Bir zamanların çam balıyla ünlü yeşil Marmaris’inden, dünyanın tatil merkezi Marmaris’e

Çam ormanlarıyla kaplı alanlarda üretilen Çam Balı ve yeşil doğasıyla ünlenen, günümüz turizm merkezi Marmaris’e, Gökova’dan dönünce, okaliptüs ağaçlarıyla kaplı hala çekiciliğini koruyan, insanı romantik bir yürüyüşe davet eden eski yola paralel giden duble yolda 20-25 dakikalık ya da Datça’dan 1 saatlik araba yolculuğu sonunda her defasında olduğu gibi seyir terasında durup Marmaris’i kuşbakışı seyre dalmaktan kendimi alamıyorum.

Adil Çulhaoğlu 11/11/2021 18:06
Bir zamanların çam balıyla ünlü yeşil Marmaris’inden, dünyanın tatil merkezi Marmaris’e

İşte, insana  deniz üzerinde yürüyor duygusunu yaşatan Kız Kumu, Mısır Kraliçelerinden Kleoptra'nın kumunu Mısır'dan getirttiğinin  antik dünyadan günümüze  aktarıldığı Marmaris’in 16 km kuzeyinde bulunan  Sedir Adası, , Kale İçindeki  Müzesi, Barlar Sokağındaki Eğlence Dünyası,  İçmeler’e kadar uzanan  8 km’lik sahil şeridi, Cruise gemileri için uygun limanı,  4 Marinası, Bozburun, Turunç, Orhaniye, gibi beldelerindeki her kategoriden otelleri ile her ulustan yüzbinlerce güneş sever  tatilciyi bir araya getiren tatil merkezi olmakla ünlü Marmaris karşımda. Günlerce süren orman yangınlarının olduğu yaşandığı ve herkesi endişelendiren Marmaris, kahverengiye dönmüş alanları olsa da, yeşil doğa zenginliği ile çekiciliğinden kaybetmemiş görüntüsüne seviniyorum.

Kordonunda Kaleye, Netsel Marinaya kadar bir yürüyüş yapmak üzere şehir merkezine iniyorum. Yeniden sezon için umutlular. Kordon boyunca yürürken bir yanda yatlar, yelkenliler, mavi tura çıkmaya hazır guletler, günübirlik tur teknelerinin önünde, Kapalı Çarşı, Kervansaraya ve alışveriş mekanlarına doğru giden sokak ve caddelerde insanların kalabalık oluşturduğu fark ediliyor. Kalenin önündeki liman ile Netsel marina da her türden konfora sahip tekne ve yatlarla dolu. Kafeler, Restoranlar, Balıkçı lokantaları sıra sıra, farklı menüleriyle renkli bir lezzet dünyası yaratmışlar. Orman yangınlarıyla ilgili haberleri yaratığı iptallerin, Ağustos ayının sonlarına doğru geri gelmesiyle yeniden canlanmanın başlamış. Rus pazarından sonra İngiliz pazarının da açılmasıyla olumsuz hava dağılmış turizmcilerde.

Kale’nin önüne gelince, bir kafeteryada mola veriyorum. Denizdeki hareketlilik ve kordonda yürüyüş yapanları izlerken 1996’lı yıllarda katıldığımız bir turizm fuarında bir anıma gidiyorum. Bir Alman çifti İçmeler’de rezervasyon yaptırdıklarını söyleyerek, İçmelerin broşürünü istemişti. İçmelerin küçük tatil belde olduğunu onlara orada haritaya ihtiyaç duymayacaklarını anlatmıştım. O yıldan Bugüne İçmeler büyüyerek, Marmaris’in oteller merkezi olmuş adeta. Anılardan sıyrılıp, Marmaris’in tarihine göz atıyorum internet sitelerinde.

Marmaris’in tarihi, M.Ö.6. YY’da Girit adasından gelen ve Muğla bölgesine hakim olan Karyalılara gider. Marmaris’in korunaklı doğal bir liman oluşundan yararlanarak Rodos’taki Fenikelilere karşı seferler düzenlemişler. Bergamalı 3.Attalos Roma’dan ayırarak Rodos’taki Romalı generallerin emrine verir.1425 yılında Osmanlığı imparatorluğu hakimiyetine girmiş.

Ancak tarihçi Herodot’a göre, Kalenin surlarının ilk kez denize hakim bir yarımada üzerinde M.Ö. 3. binde inşa edilmiş olduğunu bildirir. Bu dönemin bir Karia kenti olan Physkos, bugünkü Marmaris Ege Denizi ve Akdeniz arasında bir geçiş noktası ve Kentin limanı, Rodos ve Mısır’a açılan ticaret yollarıyla binlerce yıl önemli olmuş.  Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından M.Ö. 300 civarında kuşatılmış, kaleyi ateşe veren halk dağlık alanlara kaçmış. İskender,  kalenin stratejik önemi nedeni ile kaleyi onartmış, bir grup askerini de buraya bırakmış. Marmaris ilk kez 1390 yılında Osmanlı yönetimine girmiş. M.S. 17.yy. 'da Muğla yöresini gezen Evliya Çelebi, kalenin 1522 yılında Osmanlı Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman tarafından Rodos seferi sırasında yaptırıldığını ve buranın bir askeri üs olarak kullanıldığını, ayrıca düzgün taşlarla örülmüş 400 ayak uzunluğunda bir duvarı olduğunu aktarır.

Bugün kalede, yedi kapalı mekandan dört kapalı mekanında ve avlusunda Tunç çağından başlayarak Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma, Doğu Roma ve Osmanlı dönemlerinden kalma eser koleksiyonuna sahip arkeoloji müzesi yer alıyor. Datça'da bulunan Knidos Antik kenti, Burgaz ve Emecik, Apollon kutsal alanındaki kazılarından çıkan eserler müzede çoğunlukta. Müze bahçesinde sergilenen sunaklar, sütunlar ve sütun başlıkları, Osmanlı dönemine ait mezar taşları, toplar, arasında bir eser grubu da deniz altından çıkartılan amforalar ve kaplar dikkat çekiyor.

Kalenin etrafında daracık sokaklarda ve küçük meydanlardaki taş evler, yapım tarihi 1788 olan Eski Merkez Camii, Kapalı Çarşı, restore edilmiş taş evlerin bulunduğu bu bölge eski şehri oluşturuyor. Marmaris’in Barları da bu bölgede yer alıyor. Kaleye çıkılan küçük basamaklı sokağın girişinde, Osmanlı hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman tarafından annesi adına, Rodos seferinde konaklama ve ticaret amacıyla 1545 tarihinde yaptırılan Hafsa Sultan Kervansarayı kaleyle bütünleşmiş. Alt katlarının dükkan, üst katlarının, otel olarak kullanılan Kervansarayda bir de hamam varmış. Bugün, Hafsa Sultan Kervansarayı, barındırdığı dükkanlardaki her türden hediyelik eşya ve kafeteryalarıyla canlı aynı zamanda farklı bir tarihi hava yansıtıyor.

Marmaris çevresinde yer alan tarihi mekanlar, Kemer mahallesindeki arkeolojik park İyilik Kayalığı, Ada köy Cennet Adasında bulunan M.Ö 12 bin yılına ait yaşam izlerinin bulunduğu Nimara Mağarası, Turunç Mahallesinde bulunan M.Ö 200 yılına tarihlenen tiyatro ve çeşitli yapı kalıntılarını barındıran Amos Antik kenti düzenlenmiş diğer tarihi alanlar olarak kültür meraklılarını cezbediyor. Eşsiz doğası, altın sarısı kumu ve mavinin bütün tonlarını yansıtan büyüleyici denizi ile Sedir Adası ise, tarihsel gelişiminin M.Ö. 6. yüzyıldan başladığı kabul edilen Kedrai Antik kentindeki M.S. 5-6 yüzyıla tarihlenen surlarla çevrili alandaki tiyatrosu, kutsal alanları, konut, liman ve diğer pek çok önemli sivil ve dinsel yapıları ile hem yüzme hem de kültürü tatilcilere bir arada yaşatıyor.

Marmaris Merkezdeki İçmelere kadar uzanan 10 km’lik Uzun Yalı sahilinde otel, restoran, bar ve kafeler önünde plaj yer alıyor. Sahil ayrıca çeşitli su sporları yapma imkanını sunuyor. Çevresindeki Hisarönü, Bördübet, başta olmak üzere sayısız koylar arasında   guletlerle mavi tura çıkılabildiği gibi,jeep safari turları ve dolmuşlarla da ulaşmak mümkün. Marmaris’e 35 km mesafedeki Orhaniye köyündeki Kız Kumu plajı ise, 4 metre genişliği ve 600 metre uzunluğundaki kırmızı kumunda insanı denizin ortasında yürütmesiyle ünlüdür. Denizde yürüyüş yapan tatilciler, Kız Kumunun hüzünlü ve gizemli efsanesinin sonunu merak ederler.

Efsaneye göre, eski zamanlarda bir kralın kızı, fakir balıkçıya aşık olur. Ancak kral, kızını balıkçıya vermez. Kralın kızı, balıkçı sevgilisiyle gizli gizli buluşur. Birileri krala “kızınız, ışıkla yerini işaret ediyor, kayığı ile karşı kıyıdan gelen balıkçı ile kumsalda buluşuyorlar’ demiş. Bunu öğrenen kral, kızını alıp, gece askerleriyle kumsala gitmişler, ışıkla balıkçıya işaret vermelerini emretmiş. Delikanlı ışığı görünce atlamış kayığına, kumsala doğru kürek çekmeye başlamış. Derken kız, askerlerin elinden kurtulmuş ve sevgilisini kurtarmak için koşmaya başlamış. Atmış kendini sulara ve o anda bir mucize gerçekleşmiş: Kızın adım attığı her yer kuma dönüşürken, peşinden koşan askerler, denize gömülmüş. Kız kayığa kadar koşmuş ancak iki sevgili tam kavuşacakken bir okçu, delikanlıyı hedefleyip sallamış okunu. Ok gelip delikanlıya sarılan kızı bulmuş. Kızın bastığı yerde ortaya çıkan kumlar, kral kızının kanıyla kırmızıya boyanmış. Delikanlı ise almış yaralı sevgilisini gitmiş. Bir daha da onları ne gören olmuş ne de onlardan haber alınmış.

Tatilciler, Marmaris’te, koylarda, büklerde, köylerde dinlenmenin her türlü imkanını sahip olmanın yanında yakınlarındaki Pamukkale, Dalyan, Datça, Efes, Saklıkent, Fethiye Bodrum gibi tatil beldelerine günübirlik ya da birkaç günlük turlarla gidebiliyor. Tarihte olduğu gibi, günümüzde de her gün düzenlenen feribot seferleriyle Rodos ve Yunan adalarına gitme imkanı var

Marmaris, bugün sahil ve koylarında deniz, kum, güneş tatili, guletlerle Mavi turda bir tatil, tarihi yerlerde kültürel bir tatili yaptırmasıyla dünyaca ün yapan bir tatil Merkezi olmuş. Ülkemizde yıllardır Çam ormanlarıyla kaplı doğasıyla Yeşil Marmaris, orman köylerinde üretilen bal ile Çam Balının vatanı Marmaris olarak ün yapmış olan Marmaris, geçmişte olduğu gibi bugünde şehre gelenlerin, tatil yapanların Çam Balından alarak ayrıldığı Marmaris olma özelliğini bugün de koruduğu bal satan dükkanların çokluğundan anlaşılıyor.


Önemli haberleri kaçırma!

E-posta bültenine abone ol:

Merak etme spam mailler gelmeyecek.