Fas'ın Başkenti Rabat İzlenimlerim

01/01/2020 02:40


Fas’ın ekonomik başkenti Kazablanka’dan trenle bir buçuk iki saatte siyasal başkenti olan Rabat’a gelebiliyorsunuz. Rabat’ta trenden inince istasyondaki inşaat çalışmalarını görüyorsunuz. Bu tarz çalışmaları şehrin bir çok yerinde görebilmek mümkün. Örneğin; Rabat içerisinde çalışacak olan tramvay için yol hazırlıkları hızla devam ediyor. Bir görevliden aldığım bilgiye Rabat’ın güzelleştirilmesi ve modernleştirilmesi adına şehirde yürütülen yüze yakın proje olduğunu öğrendim. Benim çok beğendiğim bu şehrin tüm bu projeler sonrasında muhteşem bir çehreye kavuşacağına inanıyorum.



Tren istasyonu merkezde yer aldığı için on-on beş dakikalık mesafelerde cebinize uygun oteller bulabilmek mümkün. Tren istasyonundan kendinizi otele attıktan sonra hemen dışarı çıkmanızı öneririm. Rabat’ta görülebilecek çok yer var. Öncelikle tren istasyonuna yakın olan parlamento binası, posta ofisi ve etrafından palmiyeli yolları izleyerek zaman geçirin. Rabat içerisinde size önerim Souk içerisinde uzun bir tura çıkmanız. Souk ya da Eski Medina bizim Kapalı Çarşı ya da Mısır Çarşımız tarzında çok büyük ve tarihi bir çarşı. Bu çarşı içerisinde baharat dükkanları, kaplumbağa satıcıları, şeker kamışı suyu satıcıları, halıcılar, lokantalar ve daha nice farklı istek ve ihtiyaca yönelik dükkanlar var. Bu çarşıyı tam olarak gezmek için en az üç saatinizi gözden çıkarın. Çarşı o kadar büyük ve karmaşık ki bir geçtiğiniz yerden bir daha geçemeyebilirsiniz.




Souk içerisinde gezerken yolunuz sizi okyanus kıyısında büyük bir kaleye götürecektir. Bu kalenin Portekiz saldırılarına karşı yaptırıldığını öğrendim. Kale içerisinde bir çok irili ufaklı ev var. Evler genel olarak beyaz boyalı, kapı ve çerçeveleri ise canlı bir mavi ile renklendirilmiş. Ben bu güzel kale içerisinde gezerken herkesin ufak bir sokağa doğru yürüdüğünü gördüm. Kaybedeceğim bir şey yok diyerek insanların gittiği yolu takip etmeye başladım. En sonunda gözlerime bir ziyafet çekecek olan geniş ve açık bir alana geldim. Buradan tüm okyanusu seyredebilmek mümkün. Okyanustan esen rüzgar ciğerlerinize dolarken, siz sağa sola bakarak bu güzel manzaradan payınıza düşebilecek her şeyi görmeye ve fotoğraflamaya çalışın. Eğer yürümekten yorgun düşmediyseniz size önerim aşağıya doğru inen yolu takip ederek okyanus sahillerine inmenizdir.

Farklı yollardan geçerek merkeze geri dönün ve Fas’ın ulusal yemeği olan ve yapıldığı toprak kapla aynı adı taşıyan Tajin’i sipariş edin. Tajin, kırmızı ya da beyaz et ya da balık etiyle yapılan çok farklı türleri olan çok lezzetli bir yemek. İçerisine zeytin de atılarak pişirilen bizde ki güvece yakın olan bu lezzeti mutlaka tadın. Yemek sonrasında 1924 yılında inşa edilmiş çiçeklerle ve birbirinden güzel ağaçlarla bezeli “Nouzhat Hassan” adı verilen park içerisinde gezintiye çıkın. Parkta göreceğiniz atlı görevlilerle fotoğraf da çektirebilirsiniz.



Seyahatin bundan sonrası için size önerim bir araba kiralamanız ya da bir taksi ile çok sıkı pazarlıklar sonucunda anlaşmanızdır. Ben Turizm Aktüel yazarlarından olan değerli dostum Volkan Altıntaş’ın tanıştırdığı yine bir turizm sevdalısı olan “Brahim Ouamane” yardımları ile şehrin diğer muhteşem yerlerini görebilme fırsatını yakaladım. Biz öncelikle “Kraliyet Sarayı” arazisine uğradık. Sarayın muhteşem bahçelerinde ve önünde bol bol resim çektirdikten sonra 2. Hassan Minaresi adı verilen devasa minarenin gölgesinde biraz çevreyi izledik.

Kraliyet Sarayından sonra tarihi Roma İmparatorluğuna kadar geri giden “Du Chellah” adı verilen arkeolojik bir alana gittik. Burada eski zamanlara ait bina kalıntıları, camiler ve muhteşem bahçelerle karşılaştık. Kendimi tarihte bir yolculuğa çıkmış gibi hissediyorken birden onlarca leylek’in tak tak lak lak sesleriyle kendime geldim. Leylekler bu tarihi alanı kendilerine bir üreme sahası olarak seçmişler. Etrafta henüz uçamayan adeta civcivler gibi gezinen bir çok leylek yavrusu görmek gerçekten çok komik bir manzaraydı.

Buradan arabayla Rabat Marina’ya giderek okyanusu ve modern bir Fas limanını görme şansım oldu. Yol üzerinde giderken büyük bir alışveriş merkezi olan “Mega Mall”ü, Rabat içerisinde farklı bir resim çizen “Golf Royal Sale” adlı golf sahasını, elçiliklerle ve son derece güzel binalarla çevrilmiş olan  “Mohamed 6” caddesini ve bulvarını izleyerek gezinize daha da zevk katabilirsiniz. Arabanızı park ederek gitmeniz gereken çok önemli bir yer ise şu andaki Melik Mohamed 6’ın babası olan Hassan 2 ve dedesi olan Mohamed 5’in türbelerinin bulunduğu muhteşem eser. Kapısında sürekli olarak iki atlı süvarinin nöbet tuttuğu bu türbede geleneksel kıyafetler içerisindeki görevliler ve korumalarla fotoğraf çektirmenizi tavsiye ederim. Türbenin içerisi göz kamaştıran süslemelerle bezeli. Siz yukarıdan bakarak öncelikle şu andaki Melik’in dedesi olan Mohammed 5’in kabrini görüyorsunuz. Hasan 2 ise daha kenarda bir kabirde yatıyor. Bu güzel ülkenin kurucuları için dua ettikten sonra bahçeye çıkmalısınız. Bahçeden bakarak göreceğiniz okyanus ve Rabat manzarası da görkemli olacaktır.

Tüm bu gezilerden sonra Eski Çarşı’ya (Souk) bir kez daha gittim. Gece daha da hareketlenen bu çarşıda, bambaşka sokaklarda bambaşka yüzlerle karşılaşmak, Rabat’ı daha çok içselleştirmek; Fas’ın size sunduğu güzelliklerinden biraz daha pay almak. Fas yolculuğum henüz sona ermedi. Buradan Fas’ın en renkli şehirlerinden birisi olan Marakeş’e doğru yola çıkacağım. Yeni bir tren yolculuğu ve yeni bir macera…






Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Tüm güncellemelerden e-posta yoluyla haberdar olun.