İzmir'in rakipleri hikaye anlatıyor, İzmir izliyor

Ege-Koop Danışma Kurulu, İzmir’in turizm potansiyelini masaya yatırdı. Turizmci Filiz Güleç, kentin 8 bin 500 yıllık tarihine rağmen dünya vitrininde hak ettiği yeri alamadığını vurguladı.

26/02/2026 16:02
İzmir'in rakipleri hikaye anlatıyor, İzmir izliyor

Önceki dönem milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteci ve bilim insanları ile alanında uzman 24 kişinin katıldığı Ege-Koop Danışma Kurulu Şubat ayı toplantısında İzmir turizminin geleceği tartışıldı. Yenigün'ün aktardığına göre, turizmci Filiz Güleç, İzmir’in turizm performansını Atina, Porto, Tiflis ve Selanik gibi kentlerle karşılaştırarak, İzmir’in dünya turizm pastasından aldığı payın potansiyelinin çok altında kaldığını belirtti.

Güleç, temel sorunun şehirde potansiyel eksikliği değil, tanıtım dili ve kurumsal organizasyon eksikliği olduğunu vurguladı.İzmir'in turizm potansiyeli konuşuldu: Rakipleri hikaye anlatıyor, İzmir izliyor!

"Rakipler hikaye anlatıyor, İzmir izliyor"

Filiz Güleç, dünya genelinde başarılı şehirlerin kendilerini net “ikonik kavramlarla” pazarladığını ifade ederek şu örnekleri verdi:

“Atina “antik ve felsefe”mirasıyla 8 milyon, Barselona “sanat ve sporla” 10 milyon, Porto “şarap ve romantizm” hikayesiyle 3 milyon, Tiflis ise “otontik kültür” vurgusuyla 4-5 milyon turisti ağırlarken; 8 bin 500 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan İzmir’in 1,7 ile 2 milyon bandında sıkışıp kalması, stratejik bir rota değişikliğinin zorunluluğunu ortaya koymaktadır”

"İzmir’in en büyük kozu sokaktaki yaşamıdır"

Güleç, İzmir’in turizmde parçalı bir tanıtım diliyle yol almaya çalıştığını belirterek şöyle dedi:

“İzmir sadece bir şehir değil, “his” ve yaşam biçimidir. Turiste anlatacak ortak dil ne sadece boyoz, gevrek ve Efes’in mermer sütunlarına ne de sadece Çeşme’nin deniz ve kumuna sıkışmalıdır. İzmir’in temel sorunu “yokluk” değil ”çokluk” içinde kaybolmasıdır. Herşeyi anlatmaya çalışırken hiçbir şeyi tam olarak anlatamamaktadır. Oysa, İzmir’in en büyük kozu sokaktaki yaşamıdır"

"Kısacası bir hikayeniz varsa turist gelir"

Filiz Güleç, İzmir’in en büyük kozunun sokaktaki yaşam olduğunu vurguladı: 

"Turiste burada Bir turist gibi değil, bir İzmirli gibi yaşa” denmelidir. İzmir’in tarihi sadece “eski taşlar” değil, Homeros’tan bugüne kadar süregelen “çok kültürlülük” ve “Özgürlükçü ruh” olarak anlatılmalıdır. İzmir mutfağı, dünyadaki “sağlıklı beslenme trendlerine en uygun modeldir. Urla’nın bağ yolu, Tire’nin pazarı, Boyoz ve şevketi bostan sadece yemek değil, bir kültür mirasıdır. İzmir 8 bin 500 yıllık mirası, ancak kurumsal bir organizasyon ve “ortak bir söylem” çatısı altında toplandığında dünya vitrininde hak ettiği yeri alabilir. Kısacası bir hikayeniz varsa turist gelir."

İzmir deniz-kum-güneşten daha fazlası

Güleç son olarak, İzmir’in sadece deniz-kum-güneş üçgenine sığdırılamayacak kadar derin bir kültürel katmana sahip olduğuna dikkat çekti:

​"Dünyadaki rakiplerimiz felsefe, demokrasi, mistisizm veya gastronomi gibi net kavramlarla kendilerini anlatıyor. İzmir’in de 8 bin 500 yıllık tarihini merkeze alan, kurumsal bir organizasyonla yönetilen tek bir 'üst kimliğe' ihtiyacı var. Söylemlerimizi birleştirmezsek, bu devasa miras vitrinde hak ettiği yeri alamayacak."


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.