Aynı çatı altında iki otel dört konsept sunuyoruz

Aynı binada iki ayrı markayı ve dört ayrı konsepti birleştiren TRYP & Hawthorn Suites by Wyndham İstanbul Airport, Basınekpres’in en farklı otellerinden biri olma özelliği taşıyor. Bulunduğu bölgeye değer katan tesislerden biri olan ve ‘Spor’ konseptini ana tema olarak belirleyen by Wyndham İstanbul Airport’u, Genel Müdürü Orhan Genceli, Turizm Aktüel’e konuştu.

30/05/2018 18:02
Aynı çatı altında iki otel dört konsept sunuyoruz

Hasan Arslan - Hakan Metin

İstanbul'un alt yapı sorunlarını tamamlarsak, 2023'de 15 milyonu yakalar diye düşünüyorum. Ama en büyük iki sorunu var. Biri çevre, diğeri trafik. Bunların çözülmesi gerekiyor.

TRYP & Hawthorn Suites by Wyndham İstanbul Airport’u okurlarımıza anlatır mısınız?

Toplam 192 odamız var. 1’den-10’uncu kata kadar Tryp by Wyndham İstanbul Airport, 11’den 16’ncı kata kadar da Hawthorn Suites by Wyndham olarak iki markayla hizmet sunuyoruz. Her ikisi de Wyndham'ın en önemli markalarından. TRYP 4 yıldız 4+ Orta segmentte, Hawthorn ise 5 yıldız Suit Sekmente. Genelde dinamik, şehir odaklı bir konsept. Hawthorn, Avrupa’da ve Amerika’da çok yaygın bir marka.

Biz aynı çatı altında, iki markayı birleştirdik. Bununla da kalmadık, bu markalarda örneği görülmemiş bir yiyecek-içecek altyapısı oluşturduk. Mesela bu markanın otellerinde normalde olmayan standartta 500 kişilik bir balo salonumuz var. Çeşitli ebatlarda toplantı salonlarımız var. Bir ana restaurantımız, bir Alacarte restaurantımız var. Bir de North Shield Pub açtık, kendimiz işletiyoruz. Yukarıda bir Roofumuz var. Manzarası harika.

Aslında bu otel 4'ü bir arada bir otel. Ben buraya kadar 2'sini anlattım. Bir de otelimizin alt katına bir sağlık merkezi kuruluyor. Sağlık merkezi kozmetik ağırlıklı ama dermotolojik hizmetler de verecek. Outsource profesyonel bir firma kendisi gelip işletecek.

Bu konuyu biraz açar mısınız?

Otelimizin yan tarafında bulunan büyük inşaat bittiğinde, uluslararası maçların yapılabileceği standartta bir spor salonu olacak. Basketbol, voleybol, salon sporları ve tenis dahil bütün sporların yapılacağı bir yer olacak. Şuan bile Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak basketbol takımları bizde kampta. Şuan başka bir salon kullandırıyoruz. Burası nisan ayında hizmete açılacak ve her türlü salon sporlarının antrenman ve kamp yapabileceği bir merkez olacak.

Birçok salon sporlarında yerli ve uluslararası şampiyonaların yapılacağı altyapı ve standartlarda yapılan salonumuz Türk sporuna da hizmet edecek.

Yüzme havuzlarına gelince, otelin kendi yüzme havuzu var, takımlar şimdilik oradan faydalanıyor. Yeni spor salonumuz federasyonun bile tanıyacağı bir salon olacak. Bu bölgede böyle bir salon yok. İnşaat bittiğinde, hem maçların, hem antrenmanların yapılabileceği, kamp için bir ideal otel olacak burası.

Bizim otelimizi özel kılan şeylerden birisi de, sporcu odalarıdır. İçinde bisiklet var, kondisyon aleti var. Bu bölgede çok otel var. Hatta her markadan 1 yada 2 otel var. Biz bölgenin pastasını yemeyeceğiz, kendi pastamızı getiriyoruz, biz onu yiyeceğiz. Hatta diğer oteller bizden pay alacak.

Spor oteli olma fikri nasıl oluştu?

Yatırımcımız Adalet Turan bir tekstilci. Tekstil konusunda Türkiye’de çok güzel işler başarmış bir yatırımcı. Yaptığı işleri tekrar eden bir kişi değil. Otelcilikte de kendi tarzını yansıtan bir iş yaptı. Yani fikir ona ait. Ben konuya sonradan dahil oldum. Tabii ki benim de ilave ettiğim, katkıda bulunduğum şeyler var. Ama ana fikir yatırımcımıza ait. Kendisi gerçekten ufku açık bir insan. Başka yatırımcıların da örnek alacağı bir vizyoner.

Türkiye’de otel yatırımları belirli bölgelere kümeleniyor. O bölgede de arz fazlası oluşuyor. Otel yatırımlarının sınırlandırılması konusunda neler düşünüyor sunuz?

Turizm yatırımcılarının bilinçli ve vizyoner kişiler olması lazım. Berber dükkanı açarken bile ustalık belgesi isteniyor. Adam trilyonluk yatırım yapıyor, hiçbir yeterlilik belgesi yok. Bana göre turizm yatırımı yapacak herkesin eğitimden geçmesi lazım. Mesela, Almanya'da bir yatırım komitesi var. Yatırım yapmadan önce o komiteyi ikna etmek gerekiyor. Amerika'da da öyle. Ama Türkiye'de her yere umarsızca otel yatırımı yapılıyor.

Özellikle bu bölgede çok fazla otel yapıldı. Hepsi de 5 yıldızlı. Atatürk Havalimanı taşınınca, bu oteller atıl kapasite oluşturur mu?

3’üncü havalimanı bu bölgeyi olumsuz etkilemez. Çünkü buraya yalnızca 20 km uzaklıkta. Direkt bağlantı da var. Şu anki trafikte bizim otelimizden 7 km uzaklıktaki Atatürk Havalimanı’na ulaşmak, 20 km uzaklıktaki 3’üncü havalimanına ulaşmaktan daha zor. Yani bu bölgeye yeni havalimanının zararı olmaz.

İstanbul’un doğal olarak oluşmuş destinasyonları var. Taksim bölgesi var, basın ekspres var, old city var. Oda kendi içinde Sultanahmet ve Sirkeci olarak ayrılmış. Yani aslında bu süreç doğal olarak gelişmiş. Keşke İstanbul'da yüz yıllık bir planlama olsa, yüz yıllık geleceğine hizmet edecek bir çalışma yapılsa. Ama yok. Ama otel yatırımlarının da planlı yapılması gerektiği bir gerçek.

İstanbul’da hiç olmayacak yerlerde hiç olmayacak yatırımlar var. Bir otel, çevresiyle satar. Önce bölgeyi geliştirirsin, güçlendirirsin, turizmi de onun paralelinde götürürsün. Tarihi, doğası olmayan bir yere turist götürebilir misin? Yatırımların atıl kapasite haline gelmemesi için, önce bölgeyi geliştirmek gerekir. Bir bina yapıp, içine yatak yorgan koymakla otelcilik yapılmaz. O zaman bulunduğunuz bölgenin pastasına ortak olup, fiyatı aşağıya çekmekten başka bir şey yapmamış olursunuz.

İstanbul’da oda fiyatları ne zaman ve nasıl artar?

Şu anda İstanbul’un yatak kapasitesi çok yüksek. İstanbul'un doluluğu da bana göre yatak kapasitesinin yüzde 40'ı. Geçen sene yüzde 30'lardaydı. Bu sene benim beklentim, şehirdeki otellerin yüzde 60 doluluğa ulaşması. İstanbul şehir doluluğu, o zaman belki biraz toparlar. Aslında şehir doluluğu yüzde 80’in altına düşerse, bu sorun demektir. Yani, 10 milyon yatağımız varsa ve doluluk 8 milyonun altına düşerse, İstanbul'da fiyatlar aşağıya düşer.

Orhan Genceli, “Turizm yatırımcılarının bilinçli ve vizyoner kişiler olması lazım. Berber dükkanı açarken bile ustalık belgesi isteniyor. Bana göre turizm yatırımı yapacak herkesin eğitimden geçmesi lazım” dedi.

2018 yılını nasıl görüyor sunuz?

Bir kere gidenleri geri çevirmek lazım. Önceliğin bu olması gerekir. Türkiye’nin belli bir potansiyeli var. İstatistikler geçtiğimiz yıl 32 milyon turist geldiğini söylüyor ama ben bunun 15 milyonun üstünde olduğunu düşünmüyorum. İstanbul'un şuan kapasitesi yeni açılacak otellerle 10 milyon yatak (yıllık). 11 milyona ilerliyor. Bir sürü de yeni proje var. Bu şehir yeni kanal ve yeni havaalanıyla 15 milyonu rahat kaldırır. 15 milyonluk yatırımı da kaldırır, 15 milyon yatak yatırımını da. Ama şuanki şartlarda 10'un üzerinde her şey İstanbul'a zarar verir.

İstanbul'un alt yapı sorunlarını tamamlarsak, 2023'de 15 milyonu yakalar diye düşünüyorum. Ama en büyük iki sorunu var. Biri çevre, diğeri trafik. Bunların çözülmesi gerekiyor.

 

Yorumlar