konut satışları nedeniyle konut fiyatlarının ve kiraların yükselmesinin benzer sorunları yaşatmaya başladığı bilinmektedir. Bir örnek vermek gerekirse, İstanbul’da Taksim, Talimhane, istiklal Caddesi, Beyoğlu ve tarihi yarımada da turist konaklamaları yoğunlaşmasının getirdiği çevresel sorunların ve çözüm beklentilerin gittikçe arttığı gözlenmektedir.

Tatilcilere iyi keşifler, lezzetler, güneşlenmeler, doğada yürüyüşler, turizmcilerimize de bereketli bir sezon diliyorum...

 

 

Yazar Bilgisi

Yorumlar