Beni hatırlıyo musun Alex?

Tam 14 sene önce Fenerbahçe kulübü Alex de Souza için imza töreni düzenlendi. Ee diye soranlarınız var, hissediyorum. Anlatayım.

10/10/2018 22:36
Beni hatırlıyo musun Alex?

Alican Demir-Holiday Inn İstanbul-Old City Genel Müdürü

Tam 14 sene önce Fenerbahçe kulübü Alex de Souza için imza töreni düzenlendi. Ee diye soranlarınız var, hissediyorum. Anlatayım. 2004 senesinin o buhranlı yazında ben Çırağan Palace Hotel Kempinski'de bellboy olarak staj yapıyordum. Kırmızı gabardin ceket, yanları kırmızı şeritli siyah kumaş pantolon, ceketin vatkalar o biçim apoletli, elde beyaz eldivenler. Valiz taşıyorum ama görseniz, tosun paşa'nın yaveri gibiyim. Kir kılıcım eksik.

Sıcak 20 Haziran günü sabah vardiyasında henüz 300-500 Lira bahşiş toplamışken, can sıkıcı bir haber aldım resepsiyon bankosundan. Sektörden olanlarınız bilir, uyandırma servisi isteyen misafirler santral tarafından her defasında telefonu 3 kere çaldırmak suretiyle toplamda 4 kere aranarak uyandırılır, uyanmayanlar için de bellboy odaya gönderilir ve kapıyı alacaklı gibi olmayacak şekilde vurmak suretiyle uyanması sağlanırdı.

Bütün otelciler içten içe ve inceden mesafelidir o misafirlere

Uyandırma servisi isteyen misafire bütün otelciler içten içe ve inceden mesafelidir aslında. Ama  “Bunda gıcık olacak birşey yok, dışa vurmamalıyım bu sinir olmayı” düşüncesiyle bunu asla zikretmezler. Ama hepsi bir miktar gıcık olur. 3-4 ayda bir mutlaka ''Ben sabah 05.00'da uyandırma istemiştim aranmadım, bu sebepten uçağı kaçırdım'' diyen bir otel misafiri çıkar ve bu konuyla ilgili hiç birşey elde edemeden tırıs tırıs ayrılır otelden.

Çünkü ölüm uykusuna yatıp 3'er çaldırmayla 4 defa arama sonucu uyandırılma gibi bir beklentisi vardır ve uykusu ağır olanların bu ritüelden uyanma sonucu beklemesi kadar saçma birşey yoktur. Yani o uyandırma servisi isteyen tipten ben herşeyi beklerim nedense. çorbayı çatalla içebilir. Kısa Parliament sigarası içmesi muhtemeldir. Gömleğin içine mutlaka atlet giyer mesela. Ya da ne bileyim Fanta içer. Kokorecin ekmeğinin içini aldırır. Bu nevi...

Tam checkout'ların yoğun olduğu saatler, para toplayacağız, hoppalaaa...

Tam checkout'ların yoğun olduğu saatler, para toplayacağız. dediler ki “X numaranın uyandırması var, uyanmıyor, kapıyı tıklar mısın?” tamam dedim gittim. Bu uyandırması olup telefonla uyanmayan odalara gönderilen bellboy  % 99 oranında yine tıklayarak da kimseyi uyandıramadan lobiye döner. Çünkü o telefonla uyanmadığı düşünülen misafir çoğu zaman ya ölüm uykusundadır, ya uyandırma servisine gerek kalmadan uyanır, odayı terkeder.

Ya da bellboy kapıya gittiğinde duştadır, açamaz. Neyse. O x numaralı odaya gittim. Birinci tıklama: Wake up call. Ses yok. İkinci tıklama: Wake up call. Ses yok. Üçüncü tıklama. Ben daha wake up call diyemeden bir öksürük sesi geldi derinden ve kapı açıldı. Güney Amerikalı olduğu her halinden belli, çelimsiz, saçları usturayla 2-3 gün evvel kazınmış ve uzama evresine girmiş melez bir oğlan çocuğu kapıyı açtı. Okey okey dedi, tamam lan uyandık işte dercesine.

Bu fakir Güney Amerikalı Kempinski'ye verecek parayı nerden bulmuş?

Lobiye indim, içimden de diyorum ki ulan bu fakir Güney Amerikalı Kempinski'ye verecek parayı nerden bulmuş. Mevzudan haberim yok tabii. Lobide takılıyorum. Hakan Bilal Kutlualp, Alex'in pantolonunu memelerinin altına kadar çekmiş menajeri lobide.

Hakan Bilal Kutlualp telefonda konuşuyor. ''Uyandırmış çocuklar da, inmedi daha'' falan diyor. Haa dedim, ''Fener'in yeni transferini bekliyorlar herelde.'' 5 dakika sonra uyandırdığım çelimsiz oğlan lobide gözüktü. Hemen karşıladılar.

Beni hatırlıyo musun Alex?

Ulan dedim bu mu Fener'in yeni sambacısı... Nerden bileyim o Hint fakiri görünümlü kel oğlanın bize İnönü'de her maçta 2-3 tane atacağını. Alex, bu sözlerim sana:

Beni hatırlıyo musun Alex? Ben seni Türkiye'ye ilk geldiğin günün sabahında ritmik kapı tıkırdatmaları eşliğinde uyandıran çocuğum be. Ahh be Alex.

Yorumlar