Ovanın Yeşili Göğün Mavisi; BURSA

01/01/2020 02:40

Ünlü Kartaca Kralı Hannibal’ın ordularına verdiği emir üzerine kurulan kenttir Bursa, Bizans’ın gözbebeğidir, Uludağ’ı prenslerin trajedilerine şahittir.  Osmangazi’nin fethetmek için ömrünün yetmediği ancak sonsuz uykusunu sürdürdüğü kenttir, Osmanlı için bir dönüm noktasıdır Bursa, bir başkenttir. Kardeş savaşlarına da şahit olur tarihin akışında. Uluabat Gölü yakınında Osmanlı’nın ikinci kurucusu olarak kabul edilen Çelebi Mehmet ile kardeşi İsa Çelebi ilk burada savaşa tutuşurlar (1404). Savaşta yenilen İsa Çelebi Bizans’a sığınır. Bu sığınma Osmanlı’ya Bizans tehlikesini daha bir hatırlatır.
Sakin bir hayat sürmek isteyen padişahlarında uğrak yeridir Bursa. II. Murat tahtı oğluna bırakmak için üç kez II.Mehmet’i tahta oturtur. II.Murat oğlunu Bursa’dan izler. İsyanlara da merkezlik yapmıştır zamanla bu kent. Ünlü Celali İsyanları’nın nedenlerinden bazıları Bursa medreselerindeki gençliğin yozlaşması, bunun yanında Bursa’da o yıllar etrafı kasıp kavuran çekirge istilasının halkı aç bırakması olarak gösterilir. Kısaca kitapları dolduracak öneme sahiptir Bursa.

Ancak kent Osmanlı dönemindeki önemini İstanbul’un fethedilesi ile bir nebze kaybeder. Nitekim eski şaşasını ekonomik anlamda göstermeye devam edecek Bursa daha o tarihlerde bu özelliği nedeniyle sürekli göç alan bir kent olacaktır.    
Dünya’da sizi kollarını açarak karşılayan tek kent Bursa’dır. Ankara tarafından Demirtaş Paşa bölgesini izleyerek Bursa’ya  girdiğiniz de Uludağ dev kollarını açarak Bursa’yı kucaklamıştır. Kolları açık sizi de bekler... Yemyeşil bir dev gibidir karşınızda... Uludağ ve eteklerinde Yeşil Bursa...

Osmanlı’nın artık beylik değil de bir devlet olarak kabul edildiği 14. yüzyıldan itibaren devletin temel olarak kabul ettiği bir kent anlayışı mevcuttu. Bu anlamda kentin merkezi kabul edilen bölgeye Ulu Camii ya da  “Cuma Camii” de denilen ve aslında siyasi bir anlamıda bulunan bir camii yaptırılırdı. Nitekim Cuma Namazları tüm kent halkının katıldığı bir toplantı özelliğini de taşıdığından bu camiler bir anlamda şehrin merkezi idi. İşte Bursa’ya  gittiğinizde ilk uğramak isteyeceğiniz mekan bu amaçla yapılmıştır; diğer Ulu Camiler gibi.

Bursa Ulu Camii (kitabesinde 1399 yazsa da) 1396’da inşaatına başlanıp 1400’de tamamlanan  ve halen “Türk Tarihinin En Büyük Camii” özelliğini taşıyan mükemmel bir yapıdır. Anlatılanlara göre Yıldırım Bayezıt ünlü Niğbolu Zaferi’ne (1396) gitmeden önce Tanrı’ya dua eder, adak adar. Haçlılar üzerine gideceği bu seferde Tanrı’nın ona savaşı kazanmayı ihsan etmesi  karşılığı olarak Bursa’ya 20 camii yaptıracağını  adar. Nitekim öyle de olur. Yıldırım Bayezıt büyük bir zaferle Haçlı ordularını darmadağın eder. Ve pekçok ganimetle başkente geri döner. Bu ganimetlerin çoğu Ulucamii’nin yapımında kullanılacaktır. Ancak Yıldırım Bayezıt kentin farklı noktalarına 20 camii yaptırmaktansa 20 kubbeli bir camii yaptırmayı daha uygun bulur. 20 kubbeli bu dev camii dönemlerinde büyük hattatlar olarak kabul görülen kişilerin eserleri ile de süslenir.
Halen Dünya’nın en büyük hatları Bursa Ulucamii’nde dir. Öyle bir minber yaptırılır ki; üzerine Güneş Sistemimiz ve Galaksi bezetilir. O dönemde bırakın uzayı Dünya’nın yuvarlak olup olmadığını dahi kestiremeyen Batı medeniyeti bu şekilleri görse bir anlam yükleyemezdi heralde. Küntekari tekniğiyle tek bir çivi bile kullanılmadan yapılan minber 6666 abanoz ağacı parçasından oluşur. Bu rakam halk arasında yaygın bir inançla Kur’an’ı Kerim’deki ayet sayısına tekabül etmektedir. Camii o kadar etkileyicidir ki, Bursa’nın sembolü haline gelir, İslam dünyasında ibadet edilecek kutsal yerler arasına girer, şairlere ilham kaynağı olur...

Bursa'da eski bir cami avlusu,

Küçük şadirvanda şakırdayan su. 

Orhan zamanından kalma bir duvar...

Onunla bir yaşta ihtiyar çınar 
Eliyor dört yana sakin bir günü.

Bir rüyadan arta kalmanın hüznü 
İçinde gülüyor bana derinden. 

Yüzlerce çeşmenin serinliğinden 
Ovanın yeşili göğün mavisi 
Ve mimarilerin en ilahisi... 
(Ahmet Hamdi Tanpınar)

Ulucamii öyle bir ihtişama sahiptir ki; “mimarilerin en ilahisi” arasında görülür. Öyle ki dönemlerinin en büyük ilim adamlarından sayılan Hakkı Bursevi, Molla Gürani, AKŞEMSETTİN, Molla Fenari, Emir Buhari (Emir Sultan), Somuncu Baba, Mehmet Emin Tokadi, Aziz Mahmut Hüdayi... konuşmalarında ve bazı eserlerinde Ulucamii’yi müslümanlar için kutsal kabul edilen mekanlar arasında 5. kutsal yer olarak kabul etmişlerdir.

Ulu Camii hakkında söylenecek daha pek çok söz, Bursa’ya dair bahsi geçen pek çok da mekan var. En çok gezen mi? En çok okuyan mı bilir? derler ya, bence gelin Bursa Ulu Camii bir gezin. Osmanlı Devleti’nin engin kültürünü daha devlet imparatorluk özelliğini dahi kazanmadan, daha kurulalı 100 yıl olmadan, daha Avrupa bekaret kemerleriyle uğraşırken atalarımızın bu eşsisiz camiyi kemerlerle süslediğini kendi gözlerinizle görün.

Şimdiden Bursa’ya hoşgeldiniz...
    
Paylaş:

Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.