Işıl Özmen: Türkiye MICE turizminde güçlü bir potansiyele sahip

On yılı aşkın süredir sektörün gelişimine katkı sağlayan, acenteler ve tedarikçileri bir araya getiren Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği’nin (I-MICE) Başkanı Işıl Özmen, MICE sektöründe başarının yalnızca etkinliklerin sayısı veya büyüklüğüyle ölçülemeyeceğini söyledi. Özmen, Turizm Aktüel’e verdiği röportajda, Türkiye’nin bir destinasyon olarak MICE turizmindeki artı ve eksilerini sıralayarak, MICE turizminin geleceği hakkında açıklamalarda bulundu.

30/05/2026 11:18
Işıl Özmen: Türkiye MICE turizminde güçlü bir potansiyele sahip

MICE sektöründe başarı yalnızca etkinliklerin sayısı veya büyüklüğüyle ölçülmez. Bizim için networking, kartvizit alışverişinden ibaret değildir; gerçek iş birliklerini doğuran, sürdürülebilir ilişkiler kurmayı hedefleyen bir süreçtir.

Uluslararası I-MICE Endüstrisi Derneği hakkında bilgi verir misiniz?

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE), on yılı aşkın süredir sektörün gelişimine katkı sağlayan, acenteler ve tedarikçileri bir araya getiren ve Türkiye’de kurulmuş güçlü bir sivil toplum kuruluşudur. Kuruluş amacımız, MICE sektöründe işbirliği kültürünü pekiştirmek, ulusal ve uluslararası düzeyde sektör profesyonellerine fayda üretmek ve yeni nesil profesyonellere ilham vermek.

Geçtiğimiz on yılda; sektörel eğitim programları, sosyal sorumluluk projeleri, networking etkinlikleri, famtripler ve zorlu dönemlerde yoğun emek gerektiren sektörel temaslarla örülü bir dayanışma kültürü inşa ettik. Sorumluluk almaktan kaçınmayan bu yaklaşımımız sayesinde I-MICE, sektörde yol gösterici bir rol üstlenmiştir.

Size göre MICE sektöründe başarı kriterleri nelerdir?

MICE sektöründe başarı yalnızca etkinliklerin sayısı veya büyüklüğüyle ölçülmez. Bizim için networking, kartvizit alışverişinden ibaret değildir; gerçek iş birliklerini doğuran, sürdürülebilir ilişkiler kurmayı hedefleyen bir süreçtir. I-MICE olarak geliştirdiğimiz güçlü iletişim ağı, B2B etkinlikleri ve akademik iş birlikleri sayesinde üyelerimiz yalnızca tanışmakla kalmıyor, aynı zamanda ortak projeler üreterek sektöre somut değer katıyor.

Bunun yanında, İstanbul’un kongre kazanma oranını %30’dan %50’ye çıkarabilecek stratejik lobicilik ve fikri sermaye modeli, başarı kriterinin yalnızca fiziksel altyapı değil; akademik ağlar, bilimsel topluluklarla kurulan ilişkiler ve ortak akıl üretimi olduğunu gösteriyor.

Türkiye’yi MICE turizmi alanında tercih eden misafirlerin, tercih nedenleri nelerdir?

Türkiye, coğrafi konumu, kültürel çeşitliliği ve güçlü altyapısıyla MICE turizmi için cazip bir destinasyondur. İstanbul başta olmak üzere birçok şehir, uluslararası kongre merkezleri, oteller ve ulaşım kolaylıklarıyla öne çıkmaktadır. Misafirler, Türkiye’nin sunduğu benzersiz tarihî ve kültürel deneyimleri, misafirperverliği ve rekabetçi maliyet avantajlarını tercih nedenleri arasında görmektedir.

Bunun yanı sıra, özellikle İstanbul’un kongre turizminde yarattığı yüksek katma değerli ekonomik etki misafirlerin tercihlerini güçlendiren bir unsurdur. Kongre delegelerinin kişi başı yaklaşık 4.000 Dolarlık harcama kapasitesi, yalnızca otelleri değil; gastronomi, ulaşım, perakende ve kültür-sanat ekosistemini de besleyen bir çarpan etkisi yaratmaktadır. Bu da Türkiye’yi yalnızca bir etkinlik destinasyonu değil, aynı zamanda bölgesel ekonomiye doğrudan katkı sağlayan stratejik bir merkez haline getiriyor.

Türkiye MICE turizmini nasıl değerlendiriyorsunuz? Artılarımız nelerdir?

Türkiye MICE turizmi açısından oldukça güçlü bir potansiyele sahip. Artılarımız arasında öncelikle stratejik coğrafi konumumuz geliyor. Avrupa ve Asya arasında bir köprü olmamız, uluslararası organizasyonlar için doğal bir cazibe merkezi yaratıyor. Bunun yanında güçlü otel ve kongre altyapımız, zengin kültürel ve turistik çeşitliliğimiz, misafirperverlik kültürümüz ve sahada deneyimli insan kaynağımız sektörümüzün en önemli avantajlarıdır.

I-MICE’ın gelecekte gerçekleştirmeyi planladığı projelerden bahseder misiniz?

Gelecek dönemde I-MICE olarak sektöre katkı sağlayacak çok yönlü projeler planlıyoruz. Öncelikle sektörel toplantılar, eğitim programları ve yeni iş birlikleriyle üyelerimizin gelişimini desteklemeyi hedefliyoruz. Öğrencilerin sektöre kazandırılması için staj ve mentörluk projeleri, bizim için öncelikli gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek.

Dijitalleşme ve yapay zekâ entegrasyonu da gündemimizde. Özellikle yapay zekânın sektörel kullanımında yasal düzenlemeler ve sertifikasyon süreçleri konusunda, daha önce KVKK için yaptığımız gibi bilgilendirici eğitim toplantılarını gündemimize aldık. Bu sayede üyelerimizi yalnızca teknolojik dönüşüme değil, aynı zamanda hukuki ve etik boyutlara da hazırlamayı amaçlıyoruz.


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.