Kafası karışık otelcinin misafir ağırlama serüveni

Misafirin odadan acil çağrısıyla kapısına ulaştık. Kapı yarım aralanmıştı, yaklaşmayın dedi, uzakta durun.

Aykut Bakay 11/05/2020 21:31
Kafası karışık otelcinin misafir ağırlama serüveni

Test yapmamız lazım dedik… Uzak durun dedi tekrar. Sopa bulup test aletini ucuna takıp misafire doğru uzattık. Ağzını tutturmak kolay oldu ama burnunu tutturmakta biraz zorluk çektik. Misafire termal kamera uzatan yanımdaki arkadaş aletin arızalı olduğunu, görüntü alamadığını söyleyince biraz kızdım. Maskeyi gözüne değil ağzına takmasını söyledim. Misafir kapıyı kapattı.

Oteli ağır bir sis basmıştı. Göz gözü görmüyordu. Dezenfekte buharını fazla kaçırmışlar lobide yürümek imkansız hale gelmişti. Sonrasında fark ettik ki, dün virüs bulaşmasın diye misafiri streçle saran personel yanlışlıkla dans pistinde kullanılan sis makinesini kullanmış, her yer sis olmuştu.

Aldığımız hijyen önlemleri de artık misafirleri bunaltmıştı

Ne bulursa değerlendirmeye çalışan arkadaşımız geçen gün de animasyonda kullanılan köpük sabun püskürtme aletini kapı girişinde misafirlere kullanmıştı. Konular o kadar karmaşık ve içinden çıkılmazdı ki, herkes bir şeyler anlatıyor ama kimse ne yapacağını bilmiyordu. Aldığımız hijyen önlemleri de artık misafirleri bunaltmıştı.

Otelde artık yavaş yavaş misafir ağırlamaya başladığımızdan beri hemen hemen her gün yeni sorunlar ortaya çıkmaya başlamıştı. Zor bir süreçti …Tim oluşturduk, bir oraya bir buraya koşturuyorduk. Her misafire koşturup özel işlem yapıyorduk. Bize göre herkes virüslüydü ya da biz öyle zannediyorduk. Taa ki ölçme aletlerimizin bozuk olduğunu fark edene kadar.

Ama bazen misafir bizden önce davranıp cebinden çıkardığı ateş ölçeri bize yöneltiyordu

Aletler çok fazla kullanılmaktan arızalanmış, kullanırken uzay yolundaki ışın silahlarına benzer “ciuvvv ciuvvv” gibi değişik sesler çıkarmaya başlamıştı. Oyuncak haline gelen aletlerle birbirine ateş eden arkadaşlarımız, lobiyi oyun parkuru haline getirmişti. Personelin tümüne ateş ölçme aletleri vermiştik. Ama bazen misafir bizden önce davranıp cebinden çıkardığı ateş ölçeri bize yöneltiyordu. Karşılıklı çekiyorduk aletleri. Bakalım kim kazanacaktı…

Robot almıştık. Kapıya koyduk, misafir karşılamaya... Ama yazılımına virüs bulaştı, hiç durmadan sabahtan akşama kadar sürekli konuşuyor ve “virüs var burada, ne geldin, evde kal… Ne geldin evde kal…“ diye  saçmalıyordu. Ateşini ölçtük, yüksekti. “ imdaat… Kurtarın beni, böbreklerimi çalıyorlar “ diye bağırınca bırakmak zorunda kaldık.

Misafirler, çatal bıçak ve tuzluğun otoparkta olmasından şikayet ediyorlardı 

Sosyal mesafe bizim için önemliydi. Aşçılarımıza servis için sosyal mesafe uzunluğundaki kepçeler yaptırdık. Açık büfede misafirlere küçük önlemler hazırlamıştık, ızgara yemekleri toplantı salonundan, zeytinyağlıları havuz başından, tatlıları sağlık kulübünden ve tabakları resepsiyondan alan misafirler, çatal bıçak ve tuzluğun otoparkta olmasından şikayet ediyorlardı. Masalar arası mesafe için de ayrı sürprizimiz vardı buna rağmen misafire de bir türlü yaranamıyorduk.

Her zaman olduğu gibi sorunlar ve zorlukların üstesinden gelmesi beklenen biz otelciler, misafirleri memnun etme ve hayatta kalma çabalarında yine tek başına, kafası karışık ve belirsiz kalmıştık.

 


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.

İlginizi Çekebilir