DATÇA’NIN ANTİK LİMANLARI

Adil Çulhaoğlu 31/12/2019 23:40
BURGAZ ÖREN YERİ… Son günlerde, pazarlarda ve manavlarda satışa sunulan çağla ile karşılaşınca, ülkemizin bademi ve çağlasıyla da ünlü Datça’da yaptığım doğa yürüyüşlerden birini, Datça tatilcilerine anlatmak istedim. Şimdi papatyaların beyaza, gelinciklerin kırmızıya boyadığı kırlara uzanmanın zamanı olduğunu unutmayalım; kendimize bir hafta sonu hediye edelim. Anneler gününde, Annelerimize Datça’nın kır çiçeklerinden demetler sunalım.


Datça’da tatiliniz geçirdiğiniz günlerden bir gün şehir merkezinden başlayarak, küçüklü büyüklü otellerin bulunduğu Sevgi Yolu boyunca, Datçalılarla beraber yürüyüşe çıkın ve yolun sola kıvrıldığı Villa Datça’ya ulaştığınızda kendinizi deniz kıyısına atın.
Artık dalgalarla arkadaşlığa başlayabilirsiniz. Kıyı boyunca devam ettiğinizde taşlık kumsalda yürürken çanak çömlek parçaları dikkatinizi çeker. Bir kaç dakika sonra taşlık olan plajın kumsala dönüştüğü yerde, denizin içinde antik bir limanın duvar kalıntılarını karşınıza çıkıverir. Eğer dalga yoksa limanın  girişi çok daha belirgindir. Knidosluların zeytinyağı, şarap, palamut. keçiboynuzu ve diğer mallarını ihraç ettikleri Datça Yarımadası üzerindeki antik limanlardan biriyle karşı karşıyasınız.
Kuzeye doğru kekik ve çiçekler arasında devam edip Tepeye ulaştığınızda patika yolda çukurlar görürsünüz. Bunlar depolardan bir kaçı. Temmuz-Ağustos aylarında iseniz sol tarafta bir grup insanın çalıştığı dikkatinizi çekecektir. Bunlar kazı çalışmalar yapan Orta doğu Teknik üniversitesine mensup arkeoloji bölümü öğretmenleri ile öğrencileri. Telle çevrilerek koruma altına alınmış alanda toprak seviyesinin 2 metre altında ortaya çıkarılmış çeşitli yapı kalıntılarının temelleri, taş döşemeli caddeleri ve sokaklarıyla M.Ö.8.yy tarihlenen bir yerleşim yeri burası.



Burgaz düzlüğü denilen bu alanın 40 hektar civarında olduğunu, deniz kıyısında depolama, limanlarda yükleme işlerinin yapıldığını, iç kısımlarda bağcılık ve zeytincilik gibi tarıma dayalı yaşam izlerine rastlandığını, ihracatının da yapıldığı Knidos markalı amforaların üretildiği çanak çömlek imalathaneleri ile arkaik ve klasik dönem avlulu evlerin bulunduğu geometri düzende inşa edilmiş, kentin sağlam surlarla çevrili savunma sistemine sahip olduğu  gibi bilgilerini ve daha fazlasını, 1993 yılından bu yana her yıl kazı çalışmalarını  sürdüren Prof. Dr. Numan Tuna ve ekibi sizlere seve seve verirler.

Tepeyi aşarak aşağıya doğru inmeye başladığınızda, daha az belirgin 2. bir liman denizde kendini gösterir. Önünüze çıkan plaj boyunca adımlarınızı atarken yerlerde seramik parçalarıyla beraber toprağa gömülü yuvarlak antik depoların sayısı artar.  Domates tarlalarının deniz kenarında bittiği yerde yüz yıllardır dalgalara direnmiş ama artık dirençleri kırılmış ve açığa çıkmış depolardan bir kaçını ve duvar kalıntılarının her şeye rağmen ayakta olduklarına şahit olursunuz.



Plajın bitiminde patika yolun daralmaya başlar. Domates tarlalarının arasında uzanan asfalt yola ulaşıp, yürüyerek ya da dolmuşla günümüz evlerinin örneklerini her türlüsünü görebileceğiniz yazlık siteler arasından şehre dönebilirsiniz. Datçalıların liman dediği bugünkü yatların yanaştığı iskelede bir çay bahçesinde çayınızı içip, Knidos’luların daha sonra taşındığı yarımadanın 30 km batısındaki Tekir burnundaki liman kalıntılarına yapacağınız ziyareti planlamaya başlayabilirsiniz.


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.