Sektörde artan maliyetlerin ve işgücü yetersizliğinin olumlu etkisi de var

İlginç olacak ama artan maliyetlerin ve işgücü yetersizliğinin olumlu bir etkisi var. İş sahipleri işletmeleri için yüksek donanımlı işgücü arayışına yöneldiler.

Adil Gürkan 12/10/2021 13:21
Sektörde artan maliyetlerin ve işgücü yetersizliğinin olumlu etkisi de var

Turizm Sektöründe İşgücü Felaketi Kapıda II

Yaşanan sıkıntılı sürecin artıları ve eksileri var. Sektörde çalışmaya talep azalsa da, geri kalanların donanımlı olduğu görülüyor. Onlar akıllı bir manevra ile sektöre giriş için ideal zamanın bu günler olduğunu düşünüyorlar. Bu da konaklama işletmelerinin en ideal adayları seçmeleri için fırsat yaratıyor.

Bu günler, konaklama endüstrisinde çalışmaya tutkusu olan çalışanlar için bir avantajdır. Böylece daha fazla iş fırsatına sahiptirler.  Bu dönemde, daha yüksek ücretlerle ve daha uygun koşullarda iş bulma şansları her zamandan daha yüksektir.

Ancak, madalyonun iki yüzü var

İşverenler, azalan iş talebi arasından en donanımlı olanları seçme şansına sahip olacaklar.  Bununla birlikte, işe alma ve değerlendirme süreci uzayacak. Daha fazla dikkat edilmesi gerekecek. Daha fazla zaman ayrılacak.

Öte yandan işgücü maliyetleri artmaya devam edecek. Bu da iş sahiplerinin finansal dengesini olumsuz etkileyecek. Konaklama fiyatlarına zam yapmak gerekecek. Bu da rekabeti zorlayacak.

İşgücü yetersizliği ve maliyetler işverenleri daha farklı yaklaşımlara yöneltecek 

Yaşanmakta olan işgücü yetersizliği ve maliyetler işverenleri daha farklı yaklaşımlara yöneltecek. Burası çok net. Mevcut çalışanlarını korumak için yollar arayacaklar. Nitelikli işgücünü çekmek için paketler hazırlayacaklar. Karlılık oranlarını düşürmeksizin, daha esnek programlar, daha kısa vardiyalar, daha etkileyici sosyal haklar gibi yolları deneyecekler.

Araştırmalar Y ve Z kuşakları için bir gerçeği vurguluyor. Bu kuşağa mensup çalışanlarda işyerine uzun süreli sadakat yok. Onlar bir işyerine ömür boyu bağlanma taraftarı değiller. Bunun yerine arada bir değişiklik, esneklik ve iş yaşam dengesini önemsiyorlar. Bu da işverenlerin işini kolaylaştıracak.

Bu noktaya kadar yetersiz işgücünü ve artan maliyetlerini konuştuk. Ama işin bir de finansal boyutu var. İşverenler çalışan ücretlerini yükseltecekler. Bu da bütçelere belirli bir yük getirecek. Dolayısı ile işverenler karlarını yükseltmek zorunda kalacaklar. Bu nasıl olacak? Hangi enstrümanlar kullanılacak?

Başka çözümler var mı?

Bu paylaşacağım önerilere kızanlar olabilir. Ama geleceğin önüne geçilemez. Ve bu gelecek bütün sektörlere olduğu gibi, konaklamaya da robotları, yapay zekayı ve makineleşmeyi dayatıyor. Daha çok yapay zeka ve daha çok robot artan işgücü maliyetlerini dengeleyebilir.

Mesela mutfakları ele alalım. Akıllı fırınlar yemeği pişiriyor. Pişme bitiyor ve fırın standby moduna geçiyor.

Bu hem işgücünü azaltır hem de çalışanların zamandan kazanmasını sağlar. Sektör, yemek hazırlık robotlarını da gündeme almaya başlamalıdır. Bu robotlar yemekleri pişme öncesinde hazırlayabilir ve şefin işini kolaylaştırırlar.

İnsanlar sağlıkları ile ilgili olarak hala çok yüksek endişeler içinde

Delta Varyantı çok hızlı yayılıyor. Bu nedenle insanlar sağlıkları ile ilgili olarak hala çok yüksek endişeler içinde. Dışarıda yemek yerken insanlarla temasta olmak istemeyeceklerdir. Böyle durumlar için sesli sipariş sistemleri üretildi.

Lokantaların çok yoğun oldukları zamanlarda sesli sipariş modeli çok işe yarar. Mutfak ve servisin duyup kaydedeceği bir sesli sipariş ya da akıllı telefon siparişi işleyişi hızlandırır ve riskleri azaltır. Bundan önceki zamanlarda da işgücü yetersizliği vardı.

Bu kadar yüksek olmasa da sorun yaratıyordu. Ama pandemi tehlikeyi çok daha belirgin ve kalıcı hale getirdi. Şimdi ücretler de hızla artıyor. Konaklama ve mutfak işletmeleri bir araya gelmek ve yeni risklere karşı ortak politikalar üretmek zorundalar. Aksi halde işleri çok zor olacak.

Turizm eğitim kurumları ile işletmeler birlikte hareket etmeli

İşletmeler bir araya gelip çalışanlara daha uygun çalışma koşulları ve sosyal haklar için bir konsensüs oluşturmak durumundalar. Ücretler insani boyutlara getirilmeli.

Görev tanımları güncellenmeli. Bu da yetmez. Sektörden kaçan değerleri geri kazanmak için yaratıcı yöntemler geliştirilmeli. Bu da yetmez. Popülaritesi hızla düşen turizm okulları ile işletmeler daha yakın durmalı.

Ortak modeller geliştirmeli. Krizin atlatılmasında turizm fakültelerine, yüksek okullarına, liselere ve eğitimci kadrolarına daha fazla rol düşecek.

Oteller ve eğitim kurumları daha sıcak bir ilişki kurmalı. Okullar ve oteller teknolojiyi birlikte değerlendirmeli. Zira çözümün bir parçası da teknolojide yatıyor.

Kamu, Turizm, Üniversiteler, Turizm medyası…

Tehlike kapıda...

 


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.