Sektör kronavirüs krizinden hangi dersleri çıkarmalı?
TravelShop Turkey Genel Müdürü Murtaza Kalender, Koronavirüsün turizm sektörüne etkilerini irdeleyen bir yazı kaleme aldı. Kalender’in turizmci meslektaşlarına umut aşılayan yazısı şöyle:
Kalender’in turizmci meslektaşlarına umut aşılayan yazısı şöyle:
Peki şimdi ne yapacağız? Turizme devam mı diyeceğiz, yoksa tamam mı? Turizm sektöründeki yöneticiler demoralize olursa, çalışanlarını nasıl motive ederler? Turizmde durma, moralini bozma gibi lüksler yoktur. Turizmci meslektaşlarım korkmayın, yarınlar daha güzel olacak.
Bizler turizmci sıfatıyla aynı zamanda motivasyon kaynağıyız.
Dünyanın en eğlenceli işlerinden birini yapıyoruz. Kıtaları birbiriyle buluşturuyoruz. Dünyanın değişik kültürlerini ağırlıyoruz. Neredeyse dünyanın her tarafından arkadaşlıklar kurduk. Yine aynı şekilde, kısa bir süre sonra kaldığımız yerden devam edeceğiz. O zaman durma, moralini bozma, yarınlar daha güzel olacak, aldırma!!
Turizmde zaten zor yetişen kalifiye personeli kaybedersek, yerine yenisini yetiştirmek zaman alacaktır. Bence tüm firmalar çalışanlarıyla, işten çıkarmak yerine, ortak bir çözüm bulmalıdırlar. Çünkü, işten çıkarmak doğru bir çözüm yöntemi değil.
Ayakta kalabilmek için neler yapmalıyız?
Evet, ciddi bir korona virüsü krizi hakim, ancak bu dünyanın her tarafında mevcut global bir salgın.
Bazen olayların iyi taraflarına da bakmak lazım.
Birincisi ve en önemlisi, bu tarz krizlere karşı tecrübeliyiz, hem de birden fazla kez.
Son 5 yıl içinde en az 3 kez bu deneyimi yaşadık ve bence başarıyla da üstesinden geldik.
Ama aynısını, dünyadaki turizmci meslektaşlarımız için söyleyemeyiz. Zira onlar ilk kez böyle bir olayla karşı karşıyalar. Bu yüzden de birçoğu şaşkınlık içerisinde beklemedeler.
Bundan sonraki süreçte, benim ön görüm Nisan 15’e kadar bu kriz tepe noktasına ulaşacak. Bu tarih itibariyle de yavaşça normale dönecektir. Bunu tüm acenteler için söylüyorum. Ama otelciler için, Mayıs ortası ile Haziran ayını bulur diye tahmin ediyorum.
Şimdi, burada, ilk önce marka olanlar durumlarını düzeltecekler ve marka olmayanların düzelmesi daha yavaş olacaktır zannındayım. Her zaman söylemiş olduğum bir şey var:
“Marka iseniz, siz müşteriyi seçersiniz, değilseniz müşteri sizi seçer”
Bu virüs olayından ötürü de herkes marka olan firmaları tercih edecektir.
Şimdi, hemen yanımızda İspanya, Yunanistan ve hatta İtalya gibi salgından en çok etkilenen örnekler var. Bu virüs salgını normale döndüğünde, müşterinin tercihi hangi destinasyon olacak?
Eğer biz bu algıyı, olayın daha az yaşandığı Türkiye’ye kanalize edersek, ülkemiz adına pozitif bir kazanım olabilir. Ama onlar daha önce davranırlarsa, muhtemelen sezonu şimdiden kapatmış oluruz.
Peki, biz, turizm camiası olarak yeterince marka ürettik mi?
Yoğun dönemlerimizde zaten doluyuz ve tanıtıma gerek duymuyoruz. İş olmadığı zaman da, ‘Bütçemiz yok’ diyerek tanıtım yapmıyoruz. Oysa ki dünyada en başarılı firmaların dahi tanıtım bütçeleri mevcut.
Bu kriz dönemlerinde de daha iyi tanıtım faaliyetlerinde bulunan şirketler öncelikli olarak normale döneceklerdir.
Bu kriz olayından ders çıkarmamız gereken birçok konu da var aslında.
- Bugün tekelleşti dediğimiz firmaların dahi dayanışmaya ihtiyacı olduğunu görüyoruz.
- Kapadokya’da karaborsada 250- 700 Euro aralığında satılan Balon biletlerinin bugün kimse yüzüne dahi bakmıyor. Muhtemelen yıl boyu böyle devam edecek.
- Doluyum diyerek telefonunu dahi açmayan arkadaşlarımız, artık acaba kim arayacak diye telefon başında beklemek durumunda
- Müşteri milliyeti beğenmeyip tura dahi çıkmayan rehber arkadaşlarımız, bugün hangi tur olsa çıkarım modundalar.
- Müşteri beğenmeyen taşıma şirketleri, bugün itibariyle milliyet seçmeden taşıma pozisyona geldiler. Artık her para ödeyenin müşteri olduğunun farkına varıldı.
- Havalimanında dahi ismiyle karşılamamızın yasak olduğu müşterilerimizi, mumla arar olduk. Birçok hatamızdan bu durumda ders çıkaracağız.
- Tanıtımın ne kadar faydalı olduğunu, marka değerimizi arttırdığını ve olaylar normale döndüğünde önceliklerin bizim lehimize olacağını kavrıyoruz böylelikle.
Bence sezonu başlamadan, kısmen de olsa kapattık. Bütün meslektaşlarıma, bu doğrultuda çalışarak, artık 2021’e yönelmelerini salık veriyorum.
Tüm meslektaşlarımın, devletten ne bekliyorsunuz şeklinde soruları olacaktır
Ben bunu acenteler için söylüyorum; 2020 yılında müze biletlerinden sembolik bir ücret almalarını öneririm. Biliyorsunuz, işten çıkarılan personel için işsizlik maaşı veriliyor. Bu konunun işsizlik maaşı özelinde, personel çıkarılmadan çözülmesini diliyorum. Aynı zamanda 6 ay boyunca sigortaların devletçe karşılanmasını bekliyorum.
Böylece hiçbir firma kalifiye personel çıkarmadan yoluna devam eder. Vergilerin de yıl sonuna kadar ertelenmesi beklentim var. Böyle bir çalışma neticesinde devlet eliyle yapılan yardımlarla, krizden fazla etkilenmede yolumuza devam edeceğimizi düşünüyorum.
Hayat devam ediyor ve yapmış olduğumuz bu meslek bence dünyanın en iyi mesleklerinden birisi…
Demoralize değil, motive olup başarılarımıza hep birlikte yenilerini katacağımızdan eminim.
Önemli haberleri kaçırma!
E-posta bültenine abone ol: