O görüntüleri The Marmara mı servis etti?

Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım'ın katıldığı programdan önce, İsmail Küçükkaya'nın İmamoğlu'yla yaptığı görüşmenin görüntülerini basına kim servis etti?

18/06/2019 22:17
O görüntüleri The Marmara mı servis etti?

Pazar günü CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu ile AKP’nin adayı Binali Yıldırım, canlı yayında konuştular. Programın moderatörlüğünü İsmail Küçükkaya üstlendi.

Türkiye’yi ekran başına kilitleyen programın ardından yeni bir tartışma başladı.

Tartışmanın fitilini dün akşam Habertürk yazarı Nagehan Alçı ateşledi. Alçı, katıldığı programda, “Yayından 1-2 gün önce, Ekrem İmamoğlu ile İsmail Küçükkaya’nın bir otelde buluştuğu iddia ediliyor” dedi.

Odatv de, Ekrem İmamoğlu’nun basın danışmanı Murat Ongun’a bu iddiayı sordu. Ongun yaşanan süreci özetle şöyle anlattı:

“Çarşamba akşamı, İsmail Küçükkaya bizi aradı. Yayının formatına dair bizimle ve Binali Yıldırım’la konuşmak istediğini iletti. Biz de Perşembe günü Taksim’deki The Marmara Hotel’de ‘Kentsel Gelişim Çözümleri’ başlıklı bir basın toplantısı gerçekleştireceğimizi, o toplantı sonrası görüşebileceğimizi ilettik. O gün o otelde buluştuk. Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Şükrü Küçükşahin ve ben o buluşmada vardım. Küçükkaya bize 15’er soru soracağını, 3’er dakikalık süre tanıyacağını ve formatın nasıl olacağını anlattı.

Bu çizgide yapılan görüşme sonrası, İsmail Küçükkaya Binali Yıldırım ile de görüşeceğini ve bir değişiklik olursa bizi bilgilendireceğini, belirtti. Kendisi dönmeyince, Cumartesi günü ben aradım İsmail Küçükkaya’yı. Küçükkaya da Binali Yıldırım’la telefonda görüştüğünü ve Yıldırım’ın da ‘Neyi, nasıl sorarsan sor; sana güveniyoruz’ dediğini iletti. Engin Altay ve Mahir Ünal da bu görüşmelerin olacağını biliyordu. Nagehan Alçı’nın sanki gizemli bir olaymış gibi deklare ettiği buluşma budur.”

KÜÇÜKKAYA: İKİSİNİN DE KURMAYLARIYLA TEMASA GEÇTİM

İsmail Küçükkaya ise, konuyla ilgili yaptığı açıklamada iki tarafa da soru vermediğini belirterek şunları kaydetti:

“Sizden bir isteğimiz var dediler Engin Altay ile Mahir Ünal. Her iki belediye başkanıyla görüşmenizi istiyoruz dediler. Zorlu süreç, pek çok parametre olduğunu söylediler. İki belediye başkan adayıyla görüşmeniz gerekiyor dediler. Ben de tamam dedim. Şimdi iki partinin görevlendirdiği genel başkan yardımcılarıyla moderatörün yaptığı konuşma gidip formatı onlara anlatmaktı.

Hemen ikisinin de kurmaylarıyla temasa geçtim. Önce Binali Yıldırım’ın kurmayıyla acil görüşelim dedik. Binali Yıldırım’ın danışmanıyla oturduk. Yaptığımız görüşmeyi ve varılan mutabakatı anlattım. 3 dakika meselesi onay aldı, 18 soru, süre konusunda mutabakata varıldı.”

YILDIRIM’IN DANIŞMANI: 15-20 DAKİKA KADAR KONUŞTUK

Binali Yıldırım'ın danışmanı Ömer Sertbaş ise, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Ben bu moderatör açıklandıktan sonra hem Salı günü İsmail Bey’le görüştüm, oturduk bir 15-20 dakika kadar konuştuk. Programın detayı ve konu başlıklarıyla ilgili herhangi bir şey görüşmedik. İsmail Bey konuyla ilgili hazırlık yapacağını söyledi."

Sertbaş ayrıca, Küçükkaya’nın Binali Yıldırım’la da telefonda konuştuğunu söyledi.

SABAH GÖRÜNTÜLERİ MANŞET YAPTI

Alçı’nın iddiasının ardından konunun tüm tarafları açıklama yaptı. Ancak, bugün skandal bir gelişme yaşandı.

Hükümete yakın Sabah gazetesi bugün İsmail Küçükkaya’nın otele girişine ve otelin asansörüne bindiği anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntülerini yayımladı!

Mahmut Övür imzalı haberde, "O otelde ne konuştunuz" başlığı kullanıldı.

Görüntüler yandaş medyanın hemen her kurumunda yayımlanmaya başlandı!

GÖRÜNTÜLERİ KİM VERDİ

Asıl tartışılması gereken ise; bu görüntüleri Sabah gazetesine kim verdi?

Öyle ya otellerin girişlerine ait görüntüler özel hayata dair. Güvenlik kamerası kayıtlarına, bir suç olduğunda İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik kurumları gidip alabiliyor!

Hangi suç konusu var da bir görevli gidip otelden görüntüler aldı! Hangi hakla, yandaş medyaya servis edildi?

İçişleri Bakanlığına bağlı çalışan bu görevliler, devletin memuru mu, yandaş medyanın elemanı mı, yoksa bir siyasi partinin neferi mi?

Bütün bu olan bitene ses çıkarmayan, izin ve hatta talimat veren yöneticiler kendilerini kanunlardan bağımsız mı görüyor?

 

 

Yorumlar