‘Schengen’ çilesi: ‘Süreç sertleşiyor, işi yokuşa sürme politikası izliyorlar’

Türkiye, Schengen vizesinin vatandaşlarınca alınmasının ‘imkansızlaştırılmasına’ yönelik itiraz raporunu Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne sundu. Raporda, son 6 yılda herhangi bir iç sınır kontrolü olmadan AB ülkelerinde seyahat olanağı tanıyan Schengen vizesinin ret oranının, yüzde 9 arttığına dikkat çekildi.

08/07/2022 09:50
‘Schengen’ çilesi: ‘Süreç sertleşiyor, işi yokuşa sürme politikası izliyorlar’

Türk vatandaşlarının Avrupa Birliği üyesi ülkelere girişte yaşadığı vize zorlukları, bir rapor haline getirilerek Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) üyesi AK Parti Milletvekili Ziya Altunyaldız tarafından AKPM’ye sunuldu. Komisyonda kabul edilen çalışma, AKPM Genel Kurulu’nda görüşülmesinin ardından tavsiye kararı niteliği kazanacak.

Sputnik'ten Selin Uludağ'ın haberine göre raporda, son 6 yılda herhangi bir iç sınır kontrolü olmadan AB ülkelerinde seyahat olanağı tanıyan Schengen vizesinin ret oranının, yüzde 9 arttığına dikkat çekildi. Bunun yanısıra, halihazırda AB halkının Türkiye'ye vizesiz giriş yapabildiği fakat Türk vatandaşlarının seyahatlerinin gerçekliğinikonaklamalarınıulaşımlarını kanıtladıkları halde vize başvuru süreçlerinde sıkıntılar yaşadığı da vurgulandı. Vize zorlukları sosyal medyanın da gündemine oturdu. Paylaşımlarda bulunan akademisyenler, AB’nin kararlarını sorguladı.

7 Haziran’da Türkiye Dışişleri Bakanlığı da konuya dair yazılı bir açıklama yaparak Avrupa Parlamentosu’nun (AP) 2021 Türkiye Raporu'nu değerlendirmişti. Açıklamada “AP’nin sığ ve vizyonsuz bir yaklaşımla Türkiye'ye ilişkin raporda ön yargılı ve gerçeklikten kopuk değerlendirmelerde bulunmasını reddediyoruz" denildi.

Türkiye ise birçok Avrupa ülkesi vatandaşına vize muafiyeti sağlıyor. Öyle ki Türkiye, 2 Mart 2020 tarihinden itibaren AB Schengen bölgesi üyeleriAvusturya, Belçika, Hollanda, İspanya, Polonya ile Birleşik Krallık vatandaşlarının Türkiye'ye turistik amaçlı seyahatlerinde vize muafiyeti kararı almıştı. Son gelişme ise Norveç’ten geldi. Norveç Dışişleri Bakanı Anniken Huitfeldt, sosyal medya hesabından yaptığı duyuruda Türkiye ile Norveç arasında tek taraflı bir anlaşma yapıldığını açıklanmış, bu anlaşmayla birlikte Norveçlilerin sadece kimlik ile Türkiye'ye gelişlerinin önü açılmıştı. Sosyal medya üzerinden gelen tepkiler üzerine Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yeni açıklamada ise bir anlaşma imzalanmadığı, bu durumun geçici bir süreliğine olduğu ifade edilmişti.

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Emrah Karayel ve Birleşmiş Milletler (BM) Göçmen İşçiler Komitesi Eski Başkanı Prof. Dr. Can Ünver, AKPM’ye sunulan vize raporunu ve gündeme gelen tartışmaları, sebepleriyle birlikte Sputnik’e değerlendirdi.

‘Giderek yumuşayacağına sertleşen bir süreç var, devamlı olarak işi yokuşa sürme politikası izlediler’

Türkiye ve Avrupa ülkeleri arasında vize meselesinin uzun süredir önemli bir sorun olduğunu belirten Ünver, “Bu böyle devam da eder, biz artık alıştık zaten. O yüzden kanıksıyoruz. Ancak giderek yumuşayacağına sertleşen bir süreç var. 2016’nın Mart ayında yapılan Geri Kabul Anlaşması’nın bir parçası olarak AB tarafından Türkiye’ye vize serbestisi getirilecekti. 72 hususta Türkiye’nin değişiklik yapması isteniyordu. Bunların da hemen hemen hepsi yerine getirildi ama bir müddet sonra gündemden düşürdüler. Yerine getirilmeyen maddeler varsa da ‘Şunları yerine getirin de biz de size vize serbestisi verelim’ de demediler. Bugüne kadar devamlı olarak işi yokuşa sürme politikası izlediler” şeklinde konuştu.

‘AB, Türkiye'nin ‘terörle mücadele’ kanununu bahane ederek, vize serbestisi konusunu sürdürmüyor’

18 Mart mutabakatını hatırlatan Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Karayel, “Bu anlaşmanın da parçası olan vize serbestisi süreci devam ediyor. Türkiye’nin, Avrupa’nın diğer vize serbestisi sağladığı veya sağlamak üzere olduğunu duyduğumuz ülkelere bakıldığında Türkiye’nin aslında bu ülkelerden çok daha ilerde olduğunu biliyoruz ama Avrupa Birliği çeşitli sebeplerle özellikle de ‘terörle mücadele’ kanununu ve bazı düzenlemeleri bahane ederek, vize serbestisi konusunu sürdürmüyor. Bunu doğru bulmuyoruz. Muhataplarımıza da her aşamada bunu ifade ediyoruz. Türk vatandaşlarına vize sağlanması hususu, anlaşmalar gereği yapılan düzenlemelerle ortaya konuyor. Bunun istismar edildiğine dair geri dönüşler ya da kötüye kullanımlar da söz konusu değil çünkü o da anlaşmalara göre düzenlenmiş durumda” dedi.

‘Büyük ölçüde bir ret oranı var, bu Türkiye açısından kabul edilebilir bir şey değil’

Ünver, ülkelerin tek tek tavırlarında da yanlışlıklar olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“AB üyesi olan ve Schengen anlaşmasına dahil olan ülkelerden bazıları vize verme konusunda son derece cimri. Binbir zorluklar çıkarıyorlar; vizeleri reddediyorlar ve büyük ölçüde bir ret oranı var. Bu Türkiye açısından kabul edilebilir bir şey değil. Bu mesele Türkiye-AB ilişkilerinde önem arz eden bir konu olmaya devam ediyor. ‘Genel sorunları ortadan kaldırdığımızda bu vize sorunları da ortadan kalkar mı?’ şeklinde sorarsak da, bunun en son ortadan kaldırılacak husus olacağını söylemek gerek. Çünkü daha evvelki anlaşmalara binaen, 1986’da Avrupalılar Türkiye’ye serbest dolaşım hakkı verecekti. İşçilerin serbest dolaşımı ile ilgili bir konuydu. O günden bu yana kaç sene geçti. Bırakın serbest dolaşım hakkını, turist vizesinde bile zorluk çıkarıyorlar. 1970’ten itibaren bu konuda bir sürü söz verildi ama bütün bunlar unutuldu. İşçilerin serbest dolaşımını bırakın, insanlar eşini, dostunu, yakınını görmeye gidemiyor. Bu tavrın dostça olduğu söylenemez.”

‘Vizeyi bir koz olarak kullanmak yanlış, bu direkt olarak Türkiye ve AB arasındaki siyasi ilişkilerle bağlantı’

Türk vatandaşlarına vize zorluğu çıkarıldığı konusunda kendilerine de dönüşler olduğuna dikkat çeken Karayel, “Aslında Türkiye AB’ye aday bir ülke. Buna rağmen Türk vatandaşlarına zorluk çıkarılması, gerekli kolaylıkların sağlanmaması kabul edilebilir değil. Bunun düzeltilmesi gerekiyor. Bu direkt olarak Türkiye ve AB arasındaki siyasi ilişkilerle doğrudan bağlantılı. Vizeyi bir koz olarak kullanmak, vatandaşlara karşı bunu bir araç olarak kullanmak yanlış” şeklinde konuştu.

‘Seyahat hakkı Türkiye'deki insanların en tabi hakkıdır, bunu ortadan kaldırıp insanları mağdur edemezsiniz’

Ünver, Türkiye’nin vize konusunda ısrarcı olmaya devam ettiğini belirterek şunları söyledi:

“Türkiye’nin turizm gelirlerinin artması açısından yaptığını söylemek doğru değil. Bizim 1990’lardan beri liberal bir vize politikamız var. Bunun da sebebi, o tarihlerde Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın, özellikle Sovyet coğrafyasından Türkiye’ye gelenlere kolaylık sağlanmasını istemesi. Yani vize konusunda Türkiye Avrupalılardan çok daha liberal, çok daha gönlü açık ve bu çok önemli. Mesela bir çok Avrupa ülkesi vatandaşları Türkiye’ye pasaportsuz, sadece kimlik kartı ile gelebiliyor. Bunların hepsinin de çok büyük turizm geliri sağladıklarını söylemek mümkün değil. Yani bu genel olarak bir çizgi ve duruş meselesi. Fakat aynı duruşu maalesef Avrupa ülkeleri sağlamıyor. Hatta, bizim karşılıklı olarak vizesiz gidebildiğimiz ada ülkeleri, AB’ye girmek istiyorlar. Girdikleri anda da onlar bize vizesiz gelmeye devam ederken, Türkiye’ye vize koymaya kalkışacaklar. Buna biraz da mecbur olacaklar. Seyahat hakkı Türkiye'deki insanların da en tabi hakkıdır. Her ne kadar bir takım sorunlar var ise de, bunu bu şekilde kısıtlamaya kalkışmak yanlış. Çünkü sorunlar ile mücadele etmenin yöntemi bu değil. Bir hakkı ortadan kaldırıp, ondan sonra da insanları mağdur etmeye kimsenin hakkı yok”


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.